Merhaba
Bekenstein sınırını kimyasal ve atomik ölçeğe taşırken evrensel bilgi sınırı ile belirli bir yapının kararlılık sınırını ayırmak gerektiğini düşünüyorum.
Şöyle ki;
Evet, benzer sınırlar var lakin bunlar tek bir sayı halinde ifade edilemiyor. Bekenstein sınırı, Bir molekül en fazla şu kadar karmaşık olabilir. demez. Daha genel olarak sonlu enerjiye ve hacme sahip bir sistemin sınırsız miktarda bilgi taşıyamayacağını söyler. Dolayısıyla atomlar ve moleküller de bu genel sınırın içindedir. Kimyasal yapıların karmaşıklığını ise elektronların dizilişi, bağ yapabilme biçimleri, enerji, sıcaklık ve kararlılık sınırlar. Atom sayısı arttıkça kurulabilecek molekül çeşitliliği muazzam biçimde büyür fakat belirli miktarda madde ve enerjiyle oluşturulabilecek kararlı yapıların sayısı yine sonludur. Atomların iç yapısında sınırlar daha da belirgindir. Proton sayısı yükseldikçe çekirdek kararsızlaşır ve elektronlar üzerinde görelilik etkileri güçlenir. Periyodik tabloyu yaklaşık 172. elemente kadar uzatan kuramsal hesaplamalar bulunsa da bu, 172’nin kesin son element olduğu anlamına gelmez ve keza asıl belirleyici sorunlardan biri çekirdeğin kararlı kalıp kalamayacağıdır. Kısacası doğa karmaşıklığı yasaklamıyor, fakat onu sınırsız da bırakmıyor. Bekenstein sınırı en dıştaki genel tavanı koyarken kuantum mekaniği, kimyasal bağlar ve nükleer kararlılık bu tavanın altında daha dar sınırlar meydana getiriyor. [1][1][2] Saygılarımla