İklim Değişikliğini Anlatmanın Yolu Şiir Olabilir mi?
/content/9cfc26ab-3b4d-48e1-9b75-2e9ab1bc3194.jpeg)
Bu Makalede Neler Öğreneceksin?
Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.- Şiir, iklim değişikliği gibi karmaşık konuları kişisel ve anlaşılır kılar; haikunun sahne kurup yön değiştiren yapısı, iklimdeki dönüşümü anlatmaya uygundur.
- İngilizce haikuların incelenmesi, değişen mevsimlerin ve azalan canlıların şiir diline yansıdığını; bazı türlerin daha az anıldığını ve mevsim işaretlerinin erkene kaydığını gösteriyor.
- Titanyum dioksitle kaplı bir şiir pankartı, ışıkla havadaki kirleticileri zararsız maddelere dönüştürerek üç yılda yaklaşık iki ton azot oksidi temizledi.
The Conversation'ın çevre editörü, okulda öğretmenlerinin kendisine biyoloji ve kimya ile birlikte ileri düzey (A-level) sanat dersini alamayacağını söylediğini anlatıyor. Editör bu öğüdü dinlediği için hâlâ pişman. Sanat ile bilimin kesişimi editörü büyülüyor. Yaratıcı düşüncenin rasyonel mantıkla buluştuğu bu alan, sorunları yeni ve yenilikçi yollarla çözmeyi mümkün kılıyor. Pek çok araştırmacıya göre sihir de tam burada yatıyor. Editör, The Conversation'da iklim hikâyesini her gün yeni yollarla anlatmayı seviyor. Bunu yaparken bilimsel keşiflerin ön saflarındaki akademisyenlerin görüşlerinden yararlanıyor. Başka araştırmacıların da bu disiplinlerarası bağlantılar üzerine çalıştığını görmek onu çok memnun etti. Bu isimler gerçekleri alışılmadık biçimlerde aktarmanın ya da toplulukları etkileşimli yollarla harekete geçirmenin peşinde. Böylece geleneksel ve çoğu kez kuru yaklaşımların ötesine geçiyorlar. 2025'te editör, The Conversation'ın Birleşik Krallık baskısının kıdemli sanat editörü Anna Walker ile yakın çalışmaya başladı. İkili iklim hikâyeciliği alanındaki içeriklerini geliştirdi ve The Conversation İklim Şiiri Ödülü 2026'yı başlattı. Ödül, Birleşik Krallık ve İrlanda'daki tüm akademisyenlere açıktı. Başvurular 1 Eylül 2026'da (BST ile 23.59) sona erdi.
Peki Bir İklim Şiiri Nasıl Olmalı?
Edinburgh Napier Üniversitesinden şair ve profesör Sam Illingworth, şiirin gücünü şöyle açıklıyor:
Şiir, küresel sorunları yeniden çerçevelemek konusunda derin bir yeteneğe sahiptir. Belirsiz kavramları hem yakın hem de tanıdık bir dille ifade eder.
Şiir, sorunu kişiselleştirmeye ve çözümleri yeniden hayal etmeye yardımcı olabilir. Bunu yalnızca 17 heceyle yapmak bile mümkün. Haiku, 17. yüzyılda Japonya'da ortaya çıkan bir şiir biçimi. Illingworth'a göre her haiku tanım gereği doğayı konu alır ve bir kigo taşır. Kigo, şiiri tek bir mevsime sabitleyen mevsimsel bir göndermedir. Bir çiçek, bir meyve, bir hayvan ya da bir festival olabilir.
En iyi haikuların bir kireji de vardır. Kireji, şiirin yönünü değiştiren kesme sözcüğü ya da noktalama işaretidir. Illingworth bu dönüşün neden önemli olduğunu şöyle anlatıyor:
Bu son bileşen, yani dönüş, haikuyu iklime bu kadar uygun kılan şeydir. Haiku bir sahne kurar ve sonra onu bozar. Önce işler bir türlüdür, sonra başka türlü. İklim değişikliği tam olarak bu şekle sahiptir. Yani biçimin kendisi bilimi taşıyabilir.
Bir değişim, derecelere ya da on yıllara gerek kalmadan bir anda yaşanabilir. Dönüş iklim çöküşüne odaklanabildiği gibi toparlanmayı da öne çıkarabilir.
Mevsimlerin Özü
Doğu Anglia Üniversitesinden Jasmin Kirkbride ve Bristol Üniversitesinden Paul Chambers, İngilizce haikuların son 30 yılda değişen iklimi nasıl yansıttığını analiz ediyor.
Araştırmacılara göre haikular “yoğun algı anlarıyla” ilgilidir. Bu sürede uçan böceklerin sayısı çöktü ve yaşam alanları kayboldu. Sıcak hava dalgalarının, sellerin ve diğer aşırı hava olaylarının sıklığı ise arttı. Kirkbride ve Chambers, bu değişimlerin haikulara yansımasını şöyle anlatıyor:
Ancak bu değişimler tuhaf bir biçimde ortaya çıkıyor. Doğanın kayıplarını yazmak zor ve yazarlar bunu çoğunlukla bilinçsizce yapıyor. Dolayısıyla nüfus azalışlarını somut terimlerle izlemek yerine belirli türler çevresinde kullanılan dil değişti ve yasa gömüldü.
Araştırmacılar ayrıca haikularda kervançulluğu ya da kelebek gibi canlılardan daha az söz edildiğini fark etti. Kardelenlerin şubat yerine aralıkta görülmesi gibi yerinde olmayan mevsimsel işaretler de dikkat çekti.
İklim Bir İletişim Sorunudur
Stirling Üniversitesinden araştırma görevlisi Heena Dave'e göre spekülasyon, belirsiz bir iklim geleceğiyle yaşamanın ne anlama geldiğini kavramamıza yardımcı olabilir. Dave, şiirin bu geleceklerde yaşamanın neler getirebileceğini ifade edecek bir dil sunduğunu savunuyor ve şöyle yazıyor:
Bilimsel bilgi, hangi geleceklerin mümkün olduğunu anlamamız için bize temel sağlayabilir. Ancak spekülasyon, olası gelecekleri keşfetmenin bir yolunu sunar. Şiirin gücü, bizi bir sese, bir yere, bir nesneye ya da çevremizde değişen bir şeye dikkat etmeye zorlamasında yatar.
Dave, okul yöneticileriyle yakın çalışıyor. Yöneticiler spekülatif şiirler yazarak iklim değişikliğine dair umutlarını, kaygılarını ve belirsizliklerini keşfediyor. Dave, şiir yazmanın bu kişilerin karmaşık duygularını, anılarını ve korkularını işlemesine yardımcı olduğunu gördü. Bunun ardından olanları ise şöyle aktarıyor:
Okul yöneticileri daha sonra, iklim değişikliği okullarını, topluluklarını, çocukları ve gençleri giderek daha fazla etkilerken liderliklerinden neyin talep edilebileceğini düşünebilir.
Gelin biz de on yıl ileri atlamayı deneyelim. Gündelik ve sıradan bir şeyin iklimi değişmiş bir dünyada nasıl bir hâl alacağını hayal edelim. Fark ettiklerimizle başlayıp duyularımıza kulak verelim. Kelimeler bizi bile şaşırtabilir.
Atmosfere Etki Eden Bir Şiir
Bir şiir, sera gazı emisyonları üzerinde özellikle doğrudan bir etki yarattı. Simon Armitage'in In Praise of Air adlı şiiri üç yıl boyunca Birleşik Krallık'ın Sheffield kentinde, yoğun A57 yolunun üzerindeki bir dış duvarda asılı kaldı. Bu, fiziksel kimya profesörü Tony Ryan ile yürütülen ortak bir projenin parçasıydı.
Şiir, titanyum dioksitle kaplanmış 20 metre yüksekliğindeki bir pankarta basıldı. Titanyum dioksit, ışık altında kimyasal tepkimeleri hızlandıran bir fotokatalizördür. Sheffield Üniversitesinden İngiliz dili ve edebiyatı profesörü Joanna Gavins süreci şöyle açıklıyor:
Işık bu fotokatalizöre çarptığında malzemedeki elektronlar yeniden düzenlenir ve daha reaktif hâle gelir. Havadaki oksijeni parçalayarak iki oksijen serbest radikali oluştururlar. Bunlar da su ile tepkimeye girerek atmosferdeki kirleticileri yükseltgeyen peroksit oluşturur. Sonuçta yıkanıp gidebilen zararsız moleküller ortaya çıkar.
Bu üç yılda şiir, çevreden yaklaşık iki ton azot oksit uzaklaştırdı. Egzoz dumanlarıyla yayılan bu gaz zehirlidir ve akciğer hastalıklarına yol açar.
İlham arayanlar için The Conversation'ın en sevdiği iklim şiirlerinden bazılarına ve Sam Illingworth'un iklim şiiri ustalık sınıfına göz atılabilir.
Kısa listeye kalan şiirler sonbaharda The Conversation UK tarafından bir e-kitapta yayımlanacak. Kazanan ise Ruppin Agency'nin desteğiyle Kuzey Galler'deki Conwy Vadisi'nin huzurlu ve güzel kırsalında yer alan Little Goat Barn Writing Retreat'te beş gün konuk edilecek.
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Muhteşem!0

- Tebrikler!0

- Bilim Budur!0

- Mmm... Çok sapyoseksüel!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Umut Verici!0

- Merak Uyandırıcı!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- Çeviri Kaynağı: The Conversation | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 03.11.2026 14:01:29 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/23975
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.