Tüm Reklamları Kapat

Dışlanmanın Sosyal Psikolojisi: Grubundan Dışlanan Kişilerin Psikolojisi Bu Deneyimden Nasıl Etkileniyor?

2dk
Dışlanmanın Sosyal Psikolojisi: Grubundan Dışlanan Kişilerin Psikolojisi Bu Deneyimden Nasıl Etkileniyor?
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksin?

Bu bölümü yapay zekâ hazırlar.
  • Sosyal dışlanma, bireyin bir grup veya kişi tarafından reddedilmesi olup, beynimizde fiziksel acı ile benzer bölgelerin aktif olması nedeniyle çok güçlü olumsuz etkiler yaratır.
  • Dışlanma, evrimsel açıdan grup hayatta kalmasını artıran adaptif bir davranış olup, dışlanan bireyler güvenlik ve kaynaklardan mahrum kalabilir.
  • Dışlanan kişiler, ait olma ve benlik saygısı gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak için uyum sağlayabilir veya agresif tepkiler verebilir; uzun süreli dışlanma ise depresyon ve sosyal izolasyona yol açar.

Sosyal dışlanma kişinin kısa ya da uzun süreli olarak, bir grup tarafından ya da bir birey tarafından dışlanmasıdır ve sosyoloji, psikoloji, ekonomi gibi bilim dalları tarafından farklı açılardan yaklaşımlarla incelenmektedir. Günlük olarak ise birinin bize küsmesi (sessiz muamele), olası romantik partner tarafından reddedilme ya da birileri tarafından görmezden gelinme gibi durumlar dahi sosyal dışlanmanın olumsuz psikolojik etkilerini ortaya çıkarabilmektedir.

Evrimsel açıdan, bazı bireylerin gruptan dışlanıp bazılarının dahil edilmesinin evrimsel sebepleri olduğu; yani, dışlamanın evrimsel açıdan adaptif bir grup davranışı olduğu düşünülmektedir. Hayvan gruplarında gruba zararı dokunacak olan hayvanın dışlandığı gözlenmektedir. Böylece grup hayatta kalma şansını arttırmaktadır ama dışlanan birey ise güvenlikten, yiyecekten ve korumadan mahrum kalıp ölümle karşı karşıya gelebilecektir.

Dışlamanın Gücü

Beyinde fiziksel acıya tepki olarak aktif hale gelen bölge ile dışlanma tecrübesinde aktif olan bölge (dACC bölgesi) benzerdir (Eisenberger, Lieberman ve Williams, 2003). Bu bilgiye dayanarak, beynimizin dışlanma ile fiziksel acıyı benzer şekilde tecrübe ettiği ve aynı zamanda dışlanmanın çok güçlü fiziksel tepkiler yarattığı çıkarımlarını yapabiliriz.

Tüm Reklamları Kapat

Sosyal Psikolojide dışlanma tecrübesi deneysel olarak kurgulanabilmektedir. Yeni katıldığımız bir grupta bizimle ilgilenilmemesi ve grubun diğer bireylerinin sadece kendi aralarında iletişim kurmaları kısa süreli bir dışlanma tecrübesine örnek gösterilebilir. Böyle bir dışlanma, insanın dört temel ihtiyacını karşılamasına engel olmakta ve kişide olumsuz duygular yaratmaktadır (Williams, 2009). Engellenen bu ihtiyaçlar ise kontrol ihtiyacı, hayata anlam katma ihtiyacı (ya da anlamlı varoluşa sahip olma ihtiyacı), ait olma ihtiyacı ve benlik saygısını koruma ihtiyacıdır.

Kilolu insanların, etnik azınlıkların, cinsel azınlıklar ya da transeksüellerin yaşadığı dışlanma türü ise uzun süreli dışlanmaya girer ve artık bireyin dışlanmayla baş etme becerileri zayıflamıştır. Kişi artık kendini toplumdan geri çekmeye, kendini çaresiz ve depresif hissetmeye başlamıştır (Williams, 2009).

Dışlanma tecrübesi canlı için o kadar etkilidir ki, bir grup tarafından dışlanmanın bize faydası dokunsa bile bu dışlanma tecrübesinden olumsuz etkilenmekteyiz. van Beest ve Williams (2006) adlı araştırmacıların deneysel çalışmalarında, deneye katılıp dışlananlara para verildiği halde katılımcıların bu durumdan olumsuz etilendikleri gözlenmiştir. Hatta yalnızca başka birinin dışlanışını izlemek bile kendimiz dışlanıyormuşuz gibi olumsuz duygular hissetmemize neden olmaktadır (Bagg ve Williams, 2008).

Peki Dışlanmayla Nasıl Baş Ediyoruz?

Dışlanmanın yarattığı olumsuz duyguların ve ihtiyaçların gördüğü zararın tamiri kişisel ve durumsal değişkenlere bağlı olarak farklılık gösteriyor. Örneğin; sosyal kaygısı olan kişiler, güvendiği kişiler tarafından dışlananlar, dışlanmasını kendi kişisel özelliklerine atfedenler, reddedilme hassasiyeti yüksek olan kişiler (rejection sensitivity) dışlanma ile daha uzun süreli ve daha zor bir mücadeleye girmektedirler.

Tüm Reklamları Kapat

Dışlanan kişilerden bazıları daha önce bahsi geçen dört ihtiyacını yeniden temin edebilmek için öfke ile kendilerine ya da topluma zarar verebilecek davranışlar sergilerken; bazıları ise yeniden kabul edilmesini sağlayacak şekilde uyum davranışları gösterirler. Daha ayrıntılı olarak, dışlanma sebebiyle ait olma ihtiyacı ve benlik saygısını koruma ihtiyacı zedelenen insanlar, bu ihtiyaçlarını gidermek için diğerleriyle yeniden bağlantı kurmaya çalışabilirler (Williams, 2009). [Williams'ın (2009) belirttiği gibi, dışlanma hissini duyan kişilerin kendilerini yeniden beğendirmek için başvurdukları dört ilginç yöntemden söz edilmektedir. İlk olarak, dışlanan kişi, kendini dışlayanlara daha çok benzer olduğunu ispat edebilmek uğruna onların davranışlarını taklit edebilir. İkincisi, grup çalışmasında başarılı olmak için daha çok çaba harcayabilir (Oysa ki, yalnız çalışırken grup çalışmasına göre daha çok çaba harcarız). Üçüncü olarak, karşılamaya istekli olmadığı talepleri karşılamaya gönüllü davranabilir. Son olarak da, yeniden kabul görebilmek uğruna daha sosyal davranışlar edinerek arkadaş arayışında daha çok çaba harcayabilir.]

Diğer yandan, kontrol ihtiyaçları ile hayata anlam katma ihtiyaçları zedelenen insanlar ise sevilmeyi ya da uyum sağlamayı artık önemsemeyebilirler. Bu kişilerden kimisinin, hayatları üzerinde kontrole sahip olduklarını hissedebilmek için diğerlere karşı güç uyguladıkları ve anlamlı varlıklarını kabullenmeleri için onları asabi şekilde zorladıkları düşünülmektedir (Williams, 2009). [Bu durumdaki kişi eğer güvendiği bir kişi tarafından dışlanıyorsa ya da birbirini tanıyan insanlar tarafından dışlanıyorsa (Williams, 2005) ya da dışlanmasını adil olarak yorumlamıyorsa (Chow ve ark, 2008), agresyonu daha yüksek olacaktır.]

Dışlanan Gruplar İçin Neler Yapılabilir?

Uzun süreli dışlanmaya maruz kalan stigmatize edilmiş grupların bireyleriyle değersizlik hissi, depresyon ve sosyal izolasyonu giderecek çalışmalar yapılmalıdır. Çeşitli destek grupları, grup terapileri ve internet arkadaşlıklarının da yardımı dokunacaktır. Ek olarak marjinalize edilmiş grup bireylerinin (ör: eşcinsellik, transseksüellik) evcil hayvan sahibi olmaktan faydalandıkları da sıklıkla gözlemlenmektedir.

Not: Bu yazıyı hazırlayan, Ege Üniversitesi Sosyal Psikoloji Bütünleşik Doktora Öğrencisi Çağla Tekeli'ye teşekkür ederiz.

Rastgele Yazıya Git
38
Alt Başlıklar
MAKALE SONRASI

Bu makale üzerine konuşmaya devam et

Topluluk sohbetine katıl, yorum bırak veya ayrıntılı bir soru sor.

Bilimsel bir hata mı gördün?
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler!
    Tebrikler!
    24
  • Muhteşem!
    Muhteşem!
    11
  • Merak Uyandırıcı!
    Merak Uyandırıcı!
    6
  • Mmm... Çok sapyoseksüel!
    Mmm... Çok sapyoseksüel!
    5
  • Bilim Budur!
    Bilim Budur!
    2
  • Üzücü!
    Üzücü!
    2
  • İnanılmaz
    İnanılmaz
    1
  • Umut Verici!
    Umut Verici!
    1
  • Grrr... *@$#
    Grrr... *@$#
    1
  • Korkutucu!
    Korkutucu!
    1
  • Güldürdü
    Güldürdü
    0
  • İğrenç!
    İğrenç!
    0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misin?

Şu iki siteden biriyle hemen destek olabilirsin:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracıyla 27.10.2026 14:30:58 tarihinde oluşturuldu. Evrim Ağacı'ndaki içerikleri birden fazla editör sürekli gözden geçiriyor, güncelliyor ve geliştiriyor. Bu çıktıdan sonraki güncellemeleri görmek ve içeriğin en güncel hâlini okumak için şu adrese git: evrimagaci.org/s/4220

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı sürece izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş hâlleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz.

Keşfetmeye Devam Et