Hemen hemen tüm dünya dillerinde ufak tefek bazı değişiklerle ifade edilen “banka” sözcüğünün İtalyanca “banco” kelimesinden geldiği ve daha sonra kelimenin “banka” olarak kullanıldığı sanılmaktadır.Banco sözcüğünün İtalyanca’daki anlamı masa,sıra ya da tezgah demektir.İlk bankerler sayılan Lombardiya’lı Yahudi’ler,bankacılık işlemlerini pazarlara koydukları birer masa(banco) üzerinde yaparlardı.Bu bankerlerden bazıları taahhütlerini yerine getiremeyerek iflas ettikleri zaman halk böyle bankerlerin bancosunu kırardı.İşte bu nedenle batı dillerinde iflas eden kişilere banco kelimesinden gelen “bankrup” denilmektedir.
Tarihte ilk bankaclık hizmetlerinin eski Sümer ve Babil’e kadar uzandığı sanılmaktadır.Sümerler’de M.Ö.3500yılında kurulan “maket” bilinen ilk banka kuruluşudur.Maket’in rahipleri ilk borç verenlerdi.Maketler ,harman zamanı ödenmek üzere tohum v.b gibi hammadde ve teçhizat alımı için çiftçilere ilk dönemlerde fiziki(ayni) daha sonraları parasal kredi açtıkları saptanmıştır.Kazılarda çıkan belgeler bir hesaptan diğer hesaba transferlerin ,tediye ve teslim emirlerinin ,mal belgeleri talimatlarının varlığını ortaya koymaktadır.Maketlerin başlıca uğraş konularının ödünç ve mevduat kabülü işlemlerini oluşturduğunu ve bu maketlerde değimin sürecinin çok düzenli biçimde örgütlendiğini açıkça ortaya koymaktadır.Ünlü Hammurabi kanunlarında maketlerin ödünç işlemlerini nasıl yöneteceği ,borcun vadesinde nasıl tahsil olunacağı ,borçlunun hangi mallarının ne yolla borcun tasfiyesinde kullanılacağı yazılmıştır.Ödünç işleri sırasında faiz tahsiline de izin verilmekteydi.Bu faiz oranı ,tahıl ya da hurma ihracatında ana sermayesinin üçte biri ,nakit para ihracatında beşte biri olarak saptanmıştır.Öte yandan karşılaşılan doğal afetler sonucu ürün elde edilemeyen yıllarda faiz tahakkuk ettirilemeyeceği ,borcun tahsiline gidilemeyeceği belirtilmiştir.Yapılan ödünce karşılık her türlü taşınır(menkul) mal rehine,taşınmaz(gayri menkul) mal ve özellikle tarla ipoteğine ,hatta saygın kişilerin kefaletine yer verilmiştir.
Sümerler uzak ülkelerle olan mal değişimlerinde banknot gibi dolaşan (çek ya da itibar mektuplarına benzeyen) bazı belgeler kullanmasını da biliyorlardı.Daha sonralarıbankacılık hizmetlerinin maketlerin tekelinden çıktığını ,ticaretle uğraşan bazı zenginlerin bankacılık hizmetlerinde uzmanlaştıklarını görüyoruz.
Eski Mısır ,eski Yunanve Roma’da banka işlemleriyle uğraşan kurumların var olduğu bilinmektedir.Hatta eski Mısır’da tefeciliği ve bileşik faizi yasaklayan yasalar vardı.Eski Yunan’da da ticaretin gelişmesi ve halkın zenginleşmesi ile,Atina’daki zengin maketlerin yanı sıra “trapezitai” adlı özel bankerler ortaya çıkmıştır.Eski Yunan’da faize bir sınırlama getirilmemişti.Faiz oranlarının yüksekliği karşısında bağımsız siteler ve devletler belli başlı kentlerde devlet bankaları kurmaya başlamışlardır.
1453’te İstanbul’un fethi ve bunun neden olduğu Rönesans hareketi ve bir süre sonra yeni kıtaların keşfi,ticaretin okyanuslara kayması ve genişlemesi bugünkü batı ülkelerinde o zamana kadar geçerli olan kilise hukukunun yerini Roma Hukuku’nun almasına neden oldu.Hatta kilise hukuku değişti.Sonuç itibariyle faize bakış değişti.O zamana kadar yasal sayılmayan faiz,kabul edilmeye başladı.Bütün bu gelişmeler bankacılığın gelişmesinde büyük katkı yaptı.
Bu arada özellikle İspanyolların Güney Amerika’dan getirdikleri altınlarla çok çeşitli sikkeler basılması,Avrupa’daki paraların çeşitliliği ve ayarlarının bozuk olması ,paraların birbirlerine göre değerlerinin saptanmasında büyük güçlükler yaratarıyordu.O sırada en yoğun olduğu kentler Amsterdam ve Hamburg’du ve bu paralar bu merkezlere geliyordu.Bu para karmaşasına çare olarak 1609’da Amsterdam Bankası kuruldu.Banka,sabit nitelik ve değerde hesap parası olarak “banka florini’ni” yarattı.Aynı şekilde Hamburg Bankası “banka markını” yaratmıştır.
Aynı dönemlerde(1607) Venedik’te Venedik Bankası kurulmuş ve bu banka çek ve banknot kullanımına yol açan “Contadi di Banka” sistemini geliştirmiştir.11640’da İngiltere’de kralın ,tüccarların Londra kulesinde saklanan altın külçelerine el konması ,tüccarların devlete olan güvenini sarstı ve tüccarlar bundan böyle altınlarını adlarına “goldsmith” denilen tüccarlara vermeye bunun karşıluığında bir şahadetname almaya başladılar.Bir süre sonra Goldsmith’ler kasalarındaki altınların atıl durduğunu görerek bunlara dayalı olarak borç isteyenlere “goldsmith notes” denilen kendi senetlerini vermeye başladılar.İşte bu senetlerin zamanla piyasada alışverişlerde dolaşır olması ilk banknot sistemini oluşturmuştur.O dönemde Fransa ile yapılan svaş nedeniyle İngitere’nin para sıkıntısı içine düşmesi ,bir devlet bankası kurulması ve onun aracılığı ile piyasda paranın dolaşması fikrini doğurdu.Bunun üzerine İngiltere Bankası kuruldu.Bu banka ilk merkez bankasıdır.
Haçlı seferlerinden sonra başlamıştır. Haçlı Seferleri döneminden önce de Venedik,
Cenova, Pisa ve Amalfi deniz cumhuriyetlerinin Müslümanlarla ticarî ilişkileri vardı. Fakat
Haçlı devletleri sayesinde Avrupa’nın Doğu ile ticareti olağanüstü gelişme gösterdi. Batılı
tacirler bu sayede ilk defa Doğu şehirlerinde yerleşip Haçlı devletlerinin kendilerine sağladığı
imtiyazlardan faydalanarak bu alanda üstünlüğü ele geçirdiler. Gelişen ticaretle birlikte
taşımacılık konusunda ihtiyaçlar, gemi inşaat tekniğine yenilikler getirdi; daha büyük ve daha
sağlam gemiler yapıldı. Ticaretin gelişmesiyle zenginlik arttı. Haçlı Seferleri döneminde
Avrupa’da mevcut para azdı; altın para hemen hiç yoktu. Gümüş ve diğer metallerden yapılan
paralar da çok ağır olduğundan bunların taşıması zordu. Bu yüzden yolculuk için daha hafif
paralara ihtiyaç olduğundan altın para basılmaya başlandı. Ayrıca yolculuk için gerekli para
toprakların ve mülklerin satışıyla temin edildiği için alım satım işleri ve para hareketlilik
kazandı. Para bollaştı ve bir süre sonra da dünyada ilk kez bankacılık faaliyetleri başladı.
Bankacılık faaliyetlerinin ortaya çıkmasının nedeni olarak, tek bir savaşı ele almak doğru değildir. Bankacılığın tarihsel gelişimine bakıldığında, Orta çağda İtalya'da bazı faaliyetler görülmektedir, özellikle Floransa burada özel bir yere sahiptir. Ünlü Medici ailesi, dönemin önemli bankerlerindendir.
Daha geçmişe gidildiğinde, İslam coğrafyasında aktif bir ticari yaşamı göze çarpacaktır. Burada sarraf - cehbez denilen kimseler, İtalya'da sonrasında görülen temel bankacılık işlemlerini gerçekleştirmektedirler. Yani bu işlemlerde Avrupalı meslektaşlarının öncülleridir. Daha eskilerde ise Antik çağlara kadar bu tarz işlemler görülmektedir. Ticari işlemlerin gelişimine koşut bankacılık faaliyetleri de gelişmiştir.
Fakat bu sürece rağmen bankacılık faaliyetleri savaşlardan da etkilenmiştir. Örneğin esham denilen, iltizam sisteminin gelişmiş bir formu olan düzenleme, finans ve bankacılık işlemlerinde Türk tarihi açısından bir dönüm noktasını ifade eder ve 1768-1774 arasında Rusya ile yapılan uzun savaş ile yakın ilişkilidir. Bu tarz ilişkiler, yani bir savaş ile bankacılık faaliyetlerinin güçlenmesi, büyük alt yapı projelerinde de gözlemlenir. Dolayısıyla, yüksek kamu harcamalarının oluştuğu zamanlarda bankacılık faaliyetleri daha da gelişme göstermiştir.
Haçlı seferlerinin de etkisi olduğunu okumuştum.Kudüs'e gitmek için yola çıkan hacıların mallarını güvence altına almak için böyle bir kurumsallaşma sürecine gidilmiş.Hatta şövalyeler bu işte o kadar ilerlemişler ve servet sahibi olmuşlar ki Fransa gibi döneminin en güçlü krallıklarından biri olan devlete defalarca borç vermişlerdir.Güzel Philippe nüfuzunu kullanarak seçtirdiği papa 5.clement ile birlikte tapınak şövalyelerinin servetine oturmuştur.Şovalyelerin güçlü bir bölgesi olan İsviçre'nin bankacılıktaki tarihi belki de buraya dayanıyordur?