Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
17 Kasım
SpaceX, 17 Kasım 2025’te California’daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden Sentinel-6B uydusunu bir Falcon 9 roketiyle yörüngeye yerleştirdi. Bu görev, şirketin yeniden kullanılan roketlerle gerçekleştirdiği 500. yörünge uçuşu oldu. Falcon 9’un ilk kademe güçlendiricisi, üçüncü görevinde yeniden başarıyla Dünya’ya iniş yaptı.

Sentinel-6B, Avrupa Birliği’nin Copernicus Dünya gözlem programının yeni okyanus izleme uydusu. Görev, küresel deniz seviyesi değişimini milimetre hassasiyetinde ölçerek son 40 yıldır sürdürülen veri setini devam ettirecek. Uydu, ESA tarafından geliştirilen radar altimetre ve NASA’nın sağladığı mikrodalga radyometreyle çalışarak deniz seviyesi yüksekliğini, atmosfer koşullarını ve okyanus dinamiklerini ortak değerlendirecek.

Fırlatmadan yaklaşık 57 dakika sonra 1.322 km irtifada başarıyla ayrılan uydu, testlerin ardından küresel deniz seviyesi artışını izleme görevine başlayacak. Sentinel-6B, ilk yılında bir önceki uydu Sentinel-6 Michael Freilich ile birlikte ölçüm yaparak iki sistem arasında çapraz kalibrasyon sağlayacak. Bu işbirliği, iklim değişikliği kaynaklı deniz seviyesi artışının uzun dönemli ve karşılaştırılabilir şekilde takip edilebilmesi için kritik önemde.

355 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
15 Kasım
Astrofotoğrafçı Andrew McCarthy, bir paraşütçünün siluetini tam Güneş yüzeyiyle hizalayarak sıra dışı bir görüntü elde etti. “The Fall of Icarus” adı verilen fotoğraf, 93 milyon kilometre uzaktaki Güneş’in alevli yüzeyi üzerinde süzülüyormuş gibi görünen bir paraşütçüyü gösteriyor.

Görüntünün oluşması için McCarthy ve YouTuber paraşütçü, zamanlama, konumlama ve lens hizalaması üzerine ince hesaplamalar yaptı. Fotoğraf, optik açıdan tamamen bir perspektif hizalaması olsa da, Güneş diski ile paraşütçünün birkaç kilometrelik irtifada aynı görüş hattına oturması oldukça zor bir planlama gerektiriyor.

Fotoğrafın dikkat çekmesinin nedeni, hem Güneş yüzeyinin yüksek çözünürlüklü yapısal detaylarını hem de paraşütçünün net siluetini aynı karede birleştirmesi. McCarthy, bu tür hizalamaların nadiren mümkün olduğunu belirtiyor.

Güneş etkinliğinin arttığı 2025 döneminde çekilen kare, hem gök fotoğrafçılığı hem de zorlu hizalama teknikleri açısından örnek bir çalışma olarak değerlendiriliyor.

557 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
15 Kasım
Araştırmacılar, Sibirya’da 39.000 yıl önce ölmüş genç bir yünlü mamuttan bugüne kadar elde edilen en eski RNA’yı çıkarmayı başardı. Yuka adı verilen mamutun ön bacak kas dokusundan izole edilen RNA, ölüm anına yakın dönemde aktif olan genleri ve hücresel stres izlerini ortaya koydu.

DNA ve proteinlere kıyasla çok daha kırılgan olan RNA’nın bu kadar uzun süre korunabileceğinin gösterilmesi, antik organizmaların biyolojisini daha detaylı inceleme olanağı sağlıyor. Çalışma, RNA’nın hangi genlerin açılıp kapandığını gösteren işlevsel veriler sunduğunu doğruladı ve eski DNA araştırmalarını tamamlayan yeni bir analiz katmanı ekledi.

Sibirya’daki kalıcı don koşulları RNA’nın korunmasında kritik rol oynadı. Uzmanlara göre uygun çevresel koşullar sağlandığında daha da eski örneklerden RNA elde etmek mümkün olabilir. Bu bulgu, Buzul Çağı megafaunasının hücresel düzeyde nasıl çalıştığını anlamak için yeni bir araştırma kapısı açıyor.

400 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
14 Kasım
Cornell ve Stanford üniversitelerinden araştırmacılar, atom kalınlığındaki moiré malzemelerin ışığa verdiği ultra hızlı yapısal tepkiyi ilk kez doğrudan gözlemledi. Nature’da yayımlanan çalışma, femtosaniye ölçeğindeki lazer darbelerinin malzemede geçici bir “bükülme–geri açılma” hareketi başlattığını gösteriyor.

Ultrafast electron diffraction (ultra hızlı elektron difraksiyonu) tekniğini kullanan ekip, WSe₂/MoSe₂ gibi 2D katmanların ışıkla tetiklenen ritmik bir bükülme hareketi yaptığını, atomların her moiré hücresi içinde dairesel bir dans sergilediğini ortaya koydu. Cornell’in geliştirdiği yüksek hassasiyetli EMPAD dedektörü, bu atomik hareketleri bulanıklaşmadan kaydedebilen tek sistem oldu.

Sonuçlar, moiré süperörgülerdeki atomik düzenin sabit olmadığını, ışıkla dinamik şekilde değiştirilebildiğini gösteriyor. Araştırmaya göre bu tür kontrol mekanizmaları, gelecekte süperiletkenlik, kuantum manyetizması ve kuantum elektronik uygulamalarında gerçek zamanlı ayarlamalar yapılmasının önünü açabilir.

529 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
14 Kasım
Bielefeld Üniversitesi'nden Lukas Böhme ve ekibi, Güneş Sistemi'nin uzaydaki hareket hızının standart kozmoloji modelinin öngördüğünden 3,7 kat daha yüksek olduğunu gösteren yeni bir analiz yayınladı. Fiziksel Review Letters’ta yer alan çalışma, radyo galaksilerinin gökyüzündeki dağılımındaki dipol anizotropisini kullanarak yapılan en hassas ölçümlerden birini içeriyor.

Araştırmacılar, LOFAR başta olmak üzere üç büyük radyo teleskobundan elde edilen verileri, radyo galaksilerinin çoklu bileşenlerini dikkate alan yeni bir istatistiksel yöntemle analiz etti. Sonuçlar, beş sigma üzerindeki sapmayla yüksek istatistiksel güvenilirlik sağladı.

Bu bulgu, ya Güneş Sistemi’nin hareketinin standart modele göre yanlış hesaplandığını ya da radyo galaksilerinin dağılımının sanılandan daha az homojen olduğunu gösteriyor. Daha önce kuazarlarla yapılan ölçümlerde de benzer bir sonuç elde edilmişti, bu yüzden olasılık bir ölçüm hatası değil, evrenin büyük ölçekli yapısıyla ilgili gerçek bir özellik olabileceği yönünde.

Çalışma, kozmolojinin temel varsayımlarını yeniden değerlendirmeyi gerektiren önemli bir gözlemsel ipucu sunuyor.

357 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 24 Mayıs 2024 1 dk.

Japonya'daki Nagoya Üniversitesi'nden araştırmacılar, eLife dergisinde yayınladıkları çalışmada iki veya daha fazla yırtıcının avı yakalamak için iş birliği yaptığı işbirlikçi avlanmanın beyinde karmaşık bilişsel süreçler gerektirmediğini keşfetti.[1] İş birliği basit bir dizi kural ve deneyim temelinde ortaya çıkabiliyor. Bu bulgular, hayvanlar arasındaki iş birliği davranışının evrimini anlamak için önemli sonuçlar taşımakla birlikte iş birliği yapabilen yapay zeka sistemlerinin geliştirilmesine de yardımcı olabilir. Bu tür sistemler, takım sporları ve sürüş simülasyonları gibi taktiksel eğitim durumlarında sanal yardımcılar olarak hizmet etme potansiyeline sahip.

Geçmişte yapılan araştırmalar, iş birliğine dayalı avlanmayı aslanlar ve şempanzeler gibi karmaşık sosyal davranışlar sergileyen memelilerle ilişkilendirmişti. Ancak, benzer davranışlar timsahlar ve balıklar gibi daha az gelişmiş bilişsel yeteneklere sahip türlerde de bulundu. Bu, bu tür iş birliğinin daha basit bir mekanizma ile açıklanabileceğini düşündürmektedir.

8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 23 Mayıs 2024 1 dk.

Geophysical Research Letters dergisinde yayınlanan bir araştırma, ani ve şiddetli kuraklık dönemleri olarak bilinen ani kuraklıklar dünya genelinde artarken dağlık Orta Asya’da ani kuraklık alanları azaldığını gösteriyor. Isınan iklimin neden olduğu ısı ve yağış düzenlerindeki değişiklikler bu eğilimleri tetikliyor.

Ani kuraklıklar haftalar içinde aniden ortaya çıkar ve genellikle hazırlıklı olmayan topluluklarda kalıcı etkilere neden olur. Bu da su ve gıda güvenliği için endişe vericidir. Yeni çalışma, ani kuraklıkların küresel görülme sıklığını sistematik ve nicel bir yaklaşımla ele alıyor. Araştırmacılar, son on yıllarda hızlı artış gösteren sıcak noktaları ve bölgeleri haritaladı. Makalenin başyazarı ve aynı zamanda NASA’nın Marshall Uzay Uçuş Merkezi ve Üniversiteler Uzay Araştırma Derneği’nde iklim bilimci olan Maheshwari Neelam şöyle diyor:

14
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 23 Mayıs 2024 1 dk.

Bilim insanları, Samanyolu'ndaki en az yedi yıldızın, Dyson küresi olarak bilinen varsayımsal, süper gelişmiş bir uzaylı teknolojisi barındırma potansiyeline dair işaretler gösterdiğini iddia ediyor. Araştırmacılar bu yıldızların zeki uygarlıklara ev sahipliği yaptığından tam olarak emin olamasalar da dünya dışı yaşam arayan bilim insanlarının ilgisini çekecekleri kesin.

Teorik fizikçi Freeman Dyson, Dyson küresi fikrini ilk kez 1960 yılında ortaya atmıştı. Dyson küresinin genel fikri, teknolojik olarak üstün uzaylı uygarlıkların, kendi yıldızlarının veya karadeliklerinin enerjisini kullanarak uygarlıklarını ilerletmek için onları çevreleyen devasa yapılarak inşa etmektir. Bu mega yapıların en uç versiyonu, tüm bir yıldızı içine alan devasa bir küre olabilir. Daha küçük versiyonları ise halka istasyonları ve devasa ayna sürüleri olarak düşünülebilir.

25
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 21 Mayıs 2024 1 dk.

Bu ayın başında Cretaceous Research dergisinde yayımlanan bir makale, orta boyutlu bir ornithopod dinozorun daha önce belgelenmemiş bir cins ve türünün keşfedildiğini duyurdu.[1]

Yeni dinozor, Geç Kretase döneminde, 100 ila 90 milyon yıl önce, günümüzdeki Arjantin'in Patagonya bölgesinde yaşamış.

8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 21 Mayıs 2024 1 dk.

Bilim insanları, bir zamanlar beslenme açısından sağlıklı bir vegan diyetin "köpekler için en sağlıklı ve en az tehlikeli diyet seçimi" olduğu iddiasını desteklemek için kullanılan verileri yeniden gözden geçirdi. Bu yeni analizden elde edilen bulguların önceki iddiaları desteklediği pek söylenemez. Çalışmaya göre, köpek sahiplerinin köpek sağlığı algıları ile vegan beslenme arasındaki ilişki oldukça zayıftı.[1]

Nisan 2022'de Plos One dergisinde yayınlanan bir önceki araştırmada; köpek sahiplerinin kendileri, köpekleri ve onları besledikleri mama türü hakkında bilgi toplamak için çevrimiçi bir anket kullanılmış; sahiplere köpeklerinin veteriner ziyaret sayısı, ilaç kullanımı gibi sağlık bilgileri ile ilgili ayrıntı bilgiler sorularak köpeklerinin sağlığı hakkında genel görüşleri bildirmeleri istenmişti. Çalışmanın sonuçları, çiğ et ya da vegan diyetle beslenen köpeklerin geleneksel diyetle beslenenlere kıyasla daha iyi durumda olduğunu gösteriyordu.[2]

11
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsanlara karşı işleyebileceğimiz en büyük suç, onlardan nefret etmek değil, onları umursamamaktır. Umursamazlık, insan dışılığın özüdür."
George Bernard Shaw
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)