Tam parazit bitkiler kemosentez yapmaz. Hatta yeryüzündeki hiçbir bitki veya ökaryot canlı kemosentez yapamaz. Sorundaki ilk tespitin tamamen doğru, kemosentez biyosferde sadece bazı prokaryot canlıların tekelindedir. Tam parazit bitkiler ise üretici değil, başkasının sırtından geçinen tam heterotrof canlılardır.
Doğa sandığımız gibi herkesin kendi emeğiyle fotosentez yapıp besinini kardeşçe paylaştığı romantik bir yer değil. Canavar otu (Orobanche) ya da cinsaçı (Cuscuta) gibi tam parazit bitkiler, evrimsel süreçte klorofil sentezleme yeteneklerini ve kloroplastlarını tamamen kaybetmiştir. Kendi besinlerini üretmek için kemosentez gibi alternatif bir biyokimyasal fabrika da kurmamışlardır. Bunun yerine çok daha kestirme ve acımasız bir yol seçmişlerdir.
Bu bitkiler, emeç adı verilen özel kök benzeri sömürge yapılarını komşu bitkinin iletim demetlerine saplar. Hem suyu taşıyan odun borularına (ksilem) hem de organik besin taşıyan soymuk borularına (floem) bağlanırlar. Konak bitkinin fotosentezle ürettiği glikozu, amino asitleri ve topraktan binbir zahmetle çektiği suyu doğrudan kendi bünyelerine aktarırlar. Yani ortada yeni bir organik besin sentezi yoktur, konakçının ürettiğine el koyma vardır.
Kemosentez ise demir, kükürt, amonyak veya nitrit gibi inorganik maddelerin kimyasal yolla oksitlenmesi ve bu sırada açığa çıkan enerjiyle karbondioksitin organik besine dönüştürülmesidir. Bu metabolik donanım ve enzim mekanizması biyolojik evrimde yalnızca belirli bakteri ve arke soylarında bulunur. Ökaryotik hücre mimarisinde kemosentez yapabilen tek bir organizma bile evrimleşmemiştir.
Özetle TYT sorularında karşına tam parazit bitki çıktığında aklına ototrofi, fotosentez ya da kemosentez gelmemeli. Karşındaki canlı, besin ağında üreticilerden hazır besin çalan bir tüketicidir.
Kaynaklar
-
Encyclopaedia Britannica. Chemosynthesis. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı