Evrim Ağacı Logo
Evrim Ağacı
Karanlığı bilimle fethet!
Isınan Zirveler ve Çöken Buzullar Yeni Mega Tsunamilere mi Yol Açıyor?
Isınan Zirveler ve Çöken Buzullar Yeni Mega Tsunamilere mi Yol Açıyor?

Yakın zamanda tanık olduğumuz bu felakette, Himalayalar'ın yüksek kesimlerindeki bir buzul çöküşüyle tetiklendiği değerlendirilen devasa bir su, çamur ve moloz dalgası Nepal ile Çin sınırındaki köyleri ve hidroelektrik santrallerini yerle bir etti. Yaşanan bu ani taşkının ardından en az 1.399 kişinin yaşamını yitirdiği doğrulanırken 5.200'den fazla kişinin ise hâlâ kayıp olduğu bildiriliyor.

Yaşanan bu trajedi, gelecekte karşılaşabileceğimiz tehlikelerin habercisi olabilir. Uzmanlar dünyanın buzullarla kaplı dağlık bölgelerinde gökyüzünden inen ölümcül bir tsunaminin yeniden yaşanmasının bir olasılık değil, yalnızca zaman meselesi olduğunu vurguluyor; üstelik bu risk Birleşik Devletler için de geçerli.

7
Paylaş
İnsan Bedenini Geliştiren Yeni Teknolojiler Bizi Sayborglara mı Dönüştürüyor?
İnsan Bedenini Geliştiren Yeni Teknolojiler Bizi Sayborglara mı Dönüştürüyor?

Bedenimizi yapay yöntemlerle doğal ve en verimli durumuna kavuşturma fikrine aslında yabancı değiliz. Numaralı gözlükler takarak görme kusurlarımızı düzeltebiliyor, işitme cihazları sayesinde duyma kayıplarını hafifletebiliyoruz. Günümüzde ise insan bedenini yalnızca onarmakla kalmayıp onu biyolojik sınırlarının ötesine taşımayı ve şimdiye dek yapabildiklerimizden çok daha fazlasını başarmamızı hedefleyen yeni teknolojiler geliştiriliyor.

Bu tür yeni teknolojileri kullanan bireyler insan ve makinenin bir araya geldiği birer sayborga dönüşüyor, bedenlerini geliştirerek bir zamanlar imkânsız görülen beceriler kazanıyor. Üstelik bu araçlar yalnızca kurgusal ya da kavramsal tasarımlardan ibaret değil. Bahsi geçen sistemlerin bir kısmı hâlihazırda ticari olarak satışa sunulmuş durumda, diğer kısmı ise çok yakında piyasaya çıkmaya hazırlanıyor.

4
Paylaş
Halkasal mRNA Hücre Fabrikalarının Protein Üretimini Altı Kata Kadar Artırabilir mi?
Halkasal mRNA Hücre Fabrikalarının Protein Üretimini Altı Kata Kadar Artırabilir mi?

Günümüzde biyolojik sistemleri yeniden programlayarak onları yaşayan birer üretim tesisine dönüştürme hedefi, sentetik biyolojinin en heyecan verici alanlarından birini oluşturuyor. Ancak bu süreçte hücrelerin protein üretim mekanizmalarını yönetirken sıklıkla kritik moleküler engellerle karşılaşıyoruz. Yakın zamanda geliştirilen yeni bir sentetik biyoloji teknolojisi, mikrobiyal hücrelerin içinde kolayca parçalanan doğrusal mesajcı RNA moleküllerini halka formuna dönüştürerek protein üretiminde dikkat çekici bir artış sağlamayı başardı.

Seul Ulusal Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya ve Biyoloji Mühendisliği Bölümünden Prof. Sang Woo Seo liderliğindeki bir araştırma ekibi, mikrobiyal hücrelerin içinde doğrusal mRNA moleküllerini halkasal bir yapıya kavuşturan yenilikçi bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem sayesinde hem mRNA kararlılığı hem de protein üretim verimliliği eş zamanlı olarak artırıldı. Ekip geliştirdiği bu teknolojiye CRESEnT adını verdi.

8
Paylaş
Alışkanlık Nedir?
Alışkanlık Nedir?

Günlük hayatımızda "alışkanlık" sözcüğünü oldukça rahat kullanırız. Doktorunuz günde beş porsiyon meyve ve sebze tüketerek "iyi bir alışkanlık" edinmenizi tavsiye eder, bir arkadaşınız gece uyumadan önce sosyal medyayı kontrol etme şeklindeki "kötü alışkanlığından" yakınır, belki de bir müzik öğretmeniniz etütlerinizi "alışkanlık hâline gelene kadar" tekrarlamanız için üzerinizde baskı kurmuştur. Hatta haftada iki gün spor salonuna gitmeyi bir alışkanlığa dönüştürmek istediğinizi kendi kendinize defalarca söylemiş olabilirsiniz.

Gündelik konuşma dilinde bu tür ifadeler oldukça makul görünse de psikologlar bu kavramı tanımlarken çok daha titiz davranır. Gerçekte sıkça veya düzenli olarak yaptığımız ya da yapmayı arzuladığımız her davranış teknik anlamda bir alışkanlık değildir.

7
Paylaş
Dünya'nın Manyetik Alanı Yaşlanma Hızımızı Etkiliyor Olabilir mi?
Dünya'nın Manyetik Alanı Yaşlanma Hızımızı Etkiliyor Olabilir mi?

Yeni bir araştırma Dünya'nın manyetik alanının ne kadar hızlı yaşlandığımız üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olabileceğini gösteriyor. Nottingham Üniversitesi bünyesinde çalışan bilim insanlarının meyve sinekleri üzerinde yürüttüğü deneyler, gezegenimizin manyetik alanından yalıtılmanın canlıların ömrünü %20'ye kadar uzatabileceğini ortaya koydu.

Ancak bu etkinin sonuçlarından kaçınmak veya korunmak kapalı bir alana girmek kadar kolay değil çünkü Dünya'nın manyetik alanı binaların ve bedenlerimizin içinden hiçbir engele takılmadan geçebiliyor. Araştırmanın eş yürütücüsü Prof. Lisa Chakrabarti bu durumu şöyle aktarıyor:

8
Paylaş