Büyük Patlama aslında tam bir var oluş olayı sayılmaz. Evrenimizin (daha doğrusu uzay-zaman dokusunun) genişlemeye başladığı andır. Büyük Patlama'yı Tanrı'nın yaptığına inanıyorsanız sebepler zincirinin başındaki Tanrı da sonsuz (ezeli ve ebedi) olduğundan yine sonsuzluğa inanıyorsunuz zaten. Tanrı'nın nasıl oluştuğu sorgulandığında "ezeli ve ebedi" olduğu söyleniyorsa aynı olasılık maddesel form için de neden geçerli olmasın? Siz Tanrı'ya sonsuz dersiniz, başkası "maddesel form"a sonsuz der ve Tanrı yok der. Big bang bizim evrenimizin başlangıcı olabilir ama her şeyin başı olmak zorunda değildir. Büyük patlamanın atası (öncesindeki) "maddesel form" ezeli ve ebedi olabilir ve büyük patlama da ezeli ebedi bir döngü olabilir. Yani bu "maddesel form" büyük patlamalarla form değiştirse de ezeli ve ebedi olabilir. Bu form değiştirme de maddesel formun doğasından kaynaklanıyor olabilir. Bu sadece Tanrı'sız olasılıklardan biri.
Tanrı'sız olasılıkları da Tanrı'lı olasılıklar da bizim evrenimizin yasalarına bağlı olmak zorunda değil, evrenimizin yasaları evrenimizde geçerli. Biz burada "onun atasından", maddesel formdan bahsediyoruz.
Not: Evrim Ağacı yazısında büyük patlama öncesi bildiğimiz anlamı ile uzay zaman olmadığı için "öncesi" demenin garip olduğunu belirtse de "siz doğmadan önce" "siz" yoktunuz ama atalarınız vardı. Burada da bahsettiğim odur. Hata gibi gözükmemesi için belirttim.
Not 2: Maddesel form, maddesel olsa da şu anda bildiğimiz madde ile aynı özelliklerde olmak zorunda değildir. Dolayısı ile "Etrafımda gördüğüm maddelerin başlangıcı var gibi, bunun da başlangıcı olmalı." itirazı hatalı benzetme safsatasıdır, parça-bütün safsatasıdır.
Öncelikle yanıtım bilimsel değil düşüncelerimdir. Ben de sizin gibi düşünüyorum madde hep vardı sonsuza kadar da olacak ,yokluk ,hiçlik kavramı insan tarafından oluşturulmuş düşünceler olduğu düşünüyorum.madde hep vardı ve hep olacak.boşluk diye bir şey yok.orda kesin bir şey var.Çünkü uzayın sonu yok gibi.
Evet, çelişir.
Bu sorunun hem kısa, hem de uzun bir cevabı var. Önce kısa cevap vereyim, sonra uzununu yazayım, siz istediğinizi alın.
Edwin Hubble'ın keşfi ile evrenin genişlediğini farkettik. Bu keşif de evrenin bir noktadan genişlediği fikrini (bilimsel olarak) doğurdu. (Daha önceden de büyük patlama fikri vardı ama üzerine bir bulgu yoktu) Buna göre evren bir başlangıca sahiptir. Bu başlangıç zaten zamanın da başlangıcıdır. O nedenle, büyük patlamadan bahsediyorsak sonsuzdan gelip sonsuza giden ve yani sonsuzdan gelen bir evren olamaz. Sonsuza gitme konusu ise henüz net değil.
Bu kısa cevap. Gelelim uzun cevaba:
Antik Yunan filozofları, Evrenin sonsuz bir geçmişten gelip sonsuz bir geleceğe gittiğini düşünüyorlardı. Aristotales bu fikirdeydi örneğin. Bu görüş aynı zamanda, 3 büyük dinin iddia ettiği "yaratıcı" fikrine ihtiyaç bırakmadığı için bilim dünyasınca uzun süre kabul gördü. Bunu yazarken "Bilim dünyası ateisttir" demiyorum ama bir yaratıcının varlığına dair bilimsel bir bulgu söz konusu olmadığı için bilim, hiç bir şeyi yaratıcıya bağlayamaz.
Hubble'ın keşfi ile bir başlangıç fikri ortaya çıktı ve kimi biliminsanları, bunun, bir yaratıcıyı gerekli kıldığını iddia ettiler. Neticede bir başlangıç varsa bunu tetikleyen bir etki olmalı. Ancak dediğim gibi bu fikir bilimsel olarak rahatsız edici olduğundan araştırmalar devam etti ve iki ayrı bulgu ve fikre ulaşıldı. (Bu ulaşılanlar dışında "Durağan evren" gibi başka düşünce ve hipotezler ortaya atıldı ama hem konuyu uzatmamak hem de hızlıca terk edilmiş görüşler oldukları için onları anmıyorum)
Bulgu şu: Evrenin toplam enerjisi sıfır. Bu, kapalı bir sistem. Bu da bir dış etkiye, bir tetikleyiciye yani evrenin ortaya çıkması için bir yaratıcıya ihtiyaç yok demektir. Bu nedenle de evren kendiliğinden oluşmuştur deniyor.
Bu bulgu, rakamlara dayanıyor. Ama konumuz bu olmadığı için bunu açıklamıyorum.
Fikir ise şu: Evren, tek bir noktadan büyük patlama ile ortaya çıktı ama bu, öncesinde başka bir evren ya da evrenler olmadığı anlamına gelir mi? Belki de evrenin başladığı nokta, başka bir evrenin kendi üzerine çökmesinden oluşmuştur?
Bu fikir, sizin sorunuz ile ilgili olan kısım işte. Ama bu söz konusu olsa da cevap yine "evet, çelişir"
Çünkü eğer bu evrenden önce başka herhangi bir evren ya da evrenler söz konusu ise, o evrenlerden bu evrene hiç bir bilgi, bulgu, kanıt vs. kalmış olamaz çünkü Planck ölçeği dediğimiz, evrenin doğduğu, büyük patlamanın ortaya çıktığı ilk anlardaki olağanüstü şartlar ve zaten tüm evreni bünyesinde barındıran bir tekillik, herhangi bir bilginin öncesinden sonrasına aktarılmasını kesin olarak engelliyor. Bu nedenle de büyük patlamadan önce bir şey var mıydı sorusu tamamen anlamsız oluyor çünkü varsa da yoksa da bu görüşleri besleyip destekleyecek herhangi bir bilgiden tamamen yoksunuz.
Bu durumda da yine zaman büyük patlama ile başlamış oluyor. Bu gerçek de yine ezeli evren görüşünü yıkıyor. Başka bir evren varsa da o başka bir evren. Bu evren değil.
Özetle büyük patlama gerçeği, her şekilde, sonsuzdan gelen evren düşüncesinin sonunu teşkil etti ve bu konuda bilim dünyasında artık bir tartışma yok gibi. Hemen herkes büyük patlamayı ve büyük patlamanın da aynı zamanda "zamanın başlangıcı" olduğu fikrini kabul ediyor.
(Daha ayrıntılı cevap için Hawking'in Zamanın Kısa Tarihi ve Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar kitaplarını okumanızı öneririm)
Evrenden neyi kast ettiğimize bağlı olarak çelişmek zorunda değil. Büyük Patlama Teorisi bize evrenin çok küçük ve sıcak bir alandan genişlemeye başladığını söyler. Birçok veri de bu teoriyi destekliyor lakin bu büyük patlamanın zamanın başlangıcı olması gerektiğini kesin bir şekilde ima etmiyor. BGV Teoremi mesela zamanın bir başlangıcı olması gerektiğini söylüyor gibi fakat birçok kişi bir kuantum kütle çekim kuramında durumun böyle olmayacağını iddia ediyor. Mesela fizikçi Sean Carroll ve din filozofu William Lane Craig'in evrenin başlangıcı olup olmadığına dair olan tartışmasını izleyebilisin.
hayır götürmez. bir şeyi açıklayamadığımızda direk "bunu tanrı yaptı" yada "tanrının kanıtı" diyemeyiz. bir şeyi bilmiyorsak o "bilinmezlik" olur, geri kalan açıklamalar kanıtlanmadığı sürece "hipotez" olur ilerisine gidemez.
neden big bang oluştu? neden hiçlik yerine bir şeyler var? bu sorunun cevabı kitaplar dolusu yazı ile açıklanması gerekir ve hala %100 açıklanabilmiş değil ama en kabul gören cevap: çünkü bir şeyler olmalı! entropi ve istatistik biliminin argumanları der ki "hiçlik" dediğimiz kavram, "olabilecek her şey" kümesi içindeki "boş küme" gibidir. Her ne kadar boş küme, sıra dışı bir küme olsa da, "olabilecek her şey" kümesi içinde en nihayetinde sadece bir adet elemandır. "Hiçbir şey"in var olmasının tek bir yolu vardır. Ancak "herhangi bir şey" olmanın sonsuz veya en azından çok, çok, çok daha fazla yolu vardır. Dolayısıyla "olabilecek her şey" kümesi içinde, eğer ki zamansızlık ve sonsuzluk hakim ise, bir noktada muhakkak bir şeyler oluşacaktır; çünkü bir şeylerin oluşma ihtimali, hiçbir şeyin oluşmama ihtimalinden ezici derecede yüksektir.
"Hiçlik" olabildiğince basit olduğuna göre ondan da öyle çok istikrarlı olmasını bekleyemeyiz. Onun da madde içeren bir evren gibi daha karmaşık bir şeye kendiliğinden faz geçişi yapacağını makul bir kesinlikle söyleyebiliriz. yani hiçlik yerine bir şeylerin olması doğal olandır, hiçliğin olması düzensiz ve bozulmaya meyilli olandır. kuantum ve termodinamik gibi bilimlerde evrenin kendi kendine hiçlikten oluşabileceğini gösteren açıklamaları vardır.
SONUÇ: bu yazdığım açıklamalar hakkında bir çok tartışma ve araştırma sürmektedir, %100 net bir sonuca ulaşılmış değildir ama şunu anlayabiliriz ki tanrı olmadan da fizik kanunları kendi kendine evreni oluşturabilir, tanrı olmadan da evren işleyebilir. tanrının kanıtı big bang teorisi olamaz.
kitap önerisi: Victor J. Stenger- Geçersiz Hipotez:Tanrı
güzel bir kaynak: https://evrimagaci.org/her-sey-nereden-geldi-neden-hicbir-sey-yerine-bir-seyler-var-8132
Nedensellik, genel olarak nedensellik ilkesi olarak bilinen; olay ve olguların birbirine belirli bir şekilde bağlı olması, her sonucun bir nedeni olması ya da her sonucun bir nedene bağlanarak açıklanabilir olması ya da belli nedenlerin belirli sonuçları yaratacağı, aynı nedenlerin aynı koşullarda aynı sonuçları vereceği iddiasıdır.
Zaman ve mekan Big Bang ile ortata çıkmışsa, Evreni ortaya çıkaran nedenin zaman ve mekandan bağımsız olması gerekir, dolayısıyla zaman ve mekan üstü oluşta bir doğaüstülüğe yani bir yaratıcı üstün bilinci işaret edebilir.
Ancak şöyle bir durum da var, Big Bang bir başlangıç ta olmayabilir yani belki de bu evrenlerin sürekli doğup yok olmasına dayanan bir süreçtir.
Ayrıca başlangıç kavramı da zaman dolayısıyla oluşturduğumuz yanılsama bir kavram olabilir, yani hiçlik durumu vardıysa şayet başlangıcı aramak mantıksız olabilir.
Bir ikinci eleştiri de nedenselliğe, yani nedensiz bir ilk sonuç olabilir mi, nedenselliğe tümüyle güvenmelimiyiz, bu konu zaten tamamen felsefenin tartışma konusuna giriyor, yani net sorular şunlar ;
+Evrenin bir başlangıcı var mıdır?
+Eğer bir başlangıç varsa, başlama nedenine ihtiyaç var mıdır ?
+Evrenin başlangıç nedeni olmalı ise bu yaratıcıyı işaret eder mi ?
+Evren mutlak ise yani hep vardı ise yaratıcıya ya da başlangıca ihtiyaç var mıdır ?
Felsefede de hiçbir zaman net bir cevap yoktur, o derece ki Klasik Mantığın bile alternatifleri mevcuttur (Bulanık Mantık).
Yani bu soru felsefi bir soru olduğu için felsefi kavramları öğrenip düşünmek ve tartışmak gerekir, genel açıdan net bir cevap bulunmasa da kendi anlamını tatmin edersin.
Ben burada sana bu konudaki tartışmaları, alternatif teorileri göstermek istedim yani farklı bir bakış katmaya çalıştım, ancak şahsi fikrimi soracak olursan henüz agnostik olduğum hiçlik, sonsuzluk gibi bir kaç konudan birisi de bu konu, eğer çok kafana takıyorsa bu konuyu felsefi olarak araştırmanı öneririm, çünkü bilim de zaten felsefe sayesinde ortaya çıkmıştır, bazı sorular bilimi aşar ve felsefenin kolu her yere uzanır.
Genç Mühendisin de dediği gibi bu konuda net bir cevap yoktur ve cevabın olmaması yani bilinmezlik durumu bizi illaki üstün bir bilince götürmez.