Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Virüs
James Webb Uzay Teleskobu
Öğrenme Teorileri
Bir
Kromozom
Egzersiz
Sinaps
Doğru
Anksiyete
Mikroevrim
Yağ
Bilişsel Önyargı
Seçilim
Saldırı
Teleskop
Gazetecilik
Yıldız
Evrimsel Tarih
Lazer
Endokrin Sistemi Hastalıkları
Nöron Hücresi
Virüsler
Foton
Ana Bulaşma Mekanizması
Alerji
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Gizem Altınbaş
Gizem Altınbaş
52.0K UP
7 Haziran
Hassas nörogörüntüleme ile yapılan bu çalışma, gebelik öncesinden doğum sonrası 2 yıla kadar beynin yapısal değişimlerini incelemiştir. Gebelikte gri madde hacmi ve kortikal kalınlıkta azalma, beyaz madde bütünlüğünde artış ve ventrikül hacminde genişleme görülmüştür. Değişimlerin bir kısmı doğum sonrası geri dönerken, bazıları daha uzun süre devam eder.
251 görüntülenme
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
5 Haziran
Nature dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bal arısı kraliçelerinin gelişiminde arı sütünün yanı sıra, içinde yetiştikleri balmumu hücrelerinin kimyasal yapısının da belirleyici olduğunu kanıtladı. Kraliçe hücrelerinin, işçi arı hücrelerinden daha farklı bir yağ asidi profiline ve fiziksel özelliklere sahip olduğu, genç arıların bu hücreleri özel bir ısıtma süreciyle "mühendislik harikası" olarak inşa ettiği keşfedildi. Standart balmumu hücrelerine nakledilen kraliçe larvalarının yüksek oranda ölümü, bu özel yuvaların hayati önemini gözler önüne seriyor.
297 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
5 Haziran
Bilim insanları, Doğu Antarktika'da buz tabakasının altında, kıtasal ölçekte yelpaze şeklinde devasa bir jeolojik yapı keşfetti. Nature Geoscience dergisinde yayımlanan çalışma; Wilkes havzası, Aurora havzası ve Vostok Gölü gibi daha önce ayrı ayrı incelenen bölgelerin aslında tek bir bütünsel yapının parçaları olduğunu kanıtlıyor. "Dağıtılmış dönüşsel esneme" ile oluşan bu yapı, kıtasal kabuğun merkezden dışarıya doğru açılmasıyla meydana geldi. Bu keşif, Antarktika'nın tektonik geçmişine ışık tutarken, buz akışını ve iklim değişikliğine karşı buz tabakasının stabilitesini anlamak adına yeni veriler sunuyor.
255 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
4 Haziran
Haziran 2026'nın ilk yarısında gökyüzü gözlemcileri için güzel bir fırsat var: Güneş sisteminin en parlak iki gezegeni Venüs ve Jüpiter, ufuk yakınındaki Merkür ile birleşerek gökyüzünde nadir bir üçlü kavuşum oluşturuyor.
 
Olay şöyle gelişiyor: 7 Haziran'dan itibaren gün batımının ardından batı-kuzeybatı yönüne bakan gözlemciler Venüs ve Jüpiter'i yan yana görecek. Venüs her gece kuzeybatıya doğru ilerleyerek 10 Haziran'da Jüpiter'e neredeyse değecek kadar yaklaşacak. 16 Haziran ise özel bir gece: Venüs, Jüpiter ve Merkür neredeyse mükemmel bir çizgi oluşturacak; üstelik gün batımından yaklaşık 35 dakika sonra hilal Ay da Merkür ile Jüpiter arasına konumlanacak. 17 Haziran gecesi ise Ay, Venüs'ün hemen üstüne geçerek dört gök cisminin aynı anda yakın hizada görülebildiği büyüleyici bir tablo yaratacak.
 
Türkiye'den gözlem yapacaklar için en uygun süre, gün batımından sonraki ilk 45-60 dakika; bu sürenin ardından gezegenler ufka yaklaştıkça görünürlükleri azalıyor. Gözlem için herhangi bir ekipmana gerek yok; çıplak gözle rahatlıkla izlenebilir.

341 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
4 Haziran
NASA, Mars'ın atmosferini inceleyen MAVEN (Mars Atmosphere and Volatile Evolution) uzay aracının kurtarılamaz durumda olduğunu ve görevin resmen sona erdiğini duyurdu. Araç, 6 Aralık 2025'te Mars'ın arkasından geçerken beklenmedik biçimde sinyal kaybetti ve bir daha ulaşılamadı. İnceleme kurulu, aracın güvenli moda geçtiğini ve olağandışı yüksek bir dönme hızıyla döndüğünü tespit etti; bu durum bataryaların tamamen boşalmasına yol açtı.
 
Kasım 2013'te fırlatılan MAVEN, birincil bir yıllık görevinin çok ötesinde tam 11 yıl hizmet verdi. Bu sürede Mars'ın üst atmosferi, iyonosfer ve Güneş rüzgarıyla etkileşimlerine dair çığır açıcı veriler topladı.
 
Öne çıkan bilimsel başarıları şöyle sıralanabilir: Güneş fırtınaları sırasında Mars atmosferinin erozyonunun dramatik biçimde arttığının ilk kez kanıtlanması; Dünya'dakinden farklı, tüm gezegen yüzeyinde görülebilen yeni bir proton aurorasının keşfi; başka bir gezegende atmosferik saçılmanın (sputtering) gerçek zamanlı olarak gözlemlenmesi; ve 2018'deki küresel toz fırtınaları sırasında su moleküllerinin üst atmosfere nasıl taşındığının gösterilmesi. Araç ayrıca geçen yıl yıldızlararası kuyruklu yıldız 3I/ATLAS'ı da gözlemledi.
 
800'den fazla bilimsel yayına konu olan MAVEN verileri, Mars'ta insan görevleri planlanırken radyasyon koruma standartlarının belirlenmesinde kritik bir referans olmaya devam edecek.

243 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 20 Nisan 2025 2 dk.

Birkaç milyar yıl sonra, Güneş yakıtını tüketmeye başlayacak ve şu anki boyutunun yüzlerce katına kadar şişerek Dünya'yı ve diğer iç gezegenleri ateşli bir plazma sisi içinde yutacak. Astrofizikçiler başlangıçta bunun, bir yıldızın gezegenlerini yok etmesinin tek yolu olduğunu düşünüyordu. Ancak şimdi, NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu uzay aracıyla çalışan gökbilimciler, The Astrophysical Journal dergisinde yayınladıkları bir makalede bir gezegenin kendisini konak yıldızına düşürmesi yoluyla ölebileceğini keşfetti.[1] Araştırmaya dahil olmayan San Diego Kaliforniya Üniversitesi'nden ötegezegen araştırmacısı Adam Burgasser şunları söylüyor:

Samanyolu Galaksimizde 12.000 ışık yılı uzaklıkta bulunan yıldız, ilk kez 2023 yılında parlak bir şekilde parladığında araştırmacıların dikkatini çekmişti. Palomar Gözlemevi'ndeki 1,2 metrelik teleskop üzerindeki Geçici Zwicky Tesisi tarafından yakalanan bu ilk gözlem, yıldızın kırmızı dev aşaması olarak adlandırılan yaşam sonu genişlemesi sırasında bir gezegeni yuttuğunu düşündürdü.

35
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Orhan
Hakan Orhan
99.3K UP
Aktaran 18 Nisan 2025 2 dk.

Amerika'nın en zenginleri arasında olsanız bile ne kadar uzun yaşayacağınız ne kadar zengin olduğunuzdan çok nerede yaşadığınıza bağlı olabilir! Brown Üniversitesinden yeni bir araştırma, her ekonomik seviyedeki Amerikalıların neden Avrupalılara kıyasla daha kısa süre yaşadığını ortaya koyuyor. Peki, Amerika’nın en zengin bireylerini bile Avrupalı denklerine kıyasla daha sağlıksız yapan gizli faktörler neler? Ve ABD, Avrupa’nın daha sağlıklı yaşam tarzından hangi dersleri çıkarabilir?

New England Journal of Medicine'da yayımlanan çalışma, ABD ve çeşitli Avrupa bölgelerinden 50 ila 85 yaşları arasındaki 73.000'den fazla yetişkine ait on yıllık hayatta kalma verilerini analiz etti. Araştırmacılar, zenginliğin genel olarak daha uzun bir yaşamla ilişkili olduğunu doğruladı. Ancak araştırma aynı zamanda çarpıcı bir eşitsizliği de ortaya koydu: Amerika'nın en zengin bireyleri bile, benzer düzeyde varlıklı Avrupalılar kadar uzun yaşamıyordu. Dikkat çekici bir şekilde, varlıklı Amerikalıların yaşam beklentisi, Almanya, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerdeki en yoksul vatandaşlarınkiyle karşılaştırılabilir düzeydeydi.

35
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 17 Nisan 2025 2 dk.

Plastiği bu kadar çok yönlü kılan eşsiz yapısı, aynı zamanda onu zararlı mikro ve nano ölçekli parçacıklara ayrışmaya karşı savunmasız hale getiriyor. Dünya, trilyonlarca mikroskobik ve nanometre boyutlu plastik parçacığıyla doludur. Bu parçacıkların bazıları virüslerden bile küçüktür ve bu boyutları, onların hücresel fonksiyonları bozabilecek, hatta DNA’yı değiştirebilecek kadar küçük olmalarını sağlar. Araştırmacılar şimdi, bu parçacıkları Antarktika karından insan kanına kadar neredeyse her ortamda tespit ettiklerini belirtiyor.

Nature Communications dergisinde yayınlanan çalışmada bilim insanları, bu küçük plastik parçaların yaygın şekilde oluşumunun arkasındaki moleküler mekanizmaları ortaya koydu.[1] Plastik piyasaya ilk çıktığı 75 yıl öncesinden bu yana kullanımı neredeyse evrensel hale geldi ve nanoplastiklerin varlığı da aynı ölçüde yaygınlaştı.

25
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 15 Nisan 2025 2 dk.

Oxford Üniversitesi İngiliz Edebiyatı Bölümü'nden Dr. Leah Veronese, 17. yüzyıla ait bir şiir derlemesi içinde Shakespeare'in 116. Sone'sinin daha önce bilinmeyen nadir bir el yazması kopyasını keşfetti. Metin, ünlü bir Kraliyet yanlısı ve Ashmolean Müzesi'nin kurucusu olan Elias Ashmole'un evrakları arasında bulundu. Keşif, bugüne kadar tanımlanmış yalnızca ikinci el yazması kopya olma özelliğini taşımasının yanı sıra şiirin İngiliz İç Savaşı sırasında nasıl siyasi olarak yeniden yorumlandığını ve müzikle uyumlandırıldığını ortaya koyuyor.

Keşfi Oxford'un Bodleian Kütüphanesi'nde yürüttüğü doktora araştırması sırasında yapan Dr. Veronese, sonenin o dönemde şiir paylaşımının yaygın biçimi olan ve çeşitli yazarların edebi eserlerinden oluşan el yazması bir derlemenin içinde yer aldığını belirtiyor. El yazması aynı zamanda Ashmole'nin kendisi tarafından yazılmış birkaç şiiri de içeriyor. Dr. Veronese, şöyle açıklıyor:

40
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 15 Nisan 2025 2 dk.

Bar-Ilan Üniversitesi tarafından yürütülen ve Proceedings of the National Academy of Sciences'ta yayınlanan multidisipliner bir araştırma, nişasta açısından zengin bitkilerin eski avcı-toplayıcıların beslenmesinde merkezi bir rol oynadığını ortaya koyuyor.[1] İsrail'in kuzeyindeki Hula Vadisi'nin hemen güneyinde, Ürdün Nehri boyunca gerçekleştirilen yeni bir arkeolojik çalışma, erken insanların beslenme alışkanlıklarına yeni bir ışık tutuyor ve tarih öncesi beslenme alışkanlıkları hakkındaki köklü varsayımlara meydan okuyor.

Araştırma, eski avcı-toplayıcıların temel enerji kaynağı olarak hayvansal protein tüketiminden ziyade, özellikle nişastalı türler olmak üzere bitkisel gıdalara büyük ölçüde güvendiğini gösteriyor. Erken hominidlerin ağırlıklı olarak hayvansal protein tükettiği yönündeki yaygın inanışın aksine bulgular; meşe palamudu, tahıllar, baklagiller ve su bitkilerini içeren çeşitli bir bitki temelli beslenme düzenini olduğuna işaret ediyor.

33
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Dil, binasına her insanın bir taş getirdiği bir şehirdir."
Ralph Waldo Emerson
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)