Tüm Reklamları Kapat

Osmanlı Devleti Nasıl Kuruldu? Kuruluş Hakkındaki Görüşler Nelerdir?

Tarihçiler Osmanlı'nın Doğuşu Konusunda Neden Uzlaşamıyor?

11dk
Osmanlı Devleti Nasıl Kuruldu? Kuruluş Hakkındaki Görüşler Nelerdir?
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Osmanlı Devleti’nin kuruluşu için 1299, 1301 ve 1302 tarihleri öne sürülse de kesin kuruluş günü bilinmemektedir.
  • Erken Osmanlı dönemine ait kaynaklar az ve çelişkili olduğundan tarihçiler kronikleri, Bizans kayıtlarını, sikkeleri ve arkeolojik bulguları birlikte değerlendirir.
  • Kuruluşu açıklayan tezler yerel toplulukların kaynaşması, gaza, göçebe aşiretler ve ganimet ittifakı gibi farklı etkenleri öne çıkarır.

Osmanlı Devleti, yaklaşık 1300 yılında Anadolu'nun kuzeybatısında ortaya çıkmış ve kurucusu Osman Bey olmuştur.⁠[2] Osmanlı'nın doğuşunun hangi dinamikle gerçekleştiği, tarihçiler arasında tartışmalıdır. Verilen yanıtlar ise birbirinden oldukça farklıdır. Nitekim kimi araştırmacılar beyliğin yükselişini yerel unsurların din değiştirerek kaynaşmasına bağlarken, kimileri Anadolu'daki kurumsal sürekliliği, kutsal savaş ideolojisini, göçebe aşiret yapısını ya da ganimet ortaklığını merkeze koymaktadır.

Geleneksel anlatıda devletin bağımsızlık ilanı 1299 yılıyla ilişkilendirilmektedir. Halil İnalcık ise Bafeus Savaşı'nı 1993 tarihli makalesinde 1301 yazına tarihlemiştir. Bir etkinlik kaydına göre İnalcık 2011 tarihli mesajında kuruluşu 1302'deki savaşa bağlamıştır. Kuruluşun tartışmasız kesin günü ve Osman Bey'in ayrıntılı, kesinleşmiş soy ağacı belirlenememiştir. Kanıt azdır. Yorum çoktur. Kuruluş tartışmasını anlamak, eldeki sınırlı kanıtların nasıl değerlendirildiğini ve farklı tarihyazımı modellerinin bu kanıtları nasıl yorumladığını birlikte incelemeyi gerektirmektedir. Tarihçilerin geliştirdiği bu farklı modelleri doğru tartabilmek için öncelikle beyliğin doğduğu on üçüncü yüzyıl sonu Anadolu coğrafyasına bakmak gerekmektedir. Ardından erken dönem kaynaklarının neden sorunlu olduğunu, klasik ve revizyonist kuruluş tezlerinin hangi kanıtlara dayandığını ve fethedilen ilk şehirlerdeki somut gözlemlerin nasıl bir devlet düzeni yansıttığını adım adım ele almak gerekmektedir. Revizyonist tarihçilik, yerleşik açıklamaları yeni yöntemlerle yeniden sorgulayan yaklaşımlara verilen genel addır.

Kuruluş Öncesi Anadolu Siyasal Bağlamı

Murphey'in kronolojisinde Anadolu'nun Moğol kuvvetlerince istilası 1243 yılına yerleştirilmekte, İlhanlı devletinin merkezi ise Tebriz olarak gösterilmektedir.⁠[1] İlhanlılar, Moğol İmparatorluğu'nun İran ve çevresinde kurulan koludur. Tarih yazımında bu dönemin parçalanmış Anadolu egemenliğini anlatmak için kullanılan terimlerden biri mülukü't-tavaif kavramıdır.⁠[1] Terim, kelime olarak bölük bölük hükümdarlar anlamına gelmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Kafadar, Osmanlı adını Osman'ı izleyenleri (İng: "follow Osman") ifade eden bir bağlılık adı olarak açıklamaktadır.⁠[3]

Geleneksel Kuruluş Anlatısının Unsurları

Menkıbe, din büyüklerinin ya da kahramanların hayatını olağanüstü olaylarla anlatan öyküye verilen addır. Murphey'in kronolojisinde 1299, Osman Bey'in bağımsızlık ilanıyla geleneksel olarak ilişkilendirilen tarih olarak kaydedilmiştir. Kayıt, bu yılın niteliğini açıkça geleneksel olarak belirtmektedir.

Alacakaranlıkta küçük bir sınır kampı, direğe bağlı sade bir sancak ve uzaktaki tepeler.
1299 yılı, Osman Bey'in bağımsızlık ilanıyla geleneksel olarak ilişkilendirilmektedir. Görsel yapay zeka ile üretilmiştir.
Yapay zeka ile üretilmiş görsel (Evrim Ağacı)

Geleneksel kuruluş anlatısında Osman Bey'in gördüğü rivayet edilen bir rüya yer almaktadır. Bu rivayete göre Şeyh Edebali'nin göğsünden bir ay yükselmiş ve dolunay halini aldıktan sonra alçalarak Osman Bey'in göğsüne girip gizlenmiştir. Rivayete göre ardından Osman Bey'den bir ağaç çıkmıştır. Dallarının gölgesi bütün dünyayı kaplamıştır.⁠[4] Gibbons'ın aktardığı rivayetin devamında ağacın yaprakları kılıç biçimine dönmüş, esen bir rüzgar bu yaprakları Konstantinopolis'e, yani bugünkü İstanbul'a doğru yöneltmiştir. Modern incelemede Osman Bey'in dünyayı kaplayan bu ağaç rüyası bir kuruluş miti olarak değerlendirilmektedir.⁠[13]

Kafadar, hanedanın Kayı kökeni iddiasını kesinleşmiş bir soy bilgisi olarak sunmamakta ve onu yaratıcı bir yeniden keşif (İng: "creative rediscovery") olarak yorumlamaktadır. Osmanlı tarih yazımının temel amaçlarından biri hanedanın siyasal meşruiyetini (İng: "Ottoman political legitimacy") savunmak olmuştur. Meşruiyet, bir yönetimin haklı ve kabul edilebilir görülmesi anlamına gelmektedir. Bu doğrultuda Selçuklu halefliğini öne çıkaran hanedan anlatısı, Moğol dönemini tamamen atlayabilmektedir.⁠[10]

Tüm Reklamları Kapat

Bafeus Savaşı ve Osman Bey'in Ünü

Halil İnalcık, Bafeus karşılaşmasını Osman Bey'in İznik'i (İng: "Nicaea") ele geçirme girişimi bağlamında açıklamakta ve karşılaşmayı, Osman Bey'in İznik kuşatması sırasında şehri kurtarmaya gelen Bizans imparatorunun yardım ordusuyla yaptığı savaş olarak tanımlamaktadır. İnalcık'a göre Osman Bey'in bu savaştaki zaferi, ona eşsiz bir ün ve karizma (İng: "incomparable fame and charisma") kazandırmıştır.⁠[15] Karizma, bir önderin çevresindekiler üzerinde uyandırdığı olağanüstü etki ve çekimdir. İnalcık'ın yorumunda bu başarı, Osman Bey ile soyunun üstünlük ve egemenlik (İng: "primacy and sovereignty") iddiasını meşrulaştırmıştır.

Bafeus Savaşı'nın tarihi için iki yıl anılmaktadır. İnalcık'ın 1993 yılında yayımlanan makalesi, Bafeus Savaşı'nı 1301 yılının yaz mevsimine tarihlemiştir.⁠[15] Buna karşılık 27 Temmuz 2011 tarihli Osman Gazi ve Kuruluş Sempozyumu'ndaki resmi etkinlik kaydına göre İnalcık'ın mesajı, Osmanlı Devleti'nin kuruluşunu 1302 yılındaki Bafeus Savaşı'na bağlamıştır.⁠[16] Aradaki fark bir yıldır. Aynı etkinlik kaydı, Yalova'da bir parka 1302 Osmanlı Parkı adı verildiğini de anmaktadır.⁠[16]

1299, 1301 yazı ve 1302 tarihlerini gösteren zaman çizelgesi
Kuruluş tartışmasında 1299, 1301 ve 1302 tarihleri anılmaktadır.
Evrim Ağacı

Erken Osmanlı Tarihinin Kaynak Sorunu

Kuruluş tartışması, kanıtların niteliğiyle yakından ilgilidir. Kuruluş araştırmasının temel sınırlılıklarından biri, kaynak tabanının seyrek ve sorunlu (İng: "sparse and problematic source base") olmasıdır.⁠[12] Kaynak eleştirisi, bir belgenin kim tarafından, ne zaman ve hangi amaçla yazıldığını sorgulayan yöntemdir.

Sariyannis'e göre beyliğin ilk biçimlenme yılları için bazı Bizanslı yazarlar dışında çağdaş kaynak (İng: "contemporary sources") bulunmamaktadır. Sariyannis, erken Osmanlı tarihi için kullanılan kara delik (İng: "black hole") benzetmesini, kaynak boşluğunu vurgulayan Colin Imber ile ilişkilendirmektedir.⁠[9] Yer adlarının ve coğrafyanın doğrulanması, olayların kronolojisindeki büyük sorunları (İng: "considerable problems of chronology") tek başına çözmemektedir.⁠[12]

Geç Dönem Hanedan Kronikleri

Şair Ahmedi'nin manzum, yani şiir biçimindeki Osmanlı tarihi, kuruluştan yaklaşık bir yüzyıl sonra kaleme alınmıştır. Ahmedi'nin İskendername adlı eserine eklenen Osmanlı tarihi bölümü toplam 340 beyitten (İng: "340 couplets") oluşmaktadır. Beyit, iki dizeden oluşan şiir birimidir. Iranica maddesi, İskendername içindeki bu bölümün tamamlanmasını yaklaşık 807-812 Hicri, yani 1405-1410 Miladi yılları aralığına tarihlemektedir.⁠[10] Yildiz'a göre Ahmedi'nin erken Osmanlı anlatısı ayrıntılı tarih ve olay bilgisi (İng: "dates or detail") vermemektedir.

Peacock'a göre kuruluş anlatıları için önemli bir kaynak olan Aşıkpaşazade, eserini on beşinci yüzyılın ikinci yarısında yazmıştır. Kuruluş ile bu eser arasındaki süre yaklaşık bir buçuk ila iki yüzyıldır. Yildiz'a göre ilk büyük hanedan kroniklerinin kaynakları arasında sözlü gelenekler ve kişisel hatıralar (İng: "oral traditions and personal recollections") da vardır. Herbert Adams Gibbons, ulusların kurucularını kaçınılmaz biçimde çevreleyen efsanelerin Osman Bey'in kişiliğini gömdüğünü ve karakterini değerlendirmeyi güçleştirdiğini belirtmektedir.⁠[4] Yazar, Osman Bey'in kaynaklarda hem Kur'an okuyan hem de okuryazar olmayan (İng: "illiterate") biri olarak anlatılmasını metinlerdeki çelişkilere örnek göstermektedir.

Bu iç çelişkiler karşısında geç dönem Osmanlı kronikleri tamamen bir kenara mı bırakılmalıdır? Gibbons, doğrulanmış olguların eksik olduğu durumlarda geleneklerin incelenip dikkatle tartılması gerektiğini söylemektedir. İnalcık da sonradan eklenen süslemeler yüzünden erken Osmanlı geleneklerinin tamamını reddetmeyi yanıltıcı (İng: "misleading to dismiss altogether") bulmaktadır.

Çağdaş Gözlemciler ile Maddi Belgeler

Bizanslı tarihçi Pakhymeres, İnalcık'a göre Osman Bey'in faaliyetleri hakkında çağdaş bir gözlemcidir (İng: "contemporary observer"). İnalcık, Pakhymeres'in de eleştirel biçimde kullanılmasını istemektedir. Peacock'a göre Bizanslı çağdaşların anlatıları da dışarıdan bakan gözlemcilerin bakış açısıyla (İng: "outsiders' perspective") sınırlıdır. Öte yandan tarihçi Ahmet Yaşar Ocak, ilk Osmanlı tasavvuf çevrelerinin araştırılmasında kullanılabilecek kaynakları dört kategoriye ayırmaktadır. Bu gruplardan biri, velilerin hayatlarını ve menkıbelerini anlatan hagiografik (menkıbevi) eserlerdir.⁠[11]

Süslemeli bir Osmanlı yazmasında, bir türbe benzeri yapının yanında oturan bir derviş.
Erken beylik dönemindeki tasavvuf çevreleri, velilerin hayatını anlatan menkıbevi metinlerle incelenmektedir. Görsel yapay zeka ile üretilmiştir.
Yapay zeka ile üretilmiş görsel (Evrim Ağacı)

Ancak menkıbevi eserler kullanılırken dönemlendirme ve adlandırma hatalarına karşı dikkatli olunması zorunludur. Tarikat, belirli bir şeyhin yolunu izleyen dervişlerin oluşturduğu örgüttür. Örneğin Ocak, bugün araştırmalarda sıklıkla Bektaşi menakıbnameleri diye adlandırılan metinlerin yazıldığı dönemde Bektaşi tarikatının henüz örgütlenmediğini belirterek adlandırma konusunda uyarmaktadır. Yazılı metinlerin yanında maddi kalıntılar da kullanılmaktadır. Peacock'a göre kuruluş araştırmasında sikke ve arkeoloji verileri (İng: "numismatic and archaeological records") de değerlendirilmektedir. Sikke, madeni paradır. Çağaptay'ın Bursa üzerine mimarlık araştırması, inşa uygulamalarını ve kullanılan malzemeleri (İng: "construction practices and materials used") de kanıt olarak ele almaktadır.

Klasik Tarih Yazımında Kuruluş Tezleri

Kuruluşu açıklayan klasik yaklaşımlar, yirminci yüzyılın ilk yarısında biçimlenmiştir: Gibbons'ın 1916 tarihli kitabı, Köprülü'nün 1934 Sorbonne konferansları ve Wittek'in 1937 konferanslarına dayanan 1938 tarihli kitabı. Gibbons'ın kitabı, kuruluşu Osman Bey ve topluluğunun İslam'a geçişi ile yerel unsurların kaynaşması üzerinden açıklamıştır.

Tüm Reklamları Kapat

Bu bölümde üç klasik kuruluş tezi sırayla ele alınmaktadır. İlk yaklaşım Osman Bey ve topluluğunun İslam'a geçişini ve yerel unsurların kaynaşmasını öne çıkarırken, ikinci yaklaşım Selçuklu ve İlhanlı kurumsal mirası ile Anadolu'nun toplumsal zümrelerini merkeze almıştır. Üçüncü büyük yaklaşım ise edebi metinler ve erken kitabeler üzerinden kutsal savaş, yani gaza ideolojisini Osmanlı siyasal geleneğinin belirleyici unsuru olarak ele almıştır. Gaza, İslam uğruna gayrimüslim komşulara karşı yürütülen savaşa verilen addır.

Herbert Adams Gibbons Tezi

Kuruluş tartışmasında etkili olan Gibbons'ın kitabının ilk baskısı 1916 tarihlidir. Yazar, erken gelenekleri bütünüyle reddetmeden eleştirel biçimde tartmayı önermiş ve kuruluşu küçük ölçekli bir yerel iktidar inşası olarak tasvir etmiştir. Bu tasvire göre Osmanlı'nın doğuşu, komşuları üzerinde giderek genişleyen bir alanda otoritesini kabul ettirmeyi başaran bir köy reisinin (İng: "village chieftain") küçük bir devlet kurma öyküsüdür. Gibbons'ın tartışmalı tezi, Osman Bey ve topluluğunun dini kimliğine dair iddiasıdır. Bu teze göre Osman Bey ile kabilesi Söğüt'e yerleştikleri sırada pagan (İng: "pagans") olmalıdır. Pagan, tektanrılı dinlerin dışında kalan inançlara bağlı kişiyi anlatmaktadır. Yazar, Şeyh Edebali'nin göğsünden yükselen ay ile yaprakları İstanbul'a yönelen ağaç rüyasını, Osman Bey'in İslam'a geçişinin doğulu tarzda simgesel bir kaydı olarak yorumlamıştır. Ancak bir rüya rivayetinden hareketle Osman Bey'in sonradan din değiştirdiği sonucunu çıkarmak, bağımsız kanıtlara dayanan bir olgu olmayıp yazarın kendi öznel yorumudur.

Bu tezde Osman Bey ve kabilesinin İslam'a geçmesi, Küçük Asya'nın kuzeybatı köşesinde yaşayan çeşitli unsurları tek bir yapıda kaynaştırarak Osmanlı topluluğunu doğurmuştur. Aynı şekilde yazar, ilk Osmanlıların din yayma isteğini ve misyonerlik ruhunu (İng: "missionary spirit") yeni din değiştirenlerin coşkusuyla ilişkilendirmiştir. Anlatımda Osman Bey'in başlangıçta dört yüz olan savaşçılarının dört bine çıktığı yazılmaktadır. Fakat bu sayılar doğrulanmış bir nüfus sayımı olmayıp yazarın açıklamasında kullandığı rakamlardır. Ortaya çıkan yeni topluluk, doğduğu yerde zaten mevcut olan yerel unsurların kaynaşmasıyla (İng: "fusion of elements already existing") açıklanmaktadır. Gibbons ayrıca kuruluşun, önüne geleni süpürüp yıkan bir Asya topluluğunun ani istilası olarak açıklanmasına karşı çıkmaktadır. Kaynaşma iki yönlüdür. Bu modelde ne Türk Rum'u ne de Rum Türk'ü tek taraflı olarak özümsemiştir.

Osman Bey ve kabilesi ile yerel unsurların kaynaşarak Osmanlı topluluğunu oluşturduğunu gösteren şema
Gibbons, Osmanlı topluluğunu yerel unsurların iki yönlü kaynaşmasıyla açıklamaktadır.
Evrim Ağacı

Yerel Hristiyan nüfus neden bu yeni topluluğa katılmıştır? Yazarın açıklamasında İslam'ı kabul eden kişi hemen Osmanlı topluluğuna katılmış sayılmaktadır. Hristiyanların din değiştirmesini açıklamak için sıralanan etkenler arasında ise toprak ödülleri ve ağır vergilerden kurtulma yoluyla ekonomik bağımsızlık kazanma beklentisi (İng: "hope of economic independence") yer almaktadır. Ayrıca yazar, erken Osmanlı hukukunda kutsal İslam hukukunun yanında eski Bizans hukukunun (İng: "old Byzantine code") da kullanıldığını savunarak kurumsal devamlılık görüşünü ileri sürmüştür. Öte yandan yazar, bu yerel kaynaşma tezini yirminci yüzyıl başındaki tarih yazımının biyolojik ve ırksal kavramlarıyla ifade etmiştir. Bu dil, dönemin tarih yazımı anlayışına aittir. Gibbons kuruluşu, vahşi Asya kanı ile en eski ve en yeni Avrupa soyunun karışması (İng: "blending of wild Asiatic blood") gibi ifadelerle açıklamıştır. Cemal Kafadar, Gibbons'ın açıklamasını eleştirirken meseleyi ırksallaştırdığına (İng: "racialization of the issue") dikkat çekmektedir.

Mehmet Fuat Köprülü Yaklaşımı

Mehmet Fuat Köprülü, kendi döneminde yaygın Batılı açıklamaları bilimsel bulmayarak eleştirmiştir. Yöntemi, konuyla ilgili Müslüman kaynakların incelenmesine de dayanmaktadır.⁠[5] Kafadar'a göre Köprülü'nün Sorbonne konferansları 1934 yılında verilmiştir. Köprülü'nün açıklamasının Anadolu arka planı on üçüncü ve on dördüncü yüzyılları kapsamaktadır. Köprülü, kuruluşun arka planını siyasal, dini, toplumsal ve ekonomik (İng: "political, religious, social, and economic") boyutlarıyla ele almıştır.⁠[5] Lowry'ye göre Köprülü'nün kurumsal köken açıklamasında Selçuklu ve İlhanlı örnekleri (İng: "Seljuk and Ilhanid precedents") bulunmaktadır.

Kafadar'a göre Köprülü'nün kuruluş tablosunda aşiret mensupları, savaşçılar, dervişler ve ahiler (İng: "tribesfolk, warriors, dervishes, ahis") birlikte yer almaktadır. Ahiler, zanaat ve ticaret erbabını bir araya getiren kardeşlik örgütlerinin üyeleridir. Lowry'ye göre Friedrich Giese'nin açıklamasında ahilik, zanaatkar ve tüccarların Ahi federasyonu (İng: "Akhi federation of craftsmen and merchants") olarak kuruluş tartışmasına katılmaktadır.⁠[8] Ömer Lütfi Barkan'ın kolonizatör Türk dervişleriyle ilgili incelemesi 1942 yılında yayımlanmıştır.⁠[11] Kolonizatör sıfatı, burada yeni topraklara yerleşip buraları imar eden kişileri anlatmaktadır. Barkan bu incelemede belgelerden yararlanmıştır. Bu belgeler doğrudan Osmanlı defterlerinden çıkarılmıştır. Çalışmanın odağında dervişlerin kuruluşta oynadığı rol yer almaktadır.

Paul Wittek Gaza Tezi

Klasik dönemin üçüncü açıklaması, Paul Wittek'in gaza tezidir. Wittek'in kitabının dayandığı Londra konferansları 4, 5 ve 6 Mayıs 1937 tarihlerinde verilmiş ve hemen ardından The Rise of the Ottoman Empire adlı kitabı 1938 yılında Royal Asiatic Society tarafından yayımlanmıştır.⁠[6] Bu yaklaşımda kutsal savaş ideolojisi, yani gaza anlayışı öne çıkmaktadır. Heywood'un aktardığı 1925 tarihli Wittek değerlendirmesinde Osman Bey, öncelikle bir gazi (İng: "ghazi") olarak ortaya çıkmaktadır. Gazi, gazaya katılan savaşçıya verilen unvandır. Wittek, Hristiyan komşularla yürütülen mücadeleyi (İng: "struggle against their Christian neighbours") Osmanlı siyasal geleneğinin belirleyici unsuru olarak ele almaktadır.⁠[6]

Tüm Reklamları Kapat

Lowry'ye göre Wittek'in gaza tezinde kuruluşu güçlendiren çekim unsuru (İng: "magnet") İslam'dır. Kafadar'a göre bu açıklamada savaşçı gruplarını birleştiren unsur kan bağı değil, ortak amaç ve inançtır (İng: "shared goals and faith, not blood"). Lowry'ye göre Wittek'in yorumunda kullanılan maddi belgelerden biri 1337 tarihli kitabedir (İng: "inscription from 1337"). Kitabe, bir yapının üzerine kazınan yazıttır. Lowry'ye göre Wittek'in dayandığı anlatı yazarlarından biri şair Ahmedi'dir.

Wittek'in yorumunda kullanılan iki kanıt: Ahmedi'nin İskendername'deki anlatısı ve 1337 tarihli kitabe
Wittek'in yorumunda Ahmedi'nin anlatısı ve 1337 tarihli kitabe kullanılmıştır.
Evrim Ağacı

Modern Tarihçilikte Revizyonist Kuruluş Modelleri

Sariyannis, Wittek'in görüşünü Müslüman Haçlılar (İng: "Muslim Crusaders") tasarımı gibi okumayı bir yanlış anlama olarak görmektedir.

Modern revizyonist tarihçilikte üç farklı açıklama modeli öne çıkmıştır. İlk model göçebeliğin erken Osmanlı tarihi üzerindeki etkisini (İng: "impact of nomadism on early Ottoman history") merkeze almıştır.⁠[7] İkinci model, Kafadar'ın uç kültürü yorumunda hoşgörü ve kapsayıcılığı öne çıkarırken, üçüncü model erken Osmanlı oluşumunu herkese açık, yağmacı bir ittifak olarak yorumlamayı önermiştir.

Rudi Paul Lindner Göçebe Modeli

Rudi Paul Lindner'in 1983 tarihli kitabı, göçebeliğin erken Osmanlı tarihi üzerindeki etkisini araştırmasının merkezine koymakta ve Wittek'in sonuçlarını sorgulamaktadır.⁠[7] Bu araştırmanın toplumsal çevresini, Anadolu platosunda yaşayan hayvancı göçebeler (İng: "pastoral nomads inhabiting the Anatolian plateau") oluşturmaktadır. Hayvancı göçebeler, sürüleriyle mevsimlere göre yer değiştiren topluluklardır.

Peacock'a göre Lindner'in kuruluş araştırmasına kattığı yöntemlerden biri modern antropolojiden (İng: "modern anthropology") yararlanmaktır. Antropoloji, insan topluluklarının kültürünü ve örgütlenmesini inceleyen bilim dalıdır. Kafadar'ın aktardığına göre Lindner, aşiretleri dışarıdan katılıma açık kapsayıcı topluluklar (İng: "inclusive bodies") olarak ele almaktadır.

Cemal Kafadar Uç Kültürü Yorumu

Cemal Kafadar'ın 1995 tarihli Between Two Worlds adlı kitabı, uç kültürü yorumunu geliştirmiştir.

Kafadar'ın uç kültürü yorumunda gaza anlayışı, geniş mezhepli hoşgörü ve kapsayıcılıkla (İng: "latitudinarianism and inclusiveness") birlikte bulunabilmektedir.⁠[3]

Gibbons, Köprülü, Wittek, Lindner, Kafadar ve Lowry tezlerinin yıllara göre çizelgesi
Kuruluş tezleri, Gibbons'tan Lowry'ye uzanan bir tartışma oluşturmaktadır.
Evrim Ağacı

Heath Lowry Yağmacı İttifak Tezi

Heath Lowry'nin 2003 tarihli kitabı, erken Osmanlı oluşumunu herkese açık, yağmacı bir ittifak veya konfederasyon (İng: "predatory confederacy open to all") olarak yorumlamayı önermekte ve bunu alternatif tezi olarak adlandırmaktadır.⁠[8] Konfederasyon, bağımsız grupların ortak amaç için kurduğu gevşek birliktir.

Sariyannis'e göre Bizans sınırının sunduğu imkanlardan biri yağma yoluyla kazanç sağlamaktı (İng: "a life of plundering"). Aynı sınır ortamı, dini coşku (İng: "religious fervor") için de bir alan sağlıyordu. Tarihçi Marinos Sariyannis'e göre kuruluş tartışmasının merkezinde, maddi kazanç ile dini coşku arasındaki denge (İng: "equilibrium between those two factors") vardır.⁠[9]

Sahadaki Kanıtlarla Erken Beylik Düzeni

Bitinya, Marmara'nın güneydoğusunu kapsayan antik bölgenin adıdır. Imber'e göre Bursa 1326'da, İznik 1331'de, İzmit (İng: "Nikomedia") ise 1337'de Osmanlı egemenliğine girmiştir.⁠[2] Bursa'nın alınmasından İzmit'in alınmasına kadar geçen süre on bir yıldır. Mimarlık tarihçisi Suna Çağaptay'a göre Bursa, Osmanlıların ilk başkenti (İng: "first capital") olarak kullanılmıştır. Yazar, Bursa'nın erken Osmanlı yapılarında Bitinyalı Rum taş ustaları ve inşaatçıların (İng: "Greek masons and builders from Bithynia") da emeği bulunduğunu ortaya koymaktadır.⁠[13] Çağaptay ayrıca Osmanlı Bursa'sında kültürler ve dinler arası alışveriş ile bütünleşmeyi (İng: "cross-cultural and cross-religious borrowing and integration") incelemektedir.

On dördüncü yüzyılda Anadolu'yu dolaşan seyyah İbn Battuta, Bursa'yı kendi gözlemlerine dayanarak betimlemektedir. Ona göre Bursa, güzel çarşıları ve geniş sokakları bulunan büyük bir şehirdi. Seyyahın anlatımına göre şehir, meyve bahçeleri ve akan su kaynaklarıyla (İng: "orchards and running springs") çevriliydi.⁠[14] Ayrıca İbn Battuta, Bursa şehrinin dışında biri erkekler, diğeri ise kadınlar için ayrılmış iki kaplıca tesisi bulunduğunu anlatmaktadır. İbn Battuta'ya göre bu kaplıcalara en uzak bölgelerden hastalar gelmekteydi. Kaplıcaların yanında bir Türkmen hükümdarı tarafından yaptırılmış bir konaklama yapısı (misafirhane) bulunmaktaydı. Gelen hastalar bu konaklama yerinde üç gün boyunca kalmaktaydı.⁠[14]

Tüm Reklamları Kapat

Seyyah, Bursa hükümdarı Orhan Bey'i Osman Bey'in (metindeki yazılışıyla Othman Chuk'un) oğlu olarak tanıtmakta ve karşılaştırmalı değerlendirmesinde Orhan Bey'i Türkmen hükümdarlarının en büyüğü ve servet, ülke ile askeri güç bakımından en üstünü olarak göstermektedir. Bu, seyyahın kendi değerlendirmesidir. Gözlemcinin aktardığı yaklaşık sayıya göre Orhan Bey neredeyse yüz kaleye (İng: "nearly a hundred fortresses") sahipti ve bu kaleleri sürekli dolaşarak denetlemekte ve düzenlemekteydi.

Aynı seyahatnamede Orhan Bey'in Müslüman olmayanlarla savaştığı ve onları kuşattığı da açıkça belirtilmekte, seyyah da İznik kuşatmasının şehrin alınmasından önce Orhan Bey tarafından on iki yıl boyunca sürdürüldüğünü aktarmaktadır. Ancak bu on iki yıllık süre bağımsız olarak doğrulanmış bir kronoloji olmayıp birincil kaynağın iddiasıdır. İbn Battuta kuşatmayı Orhan Bey'e bağlamaktadır. İnalcık'ın makalesi ise İznik kuşatmasını Osman Bey'in girişimi olarak ele almaktadır. İbn Battuta, Orhan Bey'i bizzat İznik'te gördüğünü söylemektedir. Seyyaha göre şehir, aralarında hendek bulunan dört surla savunulmaktaydı. Kendisi bu şehirde kırk gün kaldığını bildirmektedir. Sebep, atlarından birinin hastalığıydı.

Arapça yazılmış bir el yazması sayfası, satır aralarında kırmızı başlıklar ve süslü yazı.
İbn Battuta'nın seyahatnamesi, İznik kuşatması ve Orhan Bey'in şehirdeki varlığına dair anlatısını aktarmaktadır.
إيان, CC BY-SA 4.0

Sonuç

Osmanlı Devleti'nin kuruluşu hakkında tarihçiler tek bir açıklamada uzlaşmamıştır. Gibbons yerel unsurların kaynaşmasını, Köprülü Anadolu'nun toplumsal arka planını, Wittek gaza ideolojisini, Lindner göçebe aşiretleri, Kafadar uç kültürünün hoşgörüsünü, Lowry herkese açık yağmacı ittifakı, Sariyannis ise maddi kazanç ile dini coşku arasındaki dengeyi öne çıkarmıştır. Bununla birlikte erken Osmanlı tarihindeki seyrek ve sorunlu kaynak tabanı, kuruluş yıllarına dair her sorunun kesin olarak yanıtlanmasına izin vermemektedir. Kuruluş tartışmasında 1299, 1301 ve 1302 tarihleri anılmaktadır. Bu tarihlerin hiçbiri tartışmasız kesin değildir.

Eldeki kaynaklarla Osmanlı Devleti'nin kuruluşunun kesin günü ve Osman Bey'in ayrıntılı, kesinleşmiş soy ağacı belirlenememiştir.

Rastgele Yazıya Git
0
Alt Başlıklar
Makale Sonrası

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^abMurphey, Rhoads. Exploring Ottoman Sovereignty: Tradition, Image And Practice In The Ottoman Imperial Household, 1400–1800. Continuum, S. Xv. (1 Ocak 2008). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Pageplace / yayınevi önizlemesi | Arşiv Bağlantısı
  • ^abImber, Colin. The Ottoman Empire, 1300–1650: The Structure Of Power. 3. Baskı. Red Globe Press, S. 3–7. Doi:10.1057/978-1-352-00414-4. (1 Ocak 2019). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Pageplace / yayınevi önizlemesi | Arşiv Bağlantısı
  • ^abKafadar, Cemal. Between Two Worlds: The Construction Of The Ottoman State. University Of California Press. Doi:10.1525/9780520918054. (1 Ocak 1995). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: CiteSeerX / University of California Press metni | Arşiv Bağlantısı
  • ^abGibbons, Herbert Adams. The Foundation Of The Ottoman Empire: A History Of The Osmanlis Up To The Death Of Bayezid I (1300–1403). The Century Co. Özgün Kitap Metni, Project Gutenberg E-Kitap No. 56836. (1 Ocak 1916). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Project Gutenberg | Arşiv Bağlantısı
  • ^abKöprülü, Mehmet Fuat. The Origins Of The Ottoman Empire. Gary Leiser (Çev. Ve Haz.). State University Of New York Press. Açılan Bölüm: Yayınevinin İngilizce Kitap Tanıtımı Ve Içindekiler. (1 Ocak 1992). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: SUNY Press | Arşiv Bağlantısı
  • ^abWittek, Paul. The Rise Of The Ottoman Empire. Colin Heywood (Haz.), The Rise Of The Ottoman Empire: Studies In The History Of Turkey, Thirteenth–Fifteenth Centuries Içinde. Routledge; Ilk Baskı Royal Asiatic Society. Doi:10.4324/9780203148396. Açılan Bölüm: Özgün Önsöz Ve I. Bölümün İngilizce Önizlemesi. (1 Ocak 2013). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Perlego / Routledge önizlemesi | Arşiv Bağlantısı
  • ^abLindner, Rudi Paul. Nomads And Ottomans In Medieval Anatolia. Indiana University, Research Institute For Inner Asian Studies, Uralic And Altaic Series 144. Açılan Bölüm: Indiana University Press Kitap Tanıtımı. (1 Ocak 1983). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Indiana University Press | Arşiv Bağlantısı
  • ^abLowry, Heath W.. The Nature Of The Early Ottoman State. State University Of New York Press, S. 1–9. Açılan Bölüm: Yayınevi Önizlemesi. (1 Ocak 2003). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Pageplace / yayınevi önizlemesi | Arşiv Bağlantısı
  • ^abSariyannis, Marinos; Tuşalp Atiyas, Ekin. (2015). Ottoman Political Thought Up To The Tanzimat: A Concise History. Foundation For Research And Technology-Hellas, Institute For Mediterranean Studies, S. 14–16. Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: FORTH Institute for Mediterranean Studies | Arşiv Bağlantısı
  • ^abYildiz, Sara Nur. Historiography Xiv. The Ottoman Empire. Encyclopaedia Iranica, Xii(4), 403–411. (1 Ocak 2013). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Encyclopaedia Iranica | Arşiv Bağlantısı
  • ^abOcak, Ahmet Yaşar. Les Milieux Soufis Dans Les Territoires Du Beylicat Ottoman Et Le Problème Des «Abdalan-I Rum» (1300–1389). Elizabeth Zachariadou (Haz.), The Ottoman Emirate (1300–1389) Içinde, S. 145–158. Crete University Press. (1 Ocak 1993). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: İSAM / Crete University Press metni | Arşiv Bağlantısı
  • ^abPeacock, A. C. S.. Clive Foss, The Beginnings Of The Ottoman Empire [Kitap Değerlendirmesi]. The Byzantine Review, 7, 302–305. Doi:10.17879/Byzrev-2025-8751. (1 Ocak 2025). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Universität Münster / The Byzantine Review | Arşiv Bağlantısı
  • ^abÇağaptay, Suna. The First Capital Of The Ottoman Empire: The Religious, Architectural, And Social History Of Bursa. I.b. Tauris / Bloomsbury, S. 1–5. (1 Ocak 2022). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Pageplace / yayınevi önizlemesi | Arşiv Bağlantısı
  • ^abİbn Battûta. Travels In Asia And Africa, 1325–1354. H. A. R. Gibb (Çev. Ve Haz.). Broadway House, S. 136–137 Ve 141. Fordham University Internet Medieval Sourcebook’ta Yayımlanan Standart İngilizce Çeviri Seçkisi. (1 Ocak 1929). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Fordham University Internet History Sourcebooks | Arşiv Bağlantısı
  • ^abİnalcık, Halil. Osman Ghazi’s Siege Of Nicaea And The Battle Of Bapheus. Elizabeth Zachariadou (Haz.), The Ottoman Emirate (1300–1389) Içinde, S. 77–99. Crete University Press. Açılan Nüsha: De Re Militari Pdf’sinin Internet Archive Kopyası. (1 Ocak 1993). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Internet Archive / De Re Militari | Arşiv Bağlantısı
  • ^abYalakova Zaferi resmî sitesi. 2011: Osman Gazi And Foundation Symposium / July 27, 2011. Yalakova Zaferi. Açılan Bölüm: İngilizce Etkinlik Kaydı. (1 Ocak 2011). Alındığı Tarih: 7 Kasım 2026. Alındığı Yer: Yalakova Zaferi resmî sitesi | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 08.11.2026 13:14:29 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/24117

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et