Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
50 ATP Ödüllü Soru: Eskiden çevresine inanılmaz zararlar veren bir düşmanı veya bir şeyi sonradan tamamen "nedensiz" yere affetmek erdemli bir davranış mı yoksa aptallık mı? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Parçacık
Kaya
Karbonhidrat
Vücut
Kimyasal Evrim
Yıldızlar
Müfredat
İstatistik
Evrimsel Psikoloji
Çiçek
Bir
Mısır
Teyit
Maskeler
Genom
Halüsinasyon
Diş Hekimi
Evrim Ağacı Duyurusu
Diş Hekimliği
Antikor
İnternet
Aminoasit
Sinek
Küresel Salgın
Sürdürülebilirlik
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
8 Temmuz
Physical Review Research dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, fiziğin en derin sorularından birine ilk kez deneysel bir yanıt sunuyor: Evrenin dışında hiçbir şey yoksa, zaman nereden geliyor?
Birmingham Üniversitesi'nden deneysel fizikçi Giovanni Barontini, mutlak sıfıra yakın soğutulan rubidyum atomlarından oluşan bir Bose-Einstein yoğuşmasını kullanarak kapalı bir kuantum sistemi oluşturdu. Bu sistem, tıpkı evren gibi dışarıda hiçbir referans saatine sahip değildi. Barontini, sistemi lazer ışığıyla iki yarıya böldü ve bir yarıyı kasıtlı olarak görmezden geldi; bu "karanlık sektör" olarak adlandırılan yarıya bakmamak, ona göre zamanın kaynağını oluşturuyordu.
Fikir şöyle işliyor: Zaman, evrenin temel bir bileşeni değil; sistemin içindeki parçaların birbirini "saat" olarak kullandığı ilişkisel bir süreç. Barontini, iki yarı arasındaki entropi (düzensizlik) akışını ölçerek tamamen içsel bir "entropik zaman" oluşturdu. Entropi akışı hızlandığında zaman hızlandı, yavaşladığında zaman yavaşladı, entropik değişim durduğunda zaman tamamen durdu.
Barontini'nin en şaşırdığı nokta, Schrödinger denklemini bu içsel zamanla türettiğinde sonuçların deneyi mükemmel biçimde yeniden üretmesiydi. Bununla birlikte zamanın yönünün (geçmişten geleceğe aktığı gerçeğinin) de aynı kaynaktan doğduğunu öne sürüyor: "Hem zaman hem de zamanın oku, belki de bilgisizlikten doğuyor."
Fizikçi, aynı deneysel araç setinin gelecekte kara delik analogları ve erken evren koşullarını simüle etmek için kullanılabileceğini vurguluyor.
4,131 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
24
11 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
7 Temmuz
SpaceX, 7 Temmuz 2026’da gerçekleştirdiği Transporter-17 göreviyle, California’dan fırlattığı Falcon 9 roketiyle 81 adet uydu ve yükü başarıyla yörüngeye yerleştirdi. Görev kapsamında Güney Kore'nin CAS500-4 yer gözlem uydusu yörüngeye taşınırken, roketin ilk aşaması okyanustaki insansız platforma başarıyla iniş yaptı. 2026 yılındaki 79. fırlatmasını gerçekleştiren SpaceX, paylaşımlı roket programı aracılığıyla küresel çapta çok sayıda yükü düşük maliyetle uzaya ulaştırma kapasitesini bir kez daha kanıtladı.
273 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
7 Temmuz
PNAS dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki Üçağızlı II Mağarası'nda Neandertaller ile Homo sapiens'in birbirinden haberdar bir kültürü paylaştığına dair çarpıcı kanıtlar sunuyor. Kyoto Üniversitesi'nden Naoki Morimoto liderliğindeki uluslararası ekip, aynı mağarayı farklı dönemlerde kullanan iki insan türünün yaşam biçimlerini karşılaştırdı.
Fosil dişlerin iç yapısı analiz edilerek Neandertallerin yaklaşık 77.000 ile 59.000 yıl önce, Homo sapiens'in ise 59.000 ile 47.000 yıl önce mağarada yaşadığı belirlendi. Her iki türe ait katmanlarda şaşırtıcı bir devamlılık ortaya çıktı: Aynı hayvanların (yaban keçisi, alageyik, yaban domuzu) avlandığı, aynı yerel çakmaktaşı kaynaklarından aynı türde taş aletlerin üretildiği ve aynı tür deniz kabuklarının (Columbella rustica) süs amacıyla mağaraya taşındığı görüldü. Özellikle dikkat çekici olan, Neandertallere ait bir kabuğun kasıtlı olarak ısıtıldığının ve renginin değiştirildiğinin tespit edilmesi.
Araştırmacılar, iki türün aynı anda mağarada bulunmadığını ancak birbirinin kültürel birikiminden haberdar olmuş olabileceğini öne sürüyor. Bu bulgu, İsrail'deki Tinshemet Mağarası'nda daha önceden gözlemlenen benzer örüntülerle de uyum içinde; ancak Fransa'daki Mandrin Mağarası'ndan farklılaşıyor.
Bu tür bulgular, Neandertal soyu tükenene dek (yaklaşık 40.000 yıl önce) bu iki insan türü arasındaki gerçek farklılıkların ne olduğu sorusunu daha da gizemli kılıyor: Fosil kayıtlar onları birbirine bu kadar benzeteceğine, aralarındaki fark belki de henüz ortaya çıkarılamamış başka boyutlarda gizleniyor olabilir.
361 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
6 Temmuz
NASA, Ağustos 2027'de başlaması planlanan yeni simülasyon misyonu için gönüllü araştırma katılımcıları arıyor. "Ay ve Mars Keşif Analogu" adlı bu program kapsamında seçilen gönüllüler, Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'nde bir yıl boyunca izole ve kısıtlı koşullar altında yaşayacak.
Program, NASA'nın daha önce yürüttüğü HERA (İnsan Keşif Araştırma Analogu) ve CHAPEA (Mürettebat Sağlığı ve Performansı Keşif Analogu) deneylerini tek bir bütünleşik misyonda birleştiriyor. Gönüllüler, HERA habitatını uzay gemisi olarak, CHAPEA habitatını ise yüzey üssü olarak kullanarak hem Ay'a hem de Mars'a aylarca süren simüle yolculuklar gerçekleştirecek. Bu süreçte sahte Mars yürüyüşleri yapacak, rover kullanacak ve artırılmış gerçeklik gözlükleriyle astronot görevlerini icra edecekler.
Araştırmanın temel hedefleri şunlar: Uzun süreli derin uzay görevlerinde mürettebat sağlığı ve performansını kaynak kısıtlamaları altında değerlendirmek; mürettebatın Ay ve Mars koşullarına nasıl adapte olduğunu incelemek; ve gelecekteki görevler için geliştirilen donanım, teknoloji ve protokolleri test etmek.
Başvurmak isteyenler için hem fiziksel hem de eğitim gereksinimleri aranıyor; adaylar çok günlü bir seçim sürecinden ve NASA'nın fiziksel ile psikolojik değerlendirmelerinden geçmek zorunda. Programa başvurmak için nasa.gov/hrp adresi ziyaret edilebilir.
358 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
6 Temmuz
Şili'nin dağlık zirvesine kurulan Vera C. Rubin Gözlemevi, 10 yıl sürecek büyük gökyüzü tarama programını resmen başlattı. Şimdiye kadar inşa edilmiş en büyük dijital kamerayla donatılan teleskop, güney gökyüzünü her gece yüzlerce fotoğraf çekerek sistematik biçimde tarayacak.
Rubin'in temel gücü hız ve derinlik kombinasyonunda yatıyor: Aynı gökyüzü bölgelerini tekrar tekrar görüntüleyerek daha önce tespit edilemeyen son derece sönük nesneleri ortaya çıkarabiliyor. Bu yaklaşım sayesinde Samanyolu'ndaki milyarlarca yıldızı ve onun ötesindeki milyarlarca galaksiyi haritalamak mümkün olacak.
Gözlemevinin 10 yıllık bilimsel hedefleri arasında galaksilerin milyarlarca yıl boyunca nasıl oluşup kümelendiğini anlamak ve evrenin yapısını benzeri görülmemiş bir doğrulukla ortaya koymak yer alıyor. Araştırmacılar özellikle karanlık madde ve karanlık enerji hakkında yeni ipuçları elde etmeyi umuyor; gözlemevi adını, karanlık maddenin varlığına ilişkin ilk önemli kanıtları sunan astronom Vera Rubin'den alıyor.
ABD Ulusal Bilim Vakfı ve Enerji Bakanlığı tarafından finanse edilen Rubin, geçen yıl Trifid ve Lagoon nebulalarını içeren ilk test görüntülerini yayımlamıştı. O günden bu yana ekipman, on yıllık tarama programının gerektirdiği derinlik ve hassasiyete ulaşacak şekilde ince ayarlarla hazırlandı.
262 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 22 Temmuz 2025 3 dk.

Milyonlarca insanın bizzat tecrübe ettiği gibi, COVID-19 aşısı gibi mRNA aşılarının en yaygın yan etkisi; aşı yerinde ağrı, kızarıklık ve bir iki gün süren genel bir halsizlik halidir. Araştırmacılar şimdi, mRNA aşılarının bu tepkiyi tamamen ortadan kaldıracak şekilde yeniden tasarlanabilmesi durumunda ne olacağını inceliyor.

Pennsylvania Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, Nature Biomedical Engineering dergisinde yayınladıkları yeni bir çalışmada, mRNA'yı hücrelere taşıyan lipit nanoparçacıkların (LNP) kilit bir bileşeni olan iyonize edilebilir lipidin yapısını hafifçe değiştirmenin, sadece iltihaplanmayı azaltmakla kalmayıp aynı zamanda COVID-19'dan kansere kadar çeşitli hastalıkların önlenmesinde veya tedavisinde aşının etkinliğini de artırdığını gösteriyor.[1]

30
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 18 Temmuz 2025 2 dk.

Kaliforniya Üniversitesi'nden bir bilim insanının öncülük ettiği bir çalışma, insanların vahşi yaşamla etkileşime girmesinin tehlikelerine dair yeni uyarılar sunuyor. Biyolojik Bilimler Fakültesi'nden Yardımcı Doçent Shermin de Silva, nesli tükenmekte olan Asya filleri üzerinde araştırmalar yürütüyor. Daha önce bu hayvanların yaşam alanlarının küçülmesi konusunda raporlar yayınlayan de Silva, bu küçülmenin insanlar ve filler arasında bölgesel çatışmalara yol açtığını söylüyor.

De Silva, Ecological Solutions and Evidence dergisinde yayınlanan şimdiki çalışmasında insanların yabani hayvanlara yiyecek vermesinin ciddi sonuçlarını olduğuna dair yeni kanıtlar sunuyor. Rapor, bu tür bir beslemenin yaban hayvanlarının insanlara alışmasına yol açarak sorun çıkarma konusunda daha rahat davranmalarına neden olduğunu gösteriyor. Çalışma, sadece fillerin yaşadığı bölgeler için değil, aramızda yaşayan tüm yaban hayatı türleriyle etkileşimler konusunda da önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

43
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 16 Temmuz 2025 2 dk.

Kedi Pepper yine iş başında. Avcılık becerileri sayesinde virologların Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ilk jeilongvirüsü tanımlamasına yardımcı olan virüs avcısı kedi, yeni bir orthoreovirüs türü tespit etti.

Pepper'ın sahibinin Florida Üniversitesi Halk Sağlığı Fakültesi'nde virolog olan John Lednicky olması da buna yardımcı oluyor. Pepper, Everglades kısa kuyruklu kır faresi (Blarina carolinensis) yakaladı ve Lednicky bu küçük memeliyi laboratuvara test için götürdü. Lednicky'nin araştırmaları arasında, geyik çiçeği virüsü virüsünün incelenmesi de olduğu için, su faresindeki bulguların bu virüsün memeliler arasında nasıl yayıldığına dair ipuçları verebileceğini düşündü.

44
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ebrar Özgen Arslan
Aktaran 12 Temmuz 2025 2 dk.

Bilim insanları Mars'ın güney yarımküresinde 15 bin kilometreyi aşan uzunlukta antik nehir yatakları keşfetti. Bu izlerin Mars'taki diğer su kalıntılarından farklı olarak buzulların erimesi ile değil, doğrudan bir yağış sonucu oluşmuş olabileceği düşünülüyor. Bu bulgular kızıl gezegenin geçmişte nasıl bir su döngüsü olduğu hakkında merak uyandırmakla birlikte Mars iklimine dair yeni tartışmalar da ortaya çıkardı.

Bu araştırma, Open University doktora öğrencisi Adam Losekoot liderliğinde yürütüldü ve Birleşik Krallık Uzay Ajansı tarafından finanse edildi. Losekoot araştırmasının sonuçlarını Durham'da düzenlenen 2025 Kraliyet Astronomi Derneği Ulusal Astronomi Toplantısı'nda sundu.

66
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 12 Temmuz 2025 2 dk.

Sivrisinek ısırıkları, yaz aylarında ortaya çıkan kırmızı ve kaşıntılı can sıkıcı bir durumdan çok daha fazlasıdır. Bu canlılar küçük olsa da taşıdıkları her yıl dünya çapında 700.000'den fazla insanın ölümüne neden olan hastalıklar son derece büyüktür. Dahası, birçok sivrisinek, aynı zamanda çevre ve sağlık açısından risk oluşturabilen sentetik böcek ilaçlarına karşı direnç geliştirmiştir.

Mikrobiyologlar, bu soruna bir çözüm olarak canlı organizmalardan elde edilen biyopestisitleri araştırıyor. Applied and Environmental Microbiology dergisinde yayınlanan bir araştırma, Akdeniz'deki Girit adasından toplanan bir bakteri izolatının, Culex pipiens molestus sivrisineklerine karşı böcek ilacı etkisi gösterdiğini ortaya koyuyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında şehrin yeraltı tren istasyonlarına sığınan insanları ısırdığı için "Londra Metrosu sivrisineği" olarak adlandırılan bu tür, Batı Nil Virüsü ve Rift Vadisi Ateşi Virüsü gibi tehlikeli patojenleri insanlara bulaştırabilir.

38
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Evrimin rastgele olduğu inancı sadece yanlış değildir; aynı zamanda gerçeğin zıttıdır. Şans, evrim tarifinde ufak bir role sahiptir. Aslolan, hiç rastgele olmayan birikimli seçilimdir."
Richard Dawkins
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)