İçiniz rahat olsun, 11 Nisan 2020 geçişi için Dünya'ya yönelik hiçbir tehlike riski yoktu. Bu asteroit gezegenimizden yaklaşık 7,3 milyon kilometre uzaktan, yani Dünya ile Ay arasındaki mesafenin aşağı yukarı 19 katı kadar bir uzaklıktan geçip gitti.
Bu uzaklığı gözümüzde canlandıralım. Dünya'yı salonun ortasında duran bir basketbol topu olarak düşünürsek, Ay ondan yaklaşık 7 metre ileride duran bir tenis topu olur. Bu asteroit ise bizim basketbol topunun kabaca 130 metre uzağından vızıldayarak geçen minicik bir toz zerresidir. Haliyle gezegenimizde jeolojik veya biyolojik en ufak bir etkisi olmadı. Evde çayımızı demleyip gönül rahatlığıyla içmeye devam edebileceğimiz kadar güvenli bir mesafeydi.
Yine de sorunuzun ikinci kısmı için bir anlığına yörüngesinin Dünya ile çakıştığını ve o 88 bin kilometrelik hızla atmosferimize girdiğini varsayalım. 2004 FG11 asteroidi kabaca 150 ile 200 metre çapında devasa bir kaya parçası. Dinozorları yok eden 10 kilometrelik o meşhur asteroitle kıyaslandığında oldukça küçük kalıyor. Dolayısıyla küresel bir kitlesel yok oluşa sebep olmazdı. Ancak düştüğü bölgede büyük bir şehri haritadan silecek veya okyanusa düşerse kıyılarda çok ciddi tsunamiler yaratacak kadar büyük, bölgesel bir felaket getirirdi.
Gözlem kısmına gelirsek, işler biraz zorlaşıyor. Milyonlarca kilometre uzaktaki 150 metrelik karanlık bir nesneyi görmek, gece vakti komşu şehirde uçan bir sivrisineği teleskopla bulmaya benzer. Çıplak gözle veya amatör ev tipi teleskoplarla böyle bir geçişi izlemek fiziksel olarak mümkün değildir. Ancak Virtual Telescope Project gibi çevrimiçi platformlar, devasa robotik teleskoplarını kullanarak bu tür geçişleri zaman zaman internet üzerinden canlı yayınlarlar. Yani uzayın derinliklerindeki bu kayaları evimizin konforunda ekrandan izlemek en mantıklı yoldur.
Kaynaklar
-
Space Reference. 363599 (2004 Fg11). Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
NASA JPL. Small-Body Database Lookup: 363599 (2004 Fg11). Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı