İçerikler - Sayfa 364

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Bir Sonraki Büyük Deprem, İstanbul'u Nereden Vuracak?
MakaleBir Sonraki Büyük Deprem, İstanbul'u Nereden Vuracak?

İstanbul, deprem araştırmacıları için büyük ilgi odağıdır. 15 milyonluk metropol; Marmara Denizi'nin altında, şehir sınırlarının hemen dışında uzanan Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun çok yakınında bulunuyor. Burada, yeraltında, tektonik plakalar birbirine kenetlenmiş haldedir. Bu kenetlenme, plakaların hareket etmesine engel olur ve fay üzerinde sürekli bir enerji birikimine sebep olur. Bu kenetlenme kırıldığında, biriken enerji etrafa saçılacaktır ve büyük bir sarsıntı oluşacaktır. İşte deprem, budur. Bilim insanları önümüzdeki yıllarda bu bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem olacağını tahmin ediyor.

İstanbul'a yönelik bu sismik tehdidin boyutu, levhaların ne kadar güçlü bir şekilde birbirine takıldığına ve depremin tam olarak nerede başlayacağına ("çekirdeklenme noktasına") bağlıdır. GFZ Alman Yerbilimleri Araştırma Merkezi'nden Marco Bohnhoff liderliğindeki bir ekip, bir sonraki büyük depremin Marmara Denizi'nin doğusundan başlama olasılığının daha yüksek olduğunu gösteren bir çalışma sunuyor.[1] Bu, 15 milyondan fazla nüfusa sahip İstanbul için hem iyi hem de kötü haber demek. Bohnhoff, şöyle açıklıyor:

84
Paylaş
Köpek Koronavirüsü (Canine-CoV) Nedir? SARS ile İlişkisi Var mı? Koronavirüse Yakalanan Köpekler Nasıl Tedavi Edilir?
MakaleKöpek Koronavirüsü (Canine-CoV) Nedir? SARS ile İlişkisi Var mı? Koronavirüse Yakalanan Köpekler Nasıl Tedavi Edilir?

Canine-CoV (ya da CCoV), köpeklerde şiddetli gastroenterit ile ilişkili bir koronavirüstür. Alphacoronavirus 1 türünün üyesi bir Tegacovirus'tür ve Feline-CoV ve TGEV koronavirüsleriyle evrimsel yakınlığa sahiptir. Hasta hayvanların ölmesi olası değildir ancak hastalık son derece bulaşıcıdır. Viral kapsid içinde korunan 125 nanometre uzunluğundaki pozitif polariteli, tek sarmallı, segmentlere ayrılmamış RNA'ya sahip lipit yapılı, Nükleokapsid proteinleri dışındaki yapısal proteinlerin sabitlendiği çift katmanlı bir zarfa sahip bir virüstür. 1971 yılında Almanya'da bekçi köpeklerinde görülen bir salgın sırasında izole edildi.

Virüs, ORF2 geni tarafından kodlanan Spike Glikoproteinleri enfeksiyonu oluşturan yapısal bir proteindir. Canine-CoV Spike proteini APN reseptörüne bağlanarak konak hücreye girer. Spike proteininin daha dışarıda kalan S1 bölgesi viral girişin ilk adımında rol alır, reseptörlere bağlanır ve hücre yüzeyindeki reseptör alanlarıyla olan moleküler etkileşimleri gerçekleştirir. S2 bölgesi viral zarfa Spike proteininin sabitlendiği köküne yakın bir konumdadır ve viral zarf ile konakçı hücre arasındaki zarf füzyonunu gerçekleştirir, RNA genomunun hücre sitoplazmasına salınmasını sağlar.

37
Paylaş
2022 Yılının Önde Gelen Eğitim Araştırmaları: Pandeminin Ardından, Eğitimciler Yönünü Tekrar Nitelikli Öğrenmeye Çevirdi!
Makale2022 Yılının Önde Gelen Eğitim Araştırmaları: Pandeminin Ardından, Eğitimciler Yönünü Tekrar Nitelikli Öğrenmeye Çevirdi!

Pandeminin ve uzaktan eğitime dair sorunların gölgesinde geçen iki yılın ardından, 2022 yılında çalışmaların yeniden sınıf içindeki uygulamalara ve öğrenme verimliliğini arttırmaya dönük tekniklere döndüğünü görüyoruz. Bu makalede, öğretmenlik stilinden, sınıf içi tasarımlara kadar eğitim yönetiminin farklı alanlarını inceleyen araştırmalardan 6 tanesini sizler için özetliyoruz.

Öğretmenlik stiliniz, mesleki başarınızla ilgili algının oluşmasında ne kadar önemlidir? Çoğu zaman davranışları daha empatik olan, nezaket ve açıklıkla davranan öğretmenlerin "yumuşak" olduğu ve bu tutumun onların öğrencilerin gözünde "istismar edilebilir" olarak algılanmalarına neden olduğu inancı yaygındır. Ancak yeni bir çalışma, çocukları önemsediğini gösteren öğretmenlerin, öğrencilerine daha yüksek hedefler koyma ve yüksek sorumluluk almalarını sağlama konusunda daha başarılı olduğunu gösteriyor.[5]

41
Paylaş
Hayvanlarda Zeka Kıyaslaması: Zeka Farkını Anlamak İçin Beyin Büyüklüğü Kullanılabilir mi?
MakaleHayvanlarda Zeka Kıyaslaması: Zeka Farkını Anlamak İçin Beyin Büyüklüğü Kullanılabilir mi?

Türümüzün davranışsal nitelikleriyle diğer türlerinkiler karşılaştırıldığında, göze bir devamsızlık çarpar. Bu davranışsal devamsızlık, kendini başta teknoloji, kültür, dil ve sanat olmak üzere çeşitli bağlamlarında gösterir. Davranışsal ayrıksılığımızın kaynağı olan bilişsel altyapımız, zekasıyla en çok öne çıkan türler söz konusu olduğunda bile hayret vericidir. Buna rağmen primat akrabalarımızla morfolojik ve genetik ortaklığımız aşikardır.[1] Sinirsel evrimimizin davranışsal ayrıksılığımızı nasıl vücuda getirdiği sorunu işte bu tezatlıktan ileri gelir ve bilişsel bilimin temel temaları arasında yer alır.

Beyin ve bilişi birbirine bağlayan nedensellik ağı, henüz az anlaşılmış olsa da kendisini çeşitli türler arası olgularda dışavurur. Öyle ki, beyinlerin birtakım özellikleriyle türlerin çeşitli bilişsel yetkinlikleri karşılıklı ilişkiler içerisindedir. Ne var ki davranışlar ve yumuşak dokular fosilleşmez, dolayısıyla sinirsel evrimimizin izini sürmek oldukça zordur. Bu yüzden beynin evrimine ışık tutan araştırmaların önemli bir kısmı, günümüzde varlığını sürdüren türlerin sinirsel, morfolojik, kalıtımsal ve davranışsal özellikleri incelenerek varılan tahminlerden oluşur.[1] Bu noktada türler arası karşılaştırmalar, dolaylı deliller olarak devreye girer.

47
Paylaş
Deprem Sonrası Beslenme: Doğal Afetlerde Beslenme Nasıl Olmalı?
MakaleDeprem Sonrası Beslenme: Doğal Afetlerde Beslenme Nasıl Olmalı?

Depremle mücadelede önceden alınmış tedbirler birçok insanın hayatının kurtulmasını sağlamaktadır. Önceden alınması gereken önlemler arasında gıda ve beslenmenin yeri büyüktür. Afet sonrasında yaşanan besin kıtlığı, dezavantajlı bireyler başta olmak üzere tüm afetzedelerde enerji ve besin ögesi yetersizliklerine bağlı sağlık sorunlarının görülmesine neden olmaktadır.

Japonya, Hindistan ve İran gibi diğer deprem ülkelerinde yapılan çalışmalarda afet öncesi gerekli önlemlerin alınmasıyla beslenme eksikliğinin, aneminin, büyüme geriliğinin ve hastalıkların gelişiminin önlenebileceği vurgulanmıştır. Doğal afet sonrasında besin ve su alımının karşılanabilmesi hayati önem taşımaktadır. Bebekler, gebeler ve yaşlılar gibi riskli gruplar beslenme desteğinin sağlanmasında önceliklidir.

54
Paylaş