Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
50 ATP Ödüllü Soru: Yılan balıkları (anguilliformes) nasıl ürer? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
28 Ekim
Araştırmacılar, Neandertaller ve modern insanlarda kırmızı kan hücrelerinin işlevini etkileyen bir gen olan PIEZO1’in farklı varyantlarını inceleyerek, bu farklılığın Neandertallerin yok oluşunda rol oynamış olabileceğini ortaya koydu. Neandertallerde bulunan varyant, hemoglobinin oksijeni daha sıkı tutmasına yol açıyor; bu durum, hamilelik sırasında fetusa ulaştırılan oksijen miktarını düşürerek düşük yapma ya da gelişim geriliğine neden olabilir. Modern insanlar bu açıdan farklı bir varyanta sahip ve bu ikili varyant uyumsuzluğu, Neandertal-homo sapiens melezlerinde ciddi üreme sorunlarına yol açmış olabilir. Sonuç olarak, nesiller boyunca biriken bu üreme sorunları, Neandertallerin genetik varlığının azalmasına katkıda bulunmuş olabilir. Bununla birlikte araştırmacılar, bu genin tek başına Neandertallerin yok oluş nedeninin olmadığını; iklim değişikliğinin, rekabetin ve diğer faktörlerin de etkili olduğunu vurguluyor.
313 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
27 Ekim
Kaliforniya Üniversitesi – Los Angeles (UCLA) liderliğindeki astronomi ekibi, daha önce çok sayıda teleskopun birlikte kullanılmasını gerektiren yüksek çözünürlüklü gökbilim görüntüsünü, tek bir teleskop ve yenilikçi bir cihaz olan fotoni̇k fener (photonic lantern) yardımıyla elde etti. Bu cihaz, yıldız ışığını ince uzaysal desenlerine göre çok sayıda kanala bölüyor ve gelişmiş hesaplama yöntemleriyle yeniden birleştirerek, daha önce kaybolan detayları açığa çıkarıyor. Gözlemler, yaklaşık 162 ışık yılı uzaklıktaki Beta Canis Minoris (β CMi) yıldızını çevreleyen diskin asimetrik yapısını gözler önüne serdi. Bilim insanları bu teknolojinin daha küçük, daha sönük ve daha uzak uzay cisimlerini inceleme kapasitesini ciddi biçimde artıracağını söylüyor.
383 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
27 Ekim
Bilim insanları, Güneş Sistemi dışından gelen üçüncü yıldızlararası nesne olan 3I/ATLAS kuyruklu yıldızını yakından takip ediyor. Buz ve tozdan oluşan bu gök cismi, 29 Ekim’de Güneş’e en yakın noktasına (perihelion) ulaşacak ve bu süreçte yoğun radyasyonun etkisiyle daha aktif hale gelmesi bekleniyor. Kuyruklu yıldız, Güneş’e 1,4 astronomik birim kadar yaklaşacak ve böylece daha fazla gaz ve toz salarak kuyruğunu büyütebilir. Güneş’in diğer tarafından tekrar görünür olduğunda, daha parlak ve belirgin bir görünüme sahip olması öngörülüyor. Bu gözlemler, Güneş Sistemi dışı bölgelerin kimyasal yapısını ve evrimini anlamak için önemli veriler sunacak. 3I/ATLAS kısa bir ziyaretin ardından yıldızlararası yolculuğuna devam ederek sistemimizi tamamen terk edecek.
333 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
24 Ekim
MIT fizikçileri, bir atom çekirdeğini incelemek için dev çarpıştırıcılara gerek kalmadan, molekül seviyesinde bir yöntem geliştirdi. Radyum atomunu flor atomuyla birleştirip radyum monoflorür molekülleri oluşturduktan sonra, molekül içindeki elektronların çekirdeğe kısa süreli nüfuz etmesiyle elektron enerjisindeki küçük ama belirgin değişimler ölçüldü. Bu bulgu, çekirdeğin iç yapısına dair doğrudan bir gösterge olarak kabul ediliyor. Özellikle radyum çekirdeğinin simetrik olmayan (“armut biçimli”) yapısı, madde-antimadde dengesizliği gibi temel fizik sorularını araştırmak için değişime daha duyarlı hale getiriyor. Bu yeni yöntem, atom çekirdeklerini daha hassas ve ulaşılabilir biçimde inceleme imkânı sunarak, kozmolojiden parçacık fiziğine uzanan alanlarda yeni kapılar aralıyor.
548 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
24 Ekim
Moğolistan’da faaliyet gösteren MARS-V adlı kuruluş, Gobi Çölü’nün Mars’a benzeyen sert iklim ve coğrafi koşullarını kullanarak turistlere yönelik bir Mars simülasyon kampı geliştiriyor. Katılımcılar, öncesinde fiziksel ve psikolojik testlerden geçip üç aylık sanal eğitim alacak. Ardından telefonlarını teslim ederek -30°C’ye varan soğuklarda, modüler “Mars habitatlarında” bir ay sürecek hayatta kalma görevine katılacaklar. Uzay giysileri, sınırlı iletişim, dondurularak kurutulmuş yemekler ve gecikmeli yer kontrolü gibi tüm koşullar gerçekçi şekilde uygulanacak. Yaklaşık 6.000 dolar maliyetle sunulacak bu deneyimin, 2029 yılı itibarıyla uzay meraklılarına açılması planlanıyor. Proje, hem bilimsel araştırmalar hem de yükselen uzay turizmi trendi için önemli bir adım olarak görülüyor.
387 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 7 Mayıs 2024 2 dk.

James Webb Uzay Teleskobu'nun uzak bir gezegende yaşam belirtileri bulduğuna dair son haberler anlaşılabilir bir şekilde heyecan yarattı. Yeni bir çalışma bu bulguya meydan okuyor.

Kaliforniya Üniversitesi tarafından yapılan ve Astrophysical Journal Letters'da yayınlanan bir çalışma Dünya dışı yaşam meraklıları için bir hayal kırıklığı yaratmış olabilir, ancak yakın gelecekteki keşif olasılığını göz ardı etmiyor.[1]

14
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 6 Mayıs 2024 57s

2018 yılında bilim insanları Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) gizlenen beklenmedik bir ziyaretçi keşfetti. İlk bakışta beklenmedik ziyaretçinin birçok ilaca dirençli Enterobacter bugandensis olarak bilinen bakterinin beş farklı türü olduğu anlayan araştırmacılar, şimdi en az 13 suşun keşfedildiğini söylüyor. Bu da orijinal türlerin mutasyonlar sayesinde daha önce Dünya'da hiç görülmemiş birkaç yeni bakteri türüne evrimleştiği anlamına geliyor.

Elbette insanların bakterilerle hiç temas etmemesi mümkün değildir. Çeşitli hastalıklarla bağlantılı bu kadar çok tür varken, özellikle ISS gibi önemli yerlerde ne tür bakterilerin bulunduğunu bilmek önemlidir. ISS çok sık kontrol edilen bir ortam olduğundan, bu yeni bakteri türlerinin keşfi gelecekteki uzay yolculuğu çabaları hakkında bazı ilgi çekici soruları gündeme getirdi.

14
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 3 Mayıs 2024 1 dk.

Görüntü, floresan atomların keskin kırmızı noktalarının dalga paketlerinin bulanık lekelerine dönüştüğünü gösteriyor. Bu, kuantum mekaniğinin temel taşlarından biri olan atomların hem parçacık hem de dalga olarak var olduğu fikrinin çarpıcı bir göstergesidir.

Görüntüleme tekniğini icat eden bilim insanları, bulgularını ön baskı olarak arXiv'de yayınladılar.[1] Bu nedenle araştırmaları henüz hakem denetiminden geçmedi.

30
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 2 Mayıs 2024 1 dk.

Londra Üniversitesi Akademisinden araştırmacıların balıklar üzerinde yaptığı yeni bir araştırmada nöronlar arasında uyanıkken kurulan yeni bağların gece uykusunun ilk yarısında zayıfladığı ortaya çıktı. Araştırmacılar, Nature dergisinde yayınlanan bulgularının uykunun rolü hakkında fikir verdiğini ancak gece uykusunun ikinci yarısının hâlâ gizemini koruduğunu belirtiyor.

Çalışma yine de uykunun rolü hakkında bir fikir veriyor ve bu konuda önemli bir teori olan ve uykunun beyin için bir sıfırlama görevi gördüğünü öne süren Sinaptik Homeostaz Hipotezini destekleyen sonuçlar ortaya koyuyor. UCL Hücre ve Gelişim Biyolojisi ve UCL Kulak Enstitüsü’nden araştırmanın ilk yazarı Dr. Anya Suppermpool şöyle anlatıyor:

23
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 2 Mayıs 2024 2 dk.

Atmosferde karbondioksit biriktikçe Dünya daha da ısınacaktır. Washington Üniversitesi tarafından yürütülen ve Science Advances dergisinde yayınlanan yeni araştırma, karbondioksitteki belirli bir artışın tam olarak ne kadar ısınmaya yol açacağının cevabını arıyor.[1]

Araştırmacılar, karbondioksit ve küresel sıcaklık arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için Kuzey Amerika'nın büyük bir bölümünün buzla kaplı olduğu en son buzul çağını analiz etti. Sonuçlar, gelecekteki ısınma tahminlerinin çoğu değişmese de mutlak en kötü durum senaryosunun olası olmadığını ortaya koyuyor. Atmosfer bilimleri alanında Washington Üniversitesinde doktora öğrencisi olan makalenin baş yazarı Vince Cooper şöyle söylüyor:

17
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Antik dünyada sanat ne idiyse, modern dünyada bilim de odur: ayırt edici özelliğimizdir. İnsan beyninde fayda, her zaman güzelliği takip eder."
Benjamin Disraeli
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)