Geçen gün tam derste serbest düşme anlatıyorum, arka sıradan bizim Caner parmak kaldırdı ve "Hocam karıncayı uçaktan atsak ölür mü?" diye sordu. :) Senin düşüncen de tam olarak Caner'in haklı olduğu noktaya parmak basıyor. Karıncalar yüksekten düştüklerinde fiziksel bir hasar almazlar ve dolayısıyla bu düşüş kaynaklı bir acı hissetmezler. Bunun sebebi gerçekten de çok hafif olmaları ve fiziğin harika bir kuralı olan limit hız kavramıdır.
Bir cisim havada düşerken yerçekimi onu aşağı çeker. Fakat hava da bu cisme bir direnç gösterir. Cismin hızı arttıkça hava direnci de artar. Öyle bir an gelir ki, yerçekimi kuvveti ile hava direnci birbirine eşitlenir. İşte bu noktadan sonra cisim daha fazla hızlanamaz ve sabit bir hızla düşmeye devam eder. Biz buna limit hız diyoruz. Karıncaların kütleleri çok küçüktür, yüzey alanları ise kütlelerine oranla çok büyüktür. Bu yüzden düşmeye başladıklarında hava direnci yerçekimini çok çabuk dengeler.
Karıncalar kısacık bir sürede limit hızlarına ulaşırlar. Bu hız saatte yaklaşık 6 kilometre civarındadır. Yani bir karıncayı ister masadan düşür, ister dünyanın en yüksek binasından at, yere çarpma hızı değişmez. Bizim yürüme hızımızla aynı hızda yere çarparlar. O minicik ve esnek dış iskeletleri bu düşük çarpma şiddetini rahatlıkla emer. Kısacası, yere pamuk gibi inerler ve yollarına devam ederler. :)
Yani sezgilerinde çok haklısın. Bazen öğrencilerim fiziğin sadece formüllerden ibaret olduğunu sanıyor ama aslında hayatın tam merkezinde. Eğer bir gün bir karıncanın gökdelenden düştüğünü görürsen, hiç endişelenme. O ufaklık sapasağlam yoluna devam edecektir.