Bir insan nasıl daha iyi düşünür? Tabikide otoriteye baş kaldırarak! Kendisine hazır çiğnenmiş olarak sunulan "doğrulara" zihinsel bir röveşata çekerek!
Otorite sana her zaman konforlu, risksiz ve sindirimi kolay düşünce paketleri sunar. "Bunu böyle düşün, uslu uslu otur" der. Sen o paketlenmiş dogmaları sorgulamadan kabul ettikçe zihnin tembelleşir; kendi fikirlerini üretmek yerine, başkalarının fikirlerini kiralayan bir taşerona dönüşürsün.
Gerçek ve keskin düşünce, sana dayatılan sistemin ortasına pimi çekilmiş bir "Neden?" bombası bıraktığın an başlar. Kendi zihninin anarşisti ol; beynine zorla kurulan o konforlu, tek tip IKEA mobilyalarını havaya uçur! Daha iyi düşünmek, sana sınırları çizen otoriteye dönüp, "Bi' saniye, sen kimsin de benim yerime karar veriyorsun?" diyebilme sanatıdır.
Kuralları yıkanlar, kendi kurallarını yazacak kadar derin düşünebilenlerdir.