Bugün
Bugün hazırlanıyor.
Bugün hazırlanıyor.
Belkiiiiiiiiiiiiii deeeeeeeeeeeeeeee mümkündürrrrrrrrrr kimmmmm bilirrrrrrrrr yaniiiiiiiiiiiiiiiiiiii amaaaaaaaaaaaaa belkiiiiiiiiiiiiiiii deeeeeeeeeeee değildirrrrr nasıllllll öğreneceğizzzzzzzzzz???
eğer ergenliğe yeni girmiş derken artı 10 değil de artı 13'ü kastediyorsak +18 korku ve gerilim filmlerini çok sık izlemesi psikolojisinin bozulmasına neden olabilir. artık ergenliğe girmiş bile olsa ve artık yaşı 13'ü bulmuş biri olsa gene de kendinden yazça büyük filmleri çok sık izlerse gece yatarken akşam yanında kimse yokken bir yerden bir yere giderken korkması çok normalleşir.
Merhaba
Bu ifade kısmen doğru, lakin “Parmaklarımızın arasında sürekli görünmez bir boşluk var ve aslında hiç dokunmuyoruz.” biçiminde anlatılması biraz yanıltıcıdır. Zira atomlar, birbirine çarpan sert ve keskin yüzeyli bilyeler değildir elektronları belirli bir sınırı olmayan kuantum bulutları halinde bulunur. Parmaklarımızı birbirine yaklaştırdığımızda iki yüzeydeki atomların elektron dağılımları etkileşmeye başlar. Elektriksel itme ve Pauli dışarlama ilkesi, atomların aynı bölgeye sınırsız biçimde girmesini engeller. Parmağımızda hissettiğimiz direnç ve basınç da büyük ölçüde bu etkileşimlerden doğar. Yani dokunma hissi, atom çekirdeklerinin birbirine çarpmasından değil, elektromanyetik ve kuantum etkilerinden kaynaklanır. Mikroskobik ölçekte derimiz pürüzlü olduğu için yüzeylerin her noktası temas etmez ve aralarda küçük boşluklar kalabilir. Fakat temas eden noktalarda elektron dağılımları birbirini etkiler. Dolayısıyla “Aslında hiç dokunmuyoruz.” demek yerine, “Gündelik dokunma, atom çekirdeklerinin birleşmesi değil atomların birbirine yaklaşarak kuvvet uygulamasıdır.” demek daha doğru olacaktır diye düşünüyorum. Saygılarımla.
adem hoca biyolog diyorsunuz demekki söyledikleri bilimsel olabilir. Birşeye din girince neden bilimsel olmuyormuş. İslamiyet akılcı bir dindir uzayın genişlediğini demirin uzaydan dünyaya indirildiğini bilimden önce söylemiştir ve din göz ile sanatın görüldüğü ama sanatkarın akıl ile görülebileceğini bilimsel olarak ifade eder. Madem yapan bilir ohalde bilen konuşur kuranda bilimin doğruladığı birçok mesele vardır ve okuma yazma bilmeyen bir peygamber söylemiştir. Bilim ancak kuranı doğrular bilim dinden yüce birşey değildir
Merhaba
Beynimiz aynı anda birçok işi kusursuz biçimde yapmıyor çoğu zaman dikkatini görevler arasında hızla değiştiriyor. Bu geçişlerin her biri zihinsel enerji harcıyor, hata ihtimalini artırıyor ve yapılan işin niteliğini düşürebiliyor. Yürümek ile konuşmak gibi biri otomatikleşmiş iki iş birlikte yapılabilir lakin iki ayrı yoğun düşünme görevini aynı anda yürütmek bence hala oldukça zor. İnsan beyni teorik olarak multitasking yani çoklu görev yapma konusunda evrimleşebilir. Fakat bunun gerçekleşmesi için bu yeteneğin kalıtsal olması, kişilerin hayatta kalma veya çocuk sahibi olma ihtimalini sürekli artırması ve bu seçilimin çok sayıda kuşak boyunca devam etmesi gerekir. Kapitalist çalışma düzeninin birkaç yüzyıllık geçmişi, tek başına böyle bir biyolojik dönüşüm için yeterli olmadığını düşünüyorum. Bugün yaşadığımız değişim daha çok evrim değil, beynin esnekliği ve kültürel uyumdur. Bildirimlere, ekranlara ve sık görev değiştirmeye alışabiliriz fakat bu durum gerçekten daha iyi multitasking yaptığımız anlamına gelmeyebilir. Bazen yalnızca dikkatimizin daha kolay bölünmesine alışmış oluruz. Keza atalarımızın yaşamı da sanıldığı kadar basit değildi zira çevreyi izlemek, tehlikeyi fark etmek, yön bulmak ve toplumsal ilişkileri yönetmek ciddi zihinsel beceriler gerektiriyordu. Kısacası beynimiz yeni düzene uyum sağlayabilir, lakin yakın gelecekte sınırsız multitasking yapabilen farklı bir beyne dönüşmemiz pek olası görünmüyor. Muhtemelen beynimizden önce çalışma biçimlerimiz ve kullandığımız teknolojiler değişecektir. Saygılarımla.