Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
250 ATP Ödüllü Soru: Henüz keşfetmediğimiz sıra dışı bir element var olabililir mi? Bu element üzerine kurulu bir canlı formu mümkün mü? Hemen cevapla! İlhan Taşlı'nın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat

Güneş Işığını Yapay Olarak Kısma Planları Bilim Dünyasını Neden İkiye Böldü?

4 dakika
0
Güneş Işığını Yapay Olarak Kısma Planları Bilim Dünyasını Neden İkiye Böldü? Phys.org
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

  • Güneş jeomühendisliği, atmosferdeki enerji dengesini değiştirerek geçici iklim soğutması sağlamayı hedefleyen ve stratosferik aerosol enjeksiyonu gibi yöntemleri içeren bilimsel bir araştırma alanıdır.
  • Açık hava deneyleri, küçük ölçekli kükürt dioksit salımlarıyla aerosol oluşumunu ve atmosferdeki etkilerini inceleyerek iklim modellerinin doğruluğunu artırmayı amaçlamakta, ancak tam ölçekli uygulamanın riskleri ve belirsizlikleri devam etmektedir.
  • Güneş radyasyonu modifikasyonuna yönelik tartışmalar sadece bilimsel değil, aynı zamanda etik, politik ve toplumsal değer çatışmalarını da içermekte olup, bu nedenle kapsamlı ve şeffaf kamuoyu tartışmaları gerekmektedir.
Özetin güncellenme tarihi: 28 Eylül 2026 17:15

Hayır, Milton Kasırgası'nı ABD Başkanı Joe Biden üretmedi. Yüksek irtifada seyreden uçakların arkasında bıraktığı buz kristallerinden oluşan yoğunlaşma izleri, hükümetlerin hava durumunu kontrol etmek ya da toplumları manipüle etmek amacıyla havaya sıktığı kimyasal püskürtme izleri değildir. Dubai'deki rekor düzeydeki sellerin sorumlusu da devlet eliyle yürütülen bulut tohumlama çalışmaları değildi.

Ne var ki bu tür iddiaların internet ortamında hızla yayıldığını ve giderek siyasi söylemlerde de yer bulduğunu görüyoruz. Bu durum, hava durumunu manipüle etmeye yönelik komplo teorileri ile güneş jeomühendisliği hakkındaki son derece gerçek bilimsel tartışmalar arasındaki ayrımın bulanıklaşmasına yol açıyor.

Güneş radyasyonu modifikasyonu ya da kısaca SRM olarak da bilinen güneş jeomühendisliği; Dünya sistemine giren veya sistemden çıkan enerji miktarını değiştirerek iklimi geçici olarak soğutmayı amaçlıyor. Özellikle açık hava saha deneyleri, araştırmacılar ve konunun uzmanları arasında ciddi bir görüş ayrılığına neden oluyor. Uzmanlar bu tür deneylerin yapılıp yapılmaması gerektiği ve yapılacaksa hangi şartlar altında gerçekleştirilebileceği konusunda derin bir bölünme yaşıyor.

Tüm Reklamları Kapat

Bu alandaki en bilinen öneri olan stratosferik aerosol enjeksiyonu, kükürt dioksitin atmosferin üst katmanlarına salınarak aerosol adı verilen yansıtıcı parçacıklar oluşturmasını içeriyor. Bu parçacıklar stratosferde uzun süre kalarak büyük volkanik patlamaların soğutucu etkisini geniş ölçüde taklit edebiliyor. Diğer temel öneriler arasında ise deniz üzerindeki alçak bulutlara deniz tuzu parçacıkları ekleyerek yansıtıcılıklarını artırmayı hedefleyen deniz bulutlarını parlaklaştırma ve yüksek irtifadaki bulutların net ısıtma etkisini azaltmayı amaçlayan sirüs bulutlarını inceltme yöntemleri yer alıyor.

Açık Hava Deneyleri Bize Gerçekte Ne Anlatabilir?

Earth's Future dergisinde yayımlanan yakın tarihli bir çalışmada araştırmacılar, açık hava SRM deneylerinin uygulamada nasıl görünebileceğini incelediler. Ekip, bu üç yaklaşım genelinde makul deney senaryolarını belirledi ve deneylerin bilimsel hedefleri ile yasal düzenleme gereksinimlerinin ölçek büyüdükçe nasıl değiştiğini ortaya koydu.

Araştırmacılar, basit bir "küçük" veya "büyük" ayrımı yapmak yerine, her aşamada giderek daha sıkı yasal denetim gerektiren belirgin evreler tespit ettiler; bunu ölçek büyüdükçe yükselen dik bir merdiven gibi düşünebiliriz. Bizler de bu yazımızda, deney aşaması ile nihai uygulama arasındaki uçurumu en belirgin biçimde gözler önüne seren ve üzerinde en çok araştırma yürütülen öneri olan stratosferik aerosol enjeksiyonuna odaklanıyoruz.

Güncel simülasyonlar, küresel ölçekte 1°C'lik bir soğuma elde edebilmek için her yıl atmosfere yaklaşık 8 ila 16 milyon ton kükürt dioksit enjekte edilmesi gerektiğini gösteriyor. Önerilen açık hava araştırmaları ise çok daha küçük salımlarla başlayabilir. Yapılan çalışma, giderek artan boyutlardaki bir dizi makul denemeyi ve her birinin yanıtlayabileceği soruları tanımlıyor. En küçük denemeler aerosol oluşumunu inceleyebilir veya farklı parçacıkların stratosferdeki davranışlarını karşılaştırabilir. Birkaç ton kükürt dioksit içeren daha büyük salımlar ise aerosol bulutunun farklı atmosfer koşullarında nasıl evrildiğini takip ederek parçacıkların nasıl yayıldığını ve güneş ışığını nasıl etkilediğini modelleyen sistemleri test etmek için kanıt sağlayabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Araştırmacıların ele aldığı en büyük ölçek olan yaklaşık 1000 tonluk kükürt dioksit salımında, oluşan aerosol bulutu iklim modellerinin atmosferi temsil etmek için kullandığı üç boyutlu ızgara hücrelerinin boyutuna yaklaşmaya başlıyor. Bu durum, bilgisayar tahminlerinin doğrudan bir deneyden elde edilen gözlemlerle karşılaştırılmasına olanak tanıyabilir. Bu sayıları somut bir bağlama oturtmak gerekirse transatlantik uçuş gerçekleştiren bir Boeing 777 uçağı yaklaşık 80 ila 100 kilogram kükürt dioksit salarken 1000 tonluk bir salım ABD'deki orta ölçekli kömürlü bir termik santralin yıllık kükürt dioksit emisyonuna denktir. Elbette bu kıyaslamalar çevresel etkiyi değil, yalnızca salınan madde miktarını gösteriyor, zira bir kömür santrali kükürt dioksiti karbondioksit gibi sera gazlarıyla birlikte yere çok daha yakın bir seviyeden salmaktadır. Yine de bu karşılaştırmalar, önerilen deneylerin fiziksel büyüklüğünü zihnimizde canlandırmamıza katkı sağlıyor.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), küçük ölçekli saha deneylerinin belirli atmosferik süreçlere ilişkin belirsizlikleri azaltabileceğini ancak tam ölçekli bir uygulamanın doğuracağı çok daha büyük belirsizlikleri çözemeyeceğini belirtiyor. Güneş radyasyonu modifikasyonu araştırmacıları da bu kısıtlamayı genel olarak kabul ediyor. Zira bu deneyler dünyayı soğutmak için değil, bilgisayar modellerini geliştirebilecek belirli soruları yanıtlamak amacıyla tasarlanıyor.

Bilimin Ötesine Geçen Tartışma: Riskler ve Değerler Çatışması

Eleştirmenler, doğrudan araştırma sürecinin kendisine çok daha güçlü bir şekilde itiraz ediyor. Birbirini izleyen araştırma evrelerinin, zamanla giderek daha büyük denemelere ve en sonunda fiili uygulamaya doğru teknik ve kurumsal bir ivme yaratacağını savunuyorlar. Bu görüşe göre atılan her adım bir sonrakini normalleştirecek, altyapı ve bilimsel topluluklar oluştukça bu yoldan geri dönmek giderek imkânsız hale gelecektir. Kimi uzmanlar daha da ileri giderek kamu finansmanının, açık hava deneylerinin, patentlerin, özel araştırma programlarının ve fiili uygulamanın tamamen yasaklanması çağrısında bulunuyor.

Konuyla ilgili bir diğer akademik çalışma ise güneş radyasyonu modifikasyonuna yönelik muhalefetin bir kısmının yalnızca bilimsel kanıtlarla çözülemeyeceğini vurguluyor. Çevre hareketinin belirli kesimleri için asıl endişe, bu teknolojinin nasıl bir toplumsal ve siyasal düzeni ayakta tutabileceğine dayanıyor. İklimin teknolojik yöntemlerle idaresi, mevcut ekonomik sistemlere bağımlılığın sürdürülmesi ve yapısal dönüşüm üzerindeki baskının hafifletilmesi bu endişelerin temelini oluşturuyor. Bu bağlamda, güneş radyasyonunu kasıtlı olarak yönetmenin işe yarayabileceğine dair kanıtlar, böyle bir geleceği daha makul kıldığı için muhalefeti zayıflatmak yerine daha da pekiştirebilir. Dolayısıyla kökleri çatışan değerlere dayanan anlaşmazlıkları daha fazla saha araştırmasıyla çözmemiz mümkün görünmüyor.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Bu nedenle güneş radyasyonu modifikasyonunu değerlendirmek, iklime müdahale etmenin riskleri ile ısınmanın sürmesinin yaratacağı riskleri titizlikle tartmayı gerektiriyor. Hükümetlerin ve uluslararası kurumların zaman içinde kesintisiz sürdürülmesi gereken böylesi bir müdahaleyi ne kadar güvenilir biçimde denetleyebileceği sorusu da bu denkleme dahildir. Bu noktada yapılan isabetli bir analojiye göre söz konusu müdahale, "bir turnike gibi" işlev görebilir. Turnike altta yatan asıl sorunu tedavi etmez ancak uygulanan asıl tedavi sonuç verene kadar akut zararı sınırlandırabilir. İklim bağlamında düşündüğümüzde, emisyonların hızla azaltılması ve karbon yakalama yöntemleri iklim kriziyle mücadelenin temel dayanakları olmaya devam ediyor; güneş radyasyonu modifikasyonu araştırmaları ise bu önlemler ölçeklendirilirken geçici bir soğutmanın akut iklim risklerini hafifletip hafifletemeyeceğini anlamaya çalışıyor.

Araştırma Nerede Bitiyor ve Fiili Uygulama Nerede Başlıyor?

Araştırma ile uygulama arasındaki bu ayrım, günümüz politika kararlarına da yansımış durumda. Avrupa bilimsel danışma mercileri bir yandan araştırmaların sıkı ve etik koşullar altında sürmesi çağrısında bulunurken diğer yandan Avrupa genelinde bu tür yöntemlerin fiili kullanımına yönelik bir moratoryum öneriyor. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamında alınan bir karar da benzer biçimde belirli koşullar altında yürütülen küçük ölçekli bilimsel araştırmalara alan tanıyor. Buradaki temel problem; ne küçük ölçekli araştırmanın ne de fiili uygulamanın üzerinde uzlaşılmış net bir sınırının olmamasıdır. Daha açık ve net tanımların getirilmesi, saha deneylerinin vaka bazında incelenmesini çok daha kolaylaştıracaktır.

Nihayetinde güneş radyasyonu modifikasyonu hiçbir zaman uygulamaya konmayabilir hatta gelecekteki araştırmalar bunun kesinlikle yapılmaması gerektiğini ortaya koyabilir. Ancak belirli deneylerin yapılmaya değer olup olmadığına yönelik kararlar, o deneylerin gerçekte neleri kapsadığına ve neleri aydınlatabileceğine dayanmalıdır. Bu tartışmaları toplum adına kestirip atmak, gerçek bir kamuoyu tartışmasının yerini tutamaz. Bir kamuoyu tartışması herkesin aynı fikirde buluşmasını gerektirmez; ancak tarafların aynı somut konu üzerinde, aynı gerçeklerle tartışmasını şart koşar.

Evrim Ağacı, sizlerin sayesinde bağımsız bir bilim iletişim platformu olmaya devam edecek!

Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...

O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...

O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.

Avantajlarımız
"Maddi Destekçi" Rozeti
Reklamsız Deneyim
Destekçilere Özel Soru-Cevap Kategorisi
+5 Quiz Oluşturma Hakkı
Profilini Görüntüleyenlerin Tamamı
10 Özel Argüman Dosyası
ve Daha Fazlası İçin...
Aylık
Tek Sefer
Destek Ol
₺50/Aylık
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
Özetini Oku
0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Çeviri Kaynağı: Phys.org | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/09/2026 17:51:42 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/23813

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
B. R. Roche, et al. Güneş Işığını Yapay Olarak Kısma Planları Bilim Dünyasını Neden İkiye Böldü?. (28 Eylül 2026). Alındığı Tarih: 28 Eylül 2026. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/23813
Roche, B. R., Coşkun, S., Uçar, D. Ş. (2026, September 28). Güneş Işığını Yapay Olarak Kısma Planları Bilim Dünyasını Neden İkiye Böldü?. Evrim Ağacı. Retrieved September 28, 2026. from https://evrimagaci.org/s/23813
B. R. Roche, et al. “Güneş Işığını Yapay Olarak Kısma Planları Bilim Dünyasını Neden İkiye Böldü?.” Edited by Damla Şahin Uçar. Translated by Simge Coşkun, Evrim Ağacı, 28 Sep. 2026, https://evrimagaci.org/s/23813.
Roche, Benjamin Redmond. Coşkun, Simge. Uçar, Damla Şahin. “Güneş Işığını Yapay Olarak Kısma Planları Bilim Dünyasını Neden İkiye Böldü?.” Edited by Damla Şahin Uçar. Translated by Simge Coşkun. Evrim Ağacı, September 28, 2026. https://evrimagaci.org/s/23813.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"En az sorgulanan varsayımlar, genellikle en çok sorgulanması gerekenlerdir."
Paul Broca
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)