Gelecekte yaşanacak bir olayı rüyamızda görmek mümkün değildir. Fakat bilinç düzeyine çıkmamış ama beynimizde bağlantısı kurulmuş bilgilerin rüyada görülme ihtimali tabiki de vardır.
Bunun dışında yaşanmış bir olayın önceden rüyada görüldüğünün iddia edilmesini önemli bir psikolojik kavram olan hindsight bias adlı etkiyle açıklayabiliriz. Bu etkiye göre insanlar bir olayı tahmin etme/önceden bilme yeteneklerini fazlasıyla abartırlar ve yaşadıkları bir olayı sanki daha önceden tahmin ettiklerini varsayarak aslında kendilerini bu dünyanın belirsizliğinden korurlar.
Bununla birlikte rüyalar zihnimizde yer kaplayan düşüncelerden oluştuğu için bizi çok meşgul eden bir olayın rüyasını gördükten sonra o olayla ilgili bir gelişmenin yaşanması çok da düşük ihtimalli olmayan bir tesadüfün sonucu da olabilir.
Merhaba.Bu konuyla ilgili olarak @Evrim Ağacının doyurucu bir yazısı bulunmakta,kaynaklara bırakacağım.Mutlaka o yazıyı inceleyiniz,çünkü ben cevap olarak ana temayı söyleyeceğim,detaylar orada:).
Bu konu medeniyet şafağını söktüğünden beri,insanlık var olduğundan beri çeşitli şekillerde yorumlandı ve yorumlamaya da devam ediyor.Ancak son yüzyılda bu konuya ilişkin bilimsel bir hayli çalışma yapılmış.Cevabına ilişkin varılan genel bir konsensüs bulunmasa da, bilim insanları beyin yapımızdaki sinyallerin anlık gecikmesine bağlıyor.Ve bu hipotezi destekleyen bolca deney yapılmış.Deneyin amacı hafızayı dolaylı olarak yavaşlatmaktan, dolayısıyla nöronlararası sinyalleri incelemekten yola çıkmışlar.Ve kişiler deja vu yaşadıklarını bildirmişler.ÖZAET: Ana mantık beyinde loblar arası geçişi sağlayan corpus callosum'da bulunan nöronların anlık sinyalleri yavaşlaması.
Elbette bunun adı Dejavudur .
Evrim ağacının bir yazısı var hemen atıyorum :
Kısa Dönem Kısmî Bilinç Kaybı
1941 yılında yapılan bir araştırma, deja vu'nun nasıl oluştuğunu güzel bir şekilde göstermektedir: Dr. Banister ve Dr. Zangwill, deneklerine bazı materyaller göstermiş ve onları öğrenmelerini istemiştir. Sonrasında, hipnoz yöntemiyle hipnoz-sonrası bilinç kaybı hali yaratmışlardır; böylece, hipnoz öncesi gösterilen materyallerle olan hafıza bağlantılarını zayıflatmayı hedeflemişlerdir. Daha sonrasında, deneklere hipnoz öncesinde gösterdikleri materyalleri yeniden göstererek, ne hatırladıklarını sormuşlardır. 10 denekten 3 tanesi, bu materyalleri daha önce gördüğünü, ancak nerede gördüğünü hatırlayamadıklarını ve "deja vu yaşadıklarını" söylemiştir.
Benzerliğe Dayalı Tanımlama
Benzer şekilde, 2008 yılında Dr. Cleary tarafından yapılan bir araştırmada, deja vu'nun hafıza tiplerinden "benzerliğe dayalı tanımlama" ile ilgili olduğu gösterilmiştir. Sonrasında, 2012 yılında yapılan ve sanal gerçeklik kullanılan deneylerde, bu tip hafızanın gerçekten de deja vu ile yakından ilişkili olduğu ispatlanmıştır. Sanal gerçeklik içerisinde, o anda gösterilen bir sahnenin genel hatları, daha önceden görülen ancak tam olarak hatırlanamayan bir sahnenin genel hatlarıyla belli bir ölçekte uyuşuyorsa, kişi deja vu yaşadığını düşünmektedir.
Şifreli Bilinç Kaybı
Yapılan bazı diğer çalışmalar da, bu sonuçları farklı yönlerden desteklemektedir. Beynimiz, kusursuz değildir. Dolayısıyla, ara sıra hatalar yapar ve hafızada var olan bilgiler bozulabilir, çarpıtılabilir ya da silinebilir. Ancak kimi zaman, hafızamızda yer eden bilgiler, şifreli bilinç kaybı (cryptoamnesia) denen bir şekilde silinir: Bu anılar büyük oranda silinmiştir; ancak bir kısmı da beyin içinde korunmuştur. Sonradan, bu anıya benzer durum ile karşılaştığımızda, bu silik anı yeniden hatırlamaya çalışırız. Anı, o an yaşadığımıza çok benzerdir; dolayısıyla aynısı zannederiz; öte yandan anımız, o anki yaşadığımızdan bir miktar farklıdır, dolayısıyla içinde bulunduğumuz ânın farklı olduğunu sanarız. Bu da, deja vu algısı ile birebir örtüşür.
Beyin Lopları Arası Gecikme
Dr. Robert Efron gibi kimi bilim insanları, deja vu'nun iki beyin lobu arasında verinin işlenme hızındaki mikrosaniyelik farklardan da kaynaklandığını ileri sürmüştür. Bir veriyle karşılaştığımızda, beynimizin sol lobu da, sağ lobu da bu veriyi kendi bünyesinde işler. Ancak gelen verilerin sıralanması işi, sol beynin temporal lobunda yapılır. Normalde beyin, sol beyne doğrudan giren sinyaller ile, sağ beyin üzerinden geçerek gelen sinyaller arasındaki zaman farkını (gecikmeyi) düzeltir. Yani sinyalleri senkronize eder. Ancak bunu kusursuz olarak yapamadığı zaman, sinyaller arasında senkronizasyon bozukluğu olur. Bu da deja vu algısının sebebi olabilir.
Beynimizin iki lobunu birbirine bağlayan corpus callosum isimli köprüdeki nöral ağlarda meydana gelen aksama, iki tarafın verilerinin zamansal olarak birbiriyle örtüşmemesine neden olabilir. Bu da, esasında aralarında 10 mikrosaniye fark oluşacak iki sinyalin arasında 15 mikrosaniye fark olmasına neden olur. Beyin, bunun 10 mikrosaniyesini düzeltir; fakat geriye kalan 5 mikrosaniyelik fark, deja vu algısına neden olur. Birey, aynı olayı iki defa yaşadığını sanır.
Benim Fikrim: Beyin algı kümesinde Bazenleri hafıza depolar ve bazenleri bu baglantıları hemen aktarır o odaya girdiklerinde insanlar sanki o olayı yaşamış gibi görürler . gayet bilimsel birşey .
Mümkün değildir. Diğer paranormal olaylarda olduğu gibi, önsezinin (Temellendirilmeyen duygu, verilmemiş olanın, bilinmeyenin, özellikle gelecekle ilgili olanın önceden duyulması.) gerçek bir etki olduğuna dair kabul edilmiş bilimsel bir kanıt yoktur ve yaygın olarak sahte bilim olarak kabul edilir. Önsezi aynı zamanda nedensellik ilkesine de aykırıdır, yani bir etki "nedeninden" önce gerçekleşemez.
Ayrıca ilginizi çekebilir diye: Sahte bilim olarak nitelendirilen konuların listesi.
Dejavu, yeni bir deneyim yaşarken daha önce aynı veya benzer bir deneyimi daha önce yaşamış gibi hissetme durumudur. Bu hissin nedeni tam olarak anlaşılamamış olsa da bazı teoriler bulunmaktadır.
Bellek işleme teorisine göre, beynin bilgiyi işlerken geçici bir hata yapması sonucu dejavu hissi ortaya çıkar. Yeni bir deneyim yaşandığında, beynin bilgileri doğru bir şekilde işleme veya hatırlama sürecinde bir aksaklık oluşabilir, bu da daha önceki bir anıyı hatırlamış gibi hissettirir.
Çift algılama teorisine göre, dejavu, bir olayı veya ortamı iki farklı algılama sürecinin eşzamanlı olarak gerçekleşmesiyle ortaya çıkabilir. Bilinçli bir algılama ile daha önceki bir altlimbik (duygusal hafıza) algılama arasında bir çakışma yaşanabilir, bu da dejavu hissini oluşturur.
Beynin hızlı işleme teorisine göre, dejavu, beynin yeni bir deneyimi normalden daha hızlı işlemesi sonucu ortaya çıkar. Yeni bir olay yaşandığında beyin hızlı bir şekilde bilgiyi işler ve bunun sonucunda daha önceki bir anıyı hatırlamış gibi hissedebiliriz.
Fakat Bu teorilerden hangisinin doğru olduğu tam olarak belirlenememiştir ve dejavu fenomeni hala gizemini korumaktadır. Araştırmalar bu konuda devam etmektedir ve gelecekte daha fazla bilgi edinebiliriz.