Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
31 Ekim
Nature dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bazı su açısından zengin dış gezegenlerin (özellikle “alt-Neptün” olarak bilinen türlerin) kökenine dair şaşırtıcı bir açıklama sunuyor: Bu gezegenler sularını kendileri üretiyor olabilir.

Bilim insanları, hidrojenle kaplı kayalık gezegenlerin derinliklerinde gerçekleşen kimyasal tepkimeleri laboratuvar ortamında yüksek basınç altında simüle etti. Sonuçlar, yoğun hidrojen akışkanının, gezegenin erimiş silikat magmasıyla etkileşerek oksijeni serbest bıraktığını ve bunun hidrojenle birleşip büyük miktarda su oluşturduğunu gösterdi.

Bu süreç, gezegenin atmosferinde ve yüzeyinde aynı anda hem hidrojen açısından zengin hem de su açısından zengin tabakaların bulunmasını açıklıyor. Araştırmacılara göre bu, hidrojen bakımından zengin alt-Neptünlerin, zamanla su bakımından zengin “süper Dünya”lara dönüşebileceği anlamına geliyor.

Bu keşif, suyun yalnızca “kar sınırı” denilen uzak, soğuk bölgelerde oluştuğu varsayımını da sarsıyor. Yani yaşanabilir koşullar düşündüğümüzden çok daha fazla gezegende ortaya çıkabilir. Gelecek çalışmalar, farklı malzeme türlerini ve basınç koşullarını deneyerek bu sürecin evrendeki diğer gezegenlerde de geçerli olup olmadığını test edecek.

422 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
31 Ekim
Bilim insanları, her yıl Ekim ve Kasım aylarında gözlenen Taurid meteor yağmurunun beklenenden daha büyük bir tehlike oluşturabileceğini öne sürüyor. “Cadılar Bayramı ateş topları” olarak bilinen bu meteorlar, Encke Kuyruklu Yıldızı’ndan kopan enkaz parçalarından oluşuyor ve bu akıntı, zaman zaman Dünya yörüngesiyle kesişiyor.

Yeni bir araştırmaya göre, 2032 ve 2036 yıllarında Dünya, bu akıntının daha yoğun bir bölgesinden, yani olası bir “Taurid Rezonans Sürüsü”nden (TRS) geçebilir. Bu sürüde, Çelyabinsk (2013) veya Tunguska (1908) olaylarına benzer büyüklükte göktaşları bulunma ihtimali var. Bu tür cisimler, atmosfere girdiklerinde yere çarpmadan önce patlayarak büyük enerji açığa çıkarabiliyor — buna “hava patlaması” deniyor.

Araştırmayı yürüten Prof. Mark Boslough, riskin genel olarak düşük olduğunu ancak mevcut verilerin bu dönemlerde hava patlaması riskinin artabileceğini gösterdiğini belirtiyor. Bilim insanları, 2032 ve 2036’da gökyüzü gözlemleriyle bu teorik sürünün varlığını doğrulamayı planlıyor.

Uzmanlar, olası tehlikelere karşı erken tespit sistemlerinin (örneğin NEO Surveyor teleskobu) kritik rol oynadığını vurgularken, geçmiş olaylardan — özellikle Çelyabinsk’te olduğu gibi — pencerelere yaklaşmama ve doğrudan patlamaya bakmama gibi basit önlemlerin bile hayat kurtarıcı olabileceğini hatırlatıyor.

392 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
30 Ekim
Bilim insanları, Güneş’in dış atmosferinin — yani koronasının — neden yüzeyinden çok daha sıcak olduğunu yıllardır anlamaya çalışıyordu. Yeni gözlemler, bu gizemin ardındaki nedeni nihayet açığa çıkarabilir.

Hawaii’de bulunan Daniel K. Inouye Güneş Teleskobu (DKIST) sayesinde araştırmacılar, uzun süredir sadece teorik olarak var olduğu düşünülen Alfvén dalgaları adı verilen manyetik dalgaları doğrudan gözlemlemeyi başardı. Bu dalgalar, Güneş’in manyetik alanında bükülmeler yaratarak enerji taşınımını sağlıyor ve koronanının milyonlarca dereceye ulaşan sıcaklığını açıklayabilir.

Araştırmayı yürüten İngiltere’deki Northumbria Üniversitesi’nden Prof. Richard Morton, bu dalgaların Güneş atmosferinde sürekli mevcut olduğunu ve koronayı ısıtmak için gerekli enerjinin en az yarısını taşıyor olabileceğini belirtiyor.

Bu bulgular, Güneş’teki ısınma mekanizmasının hem manyetik dalgalar hem de manyetik yeniden bağlanma olaylarının birleşimiyle oluştuğunu gösteriyor. Sonuçlar, yalnızca Güneş’i değil, diğer yıldızların enerjik davranışlarını da anlamamıza yardımcı olabilir.

491 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
30 Ekim
Bilim insanları, örümcek ağlarında görülen gizemli zikzak desenlerin — yani stabilimentumların — yalnızca süs olmadığını keşfetti. Yeni bir araştırmaya göre bu ipeksi yapılar, ağın titreşim iletimini değiştirerek örümceğin avını daha iyi tespit etmesine yardımcı oluyor.

Eşek arısı örümceği (Argiope bruennichi) üzerinde yapılan gözlemler ve sayısal simülasyonlar, stabilimentumların şekli ve konumunun, ağ boyunca titreşimlerin nasıl yayıldığını doğrudan etkilediğini ortaya koydu. Bu yapıların, örümceklerin “kapı zili” gibi işlev görerek ağın hassasiyetini artırdığı düşünülüyor.

Araştırmacılar, bu bulguların hem doğadaki iletişim sistemlerini anlamak hem de örümcek ağlarından ilham alan yeni esnek malzeme tasarımlarına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.

338 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
28 Ekim
SpaceX, 27 Ekim 2025’te Starlink uydu takımyıldızını büyütmeye yönelik bir fırlatma daha gerçekleştirdi. Falcon 9 roketi, Kaliforniya’daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden TSİ 20:43’te havalanarak 28 Starlink geniş bant uydusunu Alçak Dünya Yörüngesi’ne taşıdı. Görevin ardından roketin ilk aşaması, “Of Course I Still Love You” adlı insansız gemiye başarıyla iniş yaptı. Bu, 1082 numaralı güçlendiricinin 17. uçuşu oldu.

Bu fırlatma, SpaceX’in 2025 yılındaki 137. Falcon 9 misyonu olarak kayda geçti ve şirketin yıllık uzay uçuş rekorunu her yeni görevle daha da ileri taşıdığı belirtildi.
Starlink mega takımyıldızının hâlen yaklaşık 8.750 aktif uydusu bulunuyor ve uzun vadeli hedef toplamda 40.000’e yakın uyduya ulaşmak.

413 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 11 Mayıs 2024 1 dk.

Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanan bir çalışma, Güneş sistemimizin ötesinde yaşam arayışında, Proxima Centauri b gezegeninin atmosferik dinamiklerini inceleyerek ozonun gezegen iklimlerini şekillendirmedeki önemli rolünü aydınlatıyor.[1] Bu araştırma, yaşanabilir ötegezegenlere ilişkin anlayışımızda önemli bir sıçrama anlamına geliyor.

Kudüs İbrani Üniversitesi Fredy ve Nadine Herrmann Yer Bilimleri Enstitüsü'nden Dr. Assaf Hochman ve ekibi tarafından yürütülen çalışma, Dünya benzeri ötegezegenlerin atmosferlerine ilişkin yeni bilgiler ortaya çıkardı. Araştırmaları, güneş sistemimizin ötesindeki yaşanabilir dünyaları anlamada önemli bir sıçramaya işaret ediyor.

15
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 11 Mayıs 2024 1 dk.

330 milyon yıl önce Karbonifer döneminde yok olan küçük ama sağlam yapılı karides, keşfedilen yeni bir türü gözler önüne seriyor.

Earth and Environmental Science Transactions dergisinde yayınlanan bilimsel makalede Glasgow kabuklusu olarak tanımlanan fosil karidese Tealliocaris weegie bilimsel adı verildi.[1]

11
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 9 Mayıs 2024 2 dk.

Şubat 2024’te Scientific Reports dergisinde yayınladıkları rapora göre İran'ın güneydoğusunda keşfedilen küçük bir taş şişe içinde, 4.000 yıl önce dudak boyası olarak kullanılmış olması kırmızı bir kozmetik ürünü bulunuyor. Bu nadir buluntu, bilimsel olarak belgelenmiş ve analiz edilmiş en eski ruj örneği olabilir.[1]

Analiz edilen örneğin %80'inden fazlası, başta hematit olmak üzere koyu kırmızı renk üreten minerallerden oluşuyordu. Karışım ayrıca koyu tonlara sahip manganit ve braunitin yanı sıra diğer minerallerin izlerini ve sebzelerden ve diğer organik maddelerden yapılan mumsu maddeleri de içeriyordu.

17
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 9 Mayıs 2024 1 dk.

FU Orionis'in ALMA gözlemleri, geçmişteki bir gaz akışından kaynaklanan kütleçekimsel birikimin genç yıldızlarda nasıl ani parlaklığa neden olduğunu ortaya koyarak yıldız ve gezegen oluşum süreçlerine ışık tutuyor.[1]

Orion takımyıldızındaki ikili yıldız sistemi olan FU Orionis, ilk kez 1936 yılında merkezdeki yıldızın aniden normalden 1.000 kat daha parlak hale gelmesiyle gökbilimcilerin dikkatini çekti. Ölmekte olan yıldızlardan beklenen bu davranış FU Orionis gibi genç bir yıldızda daha önce hiç görülmemişti. Bu garip olay, yeni bir sınıflandırmasında yeni bir isme ilham verdi. FUor yıldızları, birdenbire parlayarak parlaklık patlaması yaşarlar, ardından yıllar sonra tekrar soluklaşır.

13
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 7 Mayıs 2024 1 dk.

Communications Earth & Environment dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, 591 ila 565 milyon yıl önce Dünya'nın manyetik alanının gücündeki olağandışı azalma, atmosfer ve okyanuslardaki oksijen seviyelerinde önemli bir artışla aynı zamana denk geldi. Yazarlar, manyetik alanın zayıflamasının oksijen artışına yol açmış olabileceğini öne sürüyor. Bu da en eski karmaşık organizmalardan bazılarının evrimini desteklemiş olabilir.[1]

600 ila 540 milyon yıl önce, Dünya'daki yaşam, bilinen en eski karmaşık çok hücreli hayvanlar olan Ediacaran faunası olarak bilinen yumuşak gövdeli organizmalardan oluşuyordu. Fosil kayıtları, bu organizmaların 575 ila 565 milyon yıl önce karmaşıklık ve tür bakımından önemli ölçüde çeşitlendiğini gösteriyor. Önceki araştırmalar, bu çeşitlenmenin aynı dönemde meydana gelen atmosferik ve okyanus oksijen seviyelerindeki önemli bir artışla bağlantılı olduğunu öne sürmüş olsa da oksijendeki bu artışın neden meydana geldiği henüz net değildi.

20
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Açık ve dürüstçe söylemek gerekirse, bu gezegen üzerindeki yaşam çeşitliliğinin bir evrim sürecinde ortaya çıktığını görememek, içinde yaşayan her dört insandan üçünün okuma yazma bildiği bir dünyada affı mümkün olmayan bir cehalettir."
Daniel Dennett
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)