Bence burada çok güzel bir ayrım var: Genlerimiz ve yaşantılarımız bizi şekillendiriyor ama bu, benliğimizin tamamen “önceden yazılmış” olduğu anlamına gelmiyor. 🧠
Jack London’ın Adem’den Önce kitabındaki “ırksal hafıza” fikri bugün biyolojide doğrudan kabul edilen bir açıklama değil. İçgüdülerimizin önemli bir kısmı evrimsel olarak kalıtsal mekanizmalarla aktarılıyor; ancak atalarımızın yaşadığı deneyimlerin anılarının DNA üzerinden doğrudan bize aktarıldığı fikrini destekleyen bir kanıt yok. Epigenetik bazı çevresel etkilerin nesiller boyunca aktarılabileceğini gösterse de bu, “atalarımızın anılarını taşıyoruz” demek değil.
Dolayısıyla benlik biraz genlerin, gelişimin, çevrenin ve deneyimlerin kesiştiği yerde oluşuyor. Belki de bireyselliğimiz, bize verilen malzemeden ne tür bir “biz” ortaya çıktığında yatıyor.
[1]
Kaynaklar
-
İrem Kaplan. (). Kendim.