Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
50 ATP Ödüllü Soru: Eskiden çevresine inanılmaz zararlar veren bir düşmanı veya bir şeyi sonradan tamamen "nedensiz" yere affetmek erdemli bir davranış mı yoksa aptallık mı? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
20 Ocak
Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, Pasifik Kuzeybatısı boyunca meydana gelen dev depremlerin geçmişine dair daha güvenilir bir zaman çizelgesi oluşturmayı mümkün kılıyor. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’ndan (USGS) Jenna Hill ve ekibi, Kaliforniya Crescent City açıklarında derin deniz tabanını otonom su altı araçları ve robotlar kullanarak yüksek çözünürlükte haritaladı. Ayrıca hem okyanus tabanındaki türbidit tabakalarından hem de bu çökeltilerin koptuğu dik yamaçlardan uzun çamur örnekleri aldı.

Radyokarbon tarihleme sonuçları, yamaçlardaki çamur ile deniz tabanındaki çamurun aynı yaşta olduğunu gösterdi. Bu durum, bölgenin bir dalma-batma zonu üzerinde yer alması nedeniyle, tektonik hareketlerin alttan yukarıya doğru yeni çamur sıkıştırarak yamaçları sürekli “yeniden doldurduğunu” ortaya koyuyor. Derin okyanusta fırtına ve sellerin etkisiz olması sayesinde, bu tür çamur kaymalarının büyük olasılıkla depremlerle tetiklendiği güvenle söylenebiliyor.

Araştırma ekibi bu yöntemle, Kuzey Kaliforniya’dan Kanada’ya uzanan yaklaşık 600 millik kıyı hattı boyunca meydana gelen büyük depremlerin ortalama her 500 yılda bir tekrarlandığını doğruladı. Son büyük Cascadia depremi 1700 yılında gerçekleştiği için, çalışma bölge için deprem riskine dair zaman penceresini daha net biçimde tanımlıyor. Bu yaklaşımın, dünya genelindeki dalma-batma zonlarında deniz tabanı kayıtlarının deprem araştırmalarında kullanımını köklü biçimde değiştirebileceği belirtiliyor.

405 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
20 Ocak
NASA, 50 yılı aşkın bir aradan sonra Ay’a yapılacak ilk insanlı uçuş olan Artemis II görevi için kritik bir eşiği geçti. Space Launch System (SLS) roketi ve Orion kapsülü, Kennedy Uzay Merkezi’nde 39B rampasına taşındı. Fırlatma gerçekleşirse, Artemis II astronotları Ay’ın arka tarafının 4.000 milden fazla ötesine giderek tarihte Dünya’dan en uzağa seyahat eden insanlar olacak ve atmosfere dönüşte insanlı uzay uçuşları için hız rekoru kıracak. Görev kapsamında Ay’a iniş yapılmayacak; iniş Artemis III’e bırakıldı.

NASA, Şubat başında yapılması planlanan “wet dress rehearsal” (ıslak prova) testinin ardından kesin fırlatma tarihini netleştirmeyi hedefliyor. Şubat ayı için birkaç uygun pencere bulunuyor; aksi hâlde Mart başı yedek tarih olarak değerlendiriliyor. Artemis II, programın geçmişte yaşadığı gecikmelere rağmen son aylarda sorunsuz ilerleyen bir hazırlık sürecinin ardından, insanlığın Ay’a dönüş yolculuğunda kritik bir kilometre taşı olarak görülüyor.

306 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
19 Ocak
Avrupalı bir araştırma ekibi, Halka Bulutsusu’nun (Messier 57) merkezinde daha önce hiç görülmemiş, çubuk şeklinde bir demir bulutu keşfetti. William Herschel Teleskobu’na kurulu yeni WEAVE/LIFU spektrografı sayesinde tespit edilen bu yapı, dört kez iyonize olmuş demir atomlarından oluşuyor. Yaklaşık Plüton’un yörüngesinin 500 katı uzunluğundaki çubuğun demir kütlesi Mars’a yakın. Yapının nasıl oluştuğu henüz bilinmiyor: yıldızın ölümü sırasında gerçekleşen gaz atımının beklenmedik bir sonucu ya da yıldızın genişlemesi sırasında buharlaşan kayalık bir gezegenin kalıntısı olabilir. Araştırmacılar, daha yüksek çözünürlüklü gözlemlerle hem bu gizemin çözülmesini hem de benzer yapıların başka gezegenimsi bulutsularda bulunup bulunmadığının anlaşılmasını hedefliyor.
394 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
19 Ocak
Bu haftanın bilim gündeminde uzaydan iklim değişikliğine, paleontolojiden gezegen bilimine uzanan önemli gelişmeler yer aldı. NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki Crew-11 ekibini tıbbi bir durum nedeniyle erken Dünya’ya geri getirdi; bu, ajansın ilk tıbbi tahliye kararı olarak kayda geçti. Aynı dönemde NASA’nın uzun süredir planlanan Mars Örnek Getirme görevinin iptal edilmesi, Kızıl Gezegen’den yaşam izleri toplama yarışında dengeleri değiştirdi. Dünya’da ise araştırmalar, büyük nehir deltalarının hızla batmakta olduğunu ve bunun iklim değişikliğiyle birlikte kıyı risklerini artırdığını gösterdi. Paleontoloji cephesinde, donmuş bir Buz Devri kurdunun midesinde bulunan yünlü gergedan etine ait kalıntılar, bu dev memelinin neslinin tükenişine dair yeni ipuçları sundu. Hafta boyunca yayımlanan bu çalışmalar, hem gezegenimizin geleceğine hem de geçmişteki ekosistemlere dair kritik sorulara ışık tutuyor.
298 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.6K UP
16 Ocak
Bilim insanları, Antarktika’nın kalın buz tabakasının altında yer alan kara yüzeyini şimdiye kadarki en ayrıntılı biçimde ortaya koyan yeni bir harita oluşturdu. Uydu verileri ile buzulların fiziksel hareketine dair modellerin birleştirildiği çalışmada, daha önce bilinmeyen binlerce tepe, sırt ve dağ yapısı tespit edildi. Özellikle Batı Antarktika’da deniz seviyesinin altında kalan geniş alanların ve buz altı dağlık bölgelerin detayları netleşti. Araştırmacılar, bu yeni verilerin buzulların gelecekte nasıl hareket edeceğini ve iklim değişikliğiyle birlikte deniz seviyesinin ne hızla yükseleceğini daha doğru tahmin etmeye yardımcı olacağını belirtiyor. Çalışma, Antarktika’daki buz erimesinin küresel etkilerini anlamada önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
507 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 17 Ağustos 2024 2 dk.

Gezegenimiz bir zamanlar bir kartopu gibiydi. Yaklaşık 635 ile 720 milyon yıl önce, Dünya tamamen kalın bir buz tabakasıyla kaplıydı. O dönemde kısmen çorak olsa da bu periyot sonunda bu tabakanın karmaşık yaşamın başlaması için çok önemliydi. Şimdi ise uluslararası bir ekip, İskoçya ve İrlanda'daki Port Askaig Formasyonu'nda "Kartopu Dünya"nın en eksiksiz jeolojik kaydını bulduklarını düşünüyor. Bu devasa kaya grubu, muhtemelen yaşamda büyük bir patlama yaşanmadan hemen önce, 662 ila 720 milyon yıl önce oluştu. Bulgular, 15 Ağustos'ta Journal of the Geological Society of London dergisinde yayınlandı. Çalışmanın eş yazarı ve Londra Üniversitesi Akademisi jeoloğu Graham Shields şöyle anlatıyor:

Bu çalışmada incelenen eşsiz kayaların tarihi, 60 milyon yıl süren Sturtian buzul çağına kadar uzanıyor. Bu buzul çağı yaklaşık 635 ila 720 milyon yıl önceki Kriyojeniyen Dönemi'ndeki iki büyük donma olayından biridir. Kriyojeniyen'den önce milyarlarca yıl boyunca gezegen çok daha sıcaktı ancak Dünya'daki yaşam genellikle tek hücreli organizmalardan ve alglerden oluşuyordu.

10
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 16 Ağustos 2024 3 dk.

Nature dergisinde yayınlanan büyük bir uluslararası çalışma, ekmeklik buğdayın antik dünyayı nasıl şekillendirdiğini ve bugün 8 milyarlık küresel nüfusu besleyen ikonik bir ürün haline gelme yolculuğunu gözler önüne seriyor. Çalışmanın baş yazarlarından biri olan Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden (KAUST) buğday araştırmacısı Profesör Brande Wulff şöyle açıklıyor:

John Innes Merkezi'nde grup lideri ve çalışmanın yazarlarından Profesör Cristobal Uauy şunları söylüyor:

13
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 15 Ağustos 2024 2 dk.

Ecology and Evolution dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, Tyrannosaurus rex'i örnek alarak dinozorların ulaşabileceği maksimum boyutları değerlendiriyor. Kanada Doğa Müzesi'nden Dr. Jordan Mallon ve Londra Queen ile Mary Üniversitesi'nden Dr. David Hone, bilgisayar modellemesi kullanarak yapılan tahminlere göre T. rex'in fosil kanıtların gösterdiğinden %70 daha ağır olabileceğini belirtti.[1]

Birçok dinozorun ulaştığı devasa boyutlar, onları bir ilgi kaynağı haline getiriyor. Tabii bu durum, bu hayvanların nasıl bu kadar büyük boyutlara ulaşacak şekilde evrimleştiği sorusunu da gündeme getiriyor. Hangi dinozor türünün kendi grubunun en büyüğü veya hatta tüm zamanların en büyüğü olduğuna dair sürekli tekrarlanan iddialar ve karşı iddialar olduğunu unutmamak gerek. Yani bu konunun oldukça çalkantılı olduğunu söylemek mümkün.

17
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 12 Ağustos 2024 1 dk.

Oregon Eyalet Üniversitesi'nden bir bilim insanının da dahil olduğu bir ekibin yaptığı çalışmada yalnız insanların kötü rüya görmeye daha yatkın olduğu ortaya konuldu. Oregon Eyalet Üniversitesi'nden Colin Hesse bu bulguların oldukça önemli olduğunu belirtiyor. Yalnızlık da uyku bozuklukları da ciddi halk sağlığı sorunlarıdır. Bunlar sorunlar; kalp hastalığı, felç ve erken ölüm riskinin artmasıyla ilişkilidir.

Journal of Psychology'de yayınlanan bir makalede Hesse ve Arizona Üniversitesi, Tampa Üniversitesi ve Whitwortih Üniversitesi'nden araştırmacılar, stresin yalnızlık ile hem kâbus sıklığı hem de kâbusun yoğunluğu açısından bağlantılı olduğunu belirtiyor.

18
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Deha Kaykı
Deha Kaykı
198.7K UP
Aktaran 12 Ağustos 2024 1 dk.

Kütleçekimsel dalgalar, kaynağından ışık hızında çıkan ve kütle çekimsel hareketler sonucunda kütle çekim alanında meydana gelen geçici değişiklikler olarak tanımlanmaktadır. Einstein'dan önce ilk kez 1893'te Oliver Heaviside ve ardından 1905'te Henri Poincaré tarafından elektromanyetik dalgalara benzer yapılar oldukları öne sürülmüştür. Kütleçekimsel dalgalar, yerçekimi radyasyonu olarak bilinen ve elektromanyetik radyasyona benzeyen bir enerji taşımaktadırlar.

Kütleçekimsel dalgaların varlığına dair ilk öngörüler Hulse-Taylor ikili pulsar sisteminde gözlemlenen yörüngesel bozunma ile yapılmıştır. Bu bozunmanın enerji kaybını yerçekimi radyasyonu vasıtasıyla gerçekleştirdiğini göstermesi bakımından Genel Görelilik Teorisi ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu olgunun varlığının anlaşılmasından sonra tam olarak tespit edilmesi ise 2015 yılında gerçekleşmiştir. Bu tespiti gerçekleştiren alet kütleçekimsel dalgaları tespit etmek için lazer ışınlarını kullanan Lazer İnterferometre Kütleçekimsel Dalga Gözlemevi (İngilizce: "Laser Interferometer Gravitational-Wave Observatory") olmuştur.

26
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilimde olduğu kadar sanatta da tüm olağanüstü işler, harika bir fikre uygulanan muazzam gayretin sonucudur."
Santiago Ramon y Cajal
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)