Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Virüs
James Webb Uzay Teleskobu
Öğrenme Teorileri
Bir
Kromozom
Egzersiz
Sinaps
Doğru
Anksiyete
Mikroevrim
Yağ
Bilişsel Önyargı
Seçilim
Saldırı
Teleskop
Gazetecilik
Yıldız
Evrimsel Tarih
Lazer
Endokrin Sistemi Hastalıkları
Nöron Hücresi
Virüsler
Foton
Ana Bulaşma Mekanizması
Alerji
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
5 Mayıs
Nature Climate Change dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, atmosferdeki mikro ve nanoplastik parçacıkların (MNP) daha önce hiç hesaba katılmamış bir iklim ısıtma etkisi yarattığını ortaya koyuyor. Fudan Üniversitesi başta olmak üzere uluslararası bir ekip tarafından yürütülen araştırma, bu parçacıkların güneş ışığını absorbe ederek atmosferi ısıttığını gösteriyor.
 
Araştırmacılar, radyatif transfer modeli ve deneysel optik ölçümleri birleştirerek renkli plastik parçacıkların ışık emme kapasitesinin temiz plastiklere kıyasla 74,8 kat daha yüksek olduğunu hesapladı. Modellere göre küresel yüzey konsantrasyonları metreküp başına 4,18 mikroplastik parçacığa ulaşıyor. Bu parçacıkların yarattığı ortalama doğrudan radyatif zorlama değeri metrekare başına 0,039 watt olarak hesaplandı; bu rakam, iklim üzerinde önemli etkisi bilinen kara karbonun (is) ısıtma gücünün yüzde 16,2'sine karşılık geliyor.
 
Özellikle dikkat çekici olan, Kuzey Pasifik Subtropikal Girdabı üzerindeki bölgesel etki: Bu alanda plastiklerin yarattığı ısıtma etkisi metrekare başına yaklaşık 1,34 watt ile kara karbonun 4,7 katına ulaşıyor. Araştırmacılar ayrıca plastiklerin atmosferde yaşlanmasının genel optik özelliklerini büyük ölçüde değiştirmediğini de gösterdi.
 
Bulgular, plastik kirliliğinin yalnızca ekolojik değil, doğrudan iklimsel bir sorun olduğuna işaret ediyor ve iklim modellerinde bugüne kadar göz ardı edilen bu faktörün artık hesaba katılması gerektiğini vurguluyor.

298 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasin Kayalar
Yasin Kayalar
216.9K UP
5 Mayıs
Herşey her an kuantum dalgalanma halinde. Kim kuantum fiziği sadece mikroda geçerli derse büyük bir kavrayış eksikliği, yanılgı ve hata içinde. Klasik fizik diye bir şey evrende yoktur. Bu sadece kuantum fiziği ile gerçekleşen sonuçlara ve etkileşimlere yönelik yaptığımız algısal bir yanılsamadan ibaret.
353 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
4 Mayıs
Her yıl Mayıs ayında tekrarlanan Eta Aquarid meteor yağmuru, 9-10 Mayıs gecesi zirveye ulaşacak. Bu meteor yağmurunun kaynağı, yaklaşık 76 yılda bir Güneş'in etrafında yörünge çizen ve en son 2061'de görülmesi beklenen Halley Kuyruklu Yıldızı'nın bıraktığı enkaz izi.
 
Bu yıl gözlem koşulları tam anlamıyla ideal sayılmaz: Yüzde 84 dolulukta olan azalan kavislenen ay, gökyüzünü aydınlatarak daha soluk meteorların görülmesini engelleyecek. Güney Yarımküre'den gözlemciler yoğun saatlerde saatte yaklaşık 50 meteor görebilirken bu sayı dolunay nedeniyle yarıya inebilir. Kuzey Yarımküre'den ise saatte 10'dan az meteor görülmesi bekleniyor.
 
En iyi gözlem için şafaktan hemen önce, şehir ışıklarından ve yüksek binalardan uzak bir noktadan doğu ufkuna, Kova takımyıldızı ve Eta Aquarii yıldızının bulunduğu yöne bakılması öneriliyor. Mümkünse parlak ay manzarayı engellemeyecek bir konum seçmek de faydalı olacak. Gözlerin karanlığa alışması için en az 20 dakika beklemek ve telefon ekranından uzak durmak gerekiyor.
 
Meteor yağmurları, Dünya'nın kuyruklu yıldız ya da asteroit artıklarından oluşan iz bantlarından geçmesi sırasında bu parçacıkların atmosfere son derece yüksek hızlarda girerek yanmasıyla oluşuyor.

349 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
4 Mayıs
Artemis II mürettebatı, 10 günlük uzay yolculuğundan döndükten sonra yaşadıklarını paylaşmaya devam ediyor. Dört astronot hem Ay'ın uzak yüzüne yaklaşmanın nasıl bir his olduğunu hem de uzayın insan vücudu üzerindeki şaşırtıcı etkilerini anlattı.
 
Kanadalı astronot Jeremy Hansen, Ay'ın uzak yüzünü görmenin beklediklerinden daha erken gerçekleştiğini söyledi: Açıları sayesinde normalde Dünya'dan hiç görülemeyen Ay'ın arka bölgelerini uzaktan seyreden mürettebat hemen pencerelere üşüştü. Hansen bu anı "tuhaf" olarak nitelendirdi.
 
Öte yandan Christina Koch, görevin en gergin anının kalkış değil, geri dönüş olduğunu vurguladı: "Bir gezegene geri dönmek şaka değil; yeniden girişte gerçek bir plazma topuna dönüşüyorsunuz ve her pencereden alev görüyorsunuz."
 
Koch'un paylaştığı en çarpıcı bilim ise uzayın insan vücudu üzerindeki etkisi oldu. Günde 30 dakika direnç egzersizi yapmalarına karşın Koch, iniş sonrası 7. günde bile düz yürümekte güçlük çektiğini sosyal medyadan paylaştı. Bunu, sıfır yerçekiminde beynin denge organlarından gelen sinyalleri görmezden gelmeye adapte olmasıyla açıkladı. Koch, bu tür araştırmaların yalnızca uzay tıbbı için değil, vertigo, beyin sarsıntısı ve nörovestibüler bozuklukların tedavisi için de değerli veriler sunduğunu belirtti.

335 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
689.6K UP
2 Mayıs
Birmingham Üniversitesi'nden mikrobiyolog João Pedro de Magalhães, BioEssays dergisinde yayımladığı çalışmasında insanların neden bu kadar hızlı yaşlandığını açıklamak için alışılmadık bir noktaya, Mezozoik dönemin dinozor dünyasına gidiyor.
 
De Magalhães'in "uzun ömür darboğazı hipotezi"ne göre memelilerin ataları, dinozorların hâkim olduğu yaklaşık 100 milyon yıl boyunca besin zincirinin en altında, gece aktif ve kısa ömürlü canlılar olarak hayatta kalmak zorunda kaldı. Bu ortamda uzun yaşamak evrimsel bir avantaj sağlamıyordu; asıl olan hızlı üremekti. Bu baskı o kadar uzun sürdü ki, memeliler uzun ömürle bağlantılı bazı genleri ve biyolojik mekanizmaları kaybetti ya da işlevsiz hale getirdi.
 
Hipotez, memelilerin bazı sürüngen ve diğer hayvan türleriyle kıyaslandığında neden daha zayıf doku onarım kapasitesine sahip olduğunu açıklamaya çalışıyor. De Magalhães'in dikkat çektiği somut örnekler arasında ultraviyole hasarını onaran enzimlerin memelilerde bulunmaması ve memelilerin dişlerinin, pek çok sürüngenden farklı olarak sürekli yenilenmemesi yer alıyor.
 
Araştırmacı, bu hızlı yaşlanma sürecinin memelilerde kanserin diğer türlere kıyasla neden daha yaygın olduğunu da açıklayabileceğini öne sürüyor. Hipotez henüz tartışma aşamasında; ancak insan yaşlanmasını evrimsel tarihin çok daha derinlerine bağlayan özgün bir bakış açısı sunuyor.

457 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
17
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eda Alparslan
Aktaran 14 Şubat 2025 3 dk.

OpenAI'ın GPT-4o'su veya StabilityAI'ın Stable Diffusion'u gibi üretken yapay zekâ modelleri kod, metin, resim ve video üretmekte şaşırtıcı derecede yetenekli. Ancak bu modelleri eğitmek o kadar büyük miktarda veri gerektiriyor ki yapay zekâ mühendisleri şimdiden teknik sınırlamalarla karşılaşmaya başladı ve yakında model eğitmek için veri bulamayabilirler!

Bu veri kıtlığı durumunda, yeni nesil yapay zekâ modellerini eğitmek için sentetik veriler kullanmak teknoloji endüstrisi için cazip bir fikir olabilir. Yapay zekâ tarafından üretilen veriler gerçek dünyadan alınmış verilere göre çok daha ucuz ve sınırsız şekilde üretilebilir; başka yapay zekâ modellerini eğitmekte kullanılabilirler. Ancak bu da tıbbi verilerin kullanıldığı durumlar gibi bazı senaryolarda güvenlik riskleri teşkil eder. Öte yandan bazı durumlarda ise sentetik veri kullanmak modelin performansını artırabilir.

54
0 Yorum
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 10 Şubat 2025 2 dk.

On binlerce kemik, tekstil, yemek artığı ve kömür parçasından elde edilen radyokarbon tarihleri, Avrupalıların gelişinden önce Amerika kıtasındaki Yerli nüfus sayılarındaki dalgalanmalara ışık tutuyor. Araştırmacılar, Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, Kuzey Amerika nüfusunun MS 1150 civarında zirve yaptığını, ancak 1500 yılına gelindiğinde en az %30 azaldığını tespit ettiklerini bildiriyor. Bu sayılar, Avrupalı sömürgecilerin Yerli toplumlara yönelik yıkıcı etkileri başladığında yeniden toparlanma sürecine girmişti. Kansas Üniversitesi'nde arkeolog ve Pawnee Ulusu vatandaşı Carlton Shield Chief Gover şunları söylüyor:

Wyoming Üniversitesi'nden arkeolog Robert Kelly liderliğindeki bir grup araştırmacı, daha sağlam bir veri seti oluşturarak Kanadalı meslektaşları tarafından daha önce yapılan bir nüfus çalışmasını geliştirmeyi denediler. Son 2000 yıl boyunca Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'dan elde edilen çeşitli eserler için, ocak kömürü, av hayvanlarının kemikleri, insan kalıntıları, tekstiller ve seramiklere yapışmış yiyecek artıklarını da kapsayan, daha önce belirlenmiş 60.000'den fazla radyokarbon tarihini derlemek üzere yaklaşık 10 yıl harcadılar.

38
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Yiğit Arslan
Aktaran 9 Şubat 2025 1 dk.

Astronomlar için dünya dışı yaşam arayışında en önemli maddelerden biri karbondur. Bu nedenle astronomlar karbon içerikli materyallerin dağılımını ciddi şekilde incelemektedir. James Webb Uzay Teleskobu Samanyolu Galaksisi'ndeki önemli karbon kaynaklarından biri olan uzun bir yörüngeyi takip eden iki büyük yıldızdan oluşan bir sistem olan Wolf-Rayet 140'ı inceledi.

Webb'in yapmış olduğu gözlemler, yıldızların birbirlerinin etrafından geçerken yıldız rüzgarlarının çarpması sonucu oluşan karbon içerikli tozların orta kızılötesi ışıkta parlayan ve düzenli aralıklarla çevredeki uzaya doğru genişleyen 17 toz küresi oluşturduğunu göstermektedir.

49
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Beste Zorlu
Beste Zorlu
151.2K UP
Aktaran 6 Şubat 2025 2 dk.

2024’ün sonlarında Amazon Nehri’nin bir kolu olan Xingu Nehrinde keşfedilen yeni bir tür; piranalara olan bakış açınızı kökten değiştirecek! Londra Doğa Tarihi Müzesi yöneticilerinden balık bilimci Dr. Rupert Collins, keşfettikleri bu yeni türün popüler kültürde oluşmuş pirana algısını değiştirebileceğini savunuyor. Ayrıca tüm bu algıları değiştirebileceğine olan inancın yanında, bu türün bize piranaların evrimsel süreçte nasıl değiştiğini, ne gibi zorluklar ya da seçilim baskıları sonucunda günümüzdeki halini aldığı konusunda da perspektif sunabileceği düşünülmektedir.

Bu tür; kendisini genel anlamda bildiğimiz vahşi yakın akrabalarından ayıran pek çok morfolojik farklılığa sahip. Kuyruğunun, karın ve sırt bölgesinin alışageldiğimiz piranalar gibi olmamasının yanı sıra kanadı boyunca uzanan siyah çizgi onu oldukça özel yapıyor.

71
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
385.2K UP
Aktaran 2 Şubat 2025 1 dk.

Artık bir penguenin gözünden okyanusu görmek mümkün. 28 Ocak'ta PeerJ dergisinde yayınlanan bir çalışmada Uluslararası bir araştırma ekibi, penguenlerin ne kadar av yemeleri gerektiğini, balıkların nerede bulunduğunu ve yemeklerine ulaşmak için ne kadar enerji harcadıklarını takip etmelerine yardımcı olabilecek yeni bir hayvana takılan kamera sistemi olan PenguCams isimli bir cihaz geliştirdiklerini belirtti.[1]

PenguCams ve National Geographic'in Crittercam'i gibi hayvanlara takılan kameralar, araştırmacıların normalde gözlemlenmesi oldukça zor olan davranışları inceleyebilmesine olanak tanıyor. İncelenen bu davranışlar arasında penguenlerin avlarıyla etkileşimi de bulunuyordu. Genellikle penguenlerin dışkı örnekleri veya ölü kuşların mide içeriğinin incelenmesiyle yapılsa da uzmanlar bu yeni yöntemin penguenlerin yiyeceğe ulaşmak için ne kadar çaba harcadıklarını anlamaya yardımcı olacağının altını çiziyor. Ayrıca bir hayvanın nasıl avlandığını ve ne kadar av tüketmesi gerektiğini anlamak, belirli bölgelerde belirli avlar için beslenme davranışı değişikliğinin nedenlerini anlamaya katkıda bulunabilir.

36
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Geleceği tahmin etmenin en kolay yolu, onu icat etmektir."
Alan Kay
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)