İnsanların belli objelere karşı fetiş duyması ilginç bir konu bunu ayak fetişizminden örnek vererek anlatacağım. Ancak diğer objelere duyulan fetişin de buna benzer nedenlerden kaynaklanması muhtemel. Zaten az sonra anlatacağım üzere fetişlerin çok büyük çoğunluğu ayak ve ayağa dair fetiş unsurlarından meydana geliyor.Şimdi konuya geçelim. Ayak fetişizmi, en basit tabiriyle ayaklardan haz alma durumudur. Ayak fetişisti insanlar, ayaklardan etkilenir ve ilgi duyar. Kimi insanlar bunu hastalık olarak görürken kimi insanlar için gayet olağan bir durumdur. Birçok heteroseksüel erkekte, partnerinin ayaklarına ilgi duyma yani ayak fetişizmi vardır. Bu durum normal kabul edilmediğinde bazı insanlar bu fetişlerini saklarlar. Ayak fetişizmi sadece erkeklere özel bir durum değildir. Kadınlar da ayak fetişisti olabilir. Ve ayaklara ilgi duyabilir. Yapılan bir araştırmaya göre her beş erkekten birinde ayak fetişizmi vardır. Yapılan bir diğer araştırmaya göre ayak ve ayaklara özel aksesuarlar (ayakkabı, çorap vs.) , insan vücudunun cinsel bölgeleri haricindeki vücut kısımları ve çeşitli objeler arasında en çok fetiş duyulan şeylerdir. Yani insan vücudunda genital (cinsel) bölgelerden sonra en çok ilgi duyulan yerler ayaklar ve ayaklara ait eşyalardır... Ayak fetişizmi, tüm fetişler arasında yüzde elli yer kaplar. Yani insanların sahip olduğu tüm fetişlerin yarısı ayak fetişizminden oluşur. İnsan vücudunda kullanılan obje ve nesnelere duyulan fetiş arasında ise üçte ikisi ayakkabı fetişi ve çorap fetişi gibi ayaklarda kullanılan nesnelerin fetişlerden oluşur. Sigmund Freud'a göre insanlar penise benzediği için ayağı tercih etmektedir. Fakat günümüzde daha bilimsel olan bilgi, San Diego Kaliforniya Üniversitesi'nde Beyin ve Kognisyon Merkezi Müdürü. Vilayanur S. Ramachandran tarafından üretilmiştir. Ramachandran, Fantom Ekstremite Ağrısı'na yol açan beyin sorunlarını incelerken ayak fetişizminin gizemini çözmüştür. Fantom Ekstremite Ağrısı, savaş gibi sebeplerden ötürü uzuv kopmalarında veya uzvun çeşitli sebeplerle ampüte edilmesinden (kesilmesinden) sonra kişinin uzvu olmadığı halde ağrı hissetmesidir. Buna "Hayalet Ağrı" da denir. Yeni ampüte olmuş bir insanda sinir uçları açık kaldığı için beyne sinyal gönderilmeye devam eder ve bu yüzden ağrı, yanma, karıncalanma gibi belirtiler meydana gelmektedir. Ramachandran, insan beyninin bir haritasını çıkarmıştır. Bu haritada her bölge, vücutta bir uzva denk gelmektedir. Beyin haritasına göre vücuttaki her bölgenin bir karşılığı vardır. Ramachandran, deneylerinde hastaların beyinlerini açmış ve elektrotlar yerleştirmiştir.Deneylerinde deneklerin beyinlerinin çeşitli bölgelerine sinyaller göndermiştir. Bu elektrik sinyalleri deneklerin vücutlarının farklı yerlerinde hislere sebep olmuştur. Örneğin; deneğin beyninde, bacağına denk gelen yere gönderilen sinyal, deneğin bacağına "dokunuluyormuş" gibi hissetmesine sebep olmuştur. Sinyal gönderilen alana denk gelen her vücut parçasında karıncalanma, gıdıklanma veya dokunma hissi oluşmuştur.
Bu durumda Ramachandran'ın tespiti şudur:
"Kolu veya bacağı olmayan birinin beyninde halen o bölge yer almaktadır ve işlev görmektedir, beyinden silinmemektedir."
Ramachandran'ın Ayak Fetişizmi'ni açıklamasını sağlayan ilginç olay, ayağı olmayan "Fantom (Hayalet Uzuv) Hastalarına" deney yaptığı sırada olmuştur.
Ramachandran, ayağı daha önceden kopmuş ya da kesilmiş olan hastaların beyinlerine elektrik sinyalleri göndermektedir. Ünlü nörolog, hastaların beyinlerinde hangi alana sinyal gönderiyorsa hastalar sinyal gönderilen yerleri vücutlarında hissettiklerini söylemektedir. Ramachandran beyinde kollara denk gelen yere uyarım yaptığında, hastalar, kollarına dokunulmadığı halde birisinin kollarına dokunuyormuş ya da kollarını tutuyormuş gibi hissettiklerini söylemektedirler. Ramachandran, bu sefer ayağı olmayan hastalarda, beyinde ayaklara denk gelen bölgeye sinyal gönderdiğinde ise ilginç bir şeyle karşılaşmıştır. Hastaların bazıları, sinyal ayaklarına gönderildiği halde cinsel organlarına sinyal gönderilmiş gibi cinsel haz duymuştur. Hatta durum öyledir ki, bazı hastalar bu zevkten dolayı orgazm olmuşlardır.Ramachandran, ayakları olmayan kişilerin beyinlerinin, bu bölgeyi silmek yerine en yakın yer olan "genital bölge" yani cinsel organların olduğu yere bağlaması yüzünden böyle olduğunu söyleyerek, cinsel zevk almalarının sebebinin bu olduğunu iddia etmiştir. Görselde de görüldüğü üzere ayaklar ve genital bölgeler beyinde yan yanadır. Ayağı olmayan birinin ayağına sinyal gönderildiğinde cinsel zevk almasının sebebinin bu olduğu iddia edilmektedir. Ramachandran'ın Fantom Ekstremite Sendromu çalışmalarından önce de insan beyninde ayaklarla cinsel organların yan yana olduğu biliniyordu. Ancak kimse Ramachandran gibi ayak ve cinsel organların çapraz bağlantıyla ayak fetişizmine sebep olacağını düşünmedi. Ramachandran "Beyindeki Hayaletler" kitabında Ayak Fetişizmi'ni şu şekilde açıklamıştır:
"Belki de normal denilen insanda bile biraz çapraz bağlantı vardır ve bu da niçin ayak parmağı emmeyi istediğimizi açıklayacaktır..."
Fetişlerle ilgili çeşitli makaleler var. Fetişin açıklamaları Freud'a kadar gidiyor, belki öncesi de vardır. Basit bir net araması ile birçok metne ulaşabilirsiniz. Ben bu konu üzerine yazılmış çoğu metni gayet karmaşık, anlamsız hatta gereksiz buluyorum. Fetiş meselesi aslında hiç de karmaşık ve anlaşılmaz değil bence. Kendi anladığım kısmını açıklamaya çalışayım...
Üremek ve cinsellik evrimsel olarak kaçınılmaz bir gereklilik olduğu için haz verici bir eylem oluşu ile doğal olarak teşvik edilmiştir. Yani cinsel ilişki, üreme çabası göstermeyi teşvik etmek amacı ile bireylere haz verir. Ve karşı cinsler de birbirlerine yakınlaşsın ve ilgi duysun diye cinselliği temsil eden vasıflar cezbedici ve estetiktir.
Aslanlarda, tavuskuşlarında hatta doğadaki çoğu türde erkek birey daha görsel ve estetiktir aslında. İnsanda bu durum doğadan farklı. Biz insanlarda da cinsel cezbedicilik, kadında toplanmıştır. Güzel olan erkek değil, kadın yani. Erkeğin cezbediciliği fiziksel ve görsel özelliklerinden çok hayati yeterlilikle özetlenebilir iken kadının cezbediciliği, cinsel verimliliği sembolize eden fiziksel özelliklerle kendini öne çıkarır. Böyle evrimleşmişiz. Erkek kadını çekici bulur ve ona yönelir. Ve temel olarak da insanda üreme, erkeğin kadına yakınlaşması ile mümkün olduğu için kadını erkekten ayırt eden tüm bedensel özellikler cezbedici anlam içerir. Yani atıyorum bir kadının saçı, teni, memesi, beli, bacağı, ayağı hep erkekten farklı ve daha estetiktir zaten. Madem insanda bedensel güzellik, cinsel ve estetik kadında toplanmış, neden kadının ayağı da estetik anlam sunmasın? Gayet basit.
Özetle diyorum ki, madem üremek için karşı cins gerekli ve evrimsel olarak da cinsel çekim estetikle desteklenmiş ve cinsel ilişki de cinsel haz ile teşvik edilmiş, kadının tüm bedeni gayet normal ve doğal olarak erkeğe estetik ve çekici gelebilir. Bu da evrimsel olarak cinsel çekimi ve paralelinde üreme olasılığını arttıran bir etki teşkil eder.
Bu gayet basit açıklama ile de fetişler üzerine dile getirilen tüm eleştiriler, sapıklık iddiaları falan da gayet anlamsızdır. Kimin neyi çekici bulduğunun herhangi bir başlık altında tasnif edilmesi de gereksizdir. Çünkü hepsi cinsel çekime ve üreme olasılığına katkı yapan etkiler oluşturduğu için gayet mantıklı ve evrimsel olarak da anlaşılır olgulardır.