Tüm Reklamları Kapat

Biyonik Gözler Görme Kaybını Geri Getirebilir mi?

3dk
Biyonik Gözler Görme Kaybını Geri Getirebilir mi?
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Erken dönem retina implantları ışık ve şekilleri sınırlı biçimde algılatabildi, ancak düşük görüntü kalitesi ve cihaz arızaları yaygın kullanımını engelledi.
  • Beyin implantları ve Prima gibi yeni biyonik gözler, bazı görme kayıplarında işlevsel görüş sağlayabiliyor; küçük bir denemede Prima hastaların yüzde 81’inin okumasına yardımcı oldu.
  • Gelecekte biyonik gözler yakınlaştırma, gece görüşü ve termal algılama sunabilir; ancak cerrahi riskler, mühendislik sorunları ve kök hücre tedavileri önemli etkenler olmaya devam ediyor.

Star Trek, The Terminator veya William Gibson'ın siberpunk romanı Neuromancer evrenlerine adım attıysanız gelişmiş elektronik görüşün bilim kurgunun temel ögelerinden biri olduğunu bilirsiniz. Günümüzde bir zamanların fütüristik kurguları gerçeğe dönüşüyor. Araştırmacılar kaybedilen görme yetisinin bir kısmını geri kazandırabilen biyonik gözler geliştirdi. Bu cihazların sunduğu imkânlar şimdilik temel düzeyde kalsa da son yıllarda istikrarlı bir ilerleme kaydediliyor. Günün birinde bu cihazlar insan gözünün yapamayacağı biçimde görüntüleri işleyerek ya da görünür ışık tayfının ötesini algılayarak doğal insan görüşünün sınırlarını aşan özellikler dahi sunabilir. İnsanların fiziksel ve zihinsel yetilerini geliştiren teknolojiler artık yalnızca bilimkurgunun tekelinde değil. Bizler de bu alandaki güncel gelişmeleri, insan kabiliyetlerinin hem günümüzde hem de yakın gelecekte nasıl artırılabileceğini ve bu yeniliklerin beraberinde getirdiği etik tartışmaları inceliyoruz.

Erken Dönem Retina İmplantları ve Karşılaşılan Zorluklar

Günümüze kadar geliştirilen implantlar ağırlıklı olarak gözün arka kısmında yer alan ve ışığı algılayan hücre tabakası retinadaki sorunları gidermeye odaklandı. Tıpkı eski fotoğraf makinelerindeki film gibi çalışan retina, dış dünyayı görmemizi mümkün kılar. Bu tabakada ciddi bir hasar meydana geldiğinde ise sonuç tam bir görme kaybı olabilir.

Retina kaynaklı körlüğü implantlarla tedavi etmeye yönelik çalışmalar yirmi yılı aşkın bir süre önce başladı. Alman üretici Retina Implant AG tarafından geliştirilen ilk cihazlardan biri, hastanın hasar görmüş retinasının altına yerleştirilen ışığa duyarlı bir mikroçipe sahipti. Bu çip retinada geriye kalan sağlıklı hücrelerle bağlantı kuruyor; bu hücreler de çipten gelen görme sinyallerini gözden alıp beynin görmeyi algılayan bölgesi olan oksipital kortekse iletiyordu.

Tüm Reklamları Kapat

Çipi yerleştirmek için yapılan cerrahi operasyon yaklaşık sekiz saat sürüyordu. Bu müdahale, kulağın arkasındaki kafatası kemiğinde bir güç alıcısı yerleştirmek amacıyla bir yuva açılmasını ve ardından bu alıcının deri altından geçen bir kabloyla mikroçipe bağlanmasını kapsıyordu.

Cihaz yalnızca son derece ilkel bir görüş sağlayabiliyordu; hastalar baktıkları nesnelerin biçimlerine kabaca uyan ışık parlamaları görüyordu. Ayrıca gözün hızlı ve sık hareketleri ya da gözün içindeki tuzlu sıvının yol açtığı korozyon sebebiyle birçok implant zamanla bozuldu. Yeterli tıbbi ilerleme kaydedilememesini temel gerekçelerden biri olarak gösteren Retina Implant AG, 2019 yılında faaliyetlerine son verdi.

Dönemin öne çıkan bir diğer erken cihazı olan Argus II ise gözlüğe monte edilmiş bir kamerayı cerrahi yöntemle retinanın üzerine yerleştirilen bir mikroçiple birleştiriyordu. Kameranın kaydettiği görüntü bir sinyale dönüştürülerek güçle birlikte çipe kablosuz olarak aktarılıyor; ardından bu çip 60 elektrottan oluşan dizilimi sayesinde hasarlı retinadaki sağlıklı hücreleri uyarıyordu.

Alınan ilk olumlu sonuçlara ve 2013 yılında ABD Gıda ve İlaç Dairesinden alınan onaylara rağmen Argus II de nihayetinde yeterince ikna edici sonuçlar sunamadı. Cihazın üretimi ve kullanımı 2019 yılında durduruldu.

Tüm Reklamları Kapat

Görsel Protezlerde Yeni Yaklaşımlar

Karşılaşılan bu aksiliklere rağmen araştırmacılar yapay bir görüş sistemi oluşturma çabalarından vazgeçmedi. Güncel yaklaşımlardan biri, harici bir kameradan alınan görüntü verilerini ve enerjiyi doğrudan beynin oksipital korteksine yerleştirilen bir mikroçipe kablosuz olarak aktarmaya dayanıyor. Bu yöntem, görsel algıyı uyarmak amacıyla elektriksel probları doğrudan oksipital kortekse yerleştiren önceki araştırmaların temelleri üzerine inşa edildi.

Söz konusu yaklaşım hem retina rahatsızlığı bulunan bireylere hem de retinayı beyne bağlayan optik sinirleri hasar görmüş hastalara yardımcı olma potansiyeli taşıyor. Ancak retinanın sunduğu yüksek çözünürlük ve karmaşık sinyal işleme kabiliyeti devre dışı kaldığı için bu teknikle tam olarak ne kadarlık bir çözünürlük elde edilebileceği henüz netlik kazanmış değil. Bu yöntemi geliştirmeye çalışan Belçika merkezli ReVision Implant şirketi, insanlar üzerindeki ilk klinik testlerini Ekim 2026'da başlatıyor.

Geliştirilen bir diğer seçenek ise cerrahi müdahaleyle retinanın altına yerleştirilen bir mikroçipe görüntüleri ve enerjiyi kızılötesi sinyaller vasıtasıyla ileten özel gözlüklerin kullanılmasıdır. Bu teknolojiyi temel alan Prima adlı cihaz, körlüğün başlıca nedenleri arasında yer alan ve kuru tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu olarak adlandırılan özel bir retina hastalığında test edildi.

Yürütülen küçük ölçekli bir klinik denemede bu cihaz, hastaların %81'inde işlevsel merkezi görüşü geri kazandırarak harfleri, sayıları ve kelimeleri okumalarını sağladı. Cihaz günümüzde 30 Avrupa ülkesinde kullanım onayı almış durumda.

Kuru tip makula dejenerasyonunun daha önceki cihazların hedeflediği kalıtsal retina hastalıklarına kıyasla çok daha yaygın görülmesi, bu teknolojiyi yatırımcılar için son derece cazip kılıyor. Ancak burada birtakım etik soru işaretleri bulunuyor. Kalıtsal retina hastalıklarına sahip bireylerin aksine, makula dejenerasyonu hastalarının büyük kısmı çevre görüşünü korumayı sürdürür; bu nedenle ameliyat sırasında yaşanabilecek olası bir aksilikte kaybedecekleri çok şey vardır. Nitekim retinanın altına mikroçip yerleştirmeye yönelik bu karmaşık cerrahi müdahale riskten tamamen uzak değildir.

İnsanüstü Görüş ve Gelecekteki Engeller

Görsel bilgileri elektronik olarak aktaran bu teknolojilere potansiyel olarak fazladan işlevler de kazandırılabilir. Örneğin Prima kullanan hastalar optik yakınlaştırma özelliğinden şimdiden faydalanabiliyor; bunun yanı sıra görüntüyü daha net hâle getirebilecek algoritmaların sisteme dâhil edilmesi de gündemde yer alıyor.

Gelecekte görünür ışık tayfının ötesini algılayabilen kameralarla donatılmış cihazların ortaya çıkması da kuvvetle muhtemeldir. Böyle bir teknoloji kullanıcılara termal görüntüleme ve gece görüşü imkânı sunabilir. Nitekim yakın kızılötesi görüş sağlayan benzer bir cihaz primatlar üzerinde başarıyla test edildi.

Tüm bu olasılıklar heyecan verici olsa da günümüzdeki ilkel yapay görüş bu tür "isteğe bağlı ek özellikler" anlam kazanacak seviyeye erişene dek insanlara gerçek anlamda gelişmiş bir görme yetisi kazandırmayacaktır.

Şimdilik retina implantlarının tam ve uzun süreli bir görme restorasyonu sağlamasını engelleyen çok sayıda biyomalzeme ve elektrik temelli mühendislik engeli bulunuyor. Ancak potansiyel olarak çok daha büyük bir rekabet, insan deneylerinin henüz erken aşamalarında olan kök hücre gibi biyolojik çözümlerden geliyor.

Biyolojik yaklaşımlar da geçmişte çeşitli hayal kırıklıklarına sahne oldu; ayrıca nakledilen hücrelerin hayatta kalması ve mevcut dokuyla bütünleşmesi noktasında aşılması gereken büyük engeller bulunuyor. Fakat hastalık sebebiyle yitirilen retina hücrelerinin yerine yenileri konulabilirse kök hücre tedavileri bir gün görme kaybının nihai çözümü olarak biyonik gözlerin tamamen önüne geçebilir.

Rastgele Yazıya Git
1
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    1
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    0
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    0
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    0
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    0
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    0
  • Üzücü!
    Üzücü!
    0
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 02.11.2026 15:10:46 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/23962

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et