İçerikler - Sayfa 100

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Dişlerimizi Düzenli Fırçalayarak Alzheimer Riskini Azaltabiliriz!
MakaleDişlerimizi Düzenli Fırçalayarak Alzheimer Riskini Azaltabiliriz!

Çoğu insan için diş temizliği, günlük rutininin normal bir parçası olabilir. Peki ya bugün dişlerinizi temizleme şekliniz, yıllar sonra Alzheimer hastalığına yakalanma ihtimalinizi etkileyebilecek olsa?

Gingivitis (Tür: "diş eti iltihabı") ve Periodontisis (Tür: "diş eti çekilmesi") gibi diş eti sorunlarının Alzheimer hastalığı için olası bir risk faktörü olabileceğini gösteren kanıtlar giderek artıyor. Bazı çalışmalar, Gingivitis ve Periodontisis'in on yıl veya daha uzun süre devam ederse riskinizin iki katına çıktığını bile öne sürüyor. Gerçekten de Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, diş eti enfeksiyonuyla ilişkili Porphyromonas gingivalis (P. gingivalis) adlı bir bakteri türünün Alzheimer hastası kişilerin beyinlerinde bulunduğunu detaylandırıyor. Fareler üzerinde yapılan testler ise bu bakterinin ağızdan beyne yayıldığını ve sinir hücrelerini yok ettiğini gösterdi.[2]

51
Paylaş
Kurban Zihniyetinden Kurtulmak: Neden Mağdur Hissederiz ve Kontrolü Nasıl Geri Alabiliriz?
MakaleKurban Zihniyetinden Kurtulmak: Neden Mağdur Hissederiz ve Kontrolü Nasıl Geri Alabiliriz?

Kurban Zihniyeti (İng: "victim mentality"), bireyin kendisini sürekli mağdur olarak gördüğü ve yaşanan olumsuzlukların sorumluluğunu genellikle dışsal faktörlere yüklediği bir düşünce biçimidir. Art arda gelen başarısızlıklar, haksızlıklar veya olumsuz deneyimler, kişide güçlü bir çaresizlik hissi yaratabilir ve yaşamı pasif bir gözlemci hâline getirebilir.[1][2]

Bu zihinsel kalıp yalnızca davranışları değil, bireyin dünyayı algılama biçimini de şekillendirir. Başarıları küçümsemek, fırsatları göz ardı etmek ve çevreden sürekli mağduriyet rolünü onaylamasını beklemek, kurban psikolojisinin sık görülen örneklerindendir. İlginç olan, bu durumun yalnızca bireysel bir sorun olmamasıdır; evrimsel süreçler, psikolojik mekanizmalar, toplumsal roller ve kültürel normlar, kurban zihniyetini besleyen ve pekiştiren faktörler olarak öne çıkar.[1][2]

65
Paylaş
İyi Bir Gece Uykusu için Yenmesi Gereken En İyi Yiyecekler
Makaleİyi Bir Gece Uykusu için Yenmesi Gereken En İyi Yiyecekler

Uykunun genel sağlık ve refahımızda; beslenme, stres yönetimi ve egzersizle birlikte önemli bir rol oynadığı yaygın olarak kabul edilmektedir.

Son zamanlarda araştırmacılar, kötü uykunun beslenme tercihleri üzerindeki etkisini ve diyetin uyku kalitesini nasıl etkilediğini daha iyi anlamaya başladılar. Yeterince uzun süre uyuyamamak veya kalitesiz uyku, artan yiyecek tüketimi, daha sağlıksız bir diyet ve kilo alımı ile ilişkilendiriliyor. Uyku eksikliği aynı zamanda daha fazla atıştırma ve aşırı yemeye yol açıyor. Ayrıca yağ ve karbonhidrat bakımından zengin yiyecekleri tüketme isteğini arttırıyor ve bu yiyecekleri yediğimizde beynimize daha fazla kimyasal ödül veriliyor.

55
Paylaş
NASA'nın Güneş Sistemimiz Dışındaki Gezegen Sayımı 6.000'e Ulaştı!
MakaleNASA'nın Güneş Sistemimiz Dışındaki Gezegen Sayımı 6.000'e Ulaştı!

Güneşimiz gibi başka bir yıldızın etrafındaki ilk gezegenin keşfedilmesinin üzerinden 30 yıl geçti. Her yeni keşif ile bilim insanları bildiğimiz anlamda yaşama ev sahipliği yapabilecek Dünya benzeri başka gezegenler olup olmadığı sorusunu yanıtlamaya bir adım daha yaklaşıyor.

Bu dönüm noktası, ilk ötegezegenlerin bulunmasından bu yana geçen otuz yılı aşkın süredeki keşiflerin hızlanan oranını vurgulamaktadır. NASA tarafından takip edilen ötegezegenlerin (Güneş sistemimiz dışındaki gezegenler) resmi sayısı 6.000'e ulaştı. Onaylanmış gezegenler, dünyanın dört bir yanından bilim insanları tarafından sürekli olarak bu sayıya eklenmektedir, bu nedenle tek bir gezegen 6.000'inci giriş olarak kabul edilmemektedir. Bu sayı, Pasadena, Kaliforniya'daki Caltech'in IPAC'ında bulunan NASA'nın Ötegezegen Bilimi Enstitüsü tarafından izlenmektedir. Onaylanmayı bekleyen 8.000'den fazla ek aday gezegen bulunmaktadır ve NASA, evrendeki yaşam arayışında dünyaya liderlik etmektedir.

54
Paylaş
Rahim İçi Mikrobiyomun Kuşaklar Arası Evrimsel Aktarımı
MakaleRahim İçi Mikrobiyomun Kuşaklar Arası Evrimsel Aktarımı

İnsan gastrointestinal sistemi, konakçı ile birlikte evrimleşmiş ve biyolojimizin hayati bir bileşeni hâline gelmiş yoğun bir mikrobiyal topluluk tarafından kolonize edilir. İnsan gastrointestinal sistemi ile bağırsak mikrobiyotasının karşılıklı fayda sağladığı bu ilişki, mikropların konakçı içinde yaşadığı ve her iki tarafın evrimsel avantaj sağladığı endosimbiyotik bir birliktelik olarak görülebilir.[1] Bir asırdan fazla süren araştırmaların ardından, insan rahim içi ortamının steril olduğu ve yenidoğanın mikrobiyomunun doğum sırasında ve sonrasında kazanıldığı fikri, bilim dünyasında kabul görmüş bir dogma hâline gelmiştir.[2] Bu görüşe göre, rahim içi ortam ve amniyotik mayi sterildir; fetüs, mikroorganizmalarla ilk kez doğum sırasında, annenin doğum kanalından geçerken karşılaşır ve bu mikrobiyal etkileşim, doğum sonrası anne ile kurulan ten tene temasla devam eder.

Bununla birlikte yeni nesil dizileme tekniklerini kullanan bir dizi yeni çalışma hem insanlarda hem de hayvan modellerinde sağlıklı plasenta ve rahimde kommensal bakterilerin varlığını göstermiştir.[3][4] Klasik “steril rahim” dogmasının aksine, mikroplar plasenta dokusunda[3] , göbek kordonu kanında[5], fetal zarlarda[6], amniyotik sıvıda[7] ve mekonyumda[8] tespit edilmiştir. Bu bulgular, steril rahim paradigmasını sorgulayan birçok araştırmacının, insan mikrobiyomunun ediniminin doğumdan önce rahimde başlamış olabileceğini öne sürmesine yol açmıştır. Böylece anne kaynaklı mikrobiyal bileşenlerin rahim içi ortam ve amniyotik sıvı aracılığıyla fetüse ulaşması, bağırsak mikrobiyotasının kuşaklar arası aktarımında muhtemel bir rol oynayabileceğini göstermekte olup fetal bağırsak mikrobiyatasının kısmen rahim mikrobiyatasından köken alabileceğini düşündürmektedir. Bu erken mikrobiyal etkileşim, rahim içi mikrobiyomun kuşaklar arası evrimsel aktarımına olanak sağlayan endosimbiyotik bir sürekliliği sorgulatmaktadır.

23
Paylaş