Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Onkoloji
Komplo
Ecza
Sars Mers
Coğrafya
Gebelik
Hukuk
Evrimleşme
Solunum
Patojen
Su Ayısı
Avrupa
Deri
Teknoloji
Doğa Gözlemleri
Nadir
Diş Hekimi
Şüphecilik
Nötron
Metal
Modern
Tüyler
Bağışıklık
Psikanaliz
Stephen Hawking
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
21 Nisan
NASA mühendisleri, yıldızlararası uzayda yolculuğunu sürdüren Voyager 1'i hayatta tutmak için bir bilim aletini daha kapattı. Şubat sonunda rutin bir manevra sırasında uzay aracının güç seviyesinin beklenmedik biçimde düşmesi üzerine harekete geçen ekip, 17 Nisan'da Düşük Enerjili Yüklü Parçacık deneyi'ni (LECP) devre dışı bıraktı. Komutların Voyager 1'e ulaşması yaklaşık 23 saat sürdü.
 
1977'den bu yana çalışan Voyager 1, her yıl yaklaşık 4 watt güç kaybediyor. Araç, plütonyumun bozunmasından elde edilen ısıyı elektriğe dönüştürerek çalışıyor. 49 yıldır veri gönderen LECP aleti, yıldızlararası ortamın yapısı hakkında kritik ölçümler sunuyordu. Şu anda yalnızca iki alet çalışmaya devam ediyor: biri plazma dalgalarını, diğeri manyetik alanları ölçüyor.
 
Bu kapatma işlemi, mühendislere "Büyük Patlama" olarak adlandırılan uzun vadeli enerji tasarrufu planını hayata geçirmek için yaklaşık bir yıl zaman kazandıracak. Bu plan, bazı güç tüketen birimlerin daha düşük enerjili alternatiflerle değiştirilmesini öngörüyor; böylece araç yeterince sıcak tutularak bilimsel veri toplamayı sürdürebilecek.
 
Dünya'ya 25 milyar kilometre uzaklıkta bulunan ve insanlığın en uzağa gönderdiği nesne olan Voyager 1, orijinal beş yıllık görev süresini çoktan aşmış durumda. NASA ekibi, hem Voyager 1'i hem de ikizi Voyager 2'yi olabildiğince uzun süre ayakta tutmaya çalışıyor.

614 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
21 Nisan
Yılın ilk büyük meteor yağmuru olan Lyrid'ler şu anda aktif ve 22 Nisan şafak sökmeden önce bu yıl zirveye ulaşacak. Lyrids, Nisan ayında düzenli olarak gerçekleşen ve Vega yıldızının bulunduğu Lyra (Lir) takımyıldızından yayılıyormuş gibi görünen bu yağmurun kökeni, Dünya'nın Thatcher Kuyruklu Yıldızı'nın geride bıraktığı enkaz izinden geçmesidir.
 
Bu yıl koşullar gözlem için oldukça elverişli: Hilal ay, gökyüzünü fazla aydınlatmıyor; bu da meteorların daha net görülmesini sağlıyor. Saatte yaklaşık 10-20 meteor gözlemlenmesi bekleniyor; zirve anlarda bu sayı daha yükseğe çıkabilir.
 
Bulutlu hava, ışık kirliliği veya başka koşullar nedeniyle doğrudan gözlem yapamayacaklar için dünyanın dört bir yanından canlı yayınlar sunuluyor. Bu yayınlar arasında Hawaii'den Mauna Kea Subaru Teleskobu, Maine'den Sebec Gölü, Şili Atacama Çölü'ndeki ALMA Teleskobu, İngiltere'den Northumberland ve Japonya'dan Fuji Dağı yer alıyor. Bu yayınlarda aktif canlı sohbet sayesinde izleyiciler meteor gözlemlerini zaman damgasıyla paylaşabiliyor.
 
Türkiye'den gözlemlemek isteyenler için en uygun saat, 22 Nisan şafaktan önceki saatler; Lyra takımyıldızının doğu ufkuna yükseldiği bu saatlerde gökyüzü mümkün olduğunca karanlık bir noktadan seyredilmeli.

490 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
20 Nisan
Physical Review B dergisinde yayımlanan yeni bir UC Santa Barbara çalışması, mikroelektronik cihazların zamanla neden yavaşça bozulduğunu açıklayan ve onlarca yıldır çözülemeyen kuantum mekanizmasını ilk kez ortaya koyuyor.
 
Her transistörün kalbinde silikon-oksit ara yüzüne yakın silikon-hidrojen bağları bulunuyor. Üretim sırasında silikon'daki kırık bağları "kapatmak" için kasıtlı olarak eklenen hidrojen, zamanla transistörden geçen yüksek enerjili "sıcak elektronlar" tarafından yerinden ediliyor ve kırık bağlar yeniden ortaya çıkıyor. Bu süreç "sıcak taşıyıcı bozunması" olarak biliniyor.
 
Alandaki yerleşik görüşe göre bu hasarın birikmesi için birçok elektronun art arda aynı bağa çarpması gerekiyordu. Ancak Prof. Chris Van de Walle liderliğindeki ekip, ileri kuantum simülasyonlarıyla bunun aslında tek bir elektronun tetiklediği bir olay olduğunu kanıtladı. Buna ek olarak hidrojenin bu süreçte klasik bir parçacık gibi değil, olasılık dalgaları biçiminde davrandığı da gösterildi.
 
Bu model, yıllardır açıklanamayan birçok deneysel gözlemi de çözüme kavuşturdu: Hasarın neden yaklaşık 7 elektron-volt enerji seviyesinde en yoğun yaşandığı, neden sıcaklıktan bağımsız olduğu ve hidrojen yerine döteryum kullanıldığında sürecin neden 100 kat yavaşladığı artık anlaşılmış durumda.
 
Araştırmacılar, geliştirdikleri kuantum çerçevesinin silikon teknolojisinin ötesine geçerek LED'ler ve güç elektroniği gibi alanlarda kullanılan yarı iletkenlerin daha uzun ömürlü tasarlanmasına da rehberlik edebileceğini belirtiyor.

554 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
20 Nisan
Nobel ödüllü teorik fizikçi David Gross, Live Science'a verdiği röportajda insanlığın önündeki en büyük engelin artık bilimsel değil, varoluşsal nitelikte olduğunu söyledi. UC Santa Barbara'da profesör olan ve yakın zamanda 3 milyon dolarlık Özel Atılım Ödülü'nü (Special Breakthrough Prize in Fundamental Physics) kazanan Gross, zamanının bir bölümünü insanları nükleer savaş başta olmak üzere küresel tehlikeler konusunda uyarmaya ayırdığını belirtti.
 
Gross'a göre, fiziğin "kutsal kâsesi" olarak nitelendirilen tüm kuvvetlerin birleşik teorisine —kuantum yerçekimini diğer üç temel kuvvetle buluşturan bir çerçeveye— ulaşmak yalnızca bilimsel bir sorun değil; aynı zamanda insanlığın bunu görecek kadar uzun yaşayıp yaşayamayacağı sorusuna da bağlı.
 
Gross, 1970'lerde Frank Wilczek ve H. David Politzer ile birlikte geliştirdiği "asimptotik özgürlük" ilkesiyle tanınıyor. Bu keşif, kuarklar arasındaki kuvvetin birbirine yaklaştıkça zayıfladığını ortaya koyarak kuantum renk dinamiğinin temel taşı haline geldi ve güçlü, zayıf ve elektromanyetik kuvvetlerin tek bir çerçevede ele alınmasını mümkün kıldı. Ardından Gross, kalan en büyük sorunu çözmek için sicim teorisi araştırmalarına yöneldi; ancak bu teorilerin test edilebilmesi için gereken ölçekler bugünkü deneysel kapasitemizin çok ötesinde.

891 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
15
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
17 Nisan
Harvard Üniversitesi’nden David Reich ve Ali Akbari liderliğindeki araştırmacıların Nature dergisinde (16 Nisan 2026) yayımladığı devasa çalışma, insan evriminin tarım devrimiyle birlikte duraksadığına dair yaygın inanışı çürüttü. Yaklaşık 16.000 antik insan kalıntısı ve 6.000 modern bireyin DNA’sını analiz eden ekip, son 10.000 yılda Batı Avrasya popülasyonlarında evrimin sadece devam etmekle kalmadığını, aynı zamanda hızlandığını kanıtladı.

Çalışma, doğal seçilimin doğrudan etkilediği tam 479 genetik varyant belirledi. Bu, daha önce sadece 21 varyantın (yetişkinlerde süt sindirimi gibi) bilindiği bu alan için devrim niteliğinde bir artış anlamına geliyor.

Araştırma, kızıl saç ve açık tenle ilişkili genlerin 10.000 yıldır aktif olarak seçildiğini gösteriyor. Bilim insanları bunun, güneş ışığının az olduğu kuzey bölgelerinde tarıma geçilmesiyle (ve beslenmedeki vitamin kaynaklarının değişmesiyle) D vitamini sentezini artırmak için geliştirilen bir hayatta kalma avantajı olduğunu belirtiyor.

Çölyak hastalığı riskini artıran genlerin son 4.000 yılda artması ve tüberküloz riskini artıran TYK2 geninin bir dönem yükselip sonra düşmesi, evrimin ilginç "pazarlıklarını" ortaya koyuyor. Bu riskli genlerin, geçmişteki belirli salgın hastalıklara karşı koruma sağladığı için yaygınlaşmış olabileceği düşünülüyor.

Avcı-toplayıcı dönemde kıtlığa karşı avantaj sağlayan yüksek vücut yağı genlerinin, gıdanın daha istikrarlı hale geldiği tarım toplumlarında "negatif seçilime" uğrayarak azalmaya başladığı görüldü.

Veriler; kellik, diyabet ve romatoid artrit riskini düşüren varyantların modern tarihimizde giderek daha yaygın hale geldiğini gösteriyor.

Gelişmiş hesaplama teknikleri sayesinde "evrimi gerçek zamanlı izlememize" olanak tanıyan bu çalışma, modern biyolojimizi şekillendiren güçlerin nerede ve ne zaman devreye girdiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Evrimsel süreçlerin sadece binlerce yıl önce tamamlanmış bir hikaye değil, bugün bile biyolojimizi sessizce yöneten aktif bir mekanizma olduğu bir kez daha teyit edilmiş oldu.

606 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hasanali Koç
Hasanali Koç
107.9K UP
Aktaran 4 Ocak 2025 3 dk.

Derin bir bütünlük hissi, aşkınlık, tarif edilemezlik ve huşu duygularının yanı sıra zihinsel sağlıkta iyileşme... Bunlar, 233 kişinin LSD ve psilosibin gibi psikedelik ilaçlarla ilgili deneyimleriyle ilgili bir ankette yaşadıklarını söyledikleri hisler arasındaydı.[2] Bu tür deneyimler istisnai değildi, ancak işin ilginç yanı tüm katılımcılar otizmliydi!

Ekim ayında Psychopharmacology'de yayımlanan araştırmanın sonuçları, psikedeliklerin bu maddelerle ilgili çalışmalarda tipik olarak gözden kaçan bir gruba fayda sağlayabileceğini öne sürüyor. Amerika Birleşik Devletleri'ndeki her 36 kişiden yaklaşık biri otizm teşhisi alıyor ve bu oran depresyon, anksiyete, madde kullanım bozuklukları ve obsesif kompulsif bozukluk dahil olmak üzere başka zihinsel rahatsızlıklardan çok daha yüksek bir oran.[3]

28
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Orhan
Hakan Orhan
99.3K UP
Aktaran 4 Ocak 2025 2 dk.

Her gün yaklaşık 11 dakikalık tempolu bir yürüyüş, dünya çapında on erken ölümden birini önleyebilir. Cambridge liderliğindeki uluslararası bir araştırmacı ekibi, British Journal of Sports Medicine'de yayınlanan kapsamlı bir çalışmalarında bu sonuca vardı. Araştırmacılar meta-analizlerini toplam 196 çalışmaya dayandırdılar. Çalışmaları dünya çapında 30 milyondan fazla kişinin verilerini kapsıyordu.

Ekip, tek tek ele alındığında yeterli kanıta sahip olmayan ve zaman zaman birbirleriyle çelişen araştırmaları bir araya getirerek daha sağlam ve güvenilir sonuçlara ulaştı. Araştırmacılar, iş ile ilgili fiziksel aktivite dışında, bireylerin %66'sının haftada genel olarak önerilen 150 dakikadan daha az orta yoğunlukta aktiviteye katıldığını, %10'dan azının ise haftada 300 dakikadan fazla aktiviteye ulaşabildiğini bildirdi.

20
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Özer Pirdal
Özer Pirdal
2,866 UP
Aktaran 2 Ocak 2025 1 dk.

Egzersiz yapmak fazla kilosu olan bireylerin yaktığı yağ miktarını azaltıyor olabilir mi? Çin Bilimler Akademisi'ne bağlı Shenzhen İleri Teknoloji Enstitüsü (SİTE) ve Roehampton Üniversitesi'nden bilim insanları, egzersizin obez bireylerin dinlenme halindeyken yaktığı kalori miktarını azalttığını ortaya koyuyor.

Egzersiz genellikle bireylerin daha fazla kalori yakmasına yardımcı olur, fakat bu bulgular, aşırı kilolu olanlar için durumun o kadar basit olmadığını gösteriyor. Araştırma yazarları, her beden tipinden düzenli egzersiz yapanların egzersizlerinden beklediklerinden daha az kalori yakma eğiliminde olduklarını belirtiyor. Ancak, dinlenirken kalori yakımındaki düşüklük, obez bireyler ve yaşlı yetişkinler arasında daha büyük bir sorun teşkil ediyor.

20
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 30 Aralık 2024 2 dk.

Hediye paketleme telaşı arasında size eşlik eden tek şey bir fincan çay ya da kahve ise, bu içeceklerin sağlığınız üzerinde olumlu bir etkisi olabileceğini öğrenmek sizi memnun edebilir. Araştırma ekibi, sonuçlarını Cancer dergisinde yayınladıkları makalede bu içecekleri tüketen insanların baş ve boyun kanserlerine yakalanma riskinin biraz daha düşük olduğunu buldu.[1]

Cancer Research UK, Birleşik Krallık’ta her yıl yaklaşık 12.800 yeni baş ve boyun kanseri vakası ve buna bağlı yaklaşık 4.100 ölüm yaşandığını rapor ediyor.

30
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 30 Aralık 2024 3 dk.

Ekipler, NASA'nın Güneş'e "dokunma" görevini yerine getiren Parker Güneş Sondası'nın (İng: Parker Solar Probe), 24 Aralık 2024'teki Güneş yüzeyine rekor bir şekilde çok yaklaştığı bu tarihi görevi başarıyla tamamladığını doğruladı.

24 Aralık 2024 tarihinde Parker Güneş Sondası uzay aracını Güneş yüzeyine tarihteki en yakın mesafeye yönlendirdi. Bu hamle, yaklaşık 6,1 milyon kilometre yakınlık sağladı. Sonda, yaklaşık 692.000 km/saat hızla ilerledi ve bu hız, insan yapımı herhangi bir nesnenin şimdiye kadar hareket ettiğinden daha hızlı bir şekilde Güneş atmosferinden geçen ilk sonda yapmaktadır. Uzay aracının bu tehlikeli yolculuğu sırasında gönderdiği sinyaller, 26 Aralık'ta görev ekibine ulaştı. Böylece Parker Güneş Sondası, zorlu koşullara rağmen görevini sürdürdüğünü kanıtladı. Bilim insanları, bu eşsiz yakınlaşmanın Güneş'in gizemli atmosferi (korona) hakkındaki bilgileri genişleteceğini belirtmektedir. Washington'daki NASA Bilim Misyonu Direktörlüğü'nü yöneten Nicky Fox şunları söylüyor:

42
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Evet, milletimizin siyasi, içtimai hayatında, milletimizin fikri terbiyesinde de rehberimiz ilim ve fen olacaktır."
Mustafa Kemal Atatürk
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)