Geçenlerde 7. sınıflardan bir öğrencim dersin ortasında, "Hocam, hafta sonu o kadar çok oyun oynadım ki rüyamda bile karakteri yönlendiriyordum, beynim uyuştu ama bırakamıyorum, elim kendi gidiyor!" dedi. Sınıf bir anda kıkırdamaya başladı ama aslında ne kadar tanıdık bir his, değil mi? 😂
Bahsettiğin bu "vicdan azabı çekerek kaydırmaya devam etme" döngüsü aslında beynimizin ödül merkeziyle, özellikle de dopamin ile oynanan büyük bir oyun. Temel biyoloji derslerinde de işleriz; sosyal medya uygulamaları ve video oyunları, beynine sürekli, hızlı ve zahmetsiz dopamin dozları vermek üzere tasarlanmıştır. Öte yandan "hayallerin için çalışmak" uzun vadeli, çaba gerektiren ve ödülünü hemen alamadığın bir süreçtir. İlkel beynimiz de doğal olarak enerjisini korumak ve hemen o ucuz zevke ulaşmak istediği için seni o kolay yola, yani ekranı kaydırmaya itiyor.
Sorudaki asıl kilit nokta şu: "İyi de çalışacak ne var ki?" Amacını net görememek insanı gerçekten felç ediyor. Benim çocuklara da hep söylediğim bir şey vardır; bazen büyük ve ışıklı bir "hayat amacı" aramak insanı olduğu yere çiviler. "Hocam ben büyüyünce ne olacağımı bilmiyorum, o yüzden şimdiden fen çalışmamın ne anlamı var?" diyen o isyankar öğrencilere verdiğim cevabı sana da vereyim: Büyük resmi göremiyorsan, sadece önündeki bir sonraki doğru ve küçük adımı at.
Peki doğrusu ne? Doğrusu, beynini o yüksek dijital uyarandan yavaş yavaş uzaklaştırmak. Yapacak hiçbir şey kalmadığı hissine kapılmanın sebebi dünyada yapılacak şeylerin bitmesi değil; beyninin o an sadece o "yüksek doz eğlenceyi" beklemesi. Diğer her şey beynine o kadar renksiz ve sıkıcı geliyor ki, zihnin sana "yapacak bir şey yok" yalanını söylüyor.
Sana çok basit ama uygulaması sabır isteyen bir şey önereyim: Kendine bilinçli bir "can sıkıntısı zamanı" yarat. O telefonları, ekranları başka bir odaya bırak ve sadece otur. 15-20 dakika sadece dur ve canının sıkılmasına izin ver. Beynin o müthiş sıkınt��dan kaçmak için bir süre sonra kendi kendine üretken bir şeyler bulmaya, düşünmeye, belki etrafı toplamaya ya da bir şeyler karalamaya başlayacak. Amacı bulmanın yolu oturup büyük bir aydınlanma beklemek değil; küçük, ekransız ve o an için mantıklı gelen ufak bir eylemle o kısır döngüyü kırmaktır. Yapabilirsin! 💪
Kaynaklar
- Dr. Anna Lembke. Dopamine Nation: Finding Balance In The Age Of Indulgence. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
- Nora D. Volkow et al.. Brain Reward Circuitry In Addictive Behaviors. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı