Saf Şiir Nedir? Cumhuriyet Döneminde Saf Şiirin Temsilcileri Kimlerdir?
Saf Şiir Anlamdan Çok Sesle mi Yaşar?
/content/c03749c9-de41-420b-b604-7ed932b9c018.jpeg)
Bu Makalede Neler Öğreneceksin?
Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.- Saf şiir, öğretici mesajdan çok estetik hazza odaklanır; ses, dil ve biçim şiirin anlamı kadar önem taşır.
- Mallarmé çağrışımı, Valéry ahengi, Yahya Kemal iç musikiyi öne çıkarırken Tanpınar öznel zamanı ve etkin benliği şiirle kurar.
- Saf şiir tek bir ölçüye veya temaya bağlı değildir; şairlerin değişen yönelimleri ve şiirlerdeki toplumsal eleştiri bu çeşitliliği gösterir.
Saf şiir (İng: "pure poetry"), okura öğretici bilgi aktarmaktan ziyade estetik haz vermeyi amaçlayan bir şiir anlayışıdır.[1] Türk edebiyatı incelemelerinde bu yönelim için öz şiir adı da kullanılmaktadır.[4] Bu yaklaşımda şiir, biçim ve dilde estetik mükemmellik (İng: "aesthetic perfection") arayışı olarak değerlendirilmektedir.[10]
Bu anlayışın şairleri yaşam boyu tek bir vezin kalıbına ya da sadece bireysel temalara hapsettiği sanılabilmektedir. Oysa Cumhuriyet döneminde verilen eserler incelendiğinde çok daha katmanlı bir edebi tablo ortaya çıkmaktadır. Örneğin "Ne İçindeyim Zamanın" şiirindeki öznel zaman kurgusu, "Olvido" metnindeki bellek metaforları ve "Destan" şiirindeki toplumsal eleştiri bu çeşitliliği somutlaştırmaktadır. Ayrıca vezin tercihi, saf şiirle toplumcu şiiri ayırmak için tek başına yeterli bir ölçüt değildir.[12] Bir şiir akımını gerçekten kavramak, şair adlarını sıralamaktan öte metnin dilsel mekanizmasını çözümlemeyi gerektirmektedir. Bu nedenle biz de incelememizde şiirlerin ses mimarisine ve yapısal kurgusuna odaklanacağız. Şiirleri dize alıntılamadan, betimleyerek ele alacağız. Aşağıda bu çizgi, Mallarmé ve Valéry'den Haşim, Yahya Kemal ve Cumhuriyet dönemi şairlerine doğru adım adım izlenmektedir.
Saf Şiir (Öz Şiir) Nedir ve Batı'daki Poetik Kaynakları Nelerdir?
Saf şiir, öğretmekten çok okurda estetik haz uyandırmayı amaçlamaktadır.[1] Bu anlayışta edebi yaratım, biçim ve dilde estetik mükemmellik arayışıdır. Bu anlayışın kuramsal kaynaklarından biri Mallarmé'nin yazılarıdır. Fransız şair Stéphane Mallarmé, 1897 yılında yayımlanan Divagations adlı eserinin Crise de vers bölümünde şiir dilinin doğasını çözümlemiş, dilin işleyişini incelerken de sözün ham veya dolaysız kullanımı ile özsel kullanımını birbirinden ayırmıştır.[2] Bu ikili ayrım sözün ham veya dolaysız kullanımı ile özsel kullanımı arasındadır. Gündelik yaşamda kullandığımız dil pratik bir aktarım görevini yerine getirmektedir, nitekim Mallarmé bir olayı anlatma, okura bir konuyu öğretme ve dış dünyayı betimleme eylemlerini söylemin temel kullanımı bağlamında ele almaktadır.
Mallarmé'ye göre saf eserde şairin söyleyişi geri çekilmektedir ve girişim sözcüklere kalmaktadır. Dize ise ayrı sözcüklerden alışılmamış yeni bir bütün kurmaktadır. Bu sözün merkezinde düş ve şarkı yer almaktadır. Mallarmé'nin poetikasında sezdirme (Fr: "suggestion") veya çağrıştırma belirleyicidir.[2] Şair, her şeyi açıkça söylemek yerine nesnelerin uyandırdığı çağrışımı korumayı hedeflemektedir. Mallarmé, imgeler arasında tam ve kesin bir ilişki kurulmasını ve bu ilişkiden üçüncü bir görünüşün doğmasını önermektedir.
Mallarmé'nin düzyazısındaki çiçek örneğinde somut buketin yerini zihinsel olarak beliren bir çiçek düşüncesi almaktadır. Şair "çiçek" dediğinde okurun karşısına fiziksel bir çiçek demeti çıkmamaktadır, aksine somut buketin yerini dünyadaki bütün fiziksel buketlerde eksik olan hoş çiçek düşüncesi almaktadır. Gündelik nesne ortadan kalkmaktadır. Dilin içinde ise hoş bir çiçek düşüncesi zihinsel olarak belirmektedir.
Paul Valéry, Mallarmé'nin simgeci geleneğinin (İng: "symbolist tradition") mirasçısı olarak değerlendirilmektedir. Nitekim Valéry'nin şiirlerindeki belirgin biçimsellik ve işlenmiş müzikalite, Mallarmé etkisini yansıtan özellikler arasındadır.[3] Valéry şiiri müzik ve mimariyle birlikte düşünülebilen bir ahenk sanatı (İng: "art of harmony") saymaktadır ve bu mimaride kelimelerin anlamları kadar ses renkleri ile müzikal değerleri de önem taşımaktadır.
Ancak Valéry, yaratım sürecine bakışıyla belirli noktalarda Mallarmé'den ayrılmaktadır. Poetry Foundation'ın Valéry biyografisi, şairin şiir kültünden zihin kültüne (İng: "cult of the mind") yönelişini vurgulamaktadır.[3] Ayrıca Valéry'nin defterlerinde şiirin konusu, eserin sözcük ve kuruluş programından (İng: "program") çok daha az önemli görülmektedir, öte yandan şairin bu titiz kusursuzluk arayışı mükemmelliğe bütünüyle erişilebileceği iddiasına dayanmamaktadır, çünkü Valéry en mükemmel olanı aynı zamanda ulaşılamaz bir hedef olarak kabul etmektedir.
/content/ae6d6cfb-9c0a-459b-af09-4e1faa66d96b.jpeg)
Ahmet Haşim ve Yahya Kemal'in Şiir Anlayışı
Türk şiirinde saf şiirle ilişkilendirilen isimlerden biri Ahmet Haşim'dir. Şairin "Bir Günün Sonunda Arzu" adlı şiiri, belirsiz, anlamsız ve açıklıktan yoksun olduğu iddialarıyla eleştirilmiştir. Bunun üzerine Haşim, yöneltilen eleştirilere yanıt vermek üzere kendi şiir görüşlerini açıklayan ve "Şiirde Mana" başlığını taşıyan kuramsal bir metin kaleme almıştır. Bu ilk yazı, 5 Ağustos 1921 tarihinde Dergah dergisinde yayımlanmıştır.[5] Bu yazının değiştirilmiş biçimi, 1926 yılında yayımlanan Piyale adlı şiir kitabının önsözü olmuş ve "Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar" adını almıştır. Haşim'in poetikası, sonraki değerlendirmelerde saf şiir, sembolizm (İng: "symbolism") ve empresyonizm (İng: "impressionism") kavramlarıyla ilişkilendirilmiştir.[5] Modern Türk edebiyatının kurucu şairlerinden biri olarak değerlendirilen Yahya Kemal, şiir yazmanın yanında şiirin müzikal araçları üzerine denemeler de yazmıştır. Şairin poetikasının merkezinde deruni ahenk (Fr: "rythme intérieur") kavramı yer almaktadır. Bu kavram şairin adıyla özdeşleşmiştir.[6] Deruni ahenk, şiirin iç ritmini veya iç musikisini anlatan temel bir kavramdır.
Yahya Kemal'in bu iç musiki anlayışını somutlaştıran örneklerden biri "Ver" redifli "Ses" rubaisidir. Muharrem Dayanç'ın (2020) çözümlemesine göre bu rubai, Yahya Kemal'in dış dünyayı anlatmaya dayanan şiirden iç ahenge dayanan şiire yönelişini göstermektedir.[6]
Cumhuriyet Dönemi Saf Şiir Temsilcileri
Türk şiirinde saf şiir doğrultusunda yazan isimler arasında şunlar anılmaktadır. Yener, Türk şiirinde bu anlayış doğrultusunda yazan isimler arasında Ahmet Kutsi Tecer ile Necip Fazıl'ı saymaktadır.[4] Araştırmacılar Yedi Meşalecileri ve Ziya Osman Saba'yı saf şiir bağlamında şiirler yazmış isimler arasında anar.[9]
Cumhuriyet döneminde bu anlayışa bağlı kalan isimlerden biri Cahit Sıtkı Tarancı'dır. Tarancı'nın saf şiir anlayışına bağlılığının yaşamı boyunca sürdüğü belirtilmektedir. Şairin şiirlerindeki belirgin temalar arasında aşk, tabiat, yalnızlık ve ölüm korkusu bulunmaktadır.[10]
/content/5144016f-73f5-4900-b3e5-5c8c8c5f7a4c.jpeg)
Ahmet Hamdi Tanpınar ve "Ne İçindeyim Zamanın" Şiiri
Ahmet Hamdi Tanpınar, poetikası Valéry'den esinlenen şairlerdendir. Şairin günlüklerinde, yazılarında ve derslerinde kendi poetikasının Valéry'den esinlendiği yönünde ifadeler bulunmaktadır.[7] Yoleri'ye göre Valéry Tanpınar'ın simgesel ustasıdır, gerçek hayattaki ustası ise Yahya Kemal'dir.[7] Yoleri'nin Alptekin'den aktardığı ders sözlerine göre Tanpınar şiiri bilinçli bir çalışma (İng: "conscious practice") olarak görmektedir. Tanpınar'a göre şiir için tekniğe hakim olmak gereklidir. Tanpınar'ın şiir anlayışında rüya halinin dil aracılığıyla kurulması da önemli bir yer tutmaktadır.
Ece Korkut (2005), "Ne İçindeyim Zamanın" şiirini dilbilimsel bir bakışla (İng: "linguistic perspective") incelemiştir.[8] Şiir dört dörtlükten oluşmaktadır. İncelemeye göre şiirin temel ilişkileri ben, zaman ve uzam arasında kurulmaktadır. Korkut'a göre şiir öznel zaman üzerine kuruludur ve şiirin etkisinde ses düzeni ile imgeler birlikte rol oynamaktadır.
Ece Korkut'un incelemesi, benliğin dış dünya karşısında silinip yok olduğu anlamına mı gelmektedir? Dilbilimsel inceleme şiirin bütününü edilgen bir vazgeçiş veya hareketsiz bir teslim oluş olarak okumamaktadır, aksine metindeki benlik kendi kurduğu imge dünyasında varlığını etkin biçimde sürdürmektedir. ### Ahmet Muhip Dıranas ve "Olvido" Şiirinde Biçim İşçiliği
Cumhuriyet döneminde biçim ve dilde estetik mükemmellik arayışını sürdüren bir diğer şair Ahmet Muhip Dıranas'tır. Dıranas, Cumhuriyet döneminde saf şiir anlayışını hece ölçüsüyle sürdüren şairlerdendir. Dıranas'ın şiir işçiliğine verdiği önem, "Olvido" üzerindeki çalışmalarında somut biçimde izlenebilmektedir. Şiirin farklı yayımlanışlarının karşılaştırılması, şairin bu metin üzerinde sürekli çalıştığını göstermektedir.
İncelemelerde ele alınan son biçimiyle "Olvido", dış yapı bakımından düzenli bir kurgu sergilemektedir. Şiir, her biri 7 mısralık 7 bentten oluşmaktadır. Metnin tamamındaki temel vezin kalıbı 12'li hece ölçüsüdür. Şiirin son bendinin ikinci mısraı bu düzenden ayrılmakta ve 13'lü hece ölçüsündedir.[9]
/content/162c8778-de7d-4235-a750-3c20b55d96ae.jpeg)
Şiirin başlığı İspanyolcadır ve şiirde unutuş anlamıyla kullanılmaktadır. Araştırmacılar şiiri bellek metaforları bakımından incelemektedir. ## Saf Şiirde Dönüşüm ve Sınırlar
Cumhuriyet dönemi saf şiir çevresini incelerken edebi akımları donmuş birer kalıp gibi görmekten kaçınmak gerekmektedir, çünkü saf şiir anlayışı bir şairi tüm yaşamı boyunca tek bir temaya veya tek bir vezne hapsetmemektedir. Necip Fazıl örneğinde şairin ilk dönemdeki bireysel konularının yerini sonradan insan, toplum ve tasavvuf eksenindeki yönelimler almıştır.
Benzer şekilde şiirleri sadece dışsal vezin adlarına bakarak sınıflandırmak da ciddi yanılgılara yol açmaktadır. Bir eseri saf şiir dairesinde tutan ya da başka bir akıma yaklaştıran şey, kullanılan ölçünün adı tek başına değildir.
Necip Fazıl Kısakürek'in Poetik Dönüşümü ve "Destan" Şiiri
Saf şiirin bir şairi yaşam boyu tek bir temaya hapsetmediğini gösteren örneklerden biri Necip Fazıl Kısakürek'tir. 1904 ile 1983 yılları arasında yaşayan şair, yukarıda anılan isimlerden biridir. Necip Fazıl'ın ilk dönem şiirlerinde yalnızlık, ölüm, tabiat ve kadın gibi bireysel konular belirgin biçimde öne çıkmaktadır. Ancak şairin 1934 yılında Abdülhakim Arvasi ile karşılaşması sanat ve siyaset düşüncelerinde önemli bir değişimin dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.[11] Bu tarihsel karşılaşmadan sonra Necip Fazıl'ın şiirindeki yönelimler insan, toplum ve tasavvuf (İng: "Sufism") ekseninde gelişmiştir. Dolayısıyla şairin bütün edebi üretimini sadece ilk evresindeki bireysel duygularla sınırlamak doğru değildir. Necip Fazıl'ın mistik şiirinde İslami değerlerle bağ kurulmaktadır. Erol'a göre onun mistisizmi belirsiz bir ruhsallık olarak sunulmamalıdır.
Kemal Erol'un (2018) incelediği örneklerden biri de bu şiirdir. Şiir, tarihsel ve kültürel kopuşla bağlantılı toplumsal bozulmayı konu edinmektedir. Metinde çizilen tablolar, şairin kültürel dejenerasyon karşısında geliştirdiği eleştirel bakışı yansıtmaktadır. Dahası "Destan" şiirindeki toplumsal eleştiri sadece kültürel değerlerdeki aşınmayla sınırlı kalmamaktadır. Eleştirinin önemli bir boyutunu toplumda gelir dağılımındaki adaletsizlik oluşturmaktadır. Ekonomik eşitsizliğin ve toplumsal çözülmenin işlenmesi, eserin sadece bireysel bir iç dünya anlatısı olarak değerlendirilemeyeceğini göstermektedir.[11]
Ölçü Yanılgısı ve Toplumcu Gerçekçi Şiirle Ayrım
Vezin tercihi konusunda da bir kavram kargaşası doğabilmektedir. Saf şiirin sadece hece ölçüsü (İng: "syllabic meter") ile sınırlı olduğu sanılabilir. Oysa yaşamı boyunca saf şiire bağlı kalan Tarancı, şiirlerinde ağırlıklı olarak hece ölçüsü kullanmakla birlikte serbest ölçüyle (İng: "free verse") şiirler de yazmıştır. Bu uygulama, saf şiirin tek bir ölçü kalıbına indirgenemeyeceğini açıkça göstermektedir. Nitekim Tarancı vezin seçiminde tutuculuğa karşıdır ve şiirin dilini vezin tercihinden daha önemli görmektedir. Ölçü adlarının edebi anlayışları tek başına ayıramayacağını gösteren bir diğer örnek ise Türk şiirinde toplumcu gerçekçiliğe yönelen Nazım Hikmet'tir. Nazım Hikmet de şiir yaşamına hece ölçüsüyle başlamıştır, dolayısıyla toplumcu şiir ile saf şiiri sadece ölçü adlarına bakarak ayırmak bu tarihsel gelişimi açıklamamaktadır.
Nazım Hikmet'in sosyalist düşünceyle karşılaşıp şiirini toplumcu gerçekçilik doğrultusunda dönüştürmesi 1920'lerin başlarına rastlamaktadır. Şairin bu geçiş döneminde "Ahmed" imzasıyla yayımladığı şiirlerin yayın yerleri arasında Yeni Hayat ve Aydınlık bulunmaktadır.[12] Toplumcu gerçekçi estetik çerçevesinde sınıf bilinci (İng: "class consciousness") temel ilkelerden biridir. Eşitlikçi bir toplum ideali de bulunmaktadır. Aynı çerçeve şiire propagandacı bir işlev (İng: "propagandistic function") yüklemektedir. Saf şiir öğretmekten çok estetik haz vermeyi amaçlarken, toplumcu gerçekçi estetikte propagandacı işlev öne çıkmaktadır.
Sonuç
Saf şiir, okura öğretici bir mesaj iletmek yerine estetik haz vermeyi amaçlayan ve biçim ile dilde estetik mükemmellik arayışını merkeze alan şiir anlayışıdır.
Ele aldığımız örnekler, bu yönelimin ne tek bir vezin kalıbına ne de şairin yaşamı boyunca değişmeyen tek tip bireysel temalara indirgenebileceğini göstermektedir, nitekim vezin adları üzerinden yapılan yüzeysel ayrımlar, hece ölçüsüyle başlayan şairlerin toplumcu gerçekçiliğe yönelişini ya da saf şiir temsilcilerinin serbest biçimde yazdığı metinleri açıklamamaktadır. İncelediğimiz "Ses" rubaisindeki iç ahenk yönelimi, "Ne İçindeyim Zamanın" şiirindeki etkin benlik ve öznel zaman kurgusu ile "Olvido" metnindeki 12'li ve 13'lü hece işçiliği bu bilinçli dil mimarisini somutlaştırmaktadır.[8] "Destan" şiirindeki toplumsal bozulma ve gelir adaletsizliği eleştirisi ise şiirin sadece bireysel bir iç dünya anlatısı olarak okunamayacağını göstermektedir. Böylece vezin adı, bir şiirin hangi akıma yakın durduğunu tek başına göstermemektedir.
Bu makale üzerine konuşmaya devam et
Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.
- Muhteşem!0

- Tebrikler!0

- Bilim Budur!0

- Mmm... Çok sapyoseksüel!0

- Güldürdü0

- İnanılmaz0

- Umut Verici!0

- Merak Uyandırıcı!0

- Üzücü!0

- Grrr... *@$#0

- İğrenç!0

- Korkutucu!0

- ^abUniversity of Toronto Libraries. Glossary: Pure Poetry. Representative Poetry Online. Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: University of Toronto Libraries | Arşiv Bağlantısı
- ^abMallarmé, Stéphane. Crise De Vers. Divagations, S. 235–251. Paris: Eugène Fasquelle. (1 Ocak 1897). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: Fransızca Wikisource, 1897 baskısının kamu malı düzyazı metni | Arşiv Bağlantısı
- ^abPoetry Foundation. Paul Valéry. Poetry Foundation. Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: Poetry Foundation | Arşiv Bağlantısı
- ^abYener, Melih. Valeryen Şiir Ve Tanpınar / Of Valerian Poetry And Tanpınar. Anasay, 7(24), 185–213. Doi:10.33404/Anasay.1254336. (1 Ocak 2023). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: DergiPark, Anasay | Arşiv Bağlantısı
- ^abŞahin, Güngör. “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” Çerçevesinde Ahmet Haşim’in Şiir Anlayışına Poetik Yaklaşımlar. Kültür Araştırmaları Dergisi, 21, 242–266. Doi:10.46250/Kulturder.1463149. (1 Ocak 2024). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: DergiPark, Kültür Araştırmaları Dergisi | Arşiv Bağlantısı
- ^abDayanç, Muharrem. Yahya Kemal’in “Ses” Adlı (“Ver” Redifli) Rubaisinin Çözümlenmesi. Dil Ve Edebiyat Araştırmaları, 21, 13–40. Doi:10.30767/Diledeara.664784. (1 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: DergiPark, Dil ve Edebiyat Araştırmaları | Arşiv Bağlantısı
- ^abYoleri, Burcu. Reading Valéry Through Tanpınar: The Analysis Of An Influence. Kültürel Çalışmalar Yüksek Lisans Tezi. Sabancı University. (1 Ocak 2011). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: Sabancı University Research Database | Arşiv Bağlantısı
- ^abKorkut, Ece. Şiir Dili Ve Bir Çözümleme Örneği: Tanpınar, “Ne İçindeyim Zamanın”. Türkbilig, 6(9), 103–112. (1 Ocak 2005). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: DergiPark, Türkbilig | Arşiv Bağlantısı
- ^abYılmaz, Enser ve Kaya, Abdurrahman. Saf Şiir Bağlamında Bir Tahlil Denemesi: Olvido. International Journal Of Filologia, 6(9), 34–46. (1 Ocak 2023). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: DergiPark, International Journal of Filologia | Arşiv Bağlantısı
- ^abOğuzhan, Şadi. Aşk Ve Ölüm Arasında Bir Lirik Şair: Cahit Sıtkı. İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, 1(1), 17–28. (1 Ocak 2026). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: DergiPark, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi | Arşiv Bağlantısı
- ^abErol, Kemal. Necip Fazıl’ın Şiirinde Toplumsal Ve Kültürel Dejenerasyon. Adam Akademi Sosyal Bilimler Dergisi, 8(1), 57–80. Doi:10.31679/Adamakademi.391208. (1 Ocak 2018). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: DergiPark, Adam Akademi | Arşiv Bağlantısı
- ^abGüngör, Bilgin. Toplumcu Şiirin Eşiğinde: Nâzım Hikmet’in “Ahmed” İmzasıyla Yayımladığı Şiirler Üzerine Bir İnceleme. Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları, 18(35), 113–134. Doi:10.26517/Ytea.642. (1 Ocak 2026). Alındığı Tarih: 3 Kasım 2026. Alındığı Yer: DergiPark, Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?
Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 07.11.2026 13:43:35 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/24111
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.