Soru & Cevap: Soru Sor, Cevap Al
Bugün
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Bugün bölümü hazırlanıyor.
popüler bilim çıktısı olan ürünleri öğrenmeniz size bir şey katmayacaktır. "ultra pro max kuantum mekaniği" bilmek sadece ilgi alanınızı genişletir haliyle de etki alanınız daralır. bunlara zaman harcamak yerine kendi alanınız olan tıp ile ilgili kitaplar okumanızı tavsiye ederim.
bkz. stephen covey - ilgili alanı etki alanı teorisi.
Bu soruyu sorduğuna göre psikolojik olarak zorlu bir dönemden geçiyorsun muhtemelen . Hayat inişli çıkışlı. İyi zamanlar olduğu gibi kötü geçirilen zamanlarda oluyor. Ve ortalam bir insan ömrünün 70 sene civarında olduğunu tahmin edersek bu gibi durumları çok fazla . Her gecenin bir sabahı var. Sabahı göremeden geceden pes etmemen ve bu zorlu süreci profosyonel bir insanla atlatmak oldukça önemli. Maalesef cogu insan bosver salla gec onemsiz diyerek insanı yiyip bitiren duyguları yok sayıyorki burda devreye psikolojik destek giriyor.
Neden yaşamın iyi birşey olarak sunuldugunu bende çözemedim henüz.
"Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sumer'deki Kökeni - Muazzez İlmiye Çığ" Bu kitapta merak ettiğin pek çok şeyi öğrenirsin üzerine ilerlemek istersen kitabın içindeki kaynakçalara bakarak daha da ilerletirsin.
Kısa cevap: "Alaca taşı" standart bir mineral adı değil, yöresel veya ticari bir ad. Bu yüzden tek bir kimyasal sebep söyleyemem. Ama taşlarda zamanla kararmanın birkaç bilinen mekanizması var ve çoğu durumda bunlardan biri ya da birkaçı birlikte işliyor: yüzeyde demir ve mangan bileşiklerinin oksitlenmesi, gözeneklere kir ve yağ girmesi, sülfürlü minerallerin kararması ve boyanmış taşlarda boyanın solması veya değişmesi.
Önce şunu bilmek lazım. Adı "alaca" olan bir taş büyük ihtimalle benekli, damarlı, birden fazla fazdan oluşan bir kayaç ya da kriptokristalin silis türü (kalsedon, jasper, agat gibi). Bu tür taşlar tek bir saf kristal değil, mikroskopta bakınca küçük tanelerin ve kusurların bir mozaiği. Kararma de tam olarak bu mozaiğin kusurlarından başlıyor.
Karbonatlı (kireçtaşı, mermer türü) bir taşsa ayrıca asidik yağmur, ter ve temizlik ürünleri yüzeyi aşındırır. Pürüzlenen yüzey daha fazla kir tutar ve koyu görünür.
Hangisinin sizdeki taşta geçerli olduğunu anlamak için ona dair iki şey işe yarar. Karardığı yer yüzey mi, yoksa damarlar boyunca mı? Silinince geri geliyor mu? Yüzeydeki karartı yumuşak nemli bezle ve nötr sabunla gidiyorsa kir ya da yağdır. Gitmiyorsa oksit tabakasıdır ve taşın kimyasının bir parçası olmuştur. Kesin tanı için taşın mineral türünün bilinmesi gerekir, bunun için gemolojik bir test ya da XRD gibi bir analiz gerekir.
Evet, bitkilerde nişasta sindirimi tamamen enzimlerle yapılır ve sonuçta sadece glikoz çıkmaz. İnsandakine çok benzer şekilde önce maltoz ve dekstrinler (dallanmış kısa oligosakkaritler) oluşur, glikoz en son basamakta ortaya çıkar
Bitkilerde buna "sindirim" demekten çok nişasta mobilizasyonu denir. En bilinen örnek, çimlenen tahıl tohumlarıdır (arpa, buğday). Tohum suyu alınca giberellin sinyali aleuron tabakasını uyarır ve endospermdeki nişastayı yıkacak enzimler üretilir. Yaprak kloroplastlarında gece olan nişasta yıkımı da benzer bir yol izler.
Adım adım şöyle işliyor:
Yani son ürün glikozdur, ama yolda maltoz ve dekstrin ara ürünleri mutlaka oluşur. Yaprak kloroplastlarında ise iş biraz farklıdır. Orada hidrolitik yol kadar önemli bir durak, β-amilazla oluşan maltozun kloroplast zarındaki taşıyıcıyla (MEX1) sitozole çıkarılmasıdır. Sitozolde daha sonra glikoza ve sukroza dönüştürülür. Ayrıca fosforilaz da bazı glikoz birimlerini doğrudan glikoz-1-fosfat olarak serbest bırakır, yani her şey hidroliz değildir.
Kısaca, bitkiler nişastayı insanlara çok benzer bir mantıkla, ama β-amilaz gibi ek aletlerle parçalar. Bu arada nişasta yıkımı bitkinin gece enerji ihtiyacını karşılaması için de hayati, o yüzden bu enzimlerde bozukluk olan mutantlar belirgin büyüme sorunları gösteriyor