evet evrimleşebilir. aslında oksijene de gerek yok hatta oksijene gerek duymayan canlı türü de var yeni keşfedilen henneguya salminicola gibi. suya geri dönersek yaşam su çok olduğu için ona göre evrimleşti ve temel olarak yaşam çoğu yaşamsal faaliyet için suyu kullanır ama birazdan söyleyeceğim kimyasal tepkimelerde rol alabilen yapılarda da yaşam başlayabilir en azından başka gezegenlerde. evrende çokça bulunan elementlerden neonu ve helyumu hiçbir tepkimede rol alamayacakları ve inert halde oldukları için elerken hidrojen nitrojen karbon ve oksijenli yapıları akılda tutup bunları içeren bileşiklere bakabiliriz çünkü kimyasal tepkimelerde rol alabilirler. amonyak 3 hidrojen 1 nitrojenle kimyasal tepkimelerde rol alabilenlerden birisi hem de sıvı halde neredeyse su gibi davranır. su kadar iyi bir taşıyıcı (elektrik, besin, atık) ve çözücü, neredeyse aynı sıklıklarda bir hidrojen iyonunu tepkimeden çıkarma, ve eşit ortamlarda neredeyse aynı buharlaşma sıcaklığı. eşit ortamlar dememin sebebi amonyakla yaşamın dünyada evrimleşemeyeceğindendir. dünyanın atmosferik basıncı amonyağın buharlaşma ısısını düşük tutarak gaz şeklinde bulunmaya zorlar ve bize sıvı hali veya amonyağı hem çok olan hem de sıvı halde tutacak kadar soğuk bir gezegen lazım. dünyadakinden yüksek bir atmosferik basınçta buharlaşma ısısı dünyadaki kadar düşük olmayıp yükselecektir ve teorik olarak böyle bir gezegende yeterli amonyak varsa amonyak denizleri olacaktır. amonyağın dünyadaki yaşam için verimli olmayan tarafı dünyadaki yaşam için proteinleri çok durağan yapmasıdır. bildiğimiz yaşamın devam etmesi için proteinlerin hızlı ve çeşitli biçimlerde tepkimesi gerekir ve amonyak bu süreci durdurur. çünkü amonyağın sıvı hali suyun donma derecesinden bile düşük seviyededir (-33 derece) ve vücudumuzdaki çoğu yaşamsal faaliyet için ölümcüldür. ama bu dünyadaki yaşam için. bizdeki proteinler kendini suya ve onun ısısına göre değiştirdi çünkü su dolu bir ortamdan geliyoruz ama amonyağın dolu olduğu bir yerde belki çok farklı bir protein olacaktı ama kendini ve tepkimelerini amonyak için ve onun ısısında iyi çalışacak şekilde de geliştirebilirdi. düşük ısıdan dolayı çok stabil ama yaşam fonksiyonlarını desteklemek için bazen stabillikten ödün verebilen proteinler gelişebilir dünyadaki sürekli stabil olmayan proteinler yerine. başka bir aday olan metan yine dünyadaki yaşam için verimli değildir. polar bir yapıda olan su yine polar olan glukoz proteinler nükleikasit ve tuzu çözebilirken polar olmayan metan bunu yapamaz böylece bizim yaşamımızı destekleyemez. ama protein ve nükleikasitlere bakışımızı değiştirerek ve onlara benzeyen polar olmayan yapılar bularak metana bağlı bir yaşam düşünebiliriz. protein ve nükleikasitler büyük moleküllerdir, neredeyse sonsuz farklı yapıda olabilirler ve bu yüzden yaşam için birçok farklı amaca hizmet edebilirler. böyle yapıda ve suda çözünmeyen yine benzer amaçlara hizmet eden bir yapı var. lipitler. suyun değil de polar olmayan bir bileşiğin olduğu ortamda evrimleşen yaşamda büyük ihtimal lipoproteinleri görürdük. bunlar gerekli evrim ve gelişimle şu anki stabil olmayan proteinlerimizin yaşam için zorunlu amaçlarına yine stabil olmayarak ve yine neredeyse sonsuz yapıda olabilme, büyük molekküler olma ve çok amaçlılık özelliklerine sahip olarak hizmet edebilirler. polar olmamalarının sebebi olan oksijen ve nitrojen yerine karbon ve hidrojen yoğunluklu olmaları da yine suya gerek duymayan canlıların teorik olarak mümkün olabileceğini gösterir. amonyak içinde protein ve nükleikasitler, metan içinde lipitler, hidrojen içinde lipitler yaşamın başlayabileceği bileşiklerden birkaçı. şu anki yaşam suyun içindeki protein ve nükleikasitlerden oluşur.
Merhaba, bilmediğimiz o kadar çok şey var ki,yani gidip ayak bastığımız, gördüğümüz, anladığımız,insanlığın içinde kaç insan var ki dünya gezegenimizden başka gezegene ayak basan,bir bilemedik 5-20 kişi arası çıkar mı ki çıksa da detaylı araştırma yapacak ekipmanlar yoktu düne kadar şimdi var gibi ama detaylıca araştırma yapamıyoruz,bazı sorular cevapsız kalmaya mahkumdur çünkü o kadar evrim gerçekleşmemiştir ki soru sorma özelliği de her canlıda olmaz,eğer insanlık soru sorabiliyor ama cevap alamıyor ise,cevabini aklına yatkın bir şekilde anlayıp,kavrayıp,alıp oturtamiyor veya hiç cevap bulamıyor ise daha evrim tam anlamıyla gerçekleşmemiş,ve gelişmemiş demektir ki bazı sorularımız açığa kavuştu mesela,at arabalari varken şimdi ki otomobillerin olacağını kim biliyordu veya olduktan sonra bunlar nasıl oluyor ya diyorduk ama zamanla herşeyin nasıl olduğunu oluştuğunu anlamaya,kavramaya başladık bu yüzdendir ki daha çok yolumuz var ve sizlerin,bizlerin hepimizin bu özellikteki soruları şuanda muamma olarak kalıyor ne yazık ki,mesela benim de yüzlerce cevapsız sorularım vardı düne kadar ve hala cevapsizlar ve inanır mısınız cevapsız sorular eğer bir,iki tane değil çoksa ve hala cevapsiz kalıyor iseler gerçekten zor,yani sorunuza gelirsek cevapsız kalmak zorunda şu anlık çünkü net cevabıni verdiğini sanan biri olsa dahi,şu şundan,bu bundan dolayı diyen dahi olsa herşey değişebilir,hem incelediğimiz,yerinde gördüğümüz kaç gezegen var,mars diyoruz, Neptün diyoruz hangimiz gidip gördük,orda canlılar var mı,varsa kaç tür var vs uzar gider bu sorular, aslında anlatmaya çalıştığım şimdi bu sorular cevapsiz kalıyor çünkü tam anlamıyla detaylandirma yapamıyoruz ne yazık ki ve bu yüzdendir ki susuz yaşam olur mu ,olmaz mı veyahut su gibi ama su da olmayan lakin özelliği suya benzeyen yine diyorum ama su olmayan bir başka birşey var mı bundan dolayı varsa yaşam edinmiş türler var mı diye sorsak yine bilemiyoruz,bunlar sadece küçük bir örnek sorulardi farkında iseniz şimdi bile kaptırdık kendimizi çünkü bazı zamanlar,bazı şeyler cevapsız kalmak zorunda,bazı şeyleri kimse cevaplandıramaz çünkü açığa kavuşturulması gerekir,mesela bir örnek daha vermek istiyorum,bizim dünyamızda gördüğümüz,bildiğimiz ortam başka bir gezegende canlı formu var ise bizlere benzeyen,onların bizim gördüğümüz ortamlar gibi yani ormanlar, gökyüzü,dağlar vb olmayabilir,marsta,galaksimizin en büyük dağı diye haber vardı geçen,kaldı ki evrenin ne kadar büyük olduğunu bilemiyoruz,küçük bir örnekti bu bizde ki Olympus dağı büyük ihtimalle"maruz görün doğruluğu tartışılır ben sadece tam olarak gelişemediğimizi ve bu yüzdendir ki cevapsız kalan çok sorumuz olduğunu anlatmaya çalışıyorum"en büyük dağ ama marstaki daha büyükmüş yani bu bile çok farklı şeylerin olduğu ama bizlerin daha bilemediğimiz gerçeğini göz önüne seriyor,kaldı ki evren ve paralel evren hipotezini doğrulayıp gerçeğe kavuşursa ne kadar büyük bir ortamda ve bu ortamda esamemizin bile okunmadığı bir ortamda gerçekten ne biliyoruz ki diye bile sorulabilir :) Arkadaşlar bazı yerlerde yanlışlarım olabilir ben sadece bildiğimiz şeylerin bilmediklerimizin yanında hiç birşey olduğunu ve bu yüzden sorularımizin şimdilik cevapsız kaldığını ama vazgeçmememiz gerektiğini anlatmaya çalıştım,verdiğim kaynakta özellikle şurası çok önemli "Su, özellikle de sıvı hâlindeki su, yaşamın oluşması ve sürdürülebilmesinde o kadar büyük bir pay sahibi ki günümüzde sadece kısıtlı sayıda bilim insanı su olmayan gezegenlerde yaşam olabileceği olasılığı üzerinde duruyor." İşte burası tam olarak neyin ne olduğu bilinmediği gerçeği, sadece bir taraf daha fazla bir konuda fikir olarak uyuşuyor ama bu değil ki tam olarak net bir olgu o yüzden çok yolumuz var.Umarim faydalı olmuştur cevabım.
İyi okumalar dilerim.
Onur ZENGİN
[1]