Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
25 Şubat
Southwest Research Institute, Aix-Marseille Üniversitesi ve Institute for Advanced Studies araştırmacılarının yürüttüğü yeni çalışmalar, Jüpiter’in Galileo uydularının oluşumu sırasında karmaşık organik molekülleri (COM) bünyelerine katmış olabileceğini gösteriyor. Bulgular The Planetary Science Journal ve Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergilerinde yayımlandı.

Araştırmaya göre oksijen, azot ve karbon içeren karmaşık organik moleküller; yıldız oluşumu sırasında ortaya çıkan gaz ve toz disklerinde, ultraviyole ışınım ve ısınma etkisiyle buzlu taneler üzerinde oluşabiliyor. Geliştirilen modeller, hem Güneş’in oluştuğu protogezegen diskinde hem de Jüpiter’in çevresindeki gezegenimsı diskte bu kimyasal süreçlerin gerçekleşebileceğini ortaya koydu.

Simülasyonlar, bu organik moleküllerin önemli bir kısmının Jüpiter’in dört büyük uydusu olan Europa, Ganymede, Callisto ve Io’nun oluştuğu bölgelere taşınmış olabileceğini gösteriyor. Ayrıca bazı organik bileşiklerin Jüpiter yörüngesi içinde yerel olarak da oluşmuş olabileceği belirtiliyor.

Europa, Ganymede ve Callisto’nun yüzey altı okyanuslara sahip olabileceği düşünülüyor. Eğer bu uydular erken dönemde karmaşık organik moleküller kazandıysa, su ve enerji kaynaklarıyla birlikte prebiyotik kimya için gerekli temel bileşenlere de sahip olmuş olabilirler. Bulgular, yaklaşan uzay görevlerinin Jüpiter sistemindeki kimyasal verileri yorumlaması açısından önemli bir çerçeve sunuyor.

680 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
25 Şubat
Dünya’nın jeolojik kayıtlarında yaklaşık bir milyar yıllık zaman dilimini temsil eden ve “Büyük Uyumsuzluk” olarak bilinen boşluğun nedeni yeni bir araştırmayla netleşti. Bulgular, 23 Şubat 2026’da Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı.

Büyük Uyumsuzluk, yaklaşık 500 milyon yıllık tortul kayaçların, çoğu zaman 1,7 milyar yıldan daha eski “temel kayaçların” doğrudan üzerinde bulunmasıyla tanımlanıyor. Aradaki eksik katmanlar, bazı bölgelerde birkaç milyon yılı, bazı yerlerde ise bir milyar yılı aşkın bir süreyi kapsıyor. Bu durum, 150 yılı aşkın süredir bilim insanlarını şaşırtıyordu.

Yeni çalışma, söz konusu boşluğun nedeninin “Kar Topu Dünya” gibi küresel buzullaşma olayları ya da Kambriyen dönemdeki yaşam patlaması olmadığını; esas olarak kıtaların hareketi ve buna bağlı geniş çaplı erozyon süreçleriyle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılara göre levha tektoniğiyle bağlantılı bu süreçler, geniş alanlarda kayaçların aşınmasına ve jeolojik kaydın silinmesine yol açtı.

Sonuçlar, Dünya’nın erken jeolojik evrimi ve kıtasal hareketlerin gezegen tarihindeki rolü hakkında daha net bir çerçeve sunuyor.

645 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
15
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
24 Şubat
NASA’nın Curiosity gezgini, Mars yüzeyinde “boxwork” olarak adlandırılan ve uzaydan bakıldığında örümcek ağını andıran jeolojik oluşumları yakından inceleyerek gezegenin geçmişine dair yeni veriler elde etti. Yaklaşık altı aydır araştırılan bu yapılar, 1 ila 2 metre yüksekliğinde sırtlardan ve aralarındaki kumlu boşluklardan oluşuyor.

Bilim insanlarına göre bu oluşumlar, milyarlarca yıl önce yeraltı sularının kaya çatlaklarından geçerken mineraller bırakmasıyla oluştu. Minerallerle güçlenen bölümler zamanla sırt şeklinde kalırken, diğer kısımlar rüzgâr tarafından aşındı.

Araştırmacılar, yapıların Mount Sharp üzerinde beklenenden daha yüksek katmanlarda görülmesinin, Mars’ta yeraltı sularının tahmin edilenden daha uzun süre var olmuş olabileceğini gösterdiğini belirtiyor. Bu durum, gezegende mikrobiyal yaşamın ne kadar süre varlığını sürdürebilmiş olabileceğine dair yeni sorular ortaya çıkarıyor. Curiosity’nin topladığı kaya örneklerinde kil ve karbonat mineralleri de tespit edildi; ayrıca organik moleküllerin izlerini araştırmak için ek kimyasal analizler yapıldı. Bu bulgular, Mars’ın geçmiş iklimini ve su tarihini anlamaya yardımcı olabilir.







585 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
24 Şubat
Kopenhag Üniversitesi araştırmacılarının yaptığı ve Cell Press bünyesindeki Current Biology dergisinde yayımlanan bir çalışma, atların kişnerken aynı anda iki farklı ses üretebildiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre atlar, düşük frekanslı sesi insanlar gibi ses tellerini titreştirerek oluştururken, aynı anda gırtlaklarında oluşan türbülans sayesinde yüksek perdeli bir “ıslık” sesi de çıkarıyor.

Bilim insanları bu durumu “bifonasyon” olarak adlandırılan, tek bir ses içinde iki ayrı frekansın bulunmasıyla açıklıyor. Yapılan anatomik incelemeler, akustik ölçümler ve laboratuvar deneyleri, kişnemenin yüksek frekanslı kısmının gırtlak içindeki aerodinamik bir ıslıktan kaynaklandığını gösterdi.

Araştırmacılar ayrıca helyum kullanılan deneylerle bu mekanizmayı doğruladı: Helyum verildiğinde yüksek frekans değişirken, ses tellerinden gelen düşük frekans sabit kaldı. Bulgular, atların tek bir sesle birden fazla bilgi iletebilecek karmaşık bir iletişim sistemi geliştirmiş olabileceğini gösteriyor.
500 görüntülenme
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
23 Şubat
NASA, Ay’a insanlı yolculuk için gün sayan Artemis 2 görevinin, devasa SLS roketinin üst kademesinde yaşanan bir helyum akış sorunu nedeniyle en az bir ay ertelendiğini duyurdu. 21 Şubat’ta tespit edilen bu teknik aksaklık sebebiyle 322 fitlik dev roket, tamir edilmek üzere fırlatma rampasından indirilerek montaj binasına (VAB) geri çekiliyor. Bu karar, Mart başı için planlanan tarihi fırlatma penceresini tamamen devre dışı bırakırken, görevin en erken 1 Nisan 2026 veya Nisan ayı sonundaki diğer fırsatlara sarkmasına neden oldu. Yakıt tanklarının basınçlandırılması ve motorların güvenli çalışması için hayati önem taşıyan helyum akışındaki bu tıkanıklık, geçtiğimiz hafta başarıyla tamamlanan yakıt testlerinin hemen ardından gelerek ekipleri şaşırtsa da, NASA yetkilileri Nisan penceresini korumak için çalışmaların hızla devam ettiğini belirtti.
509 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 24 Ekim 2024 1 dk.

Kutup ayıları değişen ve ısınan dünyada özellikle kışın yaşadıkları buzlu yaşam alanlarının azalmasıyla birlikte artan zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Ayrıca mikrop ve parazitlerle enfekte olma riskleri de artıyor olabilir. Araştırmacıların 23 Ekim'de PLOS ONE dergisinde yayınladıkları rapora göre Alaska yakınlarında yaşayan kutup ayıları birkaç on yıl öncesine kıyasla beş farklı patojene daha sık maruz kalıyor.[1] Anchorage'daki ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu'nun Alaska Bilim Merkezi'nden vahşi yaşam biyoloğu Karyn Rode şöyle anlatıyor:

Ancak bu değişiklikler, iklim değişikliği etkisi altında hızla değişen bir bölge olan Kuzey Kutup bölgesinde yeterince anlaşılmamıştı. Rode ve ekibi, önemli bilgiler elde edebilmek için kutup ayılarının bağışıklık sistemlerini inceledi.

13
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 23 Ekim 2024 1 dk.

11 ülkeden insanların katılımıyla gerçekleştirilen uluslararası bir araştırma, iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerdekiler de dahil olmak üzere, çoğu insanın, iklim değişikliğinin en savunmasız grupları orantısız şekilde etkilediği gerçeğini vurgulayan "iklim adaleti" terimini anlamadığını ortaya koydu. Bu bulgular, daha etkili iletişim ve savunuculuk stratejilerinin şekillendirilmesine yardımcı olabilir.

Nottingham Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden araştırmacılar, Nature Climate Change dergisinde yayınladıkları çalışma için 11 ülkeden (Avustralya, Brezilya, Almanya, Hindistan, Japonya, Hollanda, Nijerya, Filipinler, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri) 5.627 yetişkine bir anket yaptı.[1]

11
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 23 Ekim 2024 2 dk.

X (eski adıyla Twitter), 2022'de doğrulanmış kullanıcı yani mavi tik sistemini değiştirdiğinde pek çok kişi bunun platformdaki siyasi görüşlerin yayılım şeklini etkileyebileceğini öngörmüştü. 22 Ekim'de iScience dergisinde yayımlanan bir modelleme çalışmasında araştırmacılar onaylı kullanıcıların paylaşımlarının platformdaki algoritmalar tarafından daha çok öne çıkarılmasının kutuplaşmayı artırabileceğini ve yankı odalarının oluşumunu tetikleyebileceğini ortaya koydu.[1]

Araştırmacılar, X'in yeni kullanıcı doğrulama sistemi neredeyse herkesin mavi tik almasına olanak tanıdığı için bu fırsatın başkalarının görüşlerini manipüle etmek isteyen kullanıcılar tarafından kullanılabileceğini belirtiyor. George Mason Üniversitesi'nde bilgisayar bilimcisi olan baş yazar Henrique Ferraz de Arruda, şöyle anlatıyor:

9
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 21 Ekim 2024 2 dk.

Nature Neuroscience dergisinde yayınlanan bir araştırma Alzheimer hastalığının beyni iki farklı evrede hasara uğratıyor olabileceğini ortaya koydu.[1] İleri düzey beyin haritalama araçları kullanılarak gerçekleştirilen araştırmaya göre hastalık, ilk ve erken evre hafıza problemleri başlamadan önce yavaş ve sessizce ilerleyip sadece birkaç hassas hücre tipine zarar veriyor.

Buna karşılık, ikinci ve geç evre, daha geniş çapta yıkıcı bir hasara yol açıyor. Semptomların ortaya çıkmasıyla birlikte plakların, yumakların ve Alzheimer'ın diğer belirtilerinin hızla birikmesiyle aynı döneme denk geliyor. Ulusal Sağlık Enstitüleri Ulusal Yaşlanma Enstitüsü direktörü Dr. Richard J. Hodes şöyle diyor:

14
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 21 Ekim 2024 2 dk.

Monash Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma, COVID-19 pandemisi sırasında Kuzey Çin'deki üniversitelerde uygulanan kampüs çapındaki karantinaların, üniversite öğrencilerinin güven, dürüstlük ve yaratıcılık gibi sosyoekonomik kalkınma için kritik öneme sahip davranış biçimlerine olan yaklaşımlarını etkilediğini ortaya koydu.

Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan makalede, Monash Üniversitesi'nden Dr. Leo Bao ve Profesör Lata Gangadharan, Hong Kong Üniversitesi'nden Yardımcı Doçent Jingcun Cao ve Profesör Chen Lin ile Çin Bilimler Akademisi'nden Yardımcı Doçent Difang Huang ile birlikte çalışarak katı biçimde kısıtlanan fiziksel etkileşimlerin, sosyoekonomik gelişim için kritik öneme sahip bireysel davranışları nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalıştılar.[1]

7
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Mahkemelerin kararlarının geçerlilik iddiasında bulunamayacağı, daha ziyade tek tek kişilerce değiştirilebildiği, geçersiz kılınabildiği bir devletin ayakta kalabileceğine inanır mısın hiç? Yoksa çöküp gideceğini mi düşünürsün?"
Sokrates
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)