Baş Aşağı Soru!
Belki de yapmamız gereken ilk şey bu baş aşağı duran soruyu ayakları üzerine oturtmak. Bunu yaptığımızda zaten cevap vermiş oluruz: Nesneler var olmasaydı algılayabilir miydik?
Şunun şurasında 300 bin yıllık bir akıl serüvenimiz var ve fakat dünyamız 4,5 milyar, evrenimiz 14 milyar yıldır var çünkü somutlayabiliyoruz.
Algılamak; zihnimizin var olan bir dış gerçekliği işleme sürecidir. Nesnel dünyanın fiziksel verilerini duyu organlarımız vasıtası ile alıp düzenleme ve anlamlandırma aşamalarını kapsar.
Var olmayanı veya duyu organlarımızın kapsama alanı dışında kalanı algılayamayışımızın nedeni budur. Bu alana yönelik olan içsel (zihinde yaratılan) her tasavvur ise algılama değil hayal kurma olarak tanımlanır ve derinine indikçe de her hayalin mutlak surette en içte bir nesnel çekirdeğin etrafında örüldüğü görülür. Sevgiyle…