Bu olay 'Tufan' olarak geçse de kutsal kitaplardan dolayı daha çok 'Nuh Tufanı' olarak biliriz.
Tufan olayı sadece dini değil aynı zamanda birçok medeniyetin hafızasında yer etmiş ve bu sayede bu olayın kimi milletlerce efsanrleşmesi sonucu günümüze kadar gelmiştir. Tufan olayının bir çok medeniyette bahsedilmesi ve birbirine yakın anlatımlar olması dikkat çekmiştir. Bu olay Çin, Kızılderili, Yunan,Hint, Sümer, Babil ve Hitit kaynaklarında geçmektedir.
Tufan olayı özellikle Arkeoloji,Coğrafya, Jeoloji Tarih ve Teoloji disiplinlerinin ilgi alanlarına girdiği için burada sadece jeoloji ile ilgili kısmına yanıt vereceğim. Jeolojik zaman içerisinde çeşitli buzul ve buzullararası dönem yaşanmıştır. Bilinen en son buzul dönemi würn günümüzden yaklaşık 10.000 yıl önce sona ermiştir. Artık interglasyal dediğimiz buzullarası dönemde, dünya genelinde ciddi su seviyesi değişimleri yaşanmıştır. Eğer ki günümüzde, Antarktika ve Grönland'daki buzların tamamı erirse su seviyesinin 60 metre yükseleceği düşünülmektedir. Bu sebeple jeologlar, eğer yakın zamanda böyle bir durum olduysa bu kanıtlanılabilir diyerek çeşitli araştırmalar yapmışlardır.
Jeologlar bu durumu sadece kendi disiplinleri üzerinden incelediği için şu soruyu sormuşlardır: Son 10.000 yıl içerisinde dünyada su seviyesi yükselmiş olabilir mi? Yapılan araştırmalar sonucu günümüzden yaklaşık 8.000 sene önce Karadeniz'de su seviyesinin Jeolojik zamana göre kıyasladığımızda kısa bir süre içerisinde (100-200 sene) yaklaşık 150 metre yükselmesi gerçekleşmiştir. Son buzul çağı olan würn döneminde Karadeniz ile Hazar Denizi birleşikti. Karadeniz'i besleyen çok fazla akarsuda mevcuttu. Günümüzde de Karadeniz, tatlı suların bolca aktığı bir denizdir. Buzul sonrası Dünyanın ısınmasıyla eriyen buzullar, Hazar Denizinin taşmasına sebep olduğu gibi oradan da Karadeniz'e gelip su seviyesini yükselttiler. Yukarıda anlatılanlar "Karadeniz Sel Hipotezi" sonucu ortaya konan görüşler olmasına karşılık bu konuda hala tartışmaların devam ettiğini belirtmek isterim.
Jeologlar tarafından tespit edilen bu olay, insanlığın hafızasında ve birçok medeniyette neden bahsedildiği ile ilgili önemli tespitlerdir. Ancak bu konuda hala çalışmalar devam etmektedir. Disiplinlerarası yöntemlerle olaylar incelenip, doğa bilimlerinin ve arkeologların daha fazla kanıt bulmasıyla olaylar daha da netleşecektir.
İnsanlık için çok önemli olan ve bulgular netleşince daha iyi anlayabileceğimiz bu olaya, bilim insanları bilimin doğası gereği tarafsız yaklaşıp araştırmalarını sürdürmekte: Önemli dergilerde bu konu ile ilgili tartışmalarda devam etmektedir.
Jeologlar ;Tufanı, dünyanın her yerinde değil, ancak belli bir bölgesinde meydana geldiği kanısındadır. Ben bu yazımda sadece jeoloji açısından kısa olarak bahsettiğimi ve bu konu ile ilgili tartışmalarda olduğunu tekrar hatırlatmak isterim.
Tufan olmuştur fakat bu tufan ne tüm dünyayı sarmış ne de tanrısal bir gazap ile gelmiştir.
Tufan Hikayesi, Karadenizin su ile dolmasından çıkmıştır. Karadeniz yaklaşık 8.000 yıl önce deniz değildi. Boğazlar aracılığıyla Akdenizden gelen su 1000 gün (3yıl) gibi bir sürede Karadenizi deniz yaptı.
3 yıl uzun gibi gelse de çok kısa bir süre. Denizin derinliği bazı yerlerde 2200 metre. Ve her yer aynı anda aynı su yükseltisine kavuşmuyor. Boğaza yakın ve etrafından alçakta olan bir köyün üzerlerine gelen suları görmesi ve gördükten sonra kaçabilmeleri imkansız. Bu sular Niagara Şelalesinden 20 kat daha hızlı akıyor.
Bir toplulukta ki kişinin aylar önceden suların köyüne doğru hareket ettiğini görmesi ve gemi tarzı bir şey yapmaya başlaması olağan. Gemi tasarımı Tanrıdan gelen ultra zor ve düşünülemeyecek bir şey değil.
Belki hiç gemi yapmamıştır. Su basmayan yerlere yakın yaşayan kişiler tarafından anlatılmıştır. O kadar ayrıntıyı sadece tahmin edebiliriz. Çünkü deniz olmayan bir yerin hızlıca suyla dolduğunu gören halkın bunu Tanrıya yorması kadar normal bir olay yok.
Aynı şimşek ve yıldırım olaylarını anlamayan insanların, bu olayları Thora bağlamaları gibi.
Bu yüzden bu coğrafyada yaşayan insanların mitlerine konu olmuştur. Amerika Kıtasında veya Avustralya Kıtasında yaşayan insanların böyle hikayeleri yoktur.
Tufan hikayeleri çoğu eski uygarlıklarda geçiyor. Bununla ilgili bir belgesel izlemiştim linkini bırakıcaktım fakat şuan bulamadım. Belgeselde bir teori geçiyordu. Bu teoriye göre hint okyanusuna çarpan bir göktaşından kaynaklı tsunaminin oluşmasıdır. Bununla ilgili yapılan araştırmalar meteorun düştüğü tahmin edilen bölgeye bakan yükseltilerde böyle bir olayın yaşandığına dair buluntular içeriyordu ve o bölgedeki uygarlıkların neredeyse hepsinde tufan hikayesi bulunmasıydı. Yani konu dünyasal değil bölgesel bir tsunami etkisiydi. İlgi çekici bir belgeseldi bulabilen biri varsa ve eklerse sevinirim.
Fakat bu teori tek başına tufanı açıklamadığını fark ettim çünkü Amerika kıtasında veya Çin'de de benzer tufan hikayelerini görebilmek mümkün.
Zamanında kendi çapımda yaptığım araştırmalardan şu kanıya vardım... Eski uygarlılar daima büyük şehirleşmelerini deniz ve nehir kenarlarına yapmıştır. Bu bölgede yaşanacak deprem sonrası tsunami bugünün teknolojileriyle bile engelleyemediğimiz afetlerdenken tahmin edersiniz ki deniz kenarındaki yerleşmede toplu ölümlere neden olmuştur. kurtulanlar o bölgeden uzaklaşıp başka başka bölgelere yerleşerek bu hikayenin bir "sözde" büyük tufan efsanesine dönüşmesine sebep olma ihtimali aşırı yüksektir. Anlattığım ilk teori de sadece bölgesel bir alanın tufan hikayesinin bu kadar yoğunlukta olduğunu da destekler nitelikte görüyorum.
Ne derler bilirsiniz "böyle olduğuna yemin edebilirim ama kanıtlayamam" :)
Şimdi ben size şunu demeliyim en başında, Avusturalyalı yerli halklarda, Amerikan kızıl derilerinde ve mayalarda, mezopotya, Türk, Hint, Yunan ve birçok medeniyette bu hikaye söz konusudur eğer sizin dediğiniz gibi bölgesel birşey olsa idi birbirinden binlerce km ötedeki arasında devasa okyanuslar olan kavimler benzer hikayeler anlatmaz idiler, sizin yaptığınız hata bu konuyu islamdaki efsane ile inceleyip kestirip atmanız ama Tevrat ve diğer birçok miteolojiye bakarsanız hikaye daha da derinleşir ve ek olarak dünya genelinde bu tutanın tahmini zaman aralığı 10 bin yıl öncesine dayanır ve bu zamandan önce buzullar bir anda ani bir sekilde artmış (birkaç günluk çok kısa bir süre normalde bin yıllar yüz yıllar gerekmesi gereken bir süre) sonrasında ise ani bir şekilde sıcaklık artmış (tahminler onyillar yada birkaç yıl yönünde ama ben daha kısa sürede ve daha anı olduğunu varsayıyorum)ve birçok buluntu en önemlisi de boğazların var olması bu olayın gerçeklesmis olmasını destekler niteliktedir, lütfen olayı reddetmek için bu kadar sığ bakmayalim herkes direk bölgesel diyip kestirip atmaya çalışmış ama en başta dediğim gibi bölgesel olsa tüm dünya halklarından aynı hikaye olmazdı.