Kaynak istiyor
Kalpe addedilen edebi boyutun biyolojik gercekligi nedir?
Gecmisten gunumuze gerek ilahi kaynakli oldugu sanilan kitaplarda gerekse kendini peygamber diye tanitan insanlar ve edebiyatla ilgilenen kisilerin eziccogunlugu kalpi vucudumuzun merkezine koyup kalbimizle sanki duygularmizi yasiyor kalbimizle herseyi hissediyormusuz gibi bir yanilsama olusturmakta biyolojik ve bilimsel gercekligi nedir?
Kalp (his) ile düşünmek denildiğinde direk organ kalbi düşünmek 'kalbim parçalandı' denildiğinde direk göğsün içindeki organın parçalandığını düşünmekle aynı şeydir. Kalp kullandığımız dilde hisleri temsil eden bir ifade olarak kullanılır. Bir çok dünya dilinde de bu böyledir.
Ayrıca hislerin düşüncelere eklendiği bilimsel olarak eaglemanın kitabında açıklanmıştır.[1] Yani kişinin beyni hislerini algılarına ekler. Bu yüzden his gözü dediğimiz durum oluşur. Hislerle Bir olaya bakan, gören algılayan ile hissiz algılayanın algıladığı şey yani iki kişinin bilinçli deneyimi farklı olur.
Dolayısıyla kalp (his) ile düşünmek (hisler eklenerek düşünmek) diye birşey vardır. Kişinin algıladığı ve deneyimlediğı gerçekliği değiştirir. Kişi hisleri ile düşünürken çok farklı olur. Mesela bir canlıya örneğin sevimli bir küçük köpeğe zarar vermemek, ondaki şirinliği ve güzelliğe dair hislerimiz sayesinde olur. Eğer hisler yoksa bu köpeğe işkence edebilirsiniz. Bir olayda sizin algılayacağınız his ve gerçeklik kişinin hislerine göre bir başka kişiye göre çok farklı ve öznel olabilecektir.
Bunların hiç bir bilimsel gerçekliği yok. Çok enteresandır ama insanlık rönesans dönemine kadar beynin tam olarak ne işe yaradığını bilmemektedir. O yüzden uzun yıllar duyguların, düşüncelerin kalple alakası olduğun zannetmişlerdir. Dünyadaki tüm dillerde geçmişte gerçek manada kullanılan kalp ile ilgili deyimlerin hepsi dilimizde (mecazi anlamda) hala kullanılmaya devam ediyor. Dini kitaplarda aynı şekilde düşünme eyleminin (beyinde değil de) kalp tarafından yapıldığı zannedildiği için öyle yazılmıştır.[4]
Mumya
Antik mısırda mumyalanan kişinin önemli olarak gördükleri organları (karaciğer, akciğer, mide, bağırsaklar) temizledikten sonra özel 4'lü kavanozda mumyanın yanına koyarken, kalp çok özel sayıldığı için kadavrada bırakılmıştır. Beynin bir işe yaramadığını düşündükleri için burundan kırarak bir delik açıp, beyni akıtıp mumyalanmışlardır.[2]
Aristo
Antik yunanda Aristo, beyinin sadece vücuttaki kanı ve kalbi soğutmaya yaradığını düşünmüştür. Düşünme ve duygularla ilgili tüm işlevlerin aynı şekilde mısırlılar gibi kalp tarafından yapıldığını savunmuştur.
Tüm Reklamları Kapat
Galen
Roman imparatorluğun meşhur doktoru Galen beynin kasları kontrol ettiği bilgisini doğru şekilde anlamıştır ama oda duyguların ve düşüncelerin beyin tarafından değil diğer organlar tarafından üretildiğine, kontrol edildiğine inanıyordu.[1]
Beyin anlama çabası ancak rönesans dönemindeki anatominin ilerlemesi ile hız kazanmıştır. İngiliz doktor Thomas Willis in "Beynin Anatomisi" aldı kitabı oldukça detaylı bir şekilde beynin her bir bölgesi gösterilmiştir. Daha sonraki yüzyılda beynin her bir bölgesinin aynı bir fonksiyonu ve nöron denilen beyin hücrelerden oluştuğu anlaşılmıştır. Beyinde neo korteks denen sadece insanda çok gelişmiş ve insan zekasının kaynağı olan bölgenin fonksiyonu 20. yüzyılda ancak anlaşılmıştır.[3]
Beyin gibi önemli bir organın fonksiyonu neden bu kadar geç anlaşılmıştır? Beyin tüm vücudu kontrol eder ama etkisi sadece etki ettiği organdan anlaşıldığı için bağlantı kurması oldukça zordur. İnsanlar heyecanlandığı, kızdığı, korktuğu zaman beyin saniyeler içinde adrenalin salgılanmasını sağlar kalp atışını hızlanır ve etkisi direk kalpte hissedilir. Kalp vücudun en hayati organlarından bir tanesidir. Dolaşım sisteminde kanın dokulardan dolaşıp geri gelmesini sağlayan bir pompadır. Duygu, düşünce, akıl yürütme gibi eylemlerle hiç bir alakası yoktur.
Kaynaklar
qbi.uq.edu.au. Understanding The Brain: A Brief History. (30 Ocak 2019). Alındığı Yer: qbi.uq.edu.au
| Arşiv Bağlantısı
P. Mohan. How Ancient Embalmers Pulled The Brains And Guts Out Of Mummies. (14 Kasım 2013). Alındığı Yer: Gizmodo
| Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
8
0
Paylaş
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverlerin ortak çabası ve öz denetimiyle yürüyen özgür bir ortam. Evrim Ağacı'nın yayınladığı makalelerin aksine, bu platformdaki soru ve cevapların içeriğini veya doğruluğunu Evrim Ağacı yönetimi denetlemiyor. Evrim Ağacı, burada yayınlanan cevapları desteklemez ve doğruluklarını garanti etmez. Doğru olmadığını düşündüğün cevapları denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru cevapları kaynaklarıyla yazabilir ve oylarınla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsin.