İçerikler - Sayfa 334

Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Filtrele
Evren 13.8 Milyar Yıl Değil de 26.7 Milyar Yıl Yaşında Olabilir mi?
MakaleEvren 13.8 Milyar Yıl Değil de 26.7 Milyar Yıl Yaşında Olabilir mi?

Ottawa Üniversitesi fizik profesörlerinden Rajendra Gupta'nın yayınladığı bir makale, Evren'in genel geçer olarak kabul gördüğü üzere 13.8 milyar yıl yaşında değil de, bundan neredeyse 2 kat daha yaşlı, yani yaklaşık 26.7 milyar yıl yaşında olduğunu ileri sürdü.[1] Bu provokatif iddia, sosyal medyada geniş çapta ilgi gördüyse de akademik camiada aynı şekilde yoğun bir ilgi veya ciddiyetle karşılanmadı.

Bu makalede Evren'in yaşıyla ilgili bilimsel görüş birliğinin nereden geldiğini öğrendikten sonra, Gupta'nın iddiasının neye dayandığını ve ne kadar olası olduğunu (veya olmadığını) analiz edeceğiz.

85
Paylaş
Fotonik Nedir? "Işık Yüzyılı" Olarak Bilinen Çağda Fotonik Biliminin Uygulama Alanları Nelerdir?
MakaleFotonik Nedir? "Işık Yüzyılı" Olarak Bilinen Çağda Fotonik Biliminin Uygulama Alanları Nelerdir?

Fotonik; emisyon, transmisyon, modülasyon, sinyal işleme, anahtarlama, amplifikasyon ve algılama gibi yollarla, fotonlardan oluşan oşığın üretiminin, tespitinin ve manipülasyonunun yapıldığı, optik biliminin alt dallarından biridir.[1][2] "Fotonik" sözcüğünü ilk olarak 1967 yılında ortaya atan Fransız fizikçi Pierre Aigrain'in tanımıyla fotonik, ışıktan yararlanma bilimidir. 1974'te Denver'de düzenlenen 11. Uluslararası Yüksek Hızlı Fotoğrafçılık Kongresi ise fotoniği "fotonların temel bilgi taşıyıcı olduğu sistemleri kapsayan bilim dalı" şeklinde tanımlamıştır.[3]

Fotonik, kuantum elektroniği ile yakından ilişkilidir: Kuantum elektroniği fotonların teorik kısmıyla ilgilenirken; fotonik, mühendislik uygulamalarıyla ilgilenir. Işığın tüm spektrumdaki tüm teknik uygulamalarını kapsamasına rağmen, çoğu fotonik uygulama görünür ve yakın kızılötesi ışık aralığındadır.

35
Paylaş
Büyük Depremlerden 2 Saat Önce Başlayan Hareketler, Depremlerin Habercisi Olabilir!
MakaleBüyük Depremlerden 2 Saat Önce Başlayan Hareketler, Depremlerin Habercisi Olabilir!

Elimizdeki deprem uyarı sistemleri, depremden en iyi ihtimalle bir iki dakika öncesinde uyarı verebiliyor. Kötü ihtimalde ise uyarıyı aldığınızda sallantılar çoktan başlamış oluyor. Yeraltı suyunun jeokimyasındaki dalgalanmaları, üst atmosferdeki elektromanyetik etkileri ve hatta hayvan davranışlarındaki değişiklikleri kullanarak daha iyi bir uyarı sistemi kurma çabaları, on yıllardır bir sonuç vermemişti. Öyle ki, depremlerin bir habercisi olup olamayacağı bile sorgulanmaya başlamıştı.

Ancak birkaç gün önce Science'ta yayınlanan bir rapora göre, büyük depremlerden iki saat öncesine kadar fay hatlarında neredeyse algılanamayacak kadar küçük kaymalar yaşanıyor. Elimizdeki görüntüleme sistemleri bu sinyali gerçek zamanlı olarak tespit edemese de bu keşif, gelecekte yaşanacak büyük depremlerden önce riskli bölgelerin tahliye edilebileceği bir gelecek vaat ediyor. Çalışmada yer almayan California Üniversitesinden sismolog Richard Allen, araştırma hakkında şöyle söylüyor:

40
Paylaş
Sultan papağanı (Nymphicus hollandicus)
MakaleSultan papağanı (Nymphicus hollandicus)

Yetişkin bir sultan papağanı 25 ila 32 cm arası boylara erişebilen bir papağandır. Ancak bu boylarının azımsanmayacak bir kısmı uzun kuyruklarından kaynaklanır. Sultan papağanlarının dış görünüşlerinde dikkat çeken özellikler gri göğüsleri, sarı kafaları, kırmızı yanakları, yassı gagaları ve siyah gözleridir. Sultan papağanlarının doğadaki ortalama yaşam süresi 10-15 yıl arasındadır. Kafes hayatı ömürlerini oldukça kısalttığından, kafes ortamlarında ortalama 7-8 yıl arası yaşayabilirler.

İlk papağan benzeri kuşların, yaklaşık 60 milyon yıl önce Erken Paleosen dönemde ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu erken papağan atalarının fosilleri, Mopsitta tanta gibi soyu tükenmiş türler şeklinde Avrupa'da bulunmuştur. Bu erken papağan atalarının günümüz papağanlarına bazı benzerlikleri olmasına rağmen, özelleşmiş gagalar ve diğer özellikler açısından gelişmemiş oldukları söylenebilir.

25
Paylaş
Wendelstein 7-X Füzyon Reaktörü Nedir? Yıldızlaştırıcılar Bize Ne Sunabilir?
MakaleWendelstein 7-X Füzyon Reaktörü Nedir? Yıldızlaştırıcılar Bize Ne Sunabilir?

Wendelstein 7-X (W7-X) füzyon reaktörü, temiz ve sürdürülebilir enerji arayışında önemli bir atılımı temsil etmektedir. Almanya'daki Max Planck Plazma Fiziği Enstitüsü (IPP) tarafından geliştirilen bu devrim niteliğindeki füzyon cihazı, güneşi besleyen süreç olan nükleer füzyonun muazzam gücünün kilidini açmayı hedeflemektedir.

Füzyon enerjisi; sera gazı emisyonu ve uzun ömürlü radyoaktif atık üretmeyen, çevre dostu ve neredeyse sınırsız bir güç kaynağı sağlayan bir enerji olması sebebiyle büyük umutlar vaat etmektedir. Bununla birlikte, Dünya'daki füzyon reaksiyonlarından yararlanmak, çok büyük teknik zorluklar ortaya çıkarmaktadır. W7-X reaktörü, gelişmiş plazma stabilitesi ve uzun hapsetme süreleri sunan yenilikçi yıldızlaştırıcı (İng: "stellarator") tasarımıyla bu engellerin üstesinden gelmeyi ve böylece füzyon gücü hayalini gerçekleştirmeyi hedeflemektedir.

28
Paylaş