Evrim Ağacı LogoEvrim Ağacı
  • Keşfet
  • Aktif Kullanıcılar
  • Uygulamayı İndir
  • Videolar

  • Güncel Makaleler
  • Bilimdeki Son Gelişmeler
  • EA Akademi
  • Kategoriler
  • Rastgele Makale
  • Bilim Sözlüğü

  • Size Özel
  • EA Sosyal & Gönderiler
  • Soru & Cevap
  • Argümanlar
  • Münazara
  • Podcast
  • Etkinlik & İlan
  • Eser
  • Söz
  • Blog
  • Quiz & Anket
  • Oyun
  • Keşif Kulübü

  • Yaşam Ağacı
  • NASA APOD
  • Sismik Harita
  • Periodum
  • Agora Bilim Pazarı
  • Bilim Turları
  • Premium
  • Darvin
  • Apex Notepad
  • Notopod

©2010-2026 Evrim Ağacı
©2010-2026 Evrim Ağacı
Premium
Sorulara Dön
Eren Gürleyük
Eren Gürleyük
ÜyeFizik & Kuantum
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?
Bu soru benim uzun süredir kafamı kurcalayan bir meraktan çıkıyor. Fizik yasalarının bu kadar net biçimde matematikle ifade edilebilmesi bazen evrenin “yazılmış” ya da “kodlanmış” olduğu hissini uyandırıyor. Ama aynı zamanda şunu da düşündürüyor: Matematik evrenin kendisine mi ait, yoksa bizim onu anlamak için kurduğumuz bir dil mi? Bu yüzden bu soruyu, matematiksel düzenin simülasyon ihtimaliyle gerçekten bir bağlantısı olup olmadığını ya da bu bağlantının sadece zihinsel bir sezgi mi olduğunu tartışmak için soruyorum. Yanıt verirken kendi sezginizi gerekçelendirmeniz benim için özellikle önemli.
2,014 görüntülenme
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?
Eğer bir evrende fizik yasaları matematiksel olarak ifade edilebiliyorsa, bu onun simülasyon olduğu ihtimalini artırır mı, azaltır mı?
Cevap Ver
13
Paylaş
6 Cevap Bulundu.
Minecraft Çetesi
Minecraft Çetesi
Üye CevabıSen de Cevap Ver

[1] Bu iddia çürütüleli çok oluyor. Ayrıyaten bu bir indirgeme problemi olurdu. Colombia Üniversitesi ciddiye alınmayan Simülasyon Teorisini kuantum fazları ve matematiksel formuller ile çürütmüştü. Kuantum kütleçekimi, uzay-zamanı aksiyomatik bir formel sistemden (ℱ_QG) türetmek zorundadır. Bu sistem sonlu aksiyomlara, aritmetik ifade gücüne ve tutarlılığa sahip olmalı. Doğru ama ispat edilemez önermeler zorunlu olarak vardır (Th(ℱ_QG) ⊊ True(ℱ_QG)). Sistem kendi tutarlılığını da ispat edemez. Belirli bir Kolmogorov karmaşıklık eşiğinin üzerindeki önermeler sistem içinde karar verilemez. O yüzden makale diyor ki Evren, algoritmik olarak karar verilemeyen gerçeklikler içerdiğinden, hiçbir algoritmik simülasyon evreni tam olarak üretemez. Dolayısıyla evren bir simülasyon olamaz.

Kaynaklar

  1. M. Faizal, et al. (2025). Consequences Of Undecidability In Physics On The Theory Of Everything. Journal of Holography Applications in Physics, sf: 10-21. doi: 10.22128/jhap.2025.1024.1118. | Arşiv Bağlantısı
0
0
Paylaş
Sinan Tuna
Sinan Tuna
Üye CevabıSen de Cevap Ver

Hocam bu konuda şöyle düşünüyorum. Matematik derken insanoğlu genellikle geliştirdiğimiz matematik dilini kastediyor fakat biz böyle bir dil geliştirmeseydik dahi matematiğin var olacağı kanaatindeyim. Keza biz matematik dilini geliştirmesek de kütleler uzay zamanı büker, hareketli cisimler etkiyen bir kuvvet olmadıkça hareketini korurdu. Biz algılamasak da bir elma + 1 elma = 2 elma ederdi. Bu açıdan bakıldığında bence biz matematiği evreni açıklayacak şekilde geliştirdik bu sebeple bu kadar iyi açıklıyor önermesi simülasyon terorisini zayıflatmamalı. Fakat ben evrenin matematiğe uymasının simülasyon teorisinin doğruluğu/yanlışlığı üzerinde bir etkisi olmayacağını düşünüyorum. Çünkü H0 hipotezi olarak evren simülasyon değildir, H1 hipotezi evren simülasyondur şeklinde aldığımızı varsayalım H0 da doğru olsa H1 de doğru olsa evrenin matematiğe uyması gerekir. Eğer simülasyondaysak evren dediğimiz şey kodlardır ve bir matematiğe uymalıdır, eğer simülasyonda değilsek ve evren kompleks bilince sahip organizmaların gelişebileceği kadar düzene sahip bir yer ise o halde evrendeki her şey belli kurallara göre işlemelidir ki bu kompleks yapı oluşabilsin. Bu kurallara da biz matematik demişizdir. Derin düşüncelere sürükleyen sorunuz için teşekkürler.

170 görüntülenme
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
8
0
Paylaş
Okan Alver
Okan Alver
Üye CevabıSen de Cevap Ver

Merhaba

Bu soruyu uzun süredir düşünüyorum ve kendi vardığım sonuç şu: fizik yasalarının matematiksel olarak ifade edilebilir olması, evrenin simülasyon olduğu ihtimalini tek başına ne artırıyor ne de azaltıyor. Ama bu yargıya, matematik = kod sezgisini ciddiye alarak ulaşıyorum.

Şöyle ki:

Tüm Reklamları Kapat

Matematiğin doğayı bu kadar isabetli betimleyebilmesi gerçekten çarpıcı. Lakin bu durum, simülasyondan çok daha eski bir problemi öne çıkarıyor. Matematik evrene mi ait, yoksa evreni anlamak için kurduğumuz bir dil mi? Benim sezgime göre burada belirleyici olan nokta bu ayrım. Eğer matematik evrenin ontolojik bir parçasıysa, o zaman hem gerçek hem de simüle edilmiş bir evren zaten matematiksel olmak zorundadır. Bu durumda matematiksel düzen, simülasyon lehine özel bir delil üretmez. Eğer matematik bizim bilişsel soyutlama aracımızsa, o zaman gördüğümüz düzen büyük ölçüde zihinsel bir seçiciliğin sonucudur ve düzensiz olanı yasa olarak adlandırmıyoruz. Evren yazılmış gibi hissi bana göre bilimsel bir çıkarımdan çok, çağımıza özgü bir metafor. Zira saat metaforu, makine metaforu gibi bugün de bilgisayar metaforu baskın haldedir. Bu yüzden matematiksel yasalar bize kod çağrışımı yapıyor. Benim düşünceme göre burada kritik ayrım şu: matematik evrenin ontolojik bir özelliği mi, yoksa bizim bilişsel epistemik bir aracımız mı? Eğer matematik evrenin kendisine özgü, Platoncu anlamda orada olan bir yapıysa, o zaman simülasyon varsayımı özel bir avantaj kazanmaz. Çünkü simülasyon da simüle edilen gerçek evren de zaten matematiksel olmak zorundadır. Kodlanmış bir evren matematiksel olur evet, ama matematiksel olan her evren kodlanmış değildir. Öte yandan, eğer matematik temelde bizim soyutlama kapasitemizin bir ürünü ise yani düzenli olanı seçip ayıklama, gürültüyü dışarıda bırakma ve tekrar eden örüntüleri sembolleştirme biçimimizse zira o zaman matematiksel ifade edilebilirlik, evrenin yapısından çok bizim evrenle ilişki kurma tarzımızı yansıtır. Bu durumda kod hissi büyük ölçüde zihinsel bir projeksiyon olur. Düzen görüyoruz çünkü düzensiz olanı zaten fizik yasası olarak adlandırmıyoruz. Sonuç olarak kendi kanaatim şu: matematiksel düzen, simülasyon hipotezinin kanıtı değil aksine insan zihninin düzenle kurduğu ilişkinin bir yansımasıdır. Bu bağlantı ontolojik olmaktan çok epistemolojiktir ve şimdilik sezgisel bir yankı olarak kalır.[1] Saygılarımla

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
156 görüntülenme
5
0
Paylaş
Hülya Mısır
Hülya Mısır
Üye CevabıSen de Cevap Ver

Matematik bir duyu organı , ilişkiler ağını algılamaya yarıyor. Yani yıldızları göremiyor olmak onları yok etmiyorsa koklayamıyor olmak onları varlıktan silmiyorsa matematikte hesapladığı ve hesaplayamadığı şeylerle evrenin yapısını belirleyemez . Sadece doğası hakkında fikir verir. Matematik var diye simülasyonda yaşamıyoruz bence, evrende denge ve sabit değerler olduğu için hesaplayabiliyoruz .

0
0
Paylaş
Mahmut Yeni
Mahmut Yeni
Üye CevabıSen de Cevap Ver

Klasik fiziksel evreni simüle eden operatör sensin. Yani biziz. O yüzden kendi anlayabileceğimiz bir dili kendimiz için yazdık, yazıyoruz. Tüm gerçeğin klasik fiziksel boyuttan iberet olduğunu sanmamız ise en büyük yanılgımız.

0
0
Paylaş
Esat Kudret
Esat Kudret
Üye CevabıSen de Cevap Ver

Diyelim ki simülasyon…

Bir simüle eden ve simüle etme kaideleri olmalı. Ve onun var ve simüle edebileceği bir zaman ve mekan.

Bu durumda değişecek tek şey evren tanımımız olur, evrenin fiziksel gerçekliği değil. Ötesi, ötesi ve ötesinin ötesi…

Tüm Reklamları Kapat

Bir şeyi ifade edebildiğimiz için o şey var olmaz. Aksine var olduğu için ifade ederiz. İşte matematik de bu ifade edebilme olanağını bize sunan ve tıpkı evrenimizin uzay-zaman dokusunun içiçeliği gibi maddi evrenimiz ile içiçe bir kılavuzdur., ötesi değil…

İki sayısı onun maddi sayısal karşılığı olduğu zaman kavranabilir. Bunun galaksi, gezegen yahut bahçemizdeki bir elma ağacındaki iki adet elma veya elmanın içindeki iki kurt olması arasında bir fark yoktur ve önemsizdir.

Ne kurt, ne elma, ne gezegen ne de galaksi olmadan iki sayısının bir anlam içermeyeceği gibi… Sevgiyle…

2
0
Paylaş
Cevap Ver
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.