İçerikler - Sayfa 81
NASA’nın Artemis programı, 1972 yılında sona eren Apollo döneminden bu yana insanlığı ilk kez Ay’ın ötesine taşımaya hazırlanıyor. Artemis II, insanları Ay yüzeyine indirmeyi ve nihayetinde Mars’a ulaştırmayı hedefleyen "Ay'dan Mars'a" stratejisinin önemli bir noktasıdır. Yaklaşık 10 gün sürmesi planlanan bu görev, dört astronotu Ay’ın çevresinde dolaştırarak derin uzay sistemlerinin insan yaşamını destekleyip destekleyemeyeceğini kanıtlamayı amaçlamaktadır. Görev, NASA'nın şimdiye kadar inşa ettiği en güçlü roket olan Space Launch System (SLS) ile Orion uzay aracının mürettebatlı ilk sınavı olacaktır.
Görevin başarısı, mürettebatı taşıyacak olan ve şimdiye kadar derin uzay keşfi için yapılmış en karmaşık araçlardan biri sayılan Orion uzay aracının performansına bağlıdır. Orion, işlevleri hayati önem taşıyan iki ana modülün entegre çalışmasına dayanır. Aracın üst kısmında yer alan ve NASA tarafından geliştirilen Mürettebat Modülü, astronotların görev boyunca yaşayacağı, çalışacağı ve Dünya'ya dönerken atmosferin zorlu koşullarından korunacağı tek alandır.
Yapılandırmacı matematik, klasik matematikten "vardır" ifadesinin "inşa edebiliriz" şeklinde yorumlanmasıyla ayrılır. Yapılandırıcı yaklaşımda, yalnızca varoluşsal niceleyiciyi değil; tüm mantıksal bağlaçları ve niceleyicileri bu mantıksal ifadeleri içeren bir önermenin kanıtını nasıl inşa edeceğimize dair talimatlar olarak yeniden yorumlamamız gerekir. Klasik matematikte önermeleri doğrulamak için onun değilini varsayarak ve ardından bu varsayımdan bir çelişki türeterek matematiksel ispat yapmak mümkündür. Ancak yapılandırmacı matematikte niceleyicileri doğrulamaya dayalı bir yol izlenmektedir.
Üçüncü Halin İmkansızlığı olarak da belirtilen Dışlanmış Orta İlkesi bize, bir ppp önermesiyle ilgili yalnızca iki olasılık olduğunu söyler; ya ppp doğrudur ya da ppp'nin olumsuzlaması (değili) doğrudur. Matematiksel gösterimi sonraki anlatımlarda da anlaşılır olması için şu şekildedir:
Araştırmacılar, 15 Ocak'ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, farelerde ağızda bulunan bir bakterinin mevcut tümörlerin boyutunu şişirebildiğini ve hatta kanser öncesi oluşumların ortaya çıkmasını tetikleyebildiğini bildiriyor.
Çalışma, ağızdaki zararlı bakterilerin kana karışarak meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere ciddi zarar verebildiğini ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalar ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantılar ortaya koymuştu ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde onkoloji araştırmacısı olan Dipali Sharma, "Şimdi doğrudan bir bağlantımız var," diyor.
Evrende gördüğümüz birçok yapı, disk şeklinde bulunmaktadır. Bu disk oluşumu çok temel fizik yasalarının sonucunda gerçekleşir. Disk benzeri yapılardan belki de en dikkat çekici olanı spiral (Tür: "sarmal") galaksilerken Güneş sistemi gibi yıldız sistemlerindeki gezegenler de yıldızın doğumu sırasında oluşan bir disk üzerinde doğmuştur.
Böylesine disk benzeri yapıların görülmesinin ardındaki fiziksel sebep, gündelik hayattan da tecrübe ettiğimiz bir etkiye dayanır: merkezkaç etkisi. Arabayla hızla giderken aniden bir virajdan döndüğünüzde, adeta yan taraflara savrulursunuz. Burada hissettiğiniz şey, aslında eylemsizliktir. Hareketinizin bir vektörü (yönü) vardır ve vektörler daima doğrusaldır. Fakat dönüş yaptığınız için vektörünüzün yönü değişmektedir. Eylemsizlik ise tam olarak sizin mevcut hareket vektörünüzü korumak istemenizdir. Bu sebeple vektör değiştikçe siz de savrulmayı hissedersiniz.
Nitrit, azot döngüsünde yer alan ve bakteriyel nitrifikasyon/denitrifikasyon işlemlerinin önemli parçası olan bileşiklerden biridir. Özellikle yeni kurulmuş akvaryumlarda henüz tam olarak istenilen dengeye gelmemiş bakteri kültürü sonucunda nitrit birikmesi/patlaması yaşanabilir. Bu durum, balıklar için toksik bir etkiye neden olmaktadır ve nitrit zehirlenmesi (nitrit patlaması) olarak adlandırılır.
Sağlıklı bir akvaryumda nitrit seviyesi mikromolar seviyelerinin dahi altında olmalıdır (neredeyse hiç olmamalıdır). Yükselen nitrit konsantrasyonları çeşitli balık türleri için ciddi sorunlara neden olur. Bu nedenle nitritle başa çıkmak için gerek kimyasal kullanımı gerekse etkinlik yönünden çeşitli eylemler belirlenmiştir.
/content/36b0da71-fe69-4697-95cd-2e51d3182148.jpeg)
/content/353d29b9-daa8-4a3c-823b-9f75b3c84601.jpeg)
/content/804bc7ea-0cf2-44e2-8f4c-c448541a99ae.jpeg)
/old/content_media/29cece6393a4a28aaacdca63d723ca66.png)
/old/content_media/2711879adf861ac2ac425a24cf80e840.png)