İnsan Bedenini Geliştiren Yeni Teknolojiler Bizi Sayborglara mı Dönüştürüyor?
BBC Science Focus Magazine
Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?
- Gravity Jet Suit gibi teknolojiler, insanları beş jet motoru sayesinde havada hassas şekilde yönlendirerek kısa mesafelerde uçuş yapabilmelerini sağlamaktadır.
- Nanoparçacık kaplı kontakt lensler, kızılötesi ışığı görünür ışığa çevirerek gözler kapalıyken bile çevreyi algılamamıza olanak tanıyan yeni gece görüş teknolojileridir.
- Beyin-bilgisayar arayüzleri, omurilik felci gibi nörodejeneratif hastalıkları olan bireylerin düşünce gücüyle cihazları kontrol etmesini sağlayarak motor fonksiyonların geri kazanılmasına yardımcı olmaktadır.
Bedenimizi yapay yöntemlerle doğal ve en verimli durumuna kavuşturma fikrine aslında yabancı değiliz. Numaralı gözlükler takarak görme kusurlarımızı düzeltebiliyor, işitme cihazları sayesinde duyma kayıplarını hafifletebiliyoruz. Günümüzde ise insan bedenini yalnızca onarmakla kalmayıp onu biyolojik sınırlarının ötesine taşımayı ve şimdiye dek yapabildiklerimizden çok daha fazlasını başarmamızı hedefleyen yeni teknolojiler geliştiriliyor.
Bu tür yeni teknolojileri kullanan bireyler insan ve makinenin bir araya geldiği birer sayborga dönüşüyor, bedenlerini geliştirerek bir zamanlar imkânsız görülen beceriler kazanıyor. Üstelik bu araçlar yalnızca kurgusal ya da kavramsal tasarımlardan ibaret değil. Bahsi geçen sistemlerin bir kısmı hâlihazırda ticari olarak satışa sunulmuş durumda, diğer kısmı ise çok yakında piyasaya çıkmaya hazırlanıyor.
Gökyüzüne Yükselmek
Uçmak; İkaros'un antik Yunan efsanesinden Blade Runner gibi bilim kurgu filmlerindeki uçan arabalara kadar insanlığın en köklü hayallerinden biri olmuştur. Bireysel uçuş teknolojileri ilk bakışta hayal ürünü gibi görünse de günümüzde Gravity Jet Suit adı verilen jet kıyafeti sayesinde gerçeğe dönüşmüş durumdadır. Bir zamanlar bizi yerden havalandıran roketli botların hayalini kurmuş olsak da bu tür bir tasarım doğası gereği dengesiz kalacaktı (itki kuvveti kullanıcının ağırlık merkezinden uzakta uygulanacaktı).
Bunun yerine Gravity Jet Suit kullanıcısını havada hassas bir şekilde yönlendirmek amacıyla beş adet jet motorundan yararlanıyor. Pilotlar suyun ya da karanın üzerinde havada asılı kalabiliyor, yön değiştirebiliyor ve kısa mesafelerde uçuş gerçekleştirebiliyor. Sırt bölümüne yerleştirilen yaklaşık 783 kilovatlık ana gaz türbini temel kaldırma kuvvetini sağlarken kolların her birinde bulunan ikişer adet daha küçük jet türbini denge ve manevra kontrolü sunuyor. 2021 yılında Royal Navy gemiden gemiye geçiş operasyonlarındaki potansiyelini değerlendirmek üzere bu kıyafeti askerî tatbikatlarda test etti.
Gözler Kapalıyken Görebilmek
İnsan görme yetisi diğer bazı canlılarla kıyaslandığında oldukça sınırlıdır, yeterli ışık bulunmadığında fiilen hiçbir şey göremeyiz. Kızılötesi dalga boylarını görmemizi sağlayan gece görüş gözlükleri uzun süredir hayatımızda yer alıyor fakat bu teknoloji günümüzde son derece küçük boyutlara indirgenmiş durumdadır. Çin'deki bilim insanları kızılötesi ışığı soğuran ve bu ışığı görünür kırmızı, yeşil ya da mavi ışık olarak yeniden yayan nanoparçacık kaplı kontakt lensler geliştirdi.
Yapılan laboratuvar testlerinde bu lensler deneklerin kızılötesi bir LED tarafından yayılan ışık parlamalarını algılamasını sağladı. İlginç bir şekilde katılımcılar bu parlamaları gözleri kapalıyken çok daha net fark edebildi çünkü kapalı göz kapakları görünür ışığın yarattığı paraziti engelliyordu. Bu teknolojinin gelecekte renk körlüğü yaşayan bireylerin kısıtlı görüş sınırlarının ötesindeki renkleri algılamasına yardımcı olacak biçimde uyarlanması hedefleniyor.
Geleceğe Doğru Adım Atmak
Dış iskeletler insanın doğal fiziksel gücünü artırmak amacıyla tasarlanmış giyilebilir makinelerdir. Bu sistemleri motorlu bir zırh veya giyilebilir bir forklift gibi düşünebiliriz. Çoğumuz bu aygıtları Aliens gibi bilim kurgu filmleriyle bağdaştırsak da dış iskeletler günümüzde fiilen kullanılmaktadır. Gövdedeki algılayıcılar kullanıcının hareketlerini tespit ediyor ve eklem noktalarındaki motorları devreye sokarak fazladan güç sağlıyor.
Dış iskeletler hareket kısıtlılığı yaşayan bazı bireylerin herhangi bir destek almadan yürümesine hâlihazırda yardımcı oluyor, bunun yanı sıra depo çalışanlarının ağır yükleri çok daha güvenli biçimde kaldırması ve taşıması için de geliştiriliyor. Söz konusu teknoloji doğa yürüyüşlerinde daha uzun mesafeler katedilmesini sağlamak veya zorlayıcı merdivenleri tırmanmayı kolaylaştırmak gibi gündelik alanlarda da kendine yer buluyor.
Daha Güçlü Bir Kavrayış
University College London bünyesindeki araştırmacılar yakın zamanda kullanıcıya fazladan bir başparmak kazandıran eldiven benzeri bir cihaz geliştirdi. Bu durum ilk bakışta gereksiz görünebilir (çoğumuz zaten iki başparmağa sahibiz) ancak yürütülen deneyler ek bir başparmağın sağladığı kıvraklığın normalde iki el gerektiren belirli görevlerin tek elle tamamlanmasına imkân tanıdığını gösteriyor.
Kullanıcının ayak parmaklarının altına yerleştirilen algılayıcılar üçüncü başparmağın nasıl hareket edeceğini kontrol ediyor. Cihaz henüz parmağın ne yaptığını hissetmenizi sağlayan dokunsal geri bildirim mekanizmasına sahip değil, bu nedenle kullanıcılar bu robotik parmağı şimdilik yumurta gibi hassas nesneleri taşımak için kullanamayacak. Üçüncü bir başparmak doğal anatomimizin bir parçası olmamasına karşın testlere katılan insanların büyük çoğunluğu bu teknolojiye hızla uyum sağladı; neredeyse 600 kişiden yalnızca dört kişi cihazı kullanamadı.
Düşünce Gücüyle Cihazları Kontrol Etmek
Beyin-bilgisayar arayüzü, insanların bilgisayarları zihinleriyle kontrol etmesine olanak tanıyan hızla gelişen bir teknoloji alanıdır. Beyne bir mikroelektrot dizisi yerleştirilerek bir uzvu hareket ettirmeyle ilişkili nöral sinyaller bilgisayar tarafından yorumlanabiliyor, böylece dış aygıtlar doğrudan düşüncelerle çalıştırılabiliyor.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Bu teknoloji yalnızca bilgisayar kullanma becerisini geliştirmekle sınırlı kalmıyor. Ayrıca nörodejeneratif rahatsızlıkları bulunan bireylerin çevrelerini güvenilir bir şekilde kontrol edebilmesine de imkân tanıyor. Şimdiye kadar omurilik felci yaşayan gönüllüler yalnızca felçli el ya da kollarının hareketini düşünerek bir bilgisayar imlecini kontrol etmeyi başardı. Bu cihazlar için bir sonraki adım robotik uzuvların hareketlerini hassas bir şekilde yönlendirmek olacak. Bilim insanları beyin-bilgisayar arayüzleri sayesinde kas atrofisi ve benzeri dejeneratif durumlardan muzdarip hastaların motor fonksiyonlarını tamamen geri kazanacağı bir gelecek hayal ediyor.
Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...
O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...
O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.
Bu makaleyi bağlı asistanınıza okutun.
Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!
Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.
Soru & Cevap Platformuna Git- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- Çeviri Kaynağı: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 05/10/2026 17:46:53 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23841
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.
This work is an exact translation of the article originally published in BBC Science Focus Magazine. Evrim Ağacı is a popular science organization which seeks to increase scientific awareness and knowledge in Turkey, and this translation is a part of those efforts. If you are the author/owner of this article and if you choose it to be taken down, please contact us and we will immediately remove your content. Thank you for your cooperation and understanding.