Bağışıklık sistemi, sosyal medyadaki sahte kürlerin iddia ettiği gibi keyfi bir enerjiyle ya da gizemli frekanslarla değil, kesin ve katı bir moleküler tanıma ilkesine göre çalışır: Kendinden olan (öz) ile kendinden olmayanı (yabancı) ve tehlike sinyallerini ayırt etmek. Savunma hücrelerimiz, vücuttaki her yapının kimliğini yüzey reseptörleri aracılığıyla aralıksız denetler.
Bu karar mekanizması temelde iki hat üzerinden ilerler. İlki, doğuştan gelen bağışıklıktır. Hücrelerimiz, evrimsel süreçte patojenlere özgü kalıplaşmış moleküler imzaları tanıyan almaçlarla donatılmıştır. Bakteri hücre duvarındaki yapılar ya da virüslere ait yabancı genetik materyaller hücreye temas ettiğinde, Toll benzeri reseptörler bu imzaları derhal yakalar ve tehlike alarmı verir. Doku hasar gördüğünde hücre içinden etrafa saçılan moleküller de benzer biçimde hasar sinyali sayılır.
İkinci ve moleküler düzeydeki kusursuzluğuyla insanı derinden etkileyen kısım ise edinsel bağışıklıktır! T ve B lenfositleri, DNA düzeyinde gerçekleşen V(D)J rekombinasyonu sayesinde trilyonlarca farklı antijeni tanıyabilecek akılalmaz bir çeşitlilik üretir. Hücrelerimiz, Majör Doku Uygunluk Kompleksi adı verilen moleküler pencereler üzerinden içlerinde ürettikleri protein parçalarını bağışıklık hücrelerine sergiler. Lenfositler bu sergiye bakar: Karşıdaki kendi sağlıklı proteinimiz midir, yoksa bir virüs parçası ya da kanserli bir mutasyon ürünü müdür? Ayrım tam bu moleküler temasta yapılır! Kendi sağlıklı dokusunu hedef alma riski taşıyan acemi lenfositler ise henüz gelişim aşamasında timusta acımasızca elenir.
Sosyal medyada dolaşan bağışıklığı tavan yaptıran mucize çaylar veya zerdeçal kürleri koca bir aldatmacadır! Bağışıklık sistemi kafanıza göre gaza basabileceğiniz bir motor değildir! Sistemin rastgele uyarılması sizi korumaz, tam aksine vücudun kendi organlarına saldırdığı otoimmün hastalıklara ya da ölümcül sitokin fırtınalarına yol açar! Sistemin ihtiyaç duyduğu şey kontrolsüz bir güç değil, genetik ve hücresel düzeyde kusursuz işleyen bir dengedir.
Kaynaklar
-
Kenneth Murphy, Casey Weaver. Janeway's Immunobiology. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Polly Matzinger. The Danger Model: A Renewed Sense Of Self. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Abul K. Abbas, Andrew H. Lichtman, Shiv Pillai. Cellular And Molecular Immunology. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı