Kavga sırasındaki el titremesi, büyük ölçüde vücudun tehdit algısına verdiği savaş ya da kaç yanıtının ve adrenalin salgısının doğal bir sonucudur. Bu, zayıflık ya da kontrol eksikliği göstermez, sinir sisteminin kendi işini yapmasıdır. Kişiler arasındaki fark ise titremenin kendisinden çok, bu uyarılmaya ne kadar duyarlı olunduğundan gelir.
Kavga beyinde bir tehdit olarak değerlendirilir. Amigdala devreye girer, hipotalamus ve sempatik sinir sistemi harekete geçer, böbreküstü bezlerinden adrenalin ve noradrenalin salınır. Bu maddeler kalbi hızlandırır, kasları harekete hazırlar ve kaslardaki küçük, ritmik kasılmaları artırır. Normalde herkeste var olan fizyolojik tremor (ince bir titreşim) bu koşullarda belirginleşir. Beta-adrenerjik etkinin bu titremeyi artırdığı iyi bilinir, bu yüzden bazı durumlarda beta bloker ilaçlar kullanılır.
Neden bazı insanlarda daha belirgin olduğuna gelince, birkaç etken öne çıkıyor:
- Kaygıya yatkınlık: Tehdit sistemi daha kolay tetiklenen ya da bedensel duyumlara daha dikkatli olan kişilerde yanıt daha güçlü yaşanır.
- Çatışma tarzı: Kavgadan kaçınan, öfkesini bastıran biri için bedenin hazırlanması ile davranışın tutulması arasındaki gerilim titremeyi daha görünür kılabilir. Kişi harekete geçmediğinde, kasların hazırlanan enerjisi dışarı yansımaz.
- Fiziksel durum: Kafein, uykusuzluk, açlık, düşük kan şekeri, yorgunluk, bazı ilaçlar ve tiroid fazlalığı eşiği düşürür.
- Geçmiş deneyimler: Çatışmayla ilgili travmatik anıları olanlarda beden, kavgayı daha tehlikeli bir durum gibi okuyabilir.
- Bireysel fark: Fizyolojik tremorun belirginliği kişiden kişiye değişir, bazılarında genetik olarak daha dikkat çekicidir.
Çoğu durumda bu normal bir stres tepkisidir ve çatışma bitince dakikalar içinde geçer. Yine de titreme sık görülüyorsa, günlük hayatta da sürüyorsa, ellerde dinlenirken ya da hareket ederken kalıcı bir titreme varsa, çarpıntı, kilo kaybı veya sürekli huzursuzlukla birlikteyse bir hekime başvurmak yerindedir. Çünkü tiroid hastalıkları, esansiyel tremor ya da anksiyete bozukluğu gibi nedenlerin ayrılması gerekir.
Titremeyi azaltmak için yavaş ve uzun nefes verme, konuşmaya ara verme ve bedeni gevşetme gibi basit yöntemler, parasempatik sistemi devreye sokarak uyarılmayı düşürebilir. Titremenin kendisinden utanmak ise kaygıyı artırıp tabloyu güçlendirebilir, bu yüzden onu bir tehlike işareti değil, bedenin hazırlık sinyali olarak görmek çoğu zaman rahatlatır.
Kaynaklar
-
Elble RJ, Deuschl G.. Physiological And Enhanced Physiological Tremor (Elble Rj, Deuschl G. Tremor, Handbook Of Clinical Neurology). Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
de Kloet ER, Joëls M, Holsboer F.. Stress And The Brain: From Adaptation To Disease (Nature Reviews Neuroscience). Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı