Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
7 Nisan
6 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen Artemis II misyonu, insanlı uzay keşiflerinde tarihi bir dönüm noktasını geride bıraktı. Dört kişilik mürettebat (Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch ve Jeremy Hansen), Ay'ın öte yüzünü dolanarak hem mesafe rekorlarını tazeledi hem de benzersiz bilimsel gözlemlere imza attı.

İnsanlık Tarihinin En Uzak Yolculuğu

Artemis II, 1972 yılındaki Apollo 17'den bu yana insanları alçak Dünya yörüngesinin (LEO) ötesine taşıyan ilk görev oldu. Misyon sırasında iki önemli eşik aşıldı:

Yeni Mesafe Rekoru: Mürettebat, Dünya'dan 406.771 km (252.756 mil) uzaklığa ulaşarak, 1970 yılında Apollo 13 tarafından kırılan 400.171 kilometrelik rekoru resmen geride bıraktı.

Ay'ın Etki Alanı: Orion kapsülü (mürettebatın adlandırdığı ismiyle Integrity), Ay'ın yerçekiminin Dünya'dan daha güçlü olduğu bölgeye girerek Ay ile olan randevusunu başlattı.

Bilimsel Gözlemler ve "Ay Tutulması"

Astronotlar, Ay'ın yüzeyini sadece seyretmekle kalmadı, yoğun bir bilimsel veri toplama sürecini yürüttüler:

Ay'ın Büyük Kanyonu: Daha önce hiçbir insan gözü tarafından gün ışığında görülmemiş olan Orientale Havzası, mürettebat tarafından detaylıca incelendi ve fotoğraflandı.

Sıra Dışı Güneş Tutulması: Astronotlar, Güneş'in yaklaşık 53 dakika boyunca Ay'ın arkasında kaldığı tam bir güneş tutulmasına tanık oldular. Bu süre zarfında Güneş'in dış katmanı olan koronayı inceleme fırsatı buldular.

Meteor Çarpmaları: Ay'ın karanlık yüzeyinde en az beş adet ışık patlaması gözlemlendi; bu, meteoroidlerin yüzeye çarpma anlarının canlı kanıtı oldu.

Gezegen Gözlemi: Ay'ın ötesinden Merkür, Mars, Venüs ve Satürn'ün eşsiz manzaraları kaydedildi.

Duygusal Bir Veda ve Gelecek Planları

Görev sırasında teknik başarıların yanı sıra insani dokunuşlar da ön plandaydı. Mürettebat, Ay yüzeyindeki isimlendirilmemiş parlak bir kraterin, Komutan Reid Wiseman'ın 2020 yılında kanserden hayatını kaybeden eşi anısına "Carroll" olarak adlandırılmasını önerdi.

Sırada Ne Var?

Eve Dönüş: Orion kapsülü, Ay'ın yerçekimi yardımıyla Dünya'ya yöneldi. 10-11 Nisan tarihlerinde San Diego açıklarında Büyük Okyanus'a iniş yapması bekleniyor.

Artemis III ve Ötesi: Bu görevin başarısı, 2027'de yapılması planlanan Artemis III (yörüngede kenetlenme testi) ve 2028'de Ay'ın güney kutbuna insan indirecek olan Artemis IV görevlerinin önünü açıyor.

382 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
7 Nisan
Viyana Üniversitesi, TU Wien ve Ulm Üniversitesi'nden araştırmacılar, kuantum mekaniğinin sınırlarını zorlayan bir başarıya imza attı. Nature Physics dergisinde yayımlanan çalışmada, lazer ışığıyla havada asılı tutulan bir silika nanorotorun dönme hareketi (librasyon), iki eksende birden kuantum temel durumuna (mümkün olan en düşük enerji seviyesi) kadar soğutuldu.

Keşfin Önemli Detayları ve Geleceği:

Heisenberg Limiti: Nanoparçacığın yönelimi, Heisenberg'in belirsizlik ilkesinin dayattığı "sıfır noktası dalgalanmaları" sınırına kadar indirildi. Bu hassasiyet, bir pusula iğnesinin bir bakterinin genişliğinden daha kesin bir şekilde (20 µrad belirsizlikle) hizalanmasına benzetiliyor.

Makroskopik Kuantum Deneyleri: Yaklaşık 100 milyon atomdan oluşan bu "devasa" yapılar, kuantum sınırlarında kontrol edilerek klasik dünya ile kuantum dünyası arasındaki köprüyü inceliyor.

Ultra Hassas Sensörler: Bu teknoloji, son derece küçük kuvvetleri ölçebilen kuantum tork duyargalarının ve madde-dalga interferometrisinin önünü açıyor. Araştırmacılar, gelecekte bu rotorları serbest bırakarak tüm yönlerde aynı anda döndükleri "kuantum süperpozisyon" durumlarını gözlemlemeyi hedefliyor.

334 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
6 Nisan
NASA’nın OSIRIS-REx göreviyle gelen Bennu asteroidi örnekleri üzerinde yapılan en derinlemesine analizlerden biri, erken Güneş Sistemi’ne dair ezber bozan detaylar sundu. Stony Brook Üniversitesi’nden Mehmet Yeşiltaş liderliğindeki ekibin PNAS dergisinde yayımlanan çalışması, suyun asteroid içindeki hareketinin sanılandan çok daha karmaşık ve seçici olduğunu kanıtladı.

Keşfin Öne Çıkan Detayları

Üç Farklı Kimyasal Bölge: 20 nanometre (tek bir büyük molekül boyutu) çözünürlüğe kadar inen analizler, asteroidin homojen olmadığını, aksine üç keskin kimyasal "alan" (domain) içerdiğini gösterdi:

Alifatik Zengin Bölgeler: Açık zincirli hidrokarbonların hakim olduğu alanlar.

Karbonat Zengin Bölgeler: Kalsiyum ve magnezyum minerallerinin bulunduğu alanlar.

Azot İçeren Organik Bölgeler: Karmaşık organik moleküllere ev sahipliği yapan alanlar.

Suyun "Kanal" Stratejisi: Bölgeler arasındaki keskin ayrım, suyun asteroidin her yerine eşit dağılmadığını gösteriyor. Su, belirli kanallar boyunca akarak karbonatları oluştururken, alifatik ve azotlu bölgeler "kuru" kalarak orijinal yapılarını korumuş.

Yaşamın İzleri: Özellikle azot içeren bileşiklerin suyla temas etmeden korunmuş olması, bu moleküllerin Güneş Sistemi oluşmadan önceki yıldızlararası maddeden miras kalmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

366 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
6 Nisan
Artemis II ve dört kişilik mürettebatı, fırlatılıştan 4 gün, 6 saat ve 2 dakika sonra Ay'ın "etki alanına" (sphere of influence) resmen giriş yaptı. Bu aşamadan itibaren uzay aracı artık Dünya'dan ziyade Ay'ın yerçekimi kuvvetinin etkisi altında ilerliyor. 1972'deki Apollo 17 görevinden bu yana Ay eşiğini geçen ilk insanlar olan mürettebat, bugün (6 Nisan) insanlık tarihinin en uzak derin uzay yolculuğu rekoruna imza atmaya hazırlanıyor.

Öne Çıkan Gelişmeler:

Yeni Mesafe Rekoru: Astronotlar Reid Wiseman, Christina Koch, Victor Glover ve Jeremy Hansen; Dünya'dan yaklaşık 252.757 mil uzaklığa ulaşarak Apollo 13 mürettebatına ait olan rekoru 4.000 mil farkla geride bırakacak.

Kritik Ay Geçişi: Bugün TSİ akşam saatlerinde başlayacak gözlem sürecinde Orion, Ay yüzeyine 4.066 mil kadar yaklaşacak. Bu sırada Ay'ın tüm diskini ve kutup bölgelerini aynı anda görebilecekler.

İletişim Kesintisi ve Tutulma: Aracın Ay'ın öte yüzüne geçmesiyle iletişim kısa süreliğine kopacak. Bu evrede astronotlar, Güneş'in Ay'ın arkasında kaybolacağı yaklaşık bir saatlik sıra dışı bir Güneş tutulmasına tanıklık edecekler.

Hazırlıklar Tamam: Hafta sonunu manuel pilotaj demoları, bilimsel hedeflerin gözden geçirilmesi ve acil durum yaşam desteği sağlayan uzay giysilerinin kontrolüyle geçiren ekip, Ay yakın geçişi için "hazır" durumda.

292 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
4 Nisan
NASA’nın Artemis II görevi kapsamında Ay yolculuğuna başlayan Orion uzay aracında yaşanan teknik bir aksaklık başarıyla giderildi. Mürettebatın bildirdiği tuvalet arıza sinyali üzerine Houston’daki kontrol merkeziyle yürütülen ortak çalışma sonucunda sistem normal işleyişine döndürüldü. Teknik sorunun çözülmesiyle birlikte aracın yörüngesini Ay rotasına uygun şekilde biçimlendiren manevralara planlandığı gibi devam ediliyor.
400 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 28 Aralık 2024 2 dk.

And ayıları (Tremarctos ornatus), genellikle "Paddington" adlı kurgusal karakterle tanınan, Bolivya’dan Venezuela’ya kadar uzanan And Dağları'na özgü tropikal memelilerdir. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından "savunmasız türler" arasında listelenmiş olan bu ayılara dair edindiğimiz yeni bilgiler, onları korumaya yardımcı olabilir. And ayıları, besin alımını en üst düzeye çıkarmak için en iyi yiyecek arama bölgelerini ve bitkileri en yüksek titizlikle seçerler. Bu davranışları geçmişte başlarını belaya sokmuş olsa da genel olarak çiftlik hayvanlarına saldırmaktan kaçınırlar.

Göz çevresindeki belirgin beyaz işaretler nedeniyle "gözlüklü ayılar" olarak da adlandırılan bu hayvanlar, çoğunlukla ağaçlarda zaman geçiren ağaç ayılardır. Orta boylu ayılar olarak kabul edilen And ayılarının boyu ise yaklaşık 1-1,5 metre arasıdır. Oldukça utangaç olan bu tür, genellikle insanlardan kaçar. Bu da bilim insanlarının onları doğal ortamlarında incelemesini zorlaştırır. Hayatlarını tehdit eden unsurlar arasında habitat kaybı, iklim değişikliği ve insanlarla yaşadıkları olumsuz etkileşimler başta gelmektedir. Ayılar zaman zaman çiftlik hayvanlarına saldırsa da yapılan çalışmalar ayılardan kaynaklı bu tehdidin sanıldığı kadar ciddi olmadığını göstermiştir.

9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 27 Aralık 2024 2 dk.

Kaliforniya tarla sincapları (Otospermophilus beecheyi), sıradan bir kaba kuyruklu kemirgen gibi görünebilir. Ancak bu sincaplar, kesinlikle sıradan değil. Araştırmacılar Journal of Ethology dergisinde yayınladıkları çalışmada ilk kez bu türün Kaliforniya tarla farelerini (Microtus californicus) avladığını, öldürdüğünü ve yediğini gözlemledi.[1] Bu avlanma davranışı, bu sincap türünde görülen ilk etçil davranışı ortaya koyuyor.

Çoğu sincap hepçildir, genellikle fındık, tohum veya tahıl ile beslenseler de bazı türlerin hayvansal proteinle beslendiği de bilinmektedir. Örneğin boz sincaplar diyetlerine böcekleri, kurbağaları ve kuş yumurtalarını da katar. Ancak ekip, ilk kez Kaliforniya tarla sincaplarının memeli eti yemeye yönelik bir eğilim geliştirdiğini gördüklerini belirtiyor.

16
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 27 Aralık 2024 2 dk.

Pek memelilere benzemeseler de ilk gerçek memeliler yaklaşık 200 milyon yıl önce, dinozorlar hala Dünya'da dolaşırken ortaya çıkmaya başladı. Bununla birlikte, terapsitler bugün memelilerde görülen önemli özelliklere sahipti. Bunlar arasında kafatasının yanlarında çene kasının tutunması için bir delik olması ve sonunda memelilerin iç kulak kemiklerine evrimleşecek olan kemikler bulunuyordu.

Şimdi ise bilim insanlarından oluşan bir ekip, türünün en eski üyesi olan ve bugüne kadar keşfedilmiş en eski terapsit olabilecek yeni bir fosil buldu. Köpeğe benzeyen kılıç dişli yırtıcı, Nature Communications dergisinde yayınlanan bir çalışmada tanımlandı.[1]

14
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 27 Aralık 2024 2 dk.

Evlilik veya uzun süreli bir ilişki içinde olmak genellikle norm olarak görülse de, giderek daha fazla insan hayatları boyunca bekar kalmayı tercih ediyor. Ancak bekarlık, özellikle insanlar yaşlandıkça ve başkalarına daha fazla bağlı hale geldikçe, ekonomik ve tıbbi dezavantajlar getirebilir.

Psychological Science dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, ömür boyu bekar kalanların yaşam memnuniyeti ölçümlerinde daha düşük puanlar aldıklarını ve partnerleri olanlara kıyasla farklı kişilik özelliklerine sahip olduklarını ortaya koyuyor.[1] Bu bulgular, bekarlar için hem sosyal destek ağları kurulmasına hem de bu ağların onların özel ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesine olan ihtiyacı gösteriyor. Çalışmanın başyazarlarından biri olan ve Bremen Üniversitesi'nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Julia Stern, Association for Psychological Science'a verdiği bir röportajda şunları söylüyor:

13
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mücahid Köse
Aktaran 27 Aralık 2024 4 dk.

Yapay zeka şirketi OpenAI, 20 Aralık 2024'te yeni yapay zeka modeli o3'ü duyurdu.[1] o1 modelinin ardından gelen bu model (o2 adlandırması es geçildi), insan düzeyinde yapay zekayı ifade eden bir yapay genel zeka sistemine yönelik geliştirilen ve prestijli bir test kabul edilen ARC-AGI Testi'nde ("Abstraction and Reasoning Corpus - Artificial General Intelligence Challenge" / Tr: "Soyutlama ve Akıl Yürütme - Yapay Genel Zeka Testi") yüksek bir puan elde ederek test rekorunu kırmayı başardı!

Yapay zeka alanında ses getiren bu başarı, yapay zeka meraklılarının o3 modelinin yapay genel zekaya ulaştığına dair spekülasyonlarda bulunmasına neden oldu. Ne var ki ARC-AGI Testi'ni yaratan bilim insanları, o3 modelinin bir yapay genel zeka olmadığını ancak bu yolda önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilebileceğini ifade ediyor.

13
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Üç tür beyin vardır: Biri kendiliğinden anlar, öteki başkalarının açıkladığını anlar, üçüncüsü ise ne kendiliğinden ne de başkaları aracılığıyla anlar; bunlardan ilki çok iyi, ikincisi iyi, üçüncüsü yararsızdır."
Niccolò Machiavelli
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)