İçerikler - Sayfa 82
Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.
Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.
Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.
Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.
Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.
Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.
3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.
Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.
FDM tipi 3D yazıcı kullanılanların başına en çok gelen problemlerden biri Z yalpalamasıdır. Bu problem, kartezyen yazıcılarda Z eksenine bağlı mille ilişkilidir. Ortalıkta bu problemin çözümüne dair hatalı birçok açıklama olması sebebiyle soruna çözüm arayanlar bir türlü bu basit problemin üstünden gelememektedir. Bu yazıda Z yalpalaması sorununun ne olduğuna, nasıl çözüleceğine ve neden diğer çözümlerin işe yaramadığına değineceğiz.
Kartezyen tipi yazıcılarda ya yatak yukarı aşağı hareket eder ya da yazıcı ucu taşıyan başlık yukarı aşağı hareket eder. Yani Z ekseni boyunca tek bir motor (bazen çift motor) bu hareketi sağlar. Söz konusu eksen, yapılan hareket yer çekimine karşı yapıldığından genellikle kayış kullanılmaz. Kayış kullanılması durumunda sistemin taşıdığı ağırlık, step motorun ivmesi altında esnemeye başlar, bu da hassasiyeti bozar ve dalgalanma oluşturur. Lakin bu dalgalanma, mil kullanması durumunda da gerçekleşmektedir. Kartezyen olmayan yazıcılarda kayış kullanılmasına rağmen bu sorun yaşanmayabilir, onların tasarımı daha farklı olduğu için bu yazıda onlara değinmeyeceğiz.
/content/758dd10b-564d-4cfb-aa98-ea929b4e48b2.jpeg)
/content/6241680c-f758-4d08-ba32-f8a6f682f88a.jpeg)
/content/34fb2486-a3ca-431d-8449-9110f0da9829.jpeg)
/content/1a36f7c3-005e-455c-a441-11d4408349e7.jpeg)
/content/617bf354-dee0-43d2-9ab8-35816c277beb.jpeg)