Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
50 ATP Ödüllü Soru: Eskiden çevresine inanılmaz zararlar veren bir düşmanı veya bir şeyi sonradan tamamen "nedensiz" yere affetmek erdemli bir davranış mı yoksa aptallık mı? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
19 Şubat
NASA, dört astronotu Ay yörüngesine taşıyacak olan Artemis 2 görevi öncesindeki en kritik aşamalardan biri olan ikinci "ıslak prova" (Wet Dress Rehearsal) sürecini başlattı. 17 Şubat akşamı Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nde başlayan 50 saatlik geri sayım, 19 Şubat Perşembe günü roketin tanklarına 700.000 galondan fazla yakıt doldurulmasıyla zirveye ulaşacak.

Neden Tekrarlanıyor? Şubat ayının başında yapılan ilk testte sıvı hidrojen sızıntıları ve yer destek ekipmanlarındaki bir filtre sorunu yaşanmıştı. Mühendisler bu filtreyi değiştirdi ve sistemleri ikinci bir deneme için stabilize etti.

Kritik Aşamalar: Prova kapsamında SLS (Uzay Fırlatma Sistemi) roketinin ana kademesi ve üst kademesi (ICPS) yakıtla doldurulacak, fırlatma geri sayımı simüle edilecek ve olası bir iptal (scrub) durumuna karşı tankların boşaltılması pratiği yapılacak.

Hedeflenen Fırlatma Tarihi: Bu testin başarıyla tamamlanması durumunda, NASA Artemis 2 görevi için en erken 6 Mart 2026 tarihini hedefliyor.

Mürettebatın Durumu: Astronotlar bu testte roketin içinde olmayacak; ancak yer ekipleri Orion kapsülünün kapaklarını kapatma gibi fırlatma günü yapılacak tüm fiziki hazırlıkları bizzat uygulayacak.

Biliyor muydunuz? "Islak" prova denmesinin sebebi, roketin tanklarına aşırı soğuk (kriyojenik) sıvı yakıt yüklenmesidir. Bu süreçte roket, yakıtın soğukluğu nedeniyle dışarıdan buzla kaplanmış bembeyaz bir görünüme bürünür.

423 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
19 Şubat
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'ndaki (LHC) CMS deneyi üzerinde çalışan fizikçiler, Büyük Patlama'dan (Big Bang) hemen sonraki ilk milisaniyelere dair çığır açıcı bir keşfe imza atarak evrenin o dönemdeki halinin sanılandan çok daha "çorbamsı" bir yapıda olduğunu kanıtladı. Trilyonlarca derece sıcaklıktaki kuark-gluon plazması içerisinde hızla ilerleyen bir kuarkın, tıpkı suyun içindeki bir teknenin bıraktığı iz gibi bir "dalgalanma" yarattığını ilk kez doğrudan gözlemleyen bilim insanları, bu hassas tespiti yapmak için plazma ile etkileşime girmeyen Z bozonlarını referans noktası olarak kullandı. Elde edilen veriler, ilkel evrenin birbirinden bağımsız gaz parçacıklarından oluşmak yerine, kolektif hareket eden ultra-sıcak ve yoğun bir sıvı gibi davrandığını kesinleştirmiş oldu. Teleskopların ulaşamadığı bu opak döneme dair laboratuvar ortamında sunulan bu kanıtlar, evrenin kökenine dair bilinenleri kökten değiştirme potansiyeli taşıyor.
318 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
17 Şubat
Bugün (17 Şubat 2026), dünya genelinde merakla beklenen ancak sadece şanslı bir azınlığın tanıklık edebileceği halkalı güneş tutulması gerçekleşiyor. Gökyüzünde büyüleyici bir "Ateş Çemberi" oluşturacak olan bu olay, yılın ilk güneş tutulması olma özelliğini taşıyor.

Neden "Ateş Çemberi"? Ay, Dünya’dan en uzak konumundayken Güneş’in önüne geçtiği için güneş diskini tamamen kapatamıyor; bu da Ay’ın etrafında parlak bir halka görünmesine neden oluyor.

Kimler İzleyebiliyor? Tutulmanın tam halkalı hali maalesef dünya nüfusunun yalnızca %2’si tarafından görülebiliyor. En net manzara Antarktika üzerinden geçerken; Güney Afrika, Şili ve Arjantin'in güney bölgeleri tutulmayı kısmi olarak izleyebiliyor.

Güvenlik Uyarısı: Bu bir tam tutulma olmadığı için Güneş hiçbir zaman tamamen kararmaz. İzlemek isteyenlerin mutlaka ISO sertifikalı tutulma gözlüğü kullanması hayati önem taşıyor.

Sırada Ne Var? 2026 gökyüzü takvimi oldukça yoğun. 28 Şubat’ta altı gezegenin dizileceği bir "gezegen geçidi" ve 3 Mart’ta muazzam bir "Kanlı Ay" (tam ay tutulması) bizi bekliyor.

485 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
17 Şubat
NASA, insanlığı yeniden Ay yörüngesine taşıyacak olan Artemis II test uçuşu öncesinde, SLS (Uzay Fırlatma Sistemi) roketinin ikinci "ıslak prova" (wet dress rehearsal) çalışması için 19 Şubat Perşembe gününü hedeflediğini açıkladı. 12 Şubat'taki kısmi yakıt dolum testinde sıvı hidrojen akışını yavaşlattığı tespit edilen bir filtrenin başarıyla değiştirilmesinin ardından mühendisler, devasa roketin tanklarını tamamen doldurmaya hazır olduklarını bildirdi. Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi’nde 17 Şubat akşamı başlayacak olan yaklaşık 50 saatlik geri sayım süreci; roketin yakıtla yüklenmesini, fırlatma kronometresinin simüle edilmesini ve olası bir teknik aksaklık durumunda uygulanacak tahliye prosedürlerini kapsayacak. Her ne kadar astronotlar bu provaya bizzat katılmayacak olsa da, ekipler Orion kapsülünün kapaklarını kapatma gibi fırlatma anı operasyonlarını yerinde uygulayacak. NASA yetkilileri, provanın başarılı geçmesi ve verilerin incelenmesi durumunda, mart ayının ilk haftasını mercek altına alarak Artemis II için en erken fırlatma fırsatının 6 Mart olduğunu belirtti.
373 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
690.5K UP
16 Şubat
Bilim insanları, grafen tabakalarının belirli açılarla üst üste bindirilmesiyle oluşturulan "süper moiré" kafes yapılarında, kuantum fiziği dünyasını heyecanlandıran güçlü bir süperiletkenlik keşfetti. Nature Physics dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, ayna simetrisi bozulmuş üç katmanlı grafen yapısı, elektronların hareketini etkileyen karmaşık ve yeni bir kuantum fazı ortaya çıkarıyor. Araştırmacılar, başlangıçta "sihirli açı" arayışıyla yola çıksalar da, iki farklı bükülme açısının girişimiyle oluşan bu süper moiré potansiyelinin, elektrik alanı ve manyetik alan değişimlerine karşı asimetrik ve zengin bir faz diyagramı sunduğunu saptadı. Brown-Zak osilasyonları ile varlığı kanıtlanan bu devasa periyodik yapı, simetrinin bozulduğu durumlarda bile süperiletkenliğin korunabildiğini ve hatta manipüle edilebildiğini gösteriyor. Bu keşif, özellikle kuantum bilgisayarlar ve yeni nesil elektronik materyallerin tasarımında, "süper moiré" serbestlik derecesini kullanarak elektron davranışlarını hassas bir şekilde kontrol etmenin önünü açıyor.
422 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 20 Ekim 2024 2 dk.

Dolunay, kurt adama dönüşme ve delilik gibi efsanelerden dolayı insanların en kötü yanlarını ortaya çıkardığı yönünde kötü bir üne sahiptir. Ancak araştırmacılar ay döngüsünün gerçekten de bazı davranışları etkileyebileceğini belirtiyor. Bu etkinin en azından tropikal memelilerde görüldüğü söylenebilir.

Royal Society B'nin Proceedings dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, tropikal ormanlardaki memeli türlerinin yarısının davranışlarını ayın evrelerine ve ışık seviyelerindeki değişimlere göre ayarladığını ortaya koyuyor.[1] Michigan Eyalet Üniversitesi'nden tropikal ekoloji ve koruma alanında çalışan ekolog Lydia Beaudrot da çalışmaya katkıda bulunan uluslararası araştırmacılar arasında yer alıyor.

11
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 20 Ekim 2024 1 dk.

Çocukların kısa dikkat süreleri genellikle öğrenmenin önünde bir engel olarak görülür; bu durum onları derse odaklanmaları gerekirken kıpırdanmaya, hayal kurmaya ve konuşmaya iter. Ancak Psychological Science dergisinde yayımlanan bir araştırma, çocukların sınırlı odaklanma becerilerinin aslında yetişkinlerin göz ardı ettiği bilgileri hatırlama kabiliyetlerini artırabileceğini gösteriyor.[1] Toronto Üniversitesi'nden araştırmacılar Marlie Tandoc, Bharat Nadendla, Theresa Pham ve Amy S. Finn şöyle açıklıyor:

Tandoc ve ekibi bu sonuca, yaşa bağlı dikkat farklılıklarını inceleyen iki çalışma yoluyla ulaştı. İlk çalışmada araştırmacılar, 35 yetişkine ve 42 çocuğa ekranda her yeni görüntü belirdiğinde bir düğmeye basmalarını söylediler. Ardından katılımcılara, bazıları yeni ve bazıları daha önce gördükleri parça parça çizimler gösterildi ve ekranda başka parçalar belirmeye devam ederken görüntüleri olabildiğince hızlı tanımlamaları istendi.

21
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 20 Ekim 2024 2 dk.

Imperial College London'da yapılan ve Human Behavior and Emerging Technologies dergisinde yayınlanan bir çalışmada, insanların dışlanan yapay zeka botlarına karşı empati gösterdiği ve onları koruduğu görüldü.[1]

Araştırmacılar, sanal bir top oyunu kullanarak yaptıkları bu çalışmanın insanların yapay zeka araçlarını sosyal varlıklar olarak görme eğilimini vurguladığını ve bu eğilimin yapay zeka botlarının tasarımında dikkate alınması gerektiğini belirtiyor. Imperial College London'ın Dyson Tasarım Mühendisliği Okulu'ndan baş yazar Jianan Zhou, şöyle anlatıyor:

18
0 Yorum
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Orhan
Hakan Orhan
99.3K UP
Aktaran 18 Ekim 2024 1 dk.

Türünün ilk örneği olan yeni bir çalışma, antidepresanların ve koşu egzersizlerinin anksiyete ve depresyon tedavisindeki etkilerini karşılaştırıyor. Çalışmaya depresyon, anksiyete veya her ikisinin birlikte teşhis edildiği 141 hasta katıldı. Katılımcıların ortalama yaş 38,2 idi ve %58,2'si kadındı.

Çalışmaya katılan hastalara iki seçenek sunuldu: Hastalar ya SSRI grubu antidepresan kullanacak ya da grup tabanlı koşu terapisine katılacaktı. Her iki grubun denemesi de 16 hafta sürdü. Belki bazılarını şaşırtacak şekilde, 96 katılımcı koşmayı tercih ederken 45 katılımcı ilaç kullanmayı tercih etti.

19
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gaye Arslan
Gaye Arslan
36.9K UP
Aktaran 17 Ekim 2024 3 dk.

Evrimin doruk noktasını hangisi temsil eder, insanlar mı yoksa virüsler mi? Aslında, biz karmaşıklıkla sonuçlanan bir yönde evrim geçirirken virüsler basitleşti ve gereksiz genlerinden kurtuldular. Daha doğrusu, Eylül 2015'te Science Advances dergisinde yayımlanan bir araştırma, virüslerin evrimsel sürecinin böyle ilerlediğini öne sürüyor.

Gustavo Caetano-Anolles ve Illinois Üniversitesi'ndeki meslektaşları, mikrobiyal aile ağacını haritalamak için yeni bir yol geliştirdikten sonra virüslerin evrimleşen ilk canlılar olmadığını; bunun yerine, virüs ve bakterilerin her ikisinin de eski bir hücresel yaşam formundan evrimleştiğini buldular. Ancak bakteriler tıpkı insanlar gibi daha karmaşık hale evrimleşirken, virüsler daha basit hale geldi.

18
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Yasalar; yazıya dökülmüş olsalar bile, değişmez kurallar olarak kalmamalıdır."
Aristoteles
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)