Evet, evrenin genleşmesi yerine atomların ve nesnelerin küçüldüğü bir model matematiksel olarak tamamen mümkündür. Bu da aslında sınıfın en arkalarından gelen, başta absürt gibi duyulup sonra hepimizi derin derin düşündüren o şahane ufuk açıcı sorulardan biri :) Fizikte her şey birbirine göre ölçüldüğü için, evrenin büyümesiyle bizim küçülmemiz teleskopla baktığımızda tamamen aynı görünür. Fakat fizikçiler, doğa kurallarının zamanla değişmemesini tercih ettikleri için evrenin genleşmesi fikrini kullanırlar.
Bunu anlamak için ışığın bize nasıl ulaştığına bakmamız lazım. Uzak galaksilerden gelen ışığın dalga boyu uzamış, yani kırmızıya kaymış durumdadır. Standart modele göre bunun sebebi, ışık yol alırken uzay dokusunun genleşmesi ve dalga boyunu sündürmesidir. Fakat Alman fizikçi Christof Wetterich 2013 yılında çok ilginç bir makale yayımladı. Uzayın genleşmediğini, aksine zaman geçtikçe tüm parçacıkların kütlesinin arttığını ve atomların boyutunun gitgide küçüldüğünü öne sürdü.
Eğer atomlar geçmişte daha büyükse, yaydıkları ışığın enerjisi de bugünkülere göre daha düşük olur. Yani milyarlarca yıl önce o galaksilerden yola çıkan ışık, bugünün küçük atomlarına kıyasla zaten daha kırmızıdır. Matematiksel olarak Wetterich'in küçülen atomlar modeli ile standart genleşme modeli tamamen aynı sonuçları verir. İkisi de gözlemlerimizle kusursuz uyuşur.
Peki neden ders kitaplarında "biz küçülüyoruz" demiyoruz? Çünkü biz küçülüyorsak, elektronların ve protonların kütlesi gibi evrensel kabul ettiğimiz temel değerlerin zamanla değişiyor olması gerekir. Fiziğin temel kurallarını sabit kabul edip, sadece uzay büyüyor demek fiziksel denklemleri çok daha anlaşılır hale getiriyor. Yoksa sınav kağıtlarındaki o yaratıcı faciaları okurken, bir yandan da evrensel sabitlerin bugün ne kadar değiştiğini hesaba katmak hepimiz için çok yorucu olurdu :)
Kaynaklar
- Christof Wetterich. A Universe Without Expansion. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı