küçülmesi ile ortaya çıkmış ve günümüze kadar farklı türler oluşturarak gelmişlerdir. Bu bağlamda günümüzdeki bütün kuşlar dinozorların torunlarıdır.
Dinozorların soğukkanlı, yani vücut ısıları dış ortama göre değişen canlılar olması sebebiyle dinozor tüyleri ilk başta bu canlıları soğuktan korumaya yaramıştır. Evrimsel süreçte tüy yapısının işlevi değişmiş ve kuşlarda tüyler uçma görevini yerine getirmeye başlamıştır.
Yerdeki tehditlerden kaçmak ve daha kolay avlanmak için uzun mesafe sıçramaya, süzülmeye ve havada kalabilmeye ihtiyaç duyan bazı dinozorların vücutlarındaki tüyler giderek artmış ve hatta kollarının altında küçük bir tüylü kanat yapısı oluşmuştur. Bu canlılar zaman içerisinde evrimleşerek uçma özelliğine sahip olmuşlardır. Dinozorların kuşlara evrimine (dinozorlar sürüngenlerden evrimleştiği için sürüngenlerin kuşlara evrimi de denebilir) kanıt olarak bu iki canlı arasında yaşamış olan bir sürü tüylü dinozor fosili ve ara formlar gösterilebilir.
Kuşların uçuşunun kökenini kuşların atalarındaki bir öncelikli harekete bağlamaya çalışan farklı açıklama çalışmaları oldu ve evrimsel biyoloji tarihindeki en eski olan tartışmalardan birisi olarak başlayan kuşların uçuşunun kökeni evrimsel biyolojideki en tartışmalı konulardan biridir. (1)
Koşu hipotezi (Cursorial hypothesis)
Samuel Wendell Williston 1879’da kuşlarda uçuşun evrimimi açıklamak için iki ayaklı olarak koşarken yapılan kısa atlamalarla başlayıp sıçramaların uzunluğunun artmasının dengeyi de desteklediğine referans veren bir açıklama oluşturarak uçuşun kökenine işaret etti.
John Ostrom 1970’de, bu kuramı tekrar ele alarak Archaeopteryx üzerinden uçmanın kökenini açıklamaya çalıştı. Böcekle beslenen Archaeopteryx'in atalarının avlarını yakalamak için koşması ve zıplamasının, kanatlarının genişleyerek uçmanın önünü açtığını belirterek hipotezi değiştirdi. (3)
Kanat destekli eğimli koşu (Wing assisted incline running)
K. Dial, Uçmayı sağlayan kuş kanatlarının yırtıcılardan kaçmak için eğimli ağaçlara hızlı olarak tırmanan kuş atalarının tırmanırken ağaçlara sert tutunmalarına yardımcı olan ön ayaklarından evrimleştiğini söylen hipotez oluşturdu. (4)
Arboreal hipotez
1880’de Othniel Charles Marsh tarafından önerilerin bu hipotez; kuşlarda uçuşun kökenini, kendi döneminde kuşların atası olarak kabul edilen Archaeopteryx’in ağaçtan ağaca atlayıp enerjisini koruyan hareket ile kanatlarıyla süzülerek yer değiştirmesinin uçuşun kökeni olduğu söyledi. (6)
Atlayarak saldıran Proavis modeli (Pouncing Proavis model)
1999'da bir grup araştırmacı, 20. Yüzyılda kuşlara giden varsayımsal evrimsel adımları açıklarken kullanılan teorik bir takson olan Proavis’in, kuşların evrimindeki ilerlemeleri belirleyen tüm temel özellikleri sırasıyla öngörmekte olduğunu iddia ettikleri ve Atlayarak saldıran Proavis hipotezi (Pouncing Proavis hypothesis) olarak adlandırdıkları kuşların uçuşunun kökenini izah etmeye çalışan bir açıklama dizgesi ortaya attılar. (2)
Bu hipoteze göre kuşların ataları olan yırtıcı hayvanlar pusu kurdukları yüksek yerlerden arka bacaklarının itme gücünden yararlanıp atılarak avına zıplamaları, avı sürüklemeleri ve sonrasında avı havaya kaldırma hareketi yapmaları hareketlerininin çuşun başlangıcını oluşturduğunu ve kuşların uçuşunun böyle evrimleşmeye başladığını iddia ettiler. (2)
Kuşların uçuşunun kökeni açıklamalarının birleştirilmesi
Bu hipotezlerin açıklamalarını birbiriyle uzlaştırma çabaları ve kuşların atalarının ağaçlarda ve yerde yaşaması tartışması yerine kanat çırpmanın aerodinamiğinin araştırılması çağrıları 21. Yüzyılın başlarından itibaren hareketlendi. Nesli tükenen Mezozoik kuşlarıyla nesli tükenmeyen kuşların morfolojilerini karşılaştırmak için Holosen kuşlarının ayak pençelerinin analiz edildiği bir çalışmada kuş uçuş evrimi açıklayan hipotezlerin birbirini dışlayan öneriler olmak yerine hipotezlerin, uçuşun evrimleştiği dönemde yaşayan kuşların hareket spektrumlarını yansıttığını söyledi. (6)
Daha sonra yavru kuşlarda ile çalışmalar yapıldı ve bazıları arboreal hipotezi (7), diğerleri ise koşu hipotezini (Cursorial hypothesis) (8) desteklediği ifade edilen yorumlar yapıldı. Ama 2018’deki bir makalede kuşların uçuşunun evrimsel kökeni tartışmasını oluşturan araştırmalar değerlendirilerek hipotezleri birleştirme yoluna gidildi. (1)
Kuşların taksonomisindeki bazı düzenlemelerden sonra yapılan çalışmaları da içine alan bu makalede atasal kuş olmaktan dışlanan Archaeopteryx yerine; yaşayan kuşları ve Archaeopteryx’i içeren, Paraves taksonuna atıf yaparak; atlama, eğim koşusu, dengeli iniş ve uçuş stabilizasyonunu içeren aerodinamik işleve sahip tüyleri olan bir hayvan olup önceden öne sürülen bütün hipotezlerdeki hareketleri birlikte gerçekleştirerek uçuşun kökenini böylece teşkil ettiği sonucuna varıldı. (1)