2019-2020'de Avustralya'yı vuran "Kara Yaz" yangınları iklimde şaşırtıcı bir zincirleme reaksiyon başlattı…

Filtrele
Evrim Ağacı
Aklımdan Geçen
Feed image
2019-2020'de Avustralya'yı vuran "Kara Yaz" yangınları iklimde şaşırtıcı bir zincirleme reaksiyon başlattı. Duman parçacıkları bulutlara girerek bulutları parlaklaştırıp daha fazla Güneş enerjisini uzaya yansıttı ve soğuk La Nina evresinin oluşmasında kilit rol oynadı. Doğu tropikal Pasifik'in ısınmasıyla oluşan El Nino ise kuraklık, sel ve sıcak hava dalgalarıyla sayısız can kaybına ve trilyonlarca dolarlık zarara yol açıyor.

İşte Chicago Üniversitesi'nden Jessica Wan ve ekibi, Science Advances'ta yayımlanan çalışmalarında bu doğal deneyden yola çıktı. Gezegeni bütünüyle soğutmaya odaklanan önceki jeomühendislik çalışmalarının aksine, sadece El Nino'yu hedef alan kısa süreli bir müdahaleyi modelle test ettiler. Teoride bu işlem, alt atmosfere deniz tuzu püskürten gemilerle Ekvatoral Pasifik'teki dikdörtgen bir bölgede deniz bulutlarını parlatmaya dayanıyor.

1997-1998 ve 2015-2016 El Nino olaylarını simüle eden ekip, hazirandan şubata kadar sürdürülen müdahalenin en iyi sonucu verdiğini buldu. Bu işlem, Avustralya'da kuraklık ve Doğu Afrika'da aşırı yağış yaratan El Nino'nun karalardaki etkilerinin çoğunu tersine çevirdi; normalde ısınan bölgeler soğudu, yağışın arttığı yerler kuraklaştı.

Fakat teknoloji henüz hazır değil; cihazlar yeterli hacimde tuz püskürtemiyor ve ideal tasarımda bile yaklaşık 2.400 gemi gerekiyor. Modellerde Avrupa ve Asya'da istenmeyen ısınmalar oluşurken, yöntemin tekrarlanmasının uzun vadeli etkileri de henüz bilinmiyor. Muhalifler yapay soğutmanın şirketlere sera gazı salmaya devam etme bahanesi vereceğini savunuyor. Yine de Wan, ısınma sürecine çoktan hapsolduğumuzu, kalıcı çözüm aranırken en kötü etkileri azaltmak için bu araştırmaları yapmamanın sorumsuzluk olacağını söylüyor. 🌍

✏️ Çeviren: Eren Çetinkaya · Editör: Damla Şahin Uçar
0 görüntülenme
0
Paylaş
Yorumlar yükleniyor...