Olimpiyat Oyunları'nda yer almak, birçok sporcu için hayatlarında az sayıda karşılaşabilecekleri nadir bir başarıdır ve bu durumla birlikte gelen baskılar ve stres faktörleri de bir o kadar özeldir. Olimpiyatlar; yalnızca sporun en üst seviyesine ulaşmış sporculara açılan bir kapı değil, aynı zamanda uluslararası bir tanınma fırsatıdır. Her dört yılda bir düzenlenen bu etkinlik, sporcular için kariyerlerinin zirvesine ulaşma şansı sunar.
Olimpiyat Oyunları'nın kökeni, MÖ 8. yüzyılda Antik Yunanistan'a kadar uzanır. Bu eski etkinlik, Yunan mitolojisinde yer alan tanrı Zeus onuruna yapılan bir dizi atletik yarışmayla başlamıştır. 1896 yılında modern haliyle yeniden canlandırılan Olimpiyat Oyunları; günümüzde dünyanın dört bir yanından sporcuların katıldığı, en prestijli spor etkinliklerinden biri haline gelmiştir.[1] Sporcular, bu arenada sadece kişisel başarılarını sergilemekle kalmaz, aynı zamanda ülkelerini temsil ederler.