Standart bir yetişkinde tüm vücut kemik sintigrafisinde (rutinde Teknesyum 99m işaretli fosfonat bileşikleriyle yapılan çekimlerde) hastanın aldığı etkin radyasyon dozu 3 ile 5 mSv (milisievert) arasındadır. Uygulanan doza bağlı olarak bu değer pratikte genellikle 4 ile 4,2 mSv civarında gerçekleşir.
Çekim sırasında damardan verilen radyoaktif izotop doğrudan kemik döngüsünün arttığı alanları hedefler. Poliklinikte ya da acil nöbetinde "içime nükleer santral kurdular, hücrelerim yandı" paniğiyle hezeyan üretenlerin aksine bu miktar, normal bir insanın yaşadığı çevreden bir yılda aldığı doğal arka plan radyasyonuna (yaklaşık 2,4 ile 3 mSv) oldukça yakındır. Hatta sıradan bir kontrastlı batın tomografisinde tek seferde 8 ile 10 mSv radyasyon alındığı düşünülürse, kemik patolojilerini aydınlatmak için ödenen bedel gayet düşüktür.
Radyasyonu vücuttan atmak için alternatif tıpçıların uydurduğu saçma sapan detoks sularına veya aktar çaylarına sarılmaya hiç gerek yok. Kemiğe tutunmayan radyoaktif madde böbreklerden hızla süzülür. Çekimden sonra yapılması gereken tek şey bol su içmek ve mesaneyi sık aralıklarla boşaltarak idrar yoluyla atılımı hızlandırmaktır.
Kaynaklar
-
ICRP. Radiation Dose To Patients From Radiopharmaceuticals: A Compendium Of Current Information Related To Frequently Used Substances (Icrp Publication 128). Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Mettler FA Jr, et al.. Effective Doses In Radiology And Diagnostic Nuclear Medicine: A Catalog. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı