İçerikler - Sayfa 360
Fizikte, "durağan dalga" olarak da bilinen kararlı dalgalar, zamanda salınan ancak tepe genlik profili uzayda hareket etmeyen diğer bir deyişle uzayda ilerlemeyen bir dalgadır. Bu da demek oluyor ki uzayda salınan bu tipteki dalgaların salınım tepe genlikleri zaman içerisinde değişmez ve dalga boyunca farklı noktaların fazları birbirleriyle aynı olur. Genliğin mutlak değer büyüklüğünün en az olduğu yerlere düğüm noktası (düğümler), en fazla olduğu yerlere ise karın noktası (antinodlar) denir.
Dalgalar, enine dalgalar ve boyuna dalgalar şeklinde ikiye ayrılır. Yukarıda da görüldüğü gibi, enine dalgaların ilerleme yönü ile salınım yönü birbirlerine diktir. Boyuna dalgalarda ise ilerleme yönü ile salınım yönü birbirine paraleldir. Yukarıdaki şekilde, bir enine dalgadan kararlı dalga oluşturulmuştur; fakat boyuna dalgalarda da bu tip kararlı dalgaları gözlemlemek mümkündür. Eğer şekilde olduğu gibi bir ipi değil de, bir yayı, aşağı yukarı salınım yapacak şekilde değil de, dalganın ilerleme yönüne paralel olacak şekilde yani ileri ve geri salınım yaptıracak olursak ve bunu yazının ileriki kısmında belirteceğimiz koşullarda yapacak olursak, boyuna dalgalarda da kararlı dalga elde etmek mümkün olur.
Zaman, mekan ve komşu kültürler; insanların sosyo-ekonomik hayatlarını etkilediği gibi kullandıkları kelimeleri de etkilemektedir. Bu nedenle "şaman" kelimesinin karşıladığı anlamı, farklı coğrafyalarda farklı kelimelerin karşıladığını söylemek mümkündür. Bu yazımızda, "Şamanizm Nedir? Şaman (veya Kam) Figürünün Şamanizm'deki Yeri Nedir?" başlıklı yazımızda kısaca değindiğimiz "Şaman" ve "Kam" kelimelerine farklı toplulukların aynı kişiyi ifade etmek için kullandıkları muhtelif kelimeleri ekleyecek ve bunları açıklamaya çalışacağız.
Şaman kelimesinin kökenine dair muhtelif görüşler vardır. D. Banzarov (Buryat Oryantalist ve dilbilimci, ö. 1855) gibi bazı araştırmacılar mezkûr kelimenin kökeni için Mançu dilini veya Moğolcayı göstermektedir. Banzarov'a göre "şaman" terimi Tunguz dillerine ait olan Mançuca dilindeki saman kelimesinden neşet etmektedir.[1] Tunguzlar; Evenki veya Evenk olarak da adlandırılmasına karşın, resmiyette "Tunguz" olarak geçer. Kuzey Sibirya'ya dağılmış etnik bir gruptur.
Zehir, doğadaki canlıların kendini korumak ya da avlanmak amacıyla evrimleştirdikleri önemli bir mekanizmadır. Bugün doğada bulunan pek çok canlı grubunda zehirli/zehirci özellik gözlemlenebilmektedir. Yılanlar, ok kurbağaları, aslan balıkları, memelilerden ornitorenkler gibi birçok hayvan örneğini zehir barındıran hayvanlar olarak sınıflandırabiliriz. Hâliyle doğada yaygın olan bu durumun dinozorlar arasında da var olup olmadığı akıllara gelebilmektedir.
Bu durumu, incelemeye günümüzde yaşayan "kuşlardan" başlayabiliriz. Günümüzde yaşayan en ünlü zehirli kuş örneklerinden biri 1992 yılında zehirli (poisonous) olduğu keşfedilen takkeli pitohuyi (Pitohui dichrous) türüdür. Bu bilgi sayesinde uzun süre zehirli bir üye bulundurmadığı düşünülen kuşlarda da zehirli üyelerin olduğu anlaşılmıştır. Tüylerinde ve derisinde zehir bulunduran bu kuş, zehirli olan pek çok canlıda da görülebileceği gibi albenisi olan parlak ve canlı renklerde tüylere sahiptir. Evrimsel biyolojide buna "aposematizm" (uyarıcı renklenme) denilmektedir. Diyetlerine bağlı olarak homobatrakotoksin isimli toksik kimyasal salgılamaktadırlar. Günümüz dinozorları olan kuşlarda (avian dinozor) zehirli üyeler olduğunu gördük peki, elimizde zehirli bir non-avian dinozor örneği var mı?[1]
Vajinismus, kadınlarda görülen bir cinsel işlev problemidir. Vajina girişini çevreleyen pelvis kaslarının istemsizce kasılması nedeniyle cinsel birleşme sırasında acı ve ağrı yaşanması veya bu sebeple cinsel birleşmenin hiç gerçekleşememesi durumuna sebep olur. Hayatın herhangi bir aşamasında ortaya çıkabilir. Birincil (primer) vajinismus ilk cinsel ilişkide veya jinekolog muayenesinde açığa çıkan vajinismus türüdür. İkincil (sekonder) vajinismus ise ilk birliktelikte görülmemiş olmasına karşın günler, yıllar sonra ortaya çıkabilen vajinismus türüne verilen isimdir.
DSM-5'teki Cinsel İşlev Bozuklukları kategorisinde tanımlanan Cinsel organlarda-Pelviste Ağrı/İçe Girme Bozukluğu için tanı kriterleri şunlardır:[10]
Santral Retinal Arter Tıkanıklığı; tek gözde ağrısız, akut görme kaybı ile karakterize, santral retinal arterden kan akışının engellendiği (tıkandığı) bir göz hastalığıdır. Oküler inme (felç) genellikle retinal arter embolisinden kaynaklanır ancak emboliler retinal arterin distal dallarına ilerleyerek görme alanının sadece bir bölümünün kaybına neden olabilir.
Santral Retinal Arter Tıkanıklığı oftalmolojik bir acil durumu temsil eder ve tedavide gecikme kalıcı görme kaybına neden olabilir. Retina sağkalımı kollateralizasyon derecesine ve iskemi süresine bağlıdır. Sorun oluşturan emboli veya trombüsü yerinden çıkarmak veya parçalamak için hızlı teşhis ve erken tedavi, geri dönüşü olmayan retinal hasar ve körlüğü önlemek için çok önemlidir. Ancak o zaman bile prognoz kötüdür ve gözlerin yalnızca %21-35'i yararlı görüşü sürdürür.
/old/content_media/5d78ff743650d84024e2811e48cb1b5e.jpg)
/old/content_media/817a66d0869c964962711fe50671ccf5.jpg)
/old/content_media/ca53dab1a89577f4c2d62ddfd34d648f.jpeg)
/old/content_media/42053f172940fe695b839344a8be55d4.jpg)
/old/content_media/71706db0c1143c42bb3f00531109e08e.jpg)